Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1009 E. 2022/2218 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'beş yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk geçici 7. madde↗ hmk 326↗ istinaf sebebi↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ geçici 7. madde↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ istinaf başvurusunun reddi↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ hak düşürücü süre↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı ... sicil müdürlüğü davanın açılmasına, usulsüz terkin işlemi ile sebep olduğundan ve hakkında açılan dava kabul edildiğinden, (davalı ilk celse açılan davayı da kabul etmediğinden) HMK'nın 326/1 maddesine göre yargılama giderlerinden sorumluluğu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun 559055-0 sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan Servis Mars Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2015/503 E. sayılı dava dosyası yönünden bu dava ve takip dosyaları sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya cevap verilmediği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçeleriyle; davalı sicil müdürlüğünün şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile derdest dava dosyasındaki işlemlere hasren şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce res’en terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; TTK'nın geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece ihyası istenilen şirketin 13.08.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu hüküm uyarınca sicilden terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 30.12.2020 tarihinde ihya davası açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1127 E. 2022/2222 K.
Ortak:ihya davası · hukuki menfaat · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · ihya · hak düşürücü süre · yargılama gideri · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince; davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan «terkin» işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya cevap verilmediği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçeleriyle; davalı sicil müdürlüğünün şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen «istinaf sebebi» yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile «derdest» dava dosyasındaki işlemlere hasren «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline davacı tarafından yapılan «yargılama giderinin» davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 30.12.2020 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabu …
1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce res’en «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 25.03.2021 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabu …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının TTK'nın geçici 7. maddesine göre Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan genel «ilan» dışında, şirket yöneticilerine «ihtarat» çıkarttığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamış, «ihyası» istenen şirket yöneticileri adına çıkartılan bir «tebligatın» bulunduğu kanıtlanmamış, davalının yukarıda bahsi geçen mevzuata ilişkin yasal yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş olması, «terkin» işleminin geçici 7. maddeye uygun yapılmamış olması sebebiyle davanın kabulüne; terkin edilmiş olan Art Yapı Metal Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, kararın «ticaret siciline tescil» ve ilanına, «yargılama giderlerinin» ve bu kapsamda avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'«sen terkin» edileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir «ihtar» yollanacağı, yapılacak ihtarın «ilan» edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde ticaret sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlemelerine göre «ihyası» istenen şirketin 18/02/2015 tarihinde resen terkinine karar verilmişse de davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · ihtarat · münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · ticaret sicili tescili · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının TTK'nın geçici 7. maddesine göre Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan genel «ilan» dışında, şirket yöneticilerine «ihtarat» çıkarttığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamış, «ihyası» istenen şirket yöneticileri adına çıkartılan bir «tebligatın» bulunduğu kanıtlanmamış, davalının yukarıda bahsi geçen mevzuata ilişkin yasal yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş olması, «terkin» işleminin geçici 7. maddeye uygun yapılmamış olması sebebiyle davanın kabulüne; terkin edilmiş olan Art Yapı Metal Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, kararın «ticaret siciline tescil» ve ilanına, «yargılama giderlerinin» ve bu kapsamda avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'«sen terkin» edileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir «ihtar» yollanacağı, yapılacak ihtarın «ilan» edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde ticaret sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlemelerine göre «ihyası» istenen şirketin 18/02/2015 tarihinde resen terkinine karar verilmişse de davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nce TTK'nın geçici 7. maddesine göre «resen terkin» işlemi yapılırken, aynı maddenin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı ispatlanamadığından terkin işleminin yasaya aykırı şekilde yapıldığının kabulüyle «ihya» davasının açılmasına davalı ...
Sicil Müdürlüğü yasaya aykırı yaptığı re'«sen terkin» işlemi ile sebebiyet verdiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:hukuki menfaat · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · ihya · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince; davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan «terkin» işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya cevap verilmediği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçeleriyle; davalı sicil müdürlüğünün şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen «istinaf sebebi» yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile «derdest» dava dosyasındaki işlemlere hasren «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline davacı tarafından yapılan «yargılama giderinin» davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce res’en «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece «ihyası» istenilen şirketin 13.08.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «sicilden terkin» edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · şirket müdürü · taraf ehliyeti · taşıyan · temsil
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6209 E. 2016/7369 K.
Ortak:hukuki menfaat · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · ihya · yargılama gideri · ticaret sicili · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince; davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan «terkin» işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya cevap verilmediği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçeleriyle; davalı sicil müdürlüğünün şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen «istinaf sebebi» yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile «derdest» dava dosyasındaki işlemlere hasren «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline davacı tarafından yapılan «yargılama giderinin» davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce res’en «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece «ihyası» istenilen şirketin 13.08.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «sicilden terkin» edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı ... tarafından «sicilden terkin» edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen davalı ...
Mahkemece, 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7/15 maddesinde ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurup şirketin ihyasını talep edebilecekleri, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · limited şirket · hukuki yarar · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaMüdürlüğü'nün «yargılama giderinden sorumlu» olduğu nazara alınarak davacı lehine «yargılama gideri» ve bu arada «vekalet ücretine» de hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı yanın temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.,
Mahkemece, 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7/15 maddesinde ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurup şirketin ihyasını talep edebilecekleri, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ...
2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan «terkin» işleminin hatalı olduğundan bahisle karşı tarafa «husumet» yöneltilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1009 E. , 2022/2218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.06.2021 tarih ve 2021/88 E. - 2021/722 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.11.2021 tarih ve 2021/1788 E. - 2021/1415 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Servis Mars Temizlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. hakkında İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2015/503 esas sayılı dosyasında tebligat yapılamadığını ve Servis Mars Temizlik Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap, beyan veya delil sunmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı ... sicil müdürlüğü davanın açılmasına, usulsüz terkin işlemi ile sebep olduğundan ve hakkında açılan dava kabul edildiğinden, (davalı ilk celse açılan davayı da kabul etmediğinden) HMK'nın 326/1 maddesine göre yargılama giderlerinden sorumluluğu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun 559055-0 sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan Servis Mars Temizlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2015/503 E. sayılı dava dosyası yönünden bu dava ve takip dosyaları sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya cevap verilmediği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı gerekçeleriyle; davalı sicil müdürlüğünün şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile derdest dava dosyasındaki işlemlere hasren şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce res’en terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; TTK'nın geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece ihyası istenilen şirketin 13.08.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu hüküm uyarınca sicilden terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 30.12.2020 tarihinde ihya davası açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790057600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz