Usulsüz terkin edilen şirketin ihyası ve yargılama giderleri
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2012 E. 2024/1143 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sermaye artırımını öngörülen tutara çıkarmayan şirketlerin re'sen terkini, ancak Ticaret Sicil Müdürlüğünce 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarın ilgili şirket yetkilisine tebliğ edilmesi ve buna rağmen tasfiye memuru bildirilmemesi halinde mümkündür; bu ihtar usulüne uygun gönderilmemişse ve kanunda sermaye artırımı için tanınan süre henüz dolmadan terkin işlemi yapılmışsa, terkin usulsüz kabul edilir ve şirketin ihyasına karar verilir; bu durumda işlemi usulsüz tesis eden Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Terkin işleminin usulsüz olması nedeniyle şirketin ihyası → ret
İddia: Davalı vekili, sermaye artırımı yapabileceği son tarihin yanlış tespit edildiğini, 01.07.2015 tarihi olsa bile davacının o tarihe kadar sermaye artırımı yapmayacağının açık olduğunu, bu hususun değerlendirilmeden ihya kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi ile şirketin ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince, sermaye artırımını öngörülen tutara çıkarmamış anonim ve limited şirketler, kanunda sayılan sürede münfesih hale gelirse re'sen terkin edilebilir; ancak bu işlem öncesinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce kapsam dahilindeki şirketlere 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda bir ihtar gönderilmesi ve şirketin tasfiye memuru bildirmesi için tebliğ tarihinden itibaren iki ay süre verilmesi gerekir; aksi halde unvan re'sen sicilden silinir. TTK geçici 7/1. maddesi 6552 sayılı yasa ile 10/09/2014 tarihinde değiştirilerek sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı kabul edilmiştir. Somut olayda, şirketin 5.2.2014 tarihli kararla sermaye artırımına gittiği, 12.2.2014 tarihli tescil başvurusunun 17.2.2014 tarihinde sermaye artırımının yeterli miktarda yapılmamış olması nedeniyle reddedildiği, buna karşın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK geçici 7. madde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı terkin edilen şirket yetkilisine göndermediği, ayrıca sermaye artırımı için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı halde bu tarihten önce, 15/12/2014 tarihinde şirketin sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığı sonucuna varılarak, hak düşürücü sürenin somut olayda söz konusu olmayacağı kabul edilmiş ve usulüne uygun yapılmayan terkin işlemi nedeniyle şirketin ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması → ret
İddia: Davalı vekili, yargılama giderleri bakımından ilk derece kararının doğru olduğunu belirtmiştir.
Gerekçe: Davacı, TTK'nın geçici 7. maddesinde gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğinden ve davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edildiğinden, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılmış; davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK geçici 7. madde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen ihtar usulüne uymadan ve kanunda tanınan sermaye artırım süresi dolmadan yaptığı terkin işleminin usulsüz kabul edilerek şirketin ihyasına ve bu durumda yargılama giderlerinin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü üzerinde bırakılmasına ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ TTK geçici 7. madde↗ 559 sayılı KHK↗ sermaye artırımı↗ münfesih şirket↗ hak düşürücü süre↗ usulsüz terkin↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2012
KARAR NO 2024/1143
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/06/2022
NUMARASI 2022/72 Esas - 2022/400 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı, ihyasını istediği "... Mah...Şişli - İstanbul" adresli ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin ortağı olan ... ile 05.02.2014 tarih ve ... nolu karar ile şirketin sermayesinin 5.000- TL den 225.000- TL'ye çıkarılmasına ilişkin karar aldıklarını, bu sermaye artırımı kararı sonrası ortaklar olarak şirketten olan alacaklarının tespiti için Serbest Muhasebeci Mali Müşavirden rapor almak üzere başvurduklarını, Mali Müşavir ...'ın şirket defter, kayıt ve belgelerini inceleyerek düzenlediği 05.02.2014 tarihli raporda; ortaklara borçlar hesabı kalemlerinin doğru ve eksiksiz şekilde hesaplandığını, bu alacakların 227.000 TL olduğunu ve 220.000 TL'lik kısmının sermaye artırımda kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırı bir durumun olmadığının bildirildiğini, sermaye artırımının yapıldığına ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirimin yapıldığını ve ilan giderlerinin ödendiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18.02.2014 tarihli kararıyla tescil işlemlerinin yapılabilmesi için, yeni SMMM raporuna göre şirket borca batık ve teknik iflas durumunda olduğu, şirket hesaplarına kaynak aktarılarak öz varlığın artıya çıkarılması ya da yeni sermaye miktarının 319.650- TL olacak şekilde bir artırım yapılması gerektiğinin bildirildiğini, o tarihte bu artırım yapılamadığını ve bunun üzerine şirket kaydının Ticaret Sicil Müdürlüğünden silindiğini öğrendiğini, şirketin halen faal olduğunu, vergi mükellefi olarak aralıksız faaliyetlerine devam ettiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı, terkin edilen şirket yetkilisi ...'ya göndermediği, ayrıca sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı halde bu tarihten önce 15/12/2014 tarihinde şirketin sicilden terkin edildiğini ve bu nedenle terkin işleminin usulune uygun yapılmadığı anlaşıldığından hak düşürücü sürenin, dava konusu olayda söz konusu olmayacağı sonucuna varılarak, usulüne uygun yapılmayan terkin işlemi nedeniyle şirketin ihyasına,davacı TTK.nın geçici 7. maddesinde gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğinden ve bu nedenle davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılamayacağından davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; şartları mevcutsa dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye memuru atanması mahkemenin takdirinde olmakla birlikte mahkemece verilen karar yargılama giderleri bakımından doğru olsa da, dava konusu şirketin sermaye artırımı yapabileceği son tarihin yanlış tespit edilerek ve bu tespit esas alınarak dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, dava konusu şirketin sermaye artırımı yapabileceği son tarih, 01.07.2015 tarihi olsa bile davacı tarafça o tarihe kadar sermaye artırımı yapılmayacağı/yapılamayacağı açık olmasına karşın bu husus değerlendirilmeden ihya kararı verilmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bu sebeplerden dolayı davanın reddine, şirketin ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK.nın geçici 7.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir.
Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir. 559 sayılı KHK gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda;
ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır. Öte yandan; 6102 sayılı TTK’nın geçici 7/1. maddesi 6552 sayılı yasa ile 10/09/2014 tarihinde değişikliğe uğrayarak "1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır." düzenlemesi ile sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı, davacı tarafından terkin işleminin iptali için bu tarihten önce davalı ticaret sicile başvuru yaptığı" belirlenmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2016/14572 esas ,2018/5355 karar sayılı 17.9.2018 tarihli ilamı,2019/2366 ,2020/557 karar sayılı 20.1.2020 tarihli ilamı ) Somut olayda;
şirketin 5.2.2014 tarihli 2014/1 sayılı karar ile sermaye artırımı kararı aldığı münfesih şirketin ortakları tarafından sermaye artırımı yapmak üzere davalı ticaret siciline başvuru yapıldığı, 12.2.2014 tarihli başvurunun 17.2.2014 tarihinde şirketin sermaye artırımını yeterli miktarda yapılmamış olması nedeniyle tescil işleminin yapılmadığı, 15/12/2014 tarihinde geçici 7. madde uyarınca re'sen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlarda hazırlanmış ihtarı, terkin edilen şirket yetkilisi ...'ya göndermediği, ayrıca sermaye artırımı yapılmaması nedeniyle şirketin münfesih sayılması için belirlenen sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı halde bu tarihten önce 15/12/2014 tarihinde şirketin sicilden terkin edildiği ve bu nedenle terkin işleminin usulune uygun yapılmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun yapılmayan terkin işlemi nedeniyle şirketin ihyasına, davacı TTK.nın geçici 7.
maddesinde gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğinden ve bu nedenle davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılamayacağından (Yargıtay 11.HD.
14. 10.2020 tarih ve 2020/2299 E.2020/4113 K.sayılı ilamı) davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/79250 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi