Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4926 E. 2022/7618 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aleyhe bozma yasağı↗ re'sen gözetilme↗ muafiyet↗ oy yasağı↗ kötü niyet tazminatı↗ kamu düzeni↗ bono↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ kâr payı↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bonolardaki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalının takip konusu alacağını aynı kuvvette kesin delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Burhaniye İcra Müdürlüğü’nün 2015/1995 esas sayılı dosyası ile başlatılan takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, takip dayanağı bonolardaki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın kabulü ile davacının takip konusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı bankanın harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmolunması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, harçlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-5. bendinde “Davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,” ve yine hüküm fıkrasının “İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;” başlıklı kısmının 2. bendinde “Davalı yan harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağının istisnalarındandır.
6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince; sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar, kredi alacaklarının tahsili amacıyla "banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde" 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2'nci, 23'üncü ve 29'uncu maddeleri gereğince harçtan muaftır. Oysa eldeki davada Vakıfbank davalı olup, davacı sıfatı bulunmamaktadır. Bu hale göre banka tarafından kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava ve takip bulunmadığından davalı bankanın sözü geçen kanun hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında davalı bankanın harçtan muaf olduğu yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/47 E. 2022/4008 K.
Ortak:aleyhe bozma yasağı · re'sen gözetilme · muafiyet · oy yasağı · kamu düzeni · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr payı · harç
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-5. bendinde “Davalı banka harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına,” ve yine hüküm fıkrasının “İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;” başlıklı kısmının 2. bendinde “Davalı yan harçtan muaf olduğundan bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına»,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç «kamu düzenine» ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Kamu düzeni, «aleyhe bozma yasağının» istisnalarındandır.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-3. bendinde “davalı banka harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına” ve C-2. bendinde de “davalı banka harçtan muaf olup istinaf aşamasında yatırdığı 121,30- TL istinaf «kanun yoluna başvurma harcının» talebi halinde davalıya iadesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç «kamu düzenine» ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’«sen gözetilmesi» gerekir.
Kamu düzeni, «aleyhe bozma yasağının» istisnalarındandır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanun yoluna başvurma harcı · tevdi mahalli tayini · tevdi mahalli · ipoteğin kaldırılması · ipoteğin fekki · başvurma harcı · depo kararı · ipotek
Benzer bu kararda… ıyla dava dışı asıl borçludan kredi kartı alacak miktarının tespit edildiği, mahkemece davacının talebi de gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen bu bedelin «depo» edilmesi yönünde davacı tarafa verilen süre içerisinde davacının bedeli «tevdi mahalli tayini» kararı doğrultusunda davalı banka şubesine depo ettiği, ancak banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile en «son» alınan rapor tarihi itibarıyla davalı bankanın alacaklı olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiğinden istinaf aşamasında tekrar bilirkişi raporu alındığı, davalı bankanın rapor tarihi olan 20/10/2017 tarihi itibarıyla 15.026,15 TL asıl, 8.640,72 TL «işlemiş faiz», 432,03 TL BSMV olmak üzere toplam 24.098,80 TL alacağı bulunduğu, eksik yatırıldığı tespit edilen bakiye 8.198,05 TL'nin davacı yana verilen süre doğrultusunda tevdi mahalli tayin kararı ile tespit edilen davalı banka şubesine depo edildiği, böylece davalı bankanın «ipotek» ile «teminat» altına alınan toplam 24.098,80 TL'nin davacı ipotek maliki tarafından depo edilmek suretiyle karşılandığı, davalının ise «vekalet ücretine» yönelik istinaf talebinin haklı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın kabulüne, davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-3. bendinde “davalı banka harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına” ve C-2. bendinde de “davalı banka harçtan muaf olup istinaf aşamasında yatırdığı 121,30- TL istinaf «kanun yoluna başvurma harcının» talebi halinde davalıya iadesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarının tevdii mahalli tayin kararı doğrultusunda davalı bankanın Bartın Şubesine yatırıldığı, davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının taşınmazı üzerindeki «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
1- Dava, «ipoteğin fekki» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4926 E. , 2022/7618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.12.2018 tarih ve 2017/195 E- 2018/531 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/655 E- 2021/159 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında Burhaniye İcra Müdürlüğü’nün 2015/1995 esas sayılı dosyasıyla 35.000.-TL ve 43.500.-TL bedelli iki adet bonodan dolayı icra takibi başlattığını, takip dayanağı bonolardaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürerek, söz konusu takipten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bonolardaki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalının takip konusu alacağını aynı kuvvette kesin delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Burhaniye İcra Müdürlüğü’nün 2015/1995 esas sayılı dosyası ile başlatılan takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, takip dayanağı bonolardaki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın kabulü ile davacının takip konusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı bankanın harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmolunması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, harçlar yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm fıkrasının B-5. bendinde “Davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,” ve yine hüküm fıkrasının “İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;” başlıklı kısmının 2. bendinde “Davalı yan harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,” karar verildiği anlaşılmıştır.
Harç kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun mahkemelerce re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağının istisnalarındandır.
6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince; sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar, kredi alacaklarının tahsili amacıyla "banka tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde" 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2'nci, 23'üncü ve 29'uncu maddeleri gereğince harçtan muaftır. Oysa eldeki davada Vakıfbank davalı olup, davacı sıfatı bulunmamaktadır. Bu hale göre banka tarafından kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava ve takip bulunmadığından davalı bankanın sözü geçen kanun hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında davalı bankanın harçtan muaf olduğu yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 6.050,42 TL temyiz ilam harcı ile 397,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848385300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz