6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit - Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/741 E. 2023/7657 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap mutabakatı yetkili satıcılık sözleşmesi fiyat farkı faturası cari hesap bakiyesi hesap mutabakatı iskonto ticari teamül faturaya itiraz komisyon bedeli ihtar tebliği ihtirazi kayıt teamül bedel iadesi borçlu olunmadığının tespiti mutabakat yemin delili bloke cari hesap teminat mektubu depo kararı yemin basiretli tacir cy/cy şerhi ciro istinaf incelemesi kazanılmış hak yenileme fesih komisyon istirdat ihtar tebligat fatura ihtarname kötüniyet tacir menfi tespit yükleten (shipper) temerrüt teminat temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında 30.04.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında geçerli “Kırtasiye ve Yetkili Satıcılık” sözleşmesi bulunduğunu; sözleşme gereği davalıya 450.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, davacı sözleşme sürecinde edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen; sözleşme süresi sonunda davalı tarafın gönderdiği ihtarda akdin yenilenmeyeceği belirtilip 31.12.2012 tarihi itibarıyla aralarındaki tüm ticari ilişkinin sona erdiğini ayrıca 28.12.2012 tarihi itibarıyla mevcut 298.530,00 TL borcun ödenmemesi halinde teminat mektubunun bozdurulacağının ihtar edildiğini; cevabi ihtarda; hesap mutabakatı sonunda bir borç belirlenirse ödemeye hazır oldukları belirtilmesine rağmen; davalının kötüniyetli olarak teminat mektubunun 298.530,00 TL'lik kısmını nakde çevirdiğini, kalan 151.470,00 TL'lik kısmına da bloke koydurduğunu, teminat mektubunun paraya çevrilen 6.526,93 TL'lik kısmının cari hesap bakiyesini aşan kısım olduğunu ileri sürerek bloke konan 151.470,00 TL'lik kısımdan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve 6.526,93 TL'nin davalıya ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davacı- davalı vekili karşı dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirkette çalışan ... ..., ... ... ... ve ... ... isimli şahıslarla yakın ilişkiler kurmak ve bu ilişkileri menfaatine kullanmak suretiyle davalı şirketi bayilik ilişkisi sürecinde zarara uğrattığını, davalı şirketin başka firmalara sağlanmayan avantajlardan yararlandırıldığını; yetkili satıcılık ilişkisini aşacak şekilde 2010, 2011 ve 2012 dönemlerinde toplam iskonto ve ciro pirimi, depolama maliyeti ve komisyon bedeli olarak üç kalem üzerinden zarar verildiğini; 2010-2012 arası, iskonto ve ciro pirimi kapsamında 367.000,00 TL, depolama bedeli olarak 62.000,00 TL, davalı şirkete ödenmemesi gerekirken ödenen komisyon ücreti sebebiyle de yaklaşık 160.000,00 TL zarar doğduğunu, ayrıca davacı şirketin, davalı karşı davacı şirketin tedarikçisi olarak çalıştığını; tedarik ilişkisinde dolayı da 117.663,00 TL zararlarının olduğunu ileri sürerek toplam 706.663,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı karşı davacı asıl davaya cevap dilekçesinde; teminat mektubunun kısmen paraya çevrilmesinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davacı karşı davalı vekili karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, haksız iktisap edildiği öne sürülen ödemelerin davacı tarafından tanzim edilmiş faturalara dayandığını ve ihtirazı kayıtsız ödendiğini, davalı tarafından yapılan iskontonun geri istenebileceğine dair aralarındaki sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli, 2014/442 E. ve 2017/442 K. sayılı kararıyla; asıl davaya ilişkin olarak davalının 292.003,07 TL alacağının bulunduğu; 450.000,00 TL bedelli teminat mektubundan 298.530,00 TL'nin nakde çevrildiği, cari hesap yönünden 6.526,93 TL'nin fazladan nakte çevrildiği; karşı dava yönünden; karşı davaya konu 3 kalemden biri olan iskonto ve ciro pirimi bakımından davalı-karşı davacının zararının belirlenebildiği; 2010-2012 arası taraflar arasındaki sözleşmelerde belirlenen iskonto hükümlerine uyulmaksızın yapılan işlemler sonrasında davalı-karşı davacını toplam 328.080,00 TL zararının olduğu, diğer depolama bedelleri ve komisyon bedelleri yönünden davanın ispat edilemediği, bu yönden karşı davacıya yemin delili kullandırıldığı, davacı temsilcisinin usulünce yemin ettiği, bu sebeple bu iki kalem yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/163 K. sayılı kararıyla; davacı-karşı davalı istinafına konu "Türk Henkel, yetkili satıcısına %15 fatura altı iskonto ile satış yapacaktır." ve "Türk Henkel' in değişen Pazar koşullarına bağlı olarak söz konusu iskonto oranlarını ... taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince tarafların koşullara göre devamlı güncellenme ile iskonto belirlediği ticari teamül hususunun, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirleme yapıldığı, bu konuda taraflar arasında ticari teamül niteliğinde bir uygulamanın mevcut olmadığı, davacı-karşı davalıya uygulanan iskonto oranının da, diğer dava dışı şirketlere uygulanan iskonto oranından fazla olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, fiyat farkı faturasının ise zarar nedeniyle düzenlendiğinin de davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacının uygulanan iskontodan dolayı kâr elde etmediğinin, aksine zarar ... daha sonra fiyat farkı yansıtarak salt zararını telafi için fiyat farkı faturası düzenlendiği hususunun basiretli tacir davranışı olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı - karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.06.2022 tarihli, 2020/7674 E. ve 2022/4582 K. sayılı kararıyla, somut olayda sözleşmenin herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan 31.12.2012 tarihli noter ihtarı ile davalı tarafından sona erdirildiği, sözleşme ilişkisi içerisinde davalı tarafça yapılan iskonto bedellerinin iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı, öte yandan iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere ihtirazi kayıt da konulmadığı, bu sebeple karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı gerekçe ile asıl davanın reddiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı tarafından herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan evvel 31.12.2012 tarihli noter ihtarıyla akdin fesih edildiği, bu nedenle davalının yaptığı feshin haklı olmadığı; sözleşme ilişkisi içinde davalı tarafça yapılan iskonto bedellerinin iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı; iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelerine de itirazı kayıt konulmadığı, cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden istirdada karar vermek gerektiği; davacı tarafın Beşiktaş 25. Noterliğinin 17.01.2013 tarihli ve 1712 no.lu ihtarla bunu istediği, ihtarın tebliğ şerhine göre 22.01.2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya bir ... süre verildiği, bu nedenle temerrütün 24.01.2013 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 6.526,93 TL'nin 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı - karşı davacıdan alınıp, davacıya verilmesine, davaya konu ... Bankasının 13.07.2012 tarihli ve 56110000174 no.lu 450.000,00 TL bedelli teminat mektubundan paraya çevrilen kısım ve istirdadına hükmedilen 6.526,93 TL'lik kısım dışında kalan 151.470,00 TL'lik kısmından dolayı davacı - karşı davalının davalı - karşı davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı - karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyize konu kararın gerekçesinin olmadığını, bozma ilamına uyulduğu belirtilerek hukuki sebepleri belirtilmeden karar verildiğini, ... yargılanma haklarının bu şekilde ihlal edildiğini, bozma ilamının, bozmaya istinaden düzenlenen tensip zaptı ve duruşma gününü bildirir tebligatın kendilerine tebliğ edilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, kararda, sözleşmenin, herhangi haklı bir neden olmadan ve süresi dolmadan evvel feshedildiği, bu nedenle feshin haklı olmadığı'nın belirtildiği ancak taraflar arasındaki sözleşmenin süreli olup kendiliğinden belirtilen tarihte sona erdiğini, karşı tarafa gönderilen ihtarnamede de sözleşmedeki süreli düzenleme maddesine yer verildiğini, iskonto bedellerinin istenemeyeceğine dair gerekçenin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen oranların müvekkili yetkililerince değiştirilmesinin söz konusu olmadığını ancak dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönlendirmesi ile müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu zarardan müvekkilinin iç denetim vesilesi ile haberdar olduğunu dolayısıyla faturaya itiraz ya da ödemelerin ihtirazi kayıtsız yapılmış olmasında bu hususun dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından talep edilen zarar kalemlerinin iskonto bedelinden ibaret olmadığını, diğer zarar kalemleri görmezden gelinerek karşı davanın reddinin doğru olmadığını, asıl davada verilen hükmün de gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca karşı tarafa verilen teminat mektubundan dolayı kısmen borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan tahsil edilen paranın istirdadı istemine, karşı dava ise davalıyı zarara uğrattığı belirtilen iskonto bedeli, depo kullanım alacağı ve komisyon bedellerinin iadesi ile tedarik ilişkisinden kaynaklanan zararın tahsili taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Teminat Mektubunun İadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7674 E. 2022/4582 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/741 E.  ,  2023/7657 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

TARİHİ

24.11.2022

SAYISI

2022/645 Esas, 2022/766 Karar

DAVACI-KARŞI DAVALI

EA Dayanıklı Tük. Mal. Kırt. Züc. Nalb. Gıda Tekst. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...

DAVALI-KARŞI DAVACI

Türk Henkel Kimya Sa. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ

KARŞI DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Asıl dava kabul; karşı dava ret

TEMYİZ EDEN

Davalı karşı davacı vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit-alacak davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında 30.04.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında geçerli “Kırtasiye ve Yetkili Satıcılık” sözleşmesi bulunduğunu; sözleşme gereği davalıya 450.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, davacı sözleşme sürecinde edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen; sözleşme süresi sonunda davalı tarafın gönderdiği ihtarda akdin yenilenmeyeceği belirtilip 31.12.2012 tarihi itibarıyla aralarındaki tüm ticari ilişkinin sona erdiğini ayrıca 28.12.2012 tarihi itibarıyla mevcut 298.530,00 TL borcun ödenmemesi halinde teminat mektubunun bozdurulacağının ihtar edildiğini; cevabi ihtarda; hesap mutabakatı sonunda bir borç belirlenirse ödemeye hazır oldukları belirtilmesine rağmen;

davalının kötüniyetli olarak teminat mektubunun 298.530,00 TL'lik kısmını nakde çevirdiğini, kalan 151.470,00 TL'lik kısmına da bloke koydurduğunu, teminat mektubunun paraya çevrilen 6.526,93 TL'lik kısmının cari hesap bakiyesini aşan kısım olduğunu ileri sürerek bloke konan 151.470,00 TL'lik kısımdan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve 6.526,93 TL'nin davalıya ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davacı- davalı vekili karşı dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirkette çalışan ... ..., ... ... ... ve ... ... isimli şahıslarla yakın ilişkiler kurmak ve bu ilişkileri menfaatine kullanmak suretiyle davalı şirketi bayilik ilişkisi sürecinde zarara uğrattığını, davalı şirketin başka firmalara sağlanmayan avantajlardan yararlandırıldığını; yetkili satıcılık ilişkisini aşacak şekilde 2010, 2011 ve 2012 dönemlerinde toplam iskonto ve ciro pirimi, depolama maliyeti ve komisyon bedeli olarak üç kalem üzerinden zarar verildiğini; 2010-2012 arası, iskonto ve ciro pirimi kapsamında 367.000,00 TL, depolama bedeli olarak 62.000,00 TL, davalı şirkete ödenmemesi gerekirken ödenen komisyon ücreti sebebiyle de yaklaşık 160.000,00 TL zarar doğduğunu, ayrıca davacı şirketin, davalı karşı davacı şirketin tedarikçisi olarak çalıştığını;

tedarik ilişkisinde dolayı da 117.663,00 TL zararlarının olduğunu ileri sürerek toplam 706.663,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı karşı davacı asıl davaya cevap dilekçesinde; teminat mektubunun kısmen paraya çevrilmesinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davacı karşı davalı vekili karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, haksız iktisap edildiği öne sürülen ödemelerin davacı tarafından tanzim edilmiş faturalara dayandığını ve ihtirazı kayıtsız ödendiğini, davalı tarafından yapılan iskontonun geri istenebileceğine dair aralarındaki sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli, 2014/442 E. ve 2017/442 K. sayılı kararıyla; asıl davaya ilişkin olarak davalının 292.003,07 TL alacağının bulunduğu; 450.000,00 TL bedelli teminat mektubundan 298.530,00 TL'nin nakde çevrildiği, cari hesap yönünden 6.526,93 TL'nin fazladan nakte çevrildiği; karşı dava yönünden; karşı davaya konu 3 kalemden biri olan iskonto ve ciro pirimi bakımından davalı-karşı davacının zararının belirlenebildiği; 2010-2012 arası taraflar arasındaki sözleşmelerde belirlenen iskonto hükümlerine uyulmaksızın yapılan işlemler sonrasında davalı-karşı davacını toplam 328.080,00 TL zararının olduğu, diğer depolama bedelleri ve komisyon bedelleri yönünden davanın ispat edilemediği, bu yönden karşı davacıya yemin delili kullandırıldığı, davacı temsilcisinin usulünce yemin ettiği, bu sebeple bu iki kalem yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/163 K. sayılı kararıyla; davacı-karşı davalı istinafına konu "Türk Henkel, yetkili satıcısına %15 fatura altı iskonto ile satış yapacaktır." ve "Türk Henkel' in değişen Pazar koşullarına bağlı olarak söz konusu iskonto oranlarını ... taraflı olarak değiştirme hakkına sahiptir." düzenlemesi gereğince tarafların koşullara göre devamlı güncellenme ile iskonto belirlediği ticari teamül hususunun, somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirleme yapıldığı, bu konuda taraflar arasında ticari teamül niteliğinde bir uygulamanın mevcut olmadığı, davacı-karşı davalıya uygulanan iskonto oranının da, diğer dava dışı şirketlere uygulanan iskonto oranından fazla olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, fiyat farkı faturasının ise zarar nedeniyle düzenlendiğinin de davacının ispatına muhtaç olduğu ve davacının uygulanan iskontodan dolayı kâr elde etmediğinin, aksine zarar ...

daha sonra fiyat farkı yansıtarak salt zararını telafi için fiyat farkı faturası düzenlendiği hususunun basiretli tacir davranışı olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı - karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.06.2022 tarihli, 2020/7674 E. ve 2022/4582 K. sayılı kararıyla, somut olayda sözleşmenin herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan 31.12.2012 tarihli noter ihtarı ile davalı tarafından sona erdirildiği, sözleşme ilişkisi içerisinde davalı tarafça yapılan iskonto bedellerinin iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı, öte yandan iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelere ihtirazi kayıt da konulmadığı, bu sebeple karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken; hatalı gerekçe ile asıl davanın reddiyle karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı tarafından herhangi bir haklı neden gösterilmeden ve sözleşme süresi dolmadan evvel 31.12.2012 tarihli noter ihtarıyla akdin fesih edildiği, bu nedenle davalının yaptığı feshin haklı olmadığı; sözleşme ilişkisi içinde davalı tarafça yapılan iskonto bedellerinin iadesinin istenmesinin mümkün olmadığı; iskonto bedellerine ilişkin faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi ödemelerine de itirazı kayıt konulmadığı, cari hesap mutabakatına göre fazla ödenen 6.526,93 TL yönünden istirdada karar vermek gerektiği; davacı tarafın Beşiktaş 25. Noterliğinin 17.01.2013 tarihli ve 1712 no.lu ihtarla bunu istediği, ihtarın tebliğ şerhine göre 22.01.2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya bir ...

süre verildiği, bu nedenle temerrütün 24.01.2013 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 6.526,93 TL'nin 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı - karşı davacıdan alınıp, davacıya verilmesine, davaya konu ... Bankasının 13.07.2012 tarihli ve 56110000174 no.lu 450.000,00 TL bedelli teminat mektubundan paraya çevrilen kısım ve istirdadına hükmedilen 6.526,93 TL'lik kısım dışında kalan 151.470,00 TL'lik kısmından dolayı davacı - karşı davalının davalı - karşı davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı - karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyize konu kararın gerekçesinin olmadığını, bozma ilamına uyulduğu belirtilerek hukuki sebepleri belirtilmeden karar verildiğini, ... yargılanma haklarının bu şekilde ihlal edildiğini, bozma ilamının, bozmaya istinaden düzenlenen tensip zaptı ve duruşma gününü bildirir tebligatın kendilerine tebliğ edilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, kararda, sözleşmenin, herhangi haklı bir neden olmadan ve süresi dolmadan evvel feshedildiği, bu nedenle feshin haklı olmadığı'nın belirtildiği ancak taraflar arasındaki sözleşmenin süreli olup kendiliğinden belirtilen tarihte sona erdiğini, karşı tarafa gönderilen ihtarnamede de sözleşmedeki süreli düzenleme maddesine yer verildiğini, iskonto bedellerinin istenemeyeceğine dair gerekçenin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen oranların müvekkili yetkililerince değiştirilmesinin söz konusu olmadığını ancak dava dilekçesinde belirtilen kişilerin yönlendirmesi ile müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu zarardan müvekkilinin iç denetim vesilesi ile haberdar olduğunu dolayısıyla faturaya itiraz ya da ödemelerin ihtirazi kayıtsız yapılmış olmasında bu hususun dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından talep edilen zarar kalemlerinin iskonto bedelinden ibaret olmadığını, diğer zarar kalemleri görmezden gelinerek karşı davanın reddinin doğru olmadığını, asıl davada verilen hükmün de gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca karşı tarafa verilen teminat mektubundan dolayı kısmen borçlu olunmadığının tespiti ile fazladan tahsil edilen paranın istirdadı istemine, karşı dava ise davalıyı zarara uğrattığı belirtilen iskonto bedeli, depo kullanım alacağı ve komisyon bedellerinin iadesi ile tedarik ilişkisinden kaynaklanan zararın tahsili taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003532800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.