Ticari Unvanının Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3425 E. 2012/4594 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ terkin↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın ticaret unvanına tecavüz ve ayırtedici kısmı olan HENKEL ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiası ile açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin ve tecavüzün ref'i ile davalının unvanının ticaret
sicilden terkinine yönelik olduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında marka hakkına tecavüzden kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüz nedeniyle vaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki iltibas yaratan ibarenin sicilden terkini istemlerine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki “Henkel” ibaresinin davalı unvanında yer almasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan terkini ve maddi manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı yanın iddiasında 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markalarından söz edilmiş ise de, bu markalardan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük haklarına dayanılmadığından uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda, TTK hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi görevlidir. Bu nedenle, mahkemece yargılamaya devam olunarak taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10702 E. 2011/2894 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · görevsizlik kararı · terkin · haksız rekabet · iltibas · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın «ticaret unvanına tecavüz» ve ayırtedici kısmı olan HENKEL ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu iddiası ile açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin ve tecavüzün ref'i ile davalının unvanının ticaret sicilden terkinine yönelik olduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında «marka hakkına tecavüzden» kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki “Henkel” ibaresinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan «terkini» ve «maddi manevi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki ibarenin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan «terkini» ve «maddi manevi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Davanın açıklanan bu haliyle TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde «ihtisas» mahkemeleri değil genel mahkemeler «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi
Benzer bu karardaDavanın açıklanan bu haliyle TTK’da düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde «ihtisas» mahkemeleri değil genel mahkemeler «görevlidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8600 E. 2015/9696 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · sicilden terkin · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · görevsizlik kararı · terkin · haksız rekabet · iltibas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın «ticaret unvanına tecavüz» ve ayırtedici kısmı olan HENKEL ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu iddiası ile açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin ve tecavüzün ref'i ile davalının unvanının ticaret sicilden terkinine yönelik olduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında «marka hakkına tecavüzden» kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki “Henkel” ibaresinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan «terkini» ve «maddi manevi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde «görevsizlik» kararı verilmiştir.
DOĞAL ÜRÜNLER” ibarelerinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, «ticaret unvanına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespiti, men'i, unvan «terkini» ve hükmün «ilanı» isteminde bulunmuş olup davacı 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markalarından söz etmiş ise de, bu markalardan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük hakları …
… apılan inceleme neticesinde; davanın, davacı adına tescilli markaya davalı tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminatın tahsiline yönelik «tazminat davası» olup, 556 sayılı KHK'nın 61. ve 71. maddeleri uyarınca davaya bakmakta mahkemenin «görevsiz» olduğu ve davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliği ile «görevli» mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · tazminat davası · muvafakat · iş mahkemesi görev alanı · ilan
Benzer bu kararda… apılan inceleme neticesinde; davanın, davacı adına tescilli markaya davalı tarafından tecavüz edilmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminatın tahsiline yönelik «tazminat davası» olup, 556 sayılı KHK'nın 61. ve 71. maddeleri uyarınca davaya bakmakta mahkemenin «görevsiz» olduğu ve davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliği ile «görevli» mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne g …
Ancak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 141/1. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın «açık muvafakati» ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
DOĞAL ÜRÜNLER” ibarelerinin davalı unvanında yer almasının «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek, «ticaret unvanına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespiti, men'i, unvan «terkini» ve hükmün «ilanı» isteminde bulunmuş olup davacı 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markalarından söz etmiş ise de, bu markalardan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük hakları …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17863 E. 2014/7389 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın «ticaret unvanına tecavüz» ve ayırtedici kısmı olan HENKEL ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu iddiası ile açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin ve tecavüzün ref'i ile davalının unvanının ticaret sicilden terkinine yönelik olduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında «marka hakkına tecavüzden» kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüz» nedeniyle vaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki «iltibas» yaratan ibarenin «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» tescilinin dolayısıyla "M." ibaresini «taşıyan» unvanının kullanımın davacının tescilsiz olarak kullandığı markanın kullanmaya başladığı tarihten önce olduğu, markanın davacının ticaret unvanında yer almasının 5 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «ticaret unvanının» tescilinin dolayısıyla "M." ibaresini «taşıyan» unvanının kullanımın davacının tescilsiz olarak kullandığı markanın kullanmaya başladığı tarihten önce olduğu, markanın davacının ticaret unvanında yer almasının 5 …
Mahkemece, davacı vekilinin bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3425 E. , 2012/4594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2011/342-2011/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1876 yılında kurulan ve tüm dünyada çamaşır, ev bakımı, kozmetik/kişisel bakım ve yapıştırıcı teknolojiler alanında faaliyet gösteren alanında lider bir firma olduğunu, 1956 yılından bu yana da Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, 1985 yılında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıt yaptırdığını, müvekkilinin ticaret unvanının belirleyici kısmı olan HENKEL ibaresinin Türk Patent Ernstitüsü nezdinde de uzun yıllardır tescilli olup koruma altında olduğunu, davalının ise Henkel Grup İnşaat Yapı Kimyasalları İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. unvanı ile 29.01.2010 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edildiğini, yapı kimyasalları ve inşaat işiyle iştigal ettiğini, davalı tarafından davacı müvekkilinin tescilli ticaret unvanının ayırdedici kısmı olan HENKEL ibaresi aynen kullanılmak suretiyle ticaret unvanı tescil edilmek ve ticari faaliyette bulunulmak suretiyle haksız rekabet yapıldığını, bu durumun tesadüfen fark edildiğini, davalının faaliyet alanının da kimyasal maddeler üretimi olup, müvekkilinin tanınmış ticari unvanından faydalanmak istediğinin aşikar olduğunu ileri sürerek öncelikle mevcut tecavüzün durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin unvanındaki ayırt edici bölüm olan HENKEL ibaresi üzerinde üstün ve önceye dayalı hak sahibi bulunduğunun tespitine, davalının ticaret unvanında müvekkilinin tanınmış HENKEL ibaresine yer vermesi nedeniyle unvana tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ref'ine, davalıya ait ticaret ünvanında yer alan HENKEL ibaresinin ticaret unvanından silinmesine, keyfiyetin İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine, hüküm özetinin ilan edilmesine, tazminat ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına çıkan tebligat bilatebliğ iade edilmiştir.
Mahkemece, davanın ticaret unvanına tecavüz ve ayırtedici kısmı olan HENKEL ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiası ile açılmış haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin ve tecavüzün ref'i ile davalının unvanının ticaret
sicilden terkinine yönelik olduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın 556 Sayılı KHK kapsamında marka hakkına tecavüzden kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüz nedeniyle vaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı unvanındaki iltibas yaratan ibarenin sicilden terkini istemlerine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki “Henkel” ibaresinin davalı unvanında yer almasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti men’i, unvan terkini ve maddi manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı yanın iddiasında 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca tescilli markalarından söz edilmiş ise de, bu markalardan kaynaklanan öncelik ya da üstünlük haklarına dayanılmadığından uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda, TTK hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi görevlidir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamaya devam olunarak taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048871000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz