Ücretsiz onarım
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8521 E. 2022/4024 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ücretsiz onarım↗ seçimlik haklar↗ garanti kapsamı↗ talep aşımı↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ rayiç değer↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ ticari satım↗ ticari faiz↗ istinaf incelemesi↗ garantörlük↗ tbk 99↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ fatura↗ tacir↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli fatura ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre garanti kapsamında ücretsiz onarım yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan seçimlik haklar gözetildiğinde, davacının aracın değiştirilmesini veya bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 81.800,00 TL'nın davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesi ile aracın da davalıya iadesine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkeme gerekçesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gerekçe yapılarak davacının taleplerinin kabul edilmiş ise de, taraflar tacir olup somut olayda 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca dava konusu aracın ilk olarak davalının bayisinden 22/03/2013 tarihinde satın alındığı, davacının ise bu aracı ikinci el olarak 29/03/2013 tarihinde aldığı, araçta 03/01/2014'den itibaren sorunlar çıkmaya başladığı, aracın bu tarihten 02/03/2015 tarihine kadar değişik tarihlerde yetkili servislere gittiği, bu süreçte dört kez kavramanın, bir kez mekatroniğin ve bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği, araçta halen DSG şanzıman probleminin devam ettiği, araç vites geçişlerinde ve kalkışlarda titreme ve sarsıntıların mevcut olduğu, ticari satım söz konusu olup 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun uygulanacağı, servis fişlerinin incelenmesinde de yapılan bir çok değişim ve onarımın garantiden yapıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle aracın garantisinin devam ettiği, araçtaki söz konusu arızanın birçok kez servise gidilmesine rağmen devam ettiği, sorunun çözülemediği, dolayısıyla araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunduğu, davalı taraf, aracın sigorta ve hasar kayıtlarının incelenerek değer kaybı varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının somut olarak bir hasar veya kazadan bahsetmediği, yine davalının bu konuda somut bir delil ileri sürmediği, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı ve bu bedelin araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının talebini aracı satın aldığı kişiye değil, davalıya yöneltmiş olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabul kısmen reddi ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile, davaya konu ...plakalı ... motor nolu 2013 model Wolksvogen marka passat 1.6 TDİ aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 81.800.-TL bedelin davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacıya iadesiyle aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, gizli ayıp iddiasıyla aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araç için ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı taraf, ikinci el olarak satın aldığı araçta çıkan arızaların onarım yoluyla giderilemediğini, araçtan istenen verimin alınamadığını ve kullanımdan değil, üretim hatasından kaynaklanan bir gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, eğer mümkün değilse araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davaya konu aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde aracın ilk satış bedelinin aracın teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine ve aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Ancak davacının gizli ayıp iddiasında bulunduğu aracı, ikinci el olarak satın aldığı nazara alınarak, varsa ikinci el satışa ilişkin belgelerin değerlendirilmesi, yoksa aynı marka, model ve özelliklerdeki aracın davacının alım tarihi itibariyle ikinci el rayiç değeri üzerinden değerlendirme yapılması ve belirlenen miktara göre bir karar verilmesi gerekirken, talep aşımı da oluşturacak şekilde ilk alıcının alım faturasındaki miktar esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5336 E. 2024/1789 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · garantörlük
İncelediğiniz kararda2- Dava, «gizli ayıp» iddiasıyla aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araç için ödenen «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli «fatura» ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan «seçimlik haklar» gözetildiğinde, davacının aracın değiştirilmesini veya bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 81.800,00 TL'nın davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesi ile aracın da davalıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; mahkeme gerekçesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gerekçe yapılarak davacının taleplerinin kabul edilmiş ise de, taraflar «tacir» olup somut olayda 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca dava konusu aracın ilk olarak davalının bayisinden 22/03/2013 tarihinde satın alındığı, davacının ise bu aracı ikinci el olarak 29/03/2013 tarihinde aldığı, araçta 03/01/2014'den itibaren sorunlar çıkmaya başladığı, aracın bu tarihten 02/03/2015 tarihine kadar değişik tarihlerde yetkili servislere gittiği, bu süreçte dört kez kavramanın, bir kez mekatroniğin ve bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği, araçta halen DSG şanzıman probleminin devam ettiği, araç vites geçişlerinde ve kalkışlarda titreme ve sarsıntıların mevcut olduğu, «ticari satım» söz konusu olup 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun uygulanacağı, servis fişlerinin incelenmesinde de yapılan bir çok değişim ve onarımın «garantiden» yapıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle aracın garantisinin devam ettiği, araçtaki söz konusu arızanın birçok kez servise gidilmesine rağmen devam ettiği, sorunun çözülemediği, dolayısıyla araçta üretimden kaynaklı bir «ayıp» bulunduğu, davalı taraf, aracın sigorta ve «hasar» kayıtlarının incelenerek «değer kaybı» varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının somut olarak bir hasar veya kazadan bahsetmediği, yine davalının bu konuda somut bir delil ileri sürmediği, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı ve bu bedelin araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının talebini aracı satın aldığı kişiye değil, davalıya yöneltmiş olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabul kısmen reddi ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile, davaya konu ...plakalı ... motor nolu 2013 model Wolksvogen marka passat 1.6 TDİ aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 81.800.-TL bedelin davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacıya iadesiyle aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olara …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretimden kaynaklı «ayıp» bulunmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · garanti süresi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «eksik inceleme» ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız «misliyle değişimi» veya «bedelin iadesi» ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:garanti kapsamı · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · kâr kaybı · teslim
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; mahkeme gerekçesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gerekçe yapılarak davacının taleplerinin kabul edilmiş ise de, taraflar «tacir» olup somut olayda 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca dava konusu aracın ilk olarak davalının bayisinden 22/03/2013 tarihinde satın alındığı, davacının ise bu aracı ikinci el olarak 29/03/2013 tarihinde aldığı, araçta 03/01/2014'den itibaren sorunlar çıkmaya başladığı, aracın bu tarihten 02/03/2015 tarihine kadar değişik tarihlerde yetkili servislere gittiği, bu süreçte dört kez kavramanın, bir kez mekatroniğin ve bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği, araçta halen DSG şanzıman probleminin devam ettiği, araç vites geçişlerinde ve kalkışlarda titreme ve sarsıntıların mevcut olduğu, «ticari satım» söz konusu olup 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun uygulanacağı, servis fişlerinin incelenmesinde de yapılan bir çok değişim ve onarımın «garantiden» yapıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle aracın garantisinin devam ettiği, araçtaki söz konusu arızanın birçok kez servise gidilmesine rağmen devam ettiği, sorunun çözülemediği, dolayısıyla araçta üretimden kaynaklı bir «ayıp» bulunduğu, davalı taraf, aracın sigorta ve «hasar» kayıtlarının incelenerek «değer kaybı» varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının somut olarak bir hasar veya kazadan bahsetmediği, yine davalının bu konuda somut bir delil ileri sürmediği, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı ve bu bedelin araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının talebini aracı satın aldığı kişiye değil, davalıya yöneltmiş olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabul kısmen reddi ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile, davaya konu ...plakalı ... motor nolu 2013 model Wolksvogen marka passat 1.6 TDİ aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 81.800.-TL bedelin davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacıya iadesiyle aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli «fatura» ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan «seçimlik haklar» gözetildiğinde, davacının aracın değiştirilmesini veya bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 81.800,00 TL'nın davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesi ile aracın da davalıya iadesine karar verilmiştir.
2- Dava, «gizli ayıp» iddiasıyla aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araç için ödenen «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8521 E. , 2022/4024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.04.2017 tarih ve 2015/303 E- 2017/274 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine-kısmen kabulüne, kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.10.2020 tarih ve 2017/5439 E- 2020/1594 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi katılma yolu ile temyiz talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 29/03/2013 tarihinde davaya konu aracı ilk malikinden aldığını, ilk malikinin ise bu aracı 22/03/2013 tarihinde bayiden satın aldığını ve aracın halen garantisinin devam etmekte olduğunu, aracın alınmasından bir süre sonra araçta sürekli arızalar meydana çıktığını ve bu nedenle servise gitmek durumunda kaldıklarını, bu süreçte araçta dört kez kavrama değişimi yapıldığını, üç kez de şanzıman sökülüp takıldığını ve bir kez de şanzımanın değiştirildiğini, araçtaki sorunun tam olarak giderilemediğini, servis fişlerinde gösterilen arızaların çoğunun devam ettiğini ve araçtan istenen verimi bir türlü alamadıklarını ileri sürerek, aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesini, mümkün değilse araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; aracın 22/03/2013 tarihinde trafiğe çıktığını, 02/03/2015 tarihli son servis kaydına göre 77.042,00 km yol yaptığını, aracın hem otomatik, hem manuel olarak yönetildiğini, bu tip araçlarda devriyaj pedalının bulunmadığını, araçta koruma programının bulunduğunu, sisten ve şanzımanı koruma amaçlı olarak programın devreye girip sürüşü koruma amaçlı kesintiye uğratabildiğini, bu durumun da ikaz lambası ile sürücüye bildirildiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, giderilmeyen bir arızanın da olmadığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli fatura ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre garanti kapsamında ücretsiz onarım yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan seçimlik haklar gözetildiğinde, davacının aracın değiştirilmesini veya bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 81.800,00 TL'nın davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesi ile aracın da davalıya iadesine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkeme gerekçesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gerekçe yapılarak davacının taleplerinin kabul edilmiş ise de, taraflar tacir olup somut olayda 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca dava konusu aracın ilk olarak davalının bayisinden 22/03/2013 tarihinde satın alındığı, davacının ise bu aracı ikinci el olarak 29/03/2013 tarihinde aldığı, araçta 03/01/2014'den itibaren sorunlar çıkmaya başladığı, aracın bu tarihten 02/03/2015 tarihine kadar değişik tarihlerde yetkili servislere gittiği, bu süreçte dört kez kavramanın, bir kez mekatroniğin ve bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği, araçta halen DSG şanzıman probleminin devam ettiği, araç vites geçişlerinde ve kalkışlarda titreme ve sarsıntıların mevcut olduğu, ticari satım söz konusu olup 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun uygulanacağı, servis fişlerinin incelenmesinde de yapılan bir çok değişim ve onarımın garantiden yapıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle aracın garantisinin devam ettiği, araçtaki söz konusu arızanın birçok kez servise gidilmesine rağmen devam ettiği, sorunun çözülemediği, dolayısıyla araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunduğu, davalı taraf, aracın sigorta ve hasar kayıtlarının incelenerek değer kaybı varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının somut olarak bir hasar veya kazadan bahsetmediği, yine davalının bu konuda somut bir delil ileri sürmediği, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı ve bu bedelin araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının talebini aracı satın aldığı kişiye değil, davalıya yöneltmiş olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabul kısmen reddi ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile, davaya konu ...plakalı ...
motor nolu 2013 model Wolksvogen marka passat 1.6 TDİ aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 81.800.-TL bedelin davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacıya iadesiyle aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, gizli ayıp iddiasıyla aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araç için ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı taraf, ikinci el olarak satın aldığı araçta çıkan arızaların onarım yoluyla giderilemediğini, araçtan istenen verimin alınamadığını ve kullanımdan değil, üretim hatasından kaynaklanan bir gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, eğer mümkün değilse araç için ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davaya konu aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde aracın ilk satış bedelinin aracın teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine ve aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Ancak davacının gizli ayıp iddiasında bulunduğu aracı, ikinci el olarak satın aldığı nazara alınarak, varsa ikinci el satışa ilişkin belgelerin değerlendirilmesi, yoksa aynı marka, model ve özelliklerdeki aracın davacının alım tarihi itibariyle ikinci el rayiç değeri üzerinden değerlendirme yapılması ve belirlenen miktara göre bir karar verilmesi gerekirken, talep aşımı da oluşturacak şekilde ilk alıcının alım faturasındaki miktar esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz istemlerinin, davalı vekilinin ise sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,25.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790698900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz