Telif Hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7279 E. 2022/4119 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ tahrifat↗ müktesep hak↗ usuli kazanılmış hak↗ münhasırlık↗ cezai şart↗ denetime elverişlilik↗ kazanılmış hak↗ tbk 99↗ içtihadı birleştirme kararı↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ dava sebebi↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davalının bedelini ödeyerek edindiği lisanslı yazılımların süresiz olarak kullanabileceği şekilde bir lisans ile kapalı kodlarını kullandığı, program kodunu kırmak, tahrif etmek gibi bir eyleminin gerçekleştiğine dair teknik bir bulguya rastlanmadığı, davaya konu yazılımların ikinci bir sunucuya çoğaltılmak suretiyle birden fazla kopya haline dönüştürüldüğüne dair teknik bir bulguya rastlanmadığı, yazılımın başka bir sunucuda tespiti yine aynı kurumun Sözleşme-B’yi imza eden iştirakini işaret ettiği, bu durumun hayatın doğal akışı içinde internet ortamında yer sağlayıcı değişikliği gerekliliği nedeniyle makul görüldüğü, anılan yazılımların her çalıştırılmasında davacı lisans sunucusuna bağlanarak yetkilenmeye zorunlu kılınmasının yazılımı lisansının sözleşmede geçtiği gibi süresiz olarak kullandırılmadığını, yazılımlarda periyodik denetimli bir serbestliğe izin verildiğini göstermediği, oysa ki Sözleşme-A’nın 1.3.2 nolu maddesinde açıkça yazılımın süresiz lisansının alıcı davalıya verildiğinin zikredildiği, davalının Sözleşme-A’da mutabık kalınmış süresiz lisans bedelini ödediği anlaşılan yazılımını teknik bir gereklilik olmaksızın tabi oldukları sürekli lisans kimlik denetiminden kurtarma ve böylece belki de ek hizmetlere dahil olma zorunluluğundan bağımsız olarak yazılımını kullanma ihtiyacından ötürü, yazılımların öz kodları dışında, araişlerlik / arayüz bağlantı tanımlarında değişikliğe gittiğinin anlaşıldığı, bu durumun davacı yazılımını tahrif, kodu kırma ve benzeri haksız fiil olarak değerlendirilemeyeceği, cezai şartın ödenmesini gerektiren sözleşmeye aykırı bir davranışın da tespit edilemediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı Yasa uyarınca eser mahiyetinde olduğu iddia olunan yazılımlara vaki tecavüzün refi, men'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıya ait SmartMessage ve Smartsurvey isimli yazılımlarına vaki tecavüzün refine ve menine ve davalıların muhtemel tecavüzünün menine, davalı sunucularında kurulu SmartMessage ve Smartsurvey adlı yazılımların imhasına, takdiren belirlenen 170.000 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 863,70 TL tespit giderinin davalılardan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin ve sair taleplerin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2016 tarih ve 2015/1846 Esas 2016/314 Karar sayılı ilamı ile taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilerek, yazılımların rayiç değeri konusunda çelişkileri gideren gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak oluşturur. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere, bir mahkemenin bozma kararına uyması sonucunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usulü müktesap hakkın (kazanılmış hakkın) ihlalini teşkil edecek olup bu hakkın ihlali münhasıran bozma sebebi teşkil eder.
Dairemiz bozma ilamının davacı şirket lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiği nazara alınarak, gerektiğinde BK 42 (6098 sayılı TBK 50) gereğince bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının kazanılmış hakkını ihlal edecek şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1846 E. 2016/314 K.
Ortak:rayiç değer · cezai şart · denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… n temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2016 tarih ve 2015/1846 Esas 2016/314 Karar sayılı ilamı ile taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilerek, yazılımların «rayiç değeri» konusunda çelişkileri gideren gerekçeli ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
… davalının bedelini ödeyerek edindiği lisanslı yazılımların süresiz olarak kullanabileceği şekilde bir lisans ile kapalı kodlarını kullandığı, program kodunu kırmak, «tahrif» etmek gibi bir eyleminin gerçekleştiğine dair teknik bir bulguya rastlanmadığı, davaya konu yazılımların ikinci bir sunucuya çoğaltılmak suretiyle birden fazla kopya haline dönüştürüldüğüne dair teknik bir bulguya rastlanmadığı, yazılımın başka bir sunucuda tespiti yine aynı kurumun Sözleşme-B’yi imza eden iştirakini işaret ettiği, bu durumun hayatın doğal akışı içinde internet ortamında yer sağlayıcı değişikliği gerekliliği nedeniyle makul görüldüğü, anılan yazılımların her çalıştırılmasında davacı lisans sunucusuna bağlanarak yetkilenmeye zorunlu kılınmasının yazılımı lisansının sözleşmede geçtiği gibi süresiz olarak kullandırılmadığını, yazılımlarda periyodik denetimli bir serbestliğe izin verildiğini göstermediği, oysa ki Sözleşme-A’nın 1.3.2 nolu maddesinde açıkça yazılımın süresiz lisansının alıcı davalıya verildiğinin zikredildiği, davalının Sözleşme-A’da mutabık kalınmış süresiz lisans bedelini ödediği anlaşılan yazılımını teknik bir gereklilik olmaksızın tabi oldukları sürekli lisans kimlik denetiminden kurtarma ve böylece belki de ek hizmetlere «dahil» olma zorunluluğundan bağımsız olarak yazılımını kullanma ihtiyacından ötürü, yazılımların öz kodları dışında, araişlerlik / arayüz bağlantı tanımlarında değişikliğe gittiğinin anlaşıldığı, bu durumun davacı yazılımını tahrif, kodu kırma ve benzeri «haksız fiil» olarak değerlendirilemeyeceği, «cezai şartın» ödenmesini gerektiren sözleşmeye aykırı bir davranışın da tespit edilemediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… valı ...'ye süresiz olarak devredildiği, ancak bu lisans devrinin yazılımlar üzerinde çoğaltma ve işleme yetkisi vermediği, dava konusu kaynak kodlarına müdahalenin «ara» işlerliğin sağlanabilmesi amacıyla değil, yazılımların hak sahibi şirketin izni olmaksızın güncellenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, FSEK'nun 38. maddesi anlamında eser sahibinin haklarına istisna teşkil edecek bir kullanımdan söz edilemeyeceği, davalı şirket tarafından davacının izni alınmaksızın yapılan güncellemenin hukuka aykırı olduğu, 03.08.2009 tarihli tespit dosyası bilirkişi raporunda, ... yazılımının ...'ne ait sunucuda yüklü bulunduğunun tespit edildiği, buna göre davalı ...'nin "Yazılım Lisans ve Bakım Sözleşmesi"nin 2.1.2 maddesinde yer alan çoğaltma «yasağına» aykırı hareket ettiği, bu madde kapsamında her iki firmanın «müteselsilen sorumlu» olduğu, sözleşmenin 1.6.5. maddesinde yer alan 500.000 $'lık «cezai şart», davalı ...'nin yazılımların kaynak kodlarının bulunduğu banka kasasını açmaktan imtina ettiği veya kasanın.....'nin bilgisi haricinde açılmış olduğunun tespiti halinde uygulama alanı bulacağından buna ilişkin delil bulunmadığından cezai şartın koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece alınan ilk raporda yazılımların «rayiç değerinin» 100.000$ + KDV olduğu sonucuna varıldığı, ikinci raporda ise «rayiç bedelin» sözleşmenin 2.1.2 maddesinde öngörülen 200.000 USD+KDV'den az bir miktar düşük olabileceği, bu miktaın tespitinin mahkemenin taktirinde olduğunun bildirildiği, sözleşmenin 2.3.1 nolu hükmü gereği tazminatın takdir edileceği davalı tarafından haklı nedenle tek taraflı feshe yönelik olması nedeniyle yazılım bedellerinin hayatın olağan akışına göre asıl bedelinden daha düşük olması gerektiği kanaatiyle asıl ve «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıya ait ... ve Smartsurvey isimli yazılımlarına vaki tecavüzün refine ve menine ve davalıların muhtemel tecavüzün …
… urumda mahkemece yeni bir bilirkişi kurulundan dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan, yazılımların «rayiç değeri» konusunda çelişkileri gideren gerekçeli ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken raporlar arasında rayiç değere ilişkin çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar …
… e, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre sözleşme hükümleri uyarınca «cezai şart» koşullarının oluşmamış bulunmasına ve mali hak sahibi tüzel kişinin manevi hak ihlaline dayalı olarak manevi tazminat talep edemeyecek olmasına göre taraf vekiller …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:know-how · rayiç bedel · müteselsil sorumluluk · ara karar · oy yasağı · bilirkişi incelemesi · ıslah
Benzer bu kararda… valı ...'ye süresiz olarak devredildiği, ancak bu lisans devrinin yazılımlar üzerinde çoğaltma ve işleme yetkisi vermediği, dava konusu kaynak kodlarına müdahalenin «ara» işlerliğin sağlanabilmesi amacıyla değil, yazılımların hak sahibi şirketin izni olmaksızın güncellenmesi amacıyla gerçekleştirildiği, FSEK'nun 38. maddesi anlamında eser sahibinin haklarına istisna teşkil edecek bir kullanımdan söz edilemeyeceği, davalı şirket tarafından davacının izni alınmaksızın yapılan güncellemenin hukuka aykırı olduğu, 03.08.2009 tarihli tespit dosyası bilirkişi raporunda, ... yazılımının ...'ne ait sunucuda yüklü bulunduğunun tespit edildiği, buna göre davalı ...'nin "Yazılım Lisans ve Bakım Sözleşmesi"nin 2.1.2 maddesinde yer alan çoğaltma «yasağına» aykırı hareket ettiği, bu madde kapsamında her iki firmanın «müteselsilen sorumlu» olduğu, sözleşmenin 1.6.5. maddesinde yer alan 500.000 $'lık «cezai şart», davalı ...'nin yazılımların kaynak kodlarının bulunduğu banka kasasını açmaktan imtina ettiği veya kasanın.....'nin bilgisi haricinde açılmış olduğunun tespiti halinde uygulama alanı bulacağından buna ilişkin delil bulunmadığından cezai şartın koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece alınan ilk raporda yazılımların «rayiç değerinin» 100.000$ + KDV olduğu sonucuna varıldığı, ikinci raporda ise «rayiç bedelin» sözleşmenin 2.1.2 maddesinde öngörülen 200.000 USD+KDV'den az bir miktar düşük olabileceği, bu miktaın tespitinin mahkemenin taktirinde olduğunun bildirildiği, sözleşmenin 2.3.1 nolu hükmü gereği tazminatın takdir edileceği davalı tarafından haklı nedenle tek taraflı feshe yönelik olması nedeniyle yazılım bedellerinin hayatın olağan akışına göre asıl bedelinden daha düşük olması gerektiği kanaatiyle asıl ve «ıslah» edilen davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıya ait ... ve Smartsurvey isimli yazılımlarına vaki tecavüzün refine ve menine ve davalıların muhtemel tecavüzün …
Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmesi sonucu alınan 06.03.2013 tarihli ikinci bilirkişi raporunda “ taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca dava konusu yazılımlara ilişkin lisans bedelinin 69.000 USD olduğu, ancak bu miktarın kaynak kodlara ilişkin olmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede yazılımların kaynak kodlarına vaki bir saldırı durumunda yaptırımının ne olacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, bu konuda davacının zararının tespitine yönelik olarak rayiç bir değer belirlemenin uygun olacağı, sözleşmenin 2.3.1. hükmünde yazılı olan bedelin yazılımların «rayiç bedeli» olarak alınmasında fayda bulunduğu, bu yorumun FSEK'nın 68. maddesi hükmüne de uygun olacağı, bu açıdan 12.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda varılan sonucun kendilerince de uygun görüldüğü, ancak şu noktada ilk raporda varılan görüşten ayrıldıkları, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.3.1. maddesi hükmünün yazılımların bedelinin 100.000 USD, «know-how» bedelinin ise 100.000 USD olduğu şeklinde anlaşılmaması gerektiği, anılan hükmün yazılımların bedelinin 100.000 USD olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, kaynak kodla …
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek dava konusu yazılımların «rayiç değerinin» belirlenmesi için «bilirkişi incelemesine» gidilmiştir.
… urumunda dava konusu yazılımların kaynak kodlarının ...'ye devri karşılığı ....'ye 100.000 USD + KDV ödeneceğinin hükme bağlandığı, ikinci 100.000 USD + KDV'nin ise «know-how» ve gereken her türlü eğitimin verilmesi karşılığı talep edilebileceği ancak dava kapsamında bu tür bir bilgi paylaşımının gerçekleştiğine dair veri bulunmadığından bu meblağın hesaplamalarda göz önünde bulundurulmaması gerektiği, sözleşmenin ilgili hükümlerinin değerlendirilmesi sonucu dava konusu yazılımların «rayiç değerinin» 100.000 USD + KDV olduğu sonucuna varıldığı” bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4256 E. 2013/11834 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2378 E. 2017/306 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin reddi · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda2- Ancak yargılama sırasında davalılardan ... ve ... tarafından «hakimin reddi» talep edilmiş ve mahkemece bu talep reddedilerek karar kesinleşmiştir.Bu durum karşısında, davalıların hakimin reddine ilişkin talepleri haksız bulunduğundan davacının buna ilişkin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «uyuşmazlık konusu» yazılımın öncekilerden bağımsız bir eser olduğu hususunun bilirkişlerce belirlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4290 E. 2012/10811 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda… zılımın birden fazla bilgisayarda kullanımının serbest olup olmadığının incelenmesi gerektiğini bildirdiği, davacının da bu incelemenin yapılması için yazılım CD’si «ibraz» ettiği, mahkemece bu CD üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, davalı kullanımında olduğu anlaşılan bir adet yazılımın birden faz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7279 E. , 2022/4119 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.02.2020 tarih ve 2016/143 E. - 2020/93 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Embrio Bilişim İnternet İletişim Tekn. ve Hizmet. Ticaret A.Ş. ile 25.03.2007 tarihinde yapılan sözleşme kapsamında müvekkil tarafından geliştirilen SmartMessage adlı yazılımın 4.0 versiyonunun, SmartSurvey adlı yazılımın 1.0 versiyonunun davalı firmaya lisans devrinin düzenlendiğini, söz konusu yazılımların davalı şirketin hedef kitlesi, müşterileri ve çalışanları ile eposta ve SMS aracılığıyla iletişim kurmasını ve satış yapmasını, çeşitli konularda anket yapılmasını hedefleyen elektronik pazarlama araçları yazılımları olup sözleşmeye istinaden müvekkilince yazılımların kapalı kaynak kodlarının davalı şirketin sunucularına kurulduğunu, davalı Embrio A.Ş.'ye teknik destek verilmeye başlandığını, sözleşmenin 1.6.5 nolu maddesi uyarınca yazılımların açık kaynak kodlarından oluşan bir CD'nin 12.03.2008 tarihinde Finansbank A.Ş.'de davalı tarafından kiralanan banka kasasına teslim edildiğini, sözleşmeye göre kasayı açma yetkisinin davalı Embrio A.Ş.'de olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından tanzim edilen vekâletname ile kasayı açma ve kontrol etme yetkisinin bulunduğunu, yazılımların çalışma/çalıştırılma prensipleri gereğince davalı Embrio A.Ş.'nin sunucularından müvekkil şirketin sunucularına talep gelmesi gerekirken 20.11.2008 tarihinden sonra müvekkil sunucularına talep gelmediği halde davalı Embrio A.Ş.'nin programlarının çalıştığını, davalı Embrio'nun SmartMessage ile SMS ve eposta göndermeye devam ettiğini, 2009/23 D.
İş sayılı dosyada davalı tarafın haksız kullanımının tespit edildiğini, 03.08.2009 tarihli tespit raporunda SmartMessage yazılımının diğer davalı Dataprofil Medya Reklam İnt. A.Ş.'ye ait sunucu üzerinden çalıştığının tespit edildiğini, davalıların müvekkilinin yazılımlarını kırmak suretiyle müvekkilinin FSEK kapsamında korunan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiklerini, sözleşme hükümlerini ihlal ettiklerini, sözleşmenin 2.3.1 nolu hükmünde davalı Embrio A.Ş.'nin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi halinde dava konusu yazılımların kaynak kodlarını 200.000 USD+KDV bedel karşılığı satın alabileceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin 1.6.5. nolu hükmünün de ihlal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava konusu yazılımlara davalıların müdahale ve tecavüzlerinin refi, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, davalıların sunucularında kurulu yazılımların imhası, 10.000 USD maddi tazminat, 5.000 USD manevi tazminat ve 5.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini ve tespit giderlerinin tahsilini talep etmiş, ıslahla maddi tazminatı 200.000 USD'ye çıkarmıştır.
Davalılar vekili, müvekkili Embrio A.Ş.'nin dava dışı Teknoloji Holding A.Ş.'nin internet ortamında hayata geçirilmesi planlanan e-projeleri için kurulduğunu, davacı ile davalı Dataprofil A.Ş. arasında 07.05.2007 tarihinde Süperteklif Sitesine ait yazılımın geliştirilmesi için Yazılım Geliştirme Destek ve Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın bu sözleşme ile dava konusu yazılımların kullanıcısının Dataprofil A.Ş. olduğunu kabul ettiğini, lisans sözleşmesinin 1.2.1, 1.2.4, 1.3, 1.3.2 maddelerinde lisans hizmetinin süresiz olacağının ifade edildiğini, süresiz lisanslama hizmeti karşılığında davacıya 69.000 USD ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu bedelin Embrio A.Ş. tarafından ödendiğini, cezai şart isteminin koşullarının oluşmadığını, davacının dayandığı sözleşmenin tarafı olmayan Dataprofil A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddia ettiği 200.000$ + KDV kaynak kodlarının ve yazılımlara ait know how'ın satın alınması durumunda ödeneceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davalının bedelini ödeyerek edindiği lisanslı yazılımların süresiz olarak kullanabileceği şekilde bir lisans ile kapalı kodlarını kullandığı, program kodunu kırmak, tahrif etmek gibi bir eyleminin gerçekleştiğine dair teknik bir bulguya rastlanmadığı, davaya konu yazılımların ikinci bir sunucuya çoğaltılmak suretiyle birden fazla kopya haline dönüştürüldüğüne dair teknik bir bulguya rastlanmadığı, yazılımın başka bir sunucuda tespiti yine aynı kurumun Sözleşme-B’yi imza eden iştirakini işaret ettiği, bu durumun hayatın doğal akışı içinde internet ortamında yer sağlayıcı değişikliği gerekliliği nedeniyle makul görüldüğü, anılan yazılımların her çalıştırılmasında davacı lisans sunucusuna bağlanarak yetkilenmeye zorunlu kılınmasının yazılımı lisansının sözleşmede geçtiği gibi süresiz olarak kullandırılmadığını, yazılımlarda periyodik denetimli bir serbestliğe izin verildiğini göstermediği, oysa ki Sözleşme-A’nın 1.3.2 nolu maddesinde açıkça yazılımın süresiz lisansının alıcı davalıya verildiğinin zikredildiği, davalının Sözleşme-A’da mutabık kalınmış süresiz lisans bedelini ödediği anlaşılan yazılımını teknik bir gereklilik olmaksızın tabi oldukları sürekli lisans kimlik denetiminden kurtarma ve böylece belki de ek hizmetlere dahil olma zorunluluğundan bağımsız olarak yazılımını kullanma ihtiyacından ötürü, yazılımların öz kodları dışında, araişlerlik / arayüz bağlantı tanımlarında değişikliğe gittiğinin anlaşıldığı, bu durumun davacı yazılımını tahrif, kodu kırma ve benzeri haksız fiil olarak değerlendirilemeyeceği, cezai şartın ödenmesini gerektiren sözleşmeye aykırı bir davranışın da tespit edilemediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı Yasa uyarınca eser mahiyetinde olduğu iddia olunan yazılımlara vaki tecavüzün refi, men'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalıların davacıya ait SmartMessage ve Smartsurvey isimli yazılımlarına vaki tecavüzün refine ve menine ve davalıların muhtemel tecavüzünün menine, davalı sunucularında kurulu SmartMessage ve Smartsurvey adlı yazılımların imhasına, takdiren belirlenen 170.000 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 863,70 TL tespit giderinin davalılardan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin ve sair taleplerin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2016 tarih ve 2015/1846 Esas 2016/314 Karar sayılı ilamı ile taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilerek, yazılımların rayiç değeri konusunda çelişkileri gideren gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak oluşturur. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere, bir mahkemenin bozma kararına uyması sonucunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usulü müktesap hakkın (kazanılmış hakkın) ihlalini teşkil edecek olup bu hakkın ihlali münhasıran bozma sebebi teşkil eder.
Dairemiz bozma ilamının davacı şirket lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiği nazara alınarak, gerektiğinde BK 42 (6098 sayılı TBK 50) gereğince bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının kazanılmış hakkını ihlal edecek şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790172700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz