Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/386 E. 2022/3408 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanun yoluna başvurma hakkı↗ infazda tereddüt↗ tavzih↗ borcun üstlenilmesi↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ infaz↗ tmsf↗ havale↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davalı Oyakbank A.Ş. dosya yükümlülüğünü üstlenen sıfatıyla TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Davalı banka vekili, hüküm fıkrasının 2 nolu paragrafında, "Asıl davanın kabulü ile 40.000 ABD Doları'nın fiili ödeme günündeki Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi" ifadesine yer verildiği, bu paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın tavzihen düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, gerek gerekçeli kararda gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/11233 Esas 2014/2471 Karar sayılı onama ilamında davacının alacağından sorumlu olan kurumun Oyakbank A.Ş. olduğunun açıkça vurgulandığı, her ne kadar gerekçeli karar başlığında Oyakbank A.Ş.'nin dahili davalı olarak gösterilmesi ve hüküm kısmında "davalı TMSF'nin harçtan muaf olduğundan" ibaresine yer verilerek kafa karışıklığına ve infazda tereddüte sebebiyet verilmiş ise de, mahkemece verilen kararda TMSF davalı olmadığı gibi, kanun yoluna başvuru hakkı tanınmasının onu davalı konumuna getirmeyeceği gerekçesiyle davacının tavzih talebinin kısmen kabulüne, mahkemenin 2011/448 esas 2012/64 karar sayılı ilamının 2. maddesindeki "davalıdan" ibaresinin "dahili davalıdan" olarak tavzihine karar verilmiştir.
16.06.2020 tarihli ek karar, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının bankaya yatırmış olduğu paranın tahsili istemine ilişkindir. Yargılamanın devamı aşamasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, 26.12.2008 havale tarihli dilekçe ile borcu üstlendiğini bildirmiş, bundan sonra verilen mahkeme kararları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından temyiz edilmiştir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun tek taraflı işlemle üstlenmeden dönmesi mümkün değildir. Davacı alacağının sorumlusu üstlenme nedeniyle TMSF’dur. Tavzihin bu şekilde yapılması gerekirken, kimden olduğu açıkça belirtilmeden dahili davalıdan denilip infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1510 E. 2017/4481 K.
Ortak:tavzih · açılmamış sayılma · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise «açılmamış sayılmasına» dair verilen kararın davalı Oyakbank A.Ş. dosya yükümlülüğünü üstlenen sıfatıyla TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
… paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
… ılı onama ilamında davacının alacağından sorumlu olan kurumun Oyakbank A.Ş. olduğunun açıkça vurgulandığı, her ne kadar gerekçeli karar başlığında Oyakbank A.Ş.'nin «dahili» davalı olarak gösterilmesi ve hüküm kısmında "davalı TMSF'nin harçtan muaf olduğundan" ibaresine yer verilerek kafa karışıklığına ve «infazda tereddüte» sebebiyet verilmiş ise de, mahkemece verilen kararda TMSF davalı olmadığı gibi, «kanun yoluna başvuru hakkı» tanınmasının onu davalı konumuna getirmeyeceği gerekçesiyle davacının «tavzih» talebinin kısmen kabulüne, mahkemenin 2011/448 esas 2012/64 karar sayılı ilamının 2. maddesindeki "davalıdan" ibaresinin "dahili davalıdan" olarak tavzihine karar …
Benzer bu karardaMahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise «açılmamış sayılmasına» dair verilen kararın davalı .... dosya yükümlülüğünü üstlenen sıfatıyla ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
… paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece 14.04.2016 tarihli ek karar ile, asıl davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, kararın başlık kısmında davanın taraflarının belirtildiği, HMK 305 maddedeki «tavzih» hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek bir husus olmadığı, hükmün açık olduğu gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği
Benzer bu karardaHMK'nın 306. madde hükmü gereğince, «tavzih» talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve tavzih istemine karşı varsa beyanlarını sunma olanağının tanınması, cevap verilirse bunun da tavzih talebinde bulunana tebliğ edilmesi, cevap verilmemiş olsa bile mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kural gözetilmeden, karşı tarafa tavzih «dilekçesi tebliğ» edilmeksizin dosya üzerinden karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/842 E. 2010/4964 K.
Ortak:tavzih · borcun üstlenilmesi · infaz · havale · Alacak
İncelediğiniz kararda… ılı onama ilamında davacının alacağından sorumlu olan kurumun Oyakbank A.Ş. olduğunun açıkça vurgulandığı, her ne kadar gerekçeli karar başlığında Oyakbank A.Ş.'nin «dahili» davalı olarak gösterilmesi ve hüküm kısmında "davalı TMSF'nin harçtan muaf olduğundan" ibaresine yer verilerek kafa karışıklığına ve «infazda tereddüte» sebebiyet verilmiş ise de, mahkemece verilen kararda TMSF davalı olmadığı gibi, «kanun yoluna başvuru hakkı» tanınmasının onu davalı konumuna getirmeyeceği gerekçesiyle davacının «tavzih» talebinin kısmen kabulüne, mahkemenin 2011/448 esas 2012/64 karar sayılı ilamının 2. maddesindeki "davalıdan" ibaresinin "dahili davalıdan" olarak tavzihine karar …
Yargılamanın devamı aşamasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, 26.12.2008 «havale» tarihli dilekçe ile «borcu üstlendiğini» bildirmiş, bundan sonra verilen mahkeme kararları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından temyiz edilmiştir.
… paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, 09.05.2008 «havale» tarihli «tavzih» dilekçesi ile dava konusu ilamın hüküm fıkrasının birinci paragrafının «infaza» elverişli olmadığını iddia ederek, tavzihen düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının «tavzih» istemi kabul edilmiş ve hüküm fıkrası istem gibi tavzih edilmiş, davalı («borcu üstlenen» sıfatı ile TMSF) vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 09.11.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Davalı («borcu üstlenen» sıfatı ile TMSF) vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9822 E. 2012/14398 K.
Ortak:tavzih · borcun üstlenilmesi · infaz · havale
İncelediğiniz kararda… ılı onama ilamında davacının alacağından sorumlu olan kurumun Oyakbank A.Ş. olduğunun açıkça vurgulandığı, her ne kadar gerekçeli karar başlığında Oyakbank A.Ş.'nin «dahili» davalı olarak gösterilmesi ve hüküm kısmında "davalı TMSF'nin harçtan muaf olduğundan" ibaresine yer verilerek kafa karışıklığına ve «infazda tereddüte» sebebiyet verilmiş ise de, mahkemece verilen kararda TMSF davalı olmadığı gibi, «kanun yoluna başvuru hakkı» tanınmasının onu davalı konumuna getirmeyeceği gerekçesiyle davacının «tavzih» talebinin kısmen kabulüne, mahkemenin 2011/448 esas 2012/64 karar sayılı ilamının 2. maddesindeki "davalıdan" ibaresinin "dahili davalıdan" olarak tavzihine karar …
Yargılamanın devamı aşamasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, 26.12.2008 «havale» tarihli dilekçe ile «borcu üstlendiğini» bildirmiş, bundan sonra verilen mahkeme kararları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından temyiz edilmiştir.
… paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, 09.05.2008 «havale» tarihli «tavzih» dilekçesi ile dava konusu ilamın hüküm fıkrasının birinci paragrafının «infaza» elverişli olmadığını iddia ederek, tavzihen düzeltilmesini istemiş, mahkemece, davacının tavzih istemi kabul edilip hüküm fıkrası istem gibi tavzih edilmiştir.
Kararın, davalı («borcu üstlenen» sıfatı ile TMSF) vekili tarafından temyiz üzerine Dairemizin 09.11.2009 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı ...Ş.ve «borcu üstlenen» TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/386 E. , 2022/3408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.06.2020 tarih ve 2020/10 E. - 2020/75 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalı ...Ş. çatısı altında birleştirilen Egebank A.Ş. ... Şubesinde müvekkili adına açılan hesaba 08.12.1999 günü 40.000 USD yatırıldığını, para çekilmek istendiğinde hesapta para olmadığı belirtilerek ödeme yapılmadığını, ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise açılmamış sayılmasına dair verilen kararın davalı Oyakbank A.Ş. dosya yükümlülüğünü üstlenen sıfatıyla TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Davalı banka vekili, hüküm fıkrasının 2 nolu paragrafında, "Asıl davanın kabulü ile 40.000 ABD Doları'nın fiili ödeme günündeki Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesi" ifadesine yer verildiği, bu paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın tavzihen düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, gerek gerekçeli kararda gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/11233 Esas 2014/2471 Karar sayılı onama ilamında davacının alacağından sorumlu olan kurumun Oyakbank A.Ş. olduğunun açıkça vurgulandığı, her ne kadar gerekçeli karar başlığında Oyakbank A.Ş.'nin dahili davalı olarak gösterilmesi ve hüküm kısmında "davalı TMSF'nin harçtan muaf olduğundan" ibaresine yer verilerek kafa karışıklığına ve infazda tereddüte sebebiyet verilmiş ise de, mahkemece verilen kararda TMSF davalı olmadığı gibi, kanun yoluna başvuru hakkı tanınmasının onu davalı konumuna getirmeyeceği gerekçesiyle davacının tavzih talebinin kısmen kabulüne, mahkemenin 2011/448 esas 2012/64 karar sayılı ilamının 2.
maddesindeki "davalıdan" ibaresinin "dahili davalıdan" olarak tavzihine karar verilmiştir.
16.06.2020 tarihli ek karar, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının bankaya yatırmış olduğu paranın tahsili istemine ilişkindir. Yargılamanın devamı aşamasında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, 26.12.2008 havale tarihli dilekçe ile borcu üstlendiğini bildirmiş, bundan sonra verilen mahkeme kararları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından temyiz edilmiştir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun tek taraflı işlemle üstlenmeden dönmesi mümkün değildir. Davacı alacağının sorumlusu üstlenme nedeniyle TMSF’dur. Tavzihin bu şekilde yapılması gerekirken, kimden olduğu açıkça belirtilmeden dahili davalıdan denilip infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 16.06.2020 tarihli ek kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790724400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz