6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6100 E. 2022/3227 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
talep aşımı taleple bağlılık ilkesi destekten yoksun kalma tazminatı taleple bağlılık kıyasen uygulama temerrüt tarihi kesinlik sınırı kaldırma ve yeniden hüküm ıslah avans faizi temerrüt kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: Sigortacılık K. · HMK — HMK 355HMK 366HMK 369HMK 6763 · ETTK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kabulü ile davacı ... için 140.015,36 TL, davacı ... için 59,984,64 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, diğer istinaf itirazlarını kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 134.642,75-TL davacı ... için 57.682,93-TL olmak üzere toplam 192.325,68-TL'nin temerrüt tarihi olan 19.12.2011 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

(1) HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 72.070 TL’dir.

Somut olayda davacı ... için 156.289,90 TL, davacı ... için 43.710,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 140.015,36 TL, davacı ... için 59.984,64 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... için 134.642,75 TL, davacı ... için 57.682,93 TL olmak üzere toplam 192.325,68 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu hükme karşı davacı yan temyiz başvurusunda bulunmuştur. Bu durumda temyiz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile reddedilen toplam 7.674,32 TL için yapılmış olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihine göre temyiz eden yönünden hüküm, kesinlik sınırı altında kalmaktadır.

HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

(2) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

(3) Dava, destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilikindir.

6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK'nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.

Davacı ... için 250,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile bu miktar 43.710,10 TL’ye çıkartılmış olup; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından talep aşımı oluşturacak şekilde 57.682,93 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3995 E. 2021/2328 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11410 E. 2016/6298 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10512 E. 2018/5578 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/6100 E.  ,  2022/3227 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2013/197 E- 2017/1090 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.06.2020 tarih ve 2018/1629 E- 2020/748 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Ankara İvedik OSB de bulunan Özkanlar Hidrolik Makine Yedek Parça San. ve Tic Ltd. Şti. nezdinde aylık 1.750,00-TL maaşla çalışan davacılar murisi ...'nın, işyerinde 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlamada hayatını kaybettiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/17600 nolu soruşturma dosyası bilirkişi raporu ile; Ersoy Gaz San ve Tic A Ş. ile yan kuruluşu olan Asgazsan Asetilen Gazlan San ve Tic. Ltd. Şti.' nin CNG (Doğalgaz) dolum ve satış lisansları olmamasına karşın, CNG gazı doldurttukları oksijen tüplerini daha sonra boşaltarak yeniden oksijen gazı doldurttukları ve oksijen tüplerinde kalan CNG partikülleri sebebiyle patlamaların meydana geldiğinin tespit edildiğini, olayla ile ilgili olarak her iki şirket yetkilileri hakkında Ankara 10.

Ağır Ceza Mahkemesi 2012/256 esas sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğunu, müteveffa ile bu şirketler arasında herhangi bir hukuki ve fiili ilişki bulunmadığını, davacıların; patlama ve ölüme yol açan haksız eylemler sebebiyle kusursuz murislerinin desteğinden yoksun kaldıklarını, 21.01.2010 tarih ve 2010/190 K. Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 1. maddesi uyarınca; tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin; tehlikeli maddeler mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu olduğu halde; her iki şirkette sigortayı yaptırmadıklarından 5684 s. SKm14/2 ve ... Yönetmeliği m 9/b gereği yapılan başvuruya cevap verilmediğini beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile;

... için 750,00-TL, ... Tanışma için 250,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.02.2011 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını davacı ... için 156.289,90 TL'ye, davacı ... için 43.710,00 TL'ye arttırmıştır.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacı ... için 140.015,36 TL, davacı ... için 59,984,64 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, diğer istinaf itirazlarını kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 134.642,75-TL davacı ... için 57.682,93-TL olmak üzere toplam 192.325,68-TL'nin temerrüt tarihi olan 19.12.2011 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

(1) HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 72.070 TL’dir.

Somut olayda davacı ... için 156.289,90 TL, davacı ... için 43.710,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 140.015,36 TL, davacı ... için 59.984,64 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... için 134.642,75 TL, davacı ... için 57.682,93 TL olmak üzere toplam 192.325,68 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu hükme karşı davacı yan temyiz başvurusunda bulunmuştur. Bu durumda temyiz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile reddedilen toplam 7.674,32 TL için yapılmış olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihine göre temyiz eden yönünden hüküm, kesinlik sınırı altında kalmaktadır.

HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

(2) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

(3) Dava, destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilikindir.

6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK'nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.

Davacı ... için 250,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile bu miktar 43.710,10 TL’ye çıkartılmış olup; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından talep aşımı oluşturacak şekilde 57.682,93 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790547800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.