İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/47 E. 2022/4008 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanun yoluna başvurma harcı↗ aleyhe bozma yasağı↗ tevdi mahalli tayini↗ tevdi mahalli↗ ipoteğin kaldırılması↗ ipoteğin fekki↗ re'sen gözetilme↗ başvurma harcı↗ muafiyet↗ bsmv↗ depo kararı↗ ipotek↗ oy yasağı↗ kamu düzeni↗ işlemiş faiz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr payı↗ harç↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarının tevdii mahalli tayin kararı doğrultusunda davalı bankanın Bartın Şubesine yatırıldığı, davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla davalının dava tarihi itibarıyla dava dışı asıl borçludan kredi kartı alacak miktarının tespit edildiği, mahkemece davacının talebi de gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen bu bedelin depo edilmesi yönünde davacı tarafa verilen süre içerisinde davacının bedeli tevdi mahalli tayini kararı doğrultusunda davalı banka şubesine depo ettiği, ancak banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile en son alınan rapor tarihi itibarıyla davalı bankanın alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiğinden istinaf aşamasında tekrar bilirkişi raporu alındığı, davalı bankanın rapor tarihi olan 20/10/2017 tarihi itibarıyla 15.026,15 TL asıl, 8.640,72 TL işlemiş faiz, 432,03 TL BSMV olmak üzere toplam 24.098,80 TL alacağı bulunduğu, eksik yatırıldığı tespit edilen bakiye 8.198,05 TL'nin davacı yana verilen süre doğrultusunda tevdi mahalli tayin kararı ile tespit edilen davalı banka şubesine depo edildiği, böylece davalı bankanın ipotek ile teminat altına alınan toplam 24.098,80 TL'nin davacı ipotek maliki tarafından depo edilmek suretiyle karşılandığı, davalının ise vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin haklı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın kabulüne, davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-3. bendinde “davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ve C-2. bendinde de “davalı banka harçtan muaf olup istinaf aşamasında yatırdığı 121,30- TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde davalıya iadesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağının istisnalarındandır.
6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince; sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar, kredi alacaklarının tahsili amacıyla "banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde" 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2'nci, 23'üncü ve 29'uncu maddeleri gereğince harçtan muaftır. Oysa eldeki davada Vakıfbank davalı olup, davacı sıfatı bulunmamaktadır. Bu hale göre banka tarafından kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava ve takip bulunmadığından davalı bankanın sözü geçen kanun hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında davalı bankanın harçtan muaf olduğu yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4926 E. 2022/7618 K.
Ortak:aleyhe bozma yasağı · re'sen gözetilme · muafiyet · oy yasağı · kamu düzeni · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr payı · harç
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-3. bendinde “davalı banka harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına” ve C-2. bendinde de “davalı banka harçtan muaf olup istinaf aşamasında yatırdığı 121,30- TL istinaf «kanun yoluna başvurma harcının» talebi halinde davalıya iadesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç «kamu düzenine» ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Kamu düzeni, «aleyhe bozma yasağının» istisnalarındandır.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-5. bendinde “Davalı banka harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına,” ve yine hüküm fıkrasının “İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;” başlıklı kısmının 2. bendinde “Davalı yan harçtan muaf olduğundan bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına»,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç «kamu düzenine» ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Kamu düzeni, «aleyhe bozma yasağının» istisnalarındandır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet · menfi tespit · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bonolardaki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalının takip konusu alacağını aynı kuvvette «kesin» delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Burhaniye İcra Müdürlüğü’nün 2015/1995 esas sayılı dosyası ile başlatılan takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ne, takip dayanağı bonolardaki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın kabulü ile davacının takip konusu «bonolar» nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı bankanın harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmolunması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, «harçlar» yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
1-Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-5. bendinde “Davalı banka harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına,” ve yine hüküm fıkrasının “İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;” başlıklı kısmının 2. bendinde “Davalı yan harçtan muaf olduğundan bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına»,” karar verildiği anlaşılmıştır.
-
İpoteğin kaldırılması | İpotek terkini | İpotek fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/316 E. 2023/7364 K.
Ortak:aleyhe bozma yasağı · tevdi mahalli tayini · tevdi mahalli · ipoteğin kaldırılması · ipoteğin fekki · re'sen gözetilme · muafiyet · depo kararı
İncelediğiniz kararda… ıyla dava dışı asıl borçludan kredi kartı alacak miktarının tespit edildiği, mahkemece davacının talebi de gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen bu bedelin «depo» edilmesi yönünde davacı tarafa verilen süre içerisinde davacının bedeli «tevdi mahalli tayini» kararı doğrultusunda davalı banka şubesine depo ettiği, ancak banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile en «son» alınan rapor tarihi itibarıyla davalı bankanın alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiğinden istinaf aşamasında tekrar bilirkişi raporu alındığı, davalı bankanın rapor tarihi olan 20/10/2017 tarihi itibarıyla 15.026,15 TL asıl, 8.640,72 TL «işlemiş faiz», 432,03 TL BSMV olmak üzere toplam 24.098,80 TL alacağı bulunduğu, eksik yatırıldığı tespit edilen bakiye 8.198,05 TL'nin davacı yana verilen süre doğrultusunda tevdi mahalli tayin kararı ile tespit edilen davalı banka şubesine depo edildiği, böylece davalı bankanın «ipotek» ile «teminat» altına alınan toplam 24.098,80 TL'nin davacı ipotek maliki tarafından depo edilmek suretiyle karşılandığı, davalının ise «vekalet ücretine» yönelik istinaf talebinin haklı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın kabulüne, davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarının tevdii mahalli tayin kararı doğrultusunda davalı bankanın Bartın Şubesine yatırıldığı, davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının taşınmazı üzerindeki «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
1- Dava, «ipoteğin fekki» talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ıyla dava dışı asıl borçludan kredi kartı alacak miktarının tespit edildiği, Mahkemece davacının talebi de gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen bu bedelin «depo» edilmesi yönünde davacı tarafa verilen süre içerisinde davacının bedeli «tevdi mahalli tayini» kararı doğrultusunda davalı banka şubesine depo ettiği, ancak banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile en «son» alınan rapor tarihi itibarıyla davalı bankanın alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiğinden istinaf aşamasında tekrar bilirkişi raporu alındığı, davalı bankanın rapor tarihi olan 20.10.2017 tarihi itibarıyla 15.026,15 TL asıl, 8.640,72 TL «işlemiş faiz», 432,03 TL BSMV olmak üzere toplam 24.098,80 TL alacağı bulunduğu, eksik yatırıldığı tespit edilen bakiye 8.198,05 TL'nin davacıya verilen süre doğrultusunda tevdi mahalli tayin kararı ile tespit edilen davalı banka şubesine depo edildiği, böylece davalı bankanın «ipotek» ile «teminat» altına alınan toplam 24.098,80 TL'nin davacı ipotek maliki tarafından depo edilmek suretiyle karşılandığı, davalının ise vekâlet ücretine yönelik istinaf talebinin haklı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
… larak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın dava tarihi itibarıyla davalının dava dışı asıl borçludan «ipotek» ile «teminat» altına alınan herhangi bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, yargılama aşamasında rapor tarihi itibarıyla tespit edilen bir alacağın varlığı halinde ipotek maliki tarafından tespit edilen miktarın «depo» edilmesi ile ipoteğin fekkedilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı, istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalı bankanın asıl borçludan KMH ve kredi kartı alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı bankanın 10.01.2017 tarihli yazı cevabının ise, bankanın kredi kartı nedeniyle 15.025,15 TL asıl, 14.056,85 TL faiz, vergi ve «masraflar» olmak üzere toplam 29.083,00 TL alacağı bulunduğunun bildirildiği, davalı banka vekilinin beyanları da dava dışı asıl borçlunun kredi kartından kaynaklanan borçlarının devam ettiği yönünde olduğu, bu durumda davalı bankanın ipotek ile teminat altına alınan alacağının kredi kartıyla sınırlandırıldığının kabul edilmesi gerektiği, aşamalarda alınan tüm raporlarda davalı bankanın dava dışı asıl borçludan 15.026,15 TL asıl alacağı bulunduğunun tespit edildiği, hesaplanan faiz miktarı yönünden ise farklılıklar bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz hesabı dava tarihi itibarıyla yapıldığı, ipotek ile teminat altına alınan bedelin yargılama aşamasında ödendiği durumlarda borç miktarının dava tarihi itibarıyla değil, rapor tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiği, bu hususun ise çözümü ... ve teknik bilgiyi gerektirmediğinden yeniden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmeyerek, Dairece hükme esas alınan rapor tarihi olan 20.10.2017 tarihi itibarıyla bankanın dava dışı asıl borçludan kredi kartı nedeniyle alacaklı olduğu miktarın re'sen hesaplandığı, buna göre davalı banka tarafından 15.026,15 TL kredi kartı alacağının 12.05.2015 tarihinde «tasfiye» olunacak alacaklar hesabına aktarıldığı, bu durumda 12.05.2015 tarihi ile ilk derece mahkemesince hükme dayanak alınan 20.10.2017 bilirkişi rapor tarihi arası faiz hesabı yapıldığı, anılan tarihler ve TCMB faiz oranları gözetildiğinde, 12.05.2015-31.12.2016 arasında geçen 598 gün için %24,24 faiz oranı, 01.01.2017-20.10.2017 tarihleri arası 293 gün için %22,08 faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında toplam «işlemiş faiz» miktarının 8.640,72 TL, anılan miktarın % 5'i olan BSMV'nin ise 432,03 TL olduğu, yargılama aşamasında alınan raporda dava tarihi gözetilerek hesaplama yapıldığından Mahkemece eksik miktarın depo edildiği, davacı istinafı yönünden de «ipoteğin fekki» talebi ile açılan işbu dava «nispi harca» tabi olup, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davacı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabul …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2018 tarih, 2015/291 E. ve 2018/425 K. sayılı kararıyla; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarının tevdii mahalli tayin kararı doğrultusunda davalı bankanın Bartın Şubesine yatırıldığı, davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davanın taşınmazı üzerindeki «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirlilik ilkesi · limit ipoteği · iskonto · ipotek akit tablosu · nispi karar harcı · aval · akdi faiz · nispi vekalet ücreti
Benzer bu karardaMerkez ve şubeleri ile yapmış olduğu yada ileride yapacağı kambiyo senetlerinin «iskonto» veya iştirasından namına açılmış veya açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş ve verilecek «teminat» ve «kefalet» mektuplarından ve Bankanın Merkez ve Şubelerinin borçlu, «keşideci», muhatap, «ciranta», «aval» «kefil», müşterek borçlu, yed'i ... ve sair sıfatlarla imzasını havi olarak işleme kabul ettiği «kambiyo senedi», mukavele, sözleşme, «taahhütname» ve saire ile ithalat, ihracat ve bilumum kambiyo ve kısa, ... ve ... vadeli kredi işlemlerinden ve «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», kanun gibi diğer her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarını a) Anapara olan 150.000,00 YTL ve buna ek olarak b) Yıllık % 30 oranında değişkendir) «akdi faiz», «temerrüt» faizleri ve «komisyonları», c) Banka Muamele Vergisini, d) Yürürlükte bulunan veya sonradan yürürlüğe girecek kanunlarla kabul edilecek vergileri e) Her türlü «harç» ve resimleri, f) Sigorta ücretlerini, g) Medeni Kanun'un 875.
… larak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın dava tarihi itibarıyla davalının dava dışı asıl borçludan «ipotek» ile «teminat» altına alınan herhangi bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, yargılama aşamasında rapor tarihi itibarıyla tespit edilen bir alacağın varlığı halinde ipotek maliki tarafından tespit edilen miktarın «depo» edilmesi ile ipoteğin fekkedilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı, istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalı bankanın asıl borçludan KMH ve kredi kartı alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı bankanın 10.01.2017 tarihli yazı cevabının ise, bankanın kredi kartı nedeniyle 15.025,15 TL asıl, 14.056,85 TL faiz, vergi ve «masraflar» olmak üzere toplam 29.083,00 TL alacağı bulunduğunun bildirildiği, davalı banka vekilinin beyanları da dava dışı asıl borçlunun kredi kartından kaynaklanan borçlarının devam ettiği yönünde olduğu, bu durumda davalı bankanın ipotek ile teminat altına alınan alacağının kredi kartıyla sınırlandırıldığının kabul edilmesi gerektiği, aşamalarda alınan tüm raporlarda davalı bankanın dava dışı asıl borçludan 15.026,15 TL asıl alacağı bulunduğunun tespit edildiği, hesaplanan faiz miktarı yönünden ise farklılıklar bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz hesabı dava tarihi itibarıyla yapıldığı, ipotek ile teminat altına alınan bedelin yargılama aşamasında ödendiği durumlarda borç miktarının dava tarihi itibarıyla değil, rapor tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiği, bu hususun ise çözümü ... ve teknik bilgiyi gerektirmediğinden yeniden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmeyerek, Dairece hükme esas alınan rapor tarihi olan 20.10.2017 tarihi itibarıyla bankanın dava dışı asıl borçludan kredi kartı nedeniyle alacaklı olduğu miktarın re'sen hesaplandığı, buna göre davalı banka tarafından 15.026,15 TL kredi kartı alacağının 12.05.2015 tarihinde «tasfiye» olunacak alacaklar hesabına aktarıldığı, bu durumda 12.05.2015 tarihi ile ilk derece mahkemesince hükme dayanak alınan 20.10.2017 bilirkişi rapor tarihi arası faiz hesabı yapıldığı, anılan tarihler ve TCMB faiz oranları gözetildiğinde, 12.05.2015-31.12.2016 arasında geçen 598 gün için %24,24 faiz oranı, 01.01.2017-20.10.2017 tarihleri arası 293 gün için %22,08 faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında toplam «işlemiş faiz» miktarının 8.640,72 TL, anılan miktarın % 5'i olan BSMV'nin ise 432,03 TL olduğu, yargılama aşamasında alınan raporda dava tarihi gözetilerek hesaplama yapıldığından Mahkemece eksik miktarın depo edildiği, davacı istinafı yönünden de «ipoteğin fekki» talebi ile açılan işbu dava «nispi harca» tabi olup, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davacı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabul …
Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesine göre miktarı belli olmayan ya da henüz doğmamış bir alacağın «ipotekle» «teminat» altına alınması hâlinde, alacağın miktarı henüz bilinmediğinden ipotekte «belirlilik ilkesi» gereğince ipotekli taşınmazın azami miktarı için teminat teşkil edeceğini alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taraflarca kararlaştırılması ve bu miktarın «rehin» yükü olarak tapu kütüğüne tescil edilmesi gerekir (... ..., ...; Banka Alacaklarının İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takibi, İstanbul 2010 s.
Üst sınır («limit) ipoteğinde» üst sınır çerçevesinde tescil edilen «ipotek», tescil edildiği tarihte mevcut ve miktarı belli olan bir alacağa dayanmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3218 E. 2021/2583 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 31.098,60 TL'nın ödeme tarihi olan 21.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10034 E. 2018/1999 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaDosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı vekilince «ibraz» edilen Vakıfbank ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3682 E. 2011/16753 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik · temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu kararda… ankanın takip tarihi itibariyle davalıdan toplam (5.098,14) TL alacağı olduğu gerekçesi ile, davalının takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin (1.459,73) TL «asıl alacak» (3.465,16) TL «temerrüt faizi» alacağı ve (173,25) TL BSMV olmak üzere toplam (5.098,14) TL üzerinden devamına, alacak likit olmayıp uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle, toplam 5.098,14 TL üzerinden icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmiş, «inkar tazminatı» istemi ise yukarıda değinilen gerekçe ile reddedilmiştir.
Halbuki takibe konu alacak borçlu tarafından önceden bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte olup İİK’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklı lehine «inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle bu istemin reddinde isabet görülmemiş, yerel mahkeme kararının bu nedenle davacı yan lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/47 E. , 2022/4008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.06.2018 tarih ve 2015/291 E- 2018/425 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.10.2020 tarih ve 2018/2050 E- 2020/1070 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, 10/02/2011 tarihinde davalı bankaya gönderilen ihtarname ile dava dışı asıl borçluya bu tarihten sonra kredi kullandırılmaması hususunun bildirildiğini, ipoteğin kaldırılması talebi üzerine davalı bankanın dava dışı asıl borçlunun 2013 yılı kredi kartı borçları nedeniyle bu talebi reddettiğini ileri sürerek müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında dava dilekçesini davalı bankaya 15.900,85 TL borçlu olduğunun tespiti ile bu kısmın bankaya ödenmek suretiyle ipoteğin fekki yönünde davanın kabulüne karar verilmesi yönünde ıslah etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu ipoteğin müvekkilinin her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olduğunu, dava dışı asıl borçlunun borçlarının ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarının tevdii mahalli tayin kararı doğrultusunda davalı bankanın Bartın Şubesine yatırıldığı, davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla davalının dava tarihi itibarıyla dava dışı asıl borçludan kredi kartı alacak miktarının tespit edildiği, mahkemece davacının talebi de gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen bu bedelin depo edilmesi yönünde davacı tarafa verilen süre içerisinde davacının bedeli tevdi mahalli tayini kararı doğrultusunda davalı banka şubesine depo ettiği, ancak banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile en son alınan rapor tarihi itibarıyla davalı bankanın alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiğinden istinaf aşamasında tekrar bilirkişi raporu alındığı, davalı bankanın rapor tarihi olan 20/10/2017 tarihi itibarıyla 15.026,15 TL asıl, 8.640,72 TL işlemiş faiz, 432,03 TL BSMV olmak üzere toplam 24.098,80 TL alacağı bulunduğu, eksik yatırıldığı tespit edilen bakiye 8.198,05 TL'nin davacı yana verilen süre doğrultusunda tevdi mahalli tayin kararı ile tespit edilen davalı banka şubesine depo edildiği, böylece davalı bankanın ipotek ile teminat altına alınan toplam 24.098,80 TL'nin davacı ipotek maliki tarafından depo edilmek suretiyle karşılandığı, davalının ise vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin haklı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın kabulüne, davacı ...
adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-3. bendinde “davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ve C-2. bendinde de “davalı banka harçtan muaf olup istinaf aşamasında yatırdığı 121,30- TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde davalıya iadesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağının istisnalarındandır.
6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince; sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar, kredi alacaklarının tahsili amacıyla "banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde" 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2'nci, 23'üncü ve 29'uncu maddeleri gereğince harçtan muaftır. Oysa eldeki davada Vakıfbank davalı olup, davacı sıfatı bulunmamaktadır. Bu hale göre banka tarafından kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava ve takip bulunmadığından davalı bankanın sözü geçen kanun hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında davalı bankanın harçtan muaf olduğu yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 10.246,50 TL temyiz ilam harcı ile 397,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793244700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz