Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7674 E. 2022/4582 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap mutabakatı↗ fiyat farkı faturası↗ hesap mutabakatı↗ iskonto↗ ticari teamül↗ komisyon bedeli↗ ihtirazi kayıt↗ teamül↗ bedel iadesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ mutabakat↗ cari hesap↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ sözleşmenin feshi↗ basiretli tacir↗ komisyon↗ istirdat↗ ihtar↗ fatura↗ tacir↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı/karşı davalı teminat mektubunun aradaki akit sebebiyle davalı Henkel'in alacağını tahsil hakkı bulunduğu gerekçesiyle EA Dayanıklı Tüketim Malları Limited Şti. tarafından açılan davanın reddine Henkel A.Ş'nin karşı davasının ispatlanan zararlar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı/karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı istinafına konu "Türk Henkel, yetkili satıcısına %15 fatura altı iskonto ile satış yapacaktır." ve " Türk Henkel "in değişen Pazar koşullarına bağlı olarak söz konusu iskonto oranlarını tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince tarafların koşullara göre devamlı güncellenme ile iskonto belirlediği ticari teamül hususunun, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirleme yapıldığı, bu konuda taraflar arasında ticari teamül niteliğinde bir uygulamanın mevcut olmadığı, davacı-karşı davalıya uygulanan iskonto oranının da, diğer dava dışı şirketlere uygulanan iskonto oranından fazla olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, fiyat farkı faturasının ise zarar nedeniyle düzenlendiğinin de davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacının uygulanan iskontodan dolayı kâr elde etmediğinin, aksine zarar edip daha sonra fiyat farkı yansıtarak salt zararını telafi için fiyat farkı faturası düzenlendiği hususunun basiretli tacir davranışı olmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı /karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, teminat mektubu nedeniyle kısmen borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan tahsil edilen paranın istirdadı istemine, karşı dava ise, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi sebebiyle fazladan ödenen iskonto bedelinin depo kullanım alacağı ve komisyon bedelinin iadesi taleplerine ilişkindir.
Somut olayda sözleşmenin herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan 31.12.2012 tarihli noter ihtarı ile davalı tarafından sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi içerisinde davalı yanca yapılan iskonto bedellerinin iadesinin istenmesi mümkün değildir. Öte yandan iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere ihtirazi kayıt da konulmuş değildir. Bu sebeple karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı gerekçe ile asıl davanın reddiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün asıl dava davacısı/karşı dava davalısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ayrıca ilk derece mahkemesince hükmün infazında tereddüte yol açacak şekilde hüküm fıkrasında ayrıca gerekçelere yer verilmesi uygun görülmemiş hükmün bu sebeple de re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/741 E. 2023/7657 K.
Ortak:cari hesap mutabakatı · fiyat farkı faturası · hesap mutabakatı · iskonto · ticari teamül · komisyon bedeli · ihtirazi kayıt · teamül
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı istinafına konu "Türk Henkel, yetkili satıcısına %15 «fatura» altı «iskonto» ile satış yapacaktır." ve " Türk Henkel "in değişen Pazar koşullarına bağlı olarak söz konusu iskonto oranlarını tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince tarafların koşullara göre devamlı güncellenme ile iskonto belirlediği «ticari teamül» hususunun, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirleme yapıldığı, bu konuda taraflar arasında ticari teamül niteliğinde bir uygulamanın mevcut olmadığı, davacı-karşı davalıya uygulanan iskonto oranının da, diğer dava dışı şirketlere uygulanan iskonto oranından fazla olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, «fiyat farkı faturasının» ise zarar nedeniyle düzenlendiğinin de davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacının uygulanan iskontodan dolayı kâr elde etmediğinin, aksine zarar edip daha sonra fiyat farkı yansıtarak salt zararını telafi için fiyat farkı faturası düzenlendiği hususunun «basiretli tacir» davranışı olmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «teminat mektubu» nedeniyle kısmen «borçlu olunmadığının tespiti» ile fazladan tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine, karşı dava ise, taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» sebebiyle fazladan ödenen «iskonto» bedelinin «depo» kullanım alacağı ve «komisyon bedelinin iadesi» taleplerine ilişkindir.
Öte yandan «iskonto» bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere «ihtirazi kayıt» da konulmuş değildir.
Benzer bu kararda… ç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/163 K. sayılı kararıyla; davacı-karşı davalı istinafına konu "Türk Henkel, yetkili satıcısına %15 «fatura» altı «iskonto» ile satış yapacaktır." ve "Türk Henkel' in değişen Pazar koşullarına bağlı olarak söz konusu iskonto oranlarını ... taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince tarafların koşullara göre devamlı güncellenme ile iskonto belirlediği «ticari teamül» hususunun, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirleme yapıldığı, bu konuda taraflar arasında ticari teamül niteliğinde bir uygulamanın mevcut olmadığı, davacı-karşı davalıya uygulanan iskonto oranının da, diğer dava dışı şirketlere uygulanan iskonto oranından fazla olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, «fiyat farkı faturasının» ise zarar nedeniyle düzenlendiğinin de davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacının uygulanan iskontodan dolayı kâr elde etmediğinin, aksine zarar ... daha sonra fiyat farkı yansıtarak salt zararını telafi için fiyat farkı faturası düzenlendiği hususunun «basiretli tacir» davranışı olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… 2020/7674 E. ve 2022/4582 K. sayılı kararıyla, somut olayda sözleşmenin herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan 31.12.2012 tarihli noter «ihtarı» ile davalı tarafından sona erdirildiği, sözleşme ilişkisi içerisinde davalı tarafça yapılan «iskonto» bedellerinin iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı, öte yandan iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere «ihtirazi kayıt» da konulmadığı, bu sebeple karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise «cari hesap mutabakatına» göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden «istirdat» isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı gerekçe ile asıl davanın reddiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyl …
… ve sayısı belirtilen kararında, davalı tarafından herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan evvel 31.12.2012 tarihli noter ihtarıyla akdin «fesih» edildiği, bu nedenle davalının yaptığı feshin haklı olmadığı; sözleşme ilişkisi içinde davalı tarafça yapılan «iskonto» bedellerinin iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı; iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelerine de itirazı kayıt konulmadığı, «cari hesap mutabakatına» göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden «istirdada» karar vermek gerektiği; davacı tarafın Beşiktaş 25.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · faturaya itiraz · ihtar tebliği · yemin delili · bloke · yemin · cy/cy şerhi · ciro
Benzer bu kararda… arasında 30.04.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında geçerli “Kırtasiye ve Yetkili Satıcılık” sözleşmesi bulunduğunu; sözleşme gereği davalıya 450.000,00 TL bedelli «teminat mektubu» verildiğini, davacı sözleşme sürecinde edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen; sözleşme süresi sonunda davalı tarafın gönderdiği «ihtarda» akdin «yenilenmeyeceği» belirtilip 31.12.2012 tarihi itibarıyla aralarındaki tüm ticari ilişkinin sona erdiğini ayrıca 28.12.2012 tarihi itibarıyla mevcut 298.530,00 TL borcun ödenmemesi halinde teminat mektubunun bozdurulacağının ihtar edildiğini; cevabi ihtarda; «hesap mutabakatı» sonunda bir borç belirlenirse ödemeye hazır oldukları belirtilmesine rağmen; davalının «kötüniyetli» olarak teminat mektubunun 298.530,00 TL'lik kısmını nakde çevirdiğini, kalan 151.470,00 TL'lik kısmına da «bloke» koydurduğunu, teminat mektubunun paraya çevrilen 6.526,93 TL'lik kısmının «cari hesap bakiyesini» aşan kısım olduğunu ileri sürerek bloke konan 151.470,00 TL'lik kısımdan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve 6.526,93 TL'nin davalıya «ihtarın tebliğ» tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… inin 11.05.2017 tarihli, 2014/442 E. ve 2017/442 K. sayılı kararıyla; asıl davaya ilişkin olarak davalının 292.003,07 TL alacağının bulunduğu; 450.000,00 TL bedelli «teminat mektubundan» 298.530,00 TL'nin nakde çevrildiği, «cari hesap» yönünden 6.526,93 TL'nin fazladan nakte çevrildiği; karşı dava yönünden; karşı davaya konu 3 kalemden biri olan «iskonto» ve «ciro» pirimi bakımından davalı-karşı davacının zararının belirlenebildiği; 2010-2012 arası taraflar arasındaki sözleşmelerde belirlenen iskonto hükümlerine uyulmaksızın yapılan işlemler sonrasında davalı-karşı davacını toplam 328.080,00 TL zararının olduğu, diğer depolama bedelleri ve «komisyon» bedelleri yönünden davanın ispat edilemediği, bu yönden karşı davacıya «yemin delili» kullandırıldığı, davacı «temsilcisinin» usulünce yemin ettiği, bu sebeple bu iki kalem yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Noterliğinin 17.01.2013 tarihli ve 1712 no.lu ihtarla bunu istediği, «ihtarın tebliğ» «şerhine» göre 22.01.2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya bir ... süre verildiği, bu nedenle «temerrütün» 24.01.2013 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 6.526,93 TL'nin 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı - karşı davacıdan alınıp, davacıya verilmesine, davaya konu ...
… ı, davalı şirketin başka firmalara sağlanmayan avantajlardan yararlandırıldığını; yetkili satıcılık ilişkisini aşacak şekilde 2010, 2011 ve 2012 dönemlerinde toplam «iskonto» ve «ciro» pirimi, depolama maliyeti ve «komisyon bedeli» olarak üç kalem üzerinden zarar verildiğini; 2010-2012 arası, iskonto ve ciro pirimi kapsamında 367.000,00 TL, depolama bedeli olarak 62.000,00 TL, davalı şirkete …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3425 E. 2012/4594 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · sicilden terkin · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · görevsizlik kararı · terkin · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «ticaret unvanına tecavüz» ve ayırtedici kısmı olan HENKEL ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu iddiası ile açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin ve tecavüzün ref'i ile davalının unvanının ticaret sicilden terkinine yönelik olduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında «marka hakkına tecavüzden» kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki “Henkel” ibaresinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan «terkini» ve «maddi manevi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Bu nedenle, mahkemece yargılamaya devam olunarak taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7674 E. , 2022/4582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUKDAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.05.2017 tarih ve 2014/442 E- 2017/442 K. sayılı kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2020/25 E- 2020/163 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı/karşı davalı vekili; davacı ile davalı şirket arasında 30/04/2012-31/12/2012 tarihleri arasında geçerli olan “Kırtasiye ve Yetkili Satıcılık” ilişkisi bulunduğunu; sözleşme gereği davalıya 450.000,00 TL bedelli teminat mektubunun verildiğini, davacının sözleşme sürecinde edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen; sözleşme süresi sonunda davalı tarafın gönderdiği ihtarda akdin yenilenmeyeceğini belirtip 31/12/2012 tarihi itibarıyla aralarındaki tüm ticari ilişkinin sona erdiğini ayrıca 28/12/2012 tarihi itibarıyla mevcut 298.530,00 TL borcun ödenmemesi halinde teminat mektubunun bozdurulacağının ihtar edildiğini; cevabi ihtarda; hesap mutabakatı sonunda bir borç belirlenirse ödemeye hazır olduklarının belirtilmesine rağmen;
davalının kötüniyetli olarak teminat mektubunun 298.530,00 TL'lik kısmını nakde çevirdiğini; kalan 151.470,00 TL'lik kısmına da bloke koydurduğunu; teminat mektubunun paraya çevrilen 6.526,93 TL'lik kısmının cari hesap bakiyesini aşan kısım olduğunu, bloke konan 151.470,00 TL'lik kısımdan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine ve 6.526,93 TL'nin ise davalıya ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı/karşı davacı vekili; davacının davalıyı zarara uğrattığını; teminat mektubunun kısmen paraya çevrilmesinin tamamen hukuki ve sözleşmeye uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, karşı davasında ise, davalı şirkette çalışan başta ...olmak üzere, ...ve ... isimli şahıslarla yakın ilişkiler kurmak ve bu ilişkileri menfaatine kullanmak suretiyle, davalı şirketin, bayilik ilişkisi sürecinde zarara uğratıldığını; başka yetkili firmalara sağlanmayan avantajlardan yararlandırıldığını; yetkili satıcılık ilişkisini aşacak şekilde, 2010, 2011 ve 2012 dönemlerinde toplam iskonto ve ciro pirimi olarak; depolama maliyeti ve komisyon bedeli olarak üç kalem üzerinden zarar verdiğini;
bunlardan iskonto ve ciro pirimi kapsamında davalının kasasına girmesi gereken miktara nazaran giren miktar çıkarıldığında, 2010 yılında 198.000,00 TL, 2011 yılında 28.000,00 TL ve 2012 yılında 141.000,00 TL zararlarının doğduğunu; sözleşmeye aykırı olarak karşı davacıya yüklenen depolama bedeli olarak bayilik ilişkisinin devam ettiği 2010 yılı için 19.000,00 TL, 2011 yılı için 17.000,00 TL, 2012 yılı için 26.000,00 TL zararının doğduğu; davalı şirkete ödenmemesi gerekirken ödenen komisyon ücreti sebebiyle de tahmini olarak 2010 yılında 49.000,00 TL, 2011 yılında 45.000,00 TL, 2012 yılında 66.000,00 TL olduğunu; bunların toplamı olarak davalının verdiği zararın 589.000,00 TL olduğunu; ayrıca davacı şirketin, davalı karşı davacı şirketin tedarikçisi olarak da çalıştığını;
“halı kaydırmaz” isimli ürünün tedarik etmesi sebebiyle de tedarikçi sıfatıyla 117.663,00 TL zarara uğrattığını belirterek; toplam 706.663,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı/karşı davalı teminat mektubunun aradaki akit sebebiyle davalı Henkel'in alacağını tahsil hakkı bulunduğu gerekçesiyle EA Dayanıklı Tüketim Malları Limited Şti. tarafından açılan davanın reddine Henkel A.Ş'nin karşı davasının ispatlanan zararlar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı/karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı istinafına konu "Türk Henkel, yetkili satıcısına %15 fatura altı iskonto ile satış yapacaktır." ve " Türk Henkel "in değişen Pazar koşullarına bağlı olarak söz konusu iskonto oranlarını tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince tarafların koşullara göre devamlı güncellenme ile iskonto belirlediği ticari teamül hususunun, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirleme yapıldığı, bu konuda taraflar arasında ticari teamül niteliğinde bir uygulamanın mevcut olmadığı, davacı-karşı davalıya uygulanan iskonto oranının da, diğer dava dışı şirketlere uygulanan iskonto oranından fazla olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, fiyat farkı faturasının ise zarar nedeniyle düzenlendiğinin de davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacının uygulanan iskontodan dolayı kâr elde etmediğinin, aksine zarar edip daha sonra fiyat farkı yansıtarak salt zararını telafi için fiyat farkı faturası düzenlendiği hususunun basiretli tacir davranışı olmadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı /karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, teminat mektubu nedeniyle kısmen borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan tahsil edilen paranın istirdadı istemine, karşı dava ise, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi sebebiyle fazladan ödenen iskonto bedelinin depo kullanım alacağı ve komisyon bedelinin iadesi taleplerine ilişkindir.
Somut olayda sözleşmenin herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan 31.12.2012 tarihli noter ihtarı ile davalı tarafından sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisi içerisinde davalı yanca yapılan iskonto bedellerinin iadesinin istenmesi mümkün değildir. Öte yandan iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere ihtirazi kayıt da konulmuş değildir. Bu sebeple karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı gerekçe ile asıl davanın reddiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün asıl dava davacısı/karşı dava davalısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ayrıca ilk derece mahkemesince hükmün infazında tereddüte yol açacak şekilde hüküm fıkrasında ayrıca gerekçelere yer verilmesi uygun görülmemiş hükmün bu sebeple de re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı/karşı davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl davada davacı/karşı davada davalı yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re’sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı/karşı davalıya iadesine, 07/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794211200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz