Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/636 E. 2022/2207 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ münfesihlik↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yeniden tescil↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ ihtar↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 14851/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken 04/03/2014 tarihinde resen sicilden silinmiş olduğu, davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu, açılıp devam eden Denizli 1. İş Mahkemesi'ndeki dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Denizli 1. İş Mahkemesi'nde 2018/12 Esas numaralı hizmet tespiti davasının açılmasından sonra (dava 2003 yılında açılmıştır) 07.03.2014 tarihinde terkin edildiğinden, davacı tarafça ihyası talep edilen şirketin dava dosyasının kesinleşmediği, böylece şirketin taraf olduğu davalar var iken şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 14851/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline tesciline, ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (...TC kimlik numaralı) Necati Zoroğlu’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, kararın tasfiye memuruna tebliğine, karar kesinleştiğinde Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin 04.03.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında Denizli 1. İş Mahkemesinin bozma üzerine 2018/12 Esasında görülmekte olan davanın 2003 yılında açıldığı, ticaret sicil kayıtlarından şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca münfesih olduğu veya sayıldığına ilişkin şirkete yapılan ihtar ve 04.12.2013 tarihli 8357 sayılı ticaret sicil gazetesinde yapılan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı gerekçesi ile 04.03.2014 tarihinde ticaret sicilden re'sen terkin edildiğine ilişkin ilanın 07.03.2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ancak ihyası istenen şirketin ortakları veya temsilcilerine ihtar yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda şirket hakkında devam eden dava varken ticaret sicil müdürlüğün tarafından yapılan terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, mahkemece aynı gerekçe ile davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere Kazım Berk Konf. Teks. Limited Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak Necati Zoroğlunun atanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarih olan 04.03.2014 tarihinde, şirketin taraf olduğu Denizli 1. İş Mahkemesi'nin 2018/12 esas sayılı davasına ilişkin yargılamanın devam ettiği anlaşılmakta olup, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." hükmü uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce yapılan sicilden terkin işleminin usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece, şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması ile ek tasfiye ile sınırlı olarak ihyası yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3403 E. 2011/15077 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin bozma üzerine 2018/12 Esasında görülmekte olan davanın 2003 yılında açıldığı, «ticaret sicil» kayıtlarından şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «münfesih» olduğu veya sayıldığına ilişkin şirkete yapılan «ihtar» ve 04.12.2013 tarihli 8357 sayılı ticaret sicil gazetesinde yapılan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı gerekçesi ile 04.03.2014 tarihinde ticaret sicilden re'«sen terkin» edildiğine ilişkin ilanın 07.03.2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ancak «ihyası» istenen şirketin ortakları veya «temsilcilerine» ihtar yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda şirket hakkında devam eden dava varken «ticaret sicil müdürlüğün» tarafından yapılan terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, mahkemece aynı gerekçe ile davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esasta …
Benzer bu kararda… ine gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalı taraf yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın talebinin «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu ve uyuşmazlığa 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek mahkemenin «görevsizliğine» ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… ine gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalı taraf yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK …
Karar, davalı vekili tarafından sadece «vekalet ücreti» bakımından temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2095 E. 2024/2904 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · yargılama giderleri · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin bozma üzerine 2018/12 Esasında görülmekte olan davanın 2003 yılında açıldığı, «ticaret sicil» kayıtlarından şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «münfesih» olduğu veya sayıldığına ilişkin şirkete yapılan «ihtar» ve 04.12.2013 tarihli 8357 sayılı ticaret sicil gazetesinde yapılan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı gerekçesi ile 04.03.2014 tarihinde ticaret sicilden re'«sen terkin» edildiğine ilişkin ilanın 07.03.2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ancak «ihyası» istenen şirketin ortakları veya «temsilcilerine» ihtar yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda şirket hakkında devam eden dava varken «ticaret sicil müdürlüğün» tarafından yapılan terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, mahkemece aynı gerekçe ile davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esasta …
Bu nedenle, mahkemece, «şirketin ihyası» ile yeniden «ticaret siciline tesciline» karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ihya edilen şirkete «tasfiye memuru atanması» ile ek tasfiye ile sınırlı olarak ihyası yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İş Mahkemesi'nde 2018/12 Esas numaralı hizmet tespiti davasının açılmasından sonra (dava 2003 yılında açılmıştır) 07.03.2014 tarihinde «terkin» edildiğinden, davacı tarafça «ihyası» talep edilen şirketin dava dosyasının kesinleşmediği, böylece şirketin taraf olduğu davalar var iken şirketin «ticaret sicil» «kaydının» silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 14851/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin «tüzel kişiliğinin» ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olmak üzere ihyası ile «ticaret siciline tesciline», ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (...TC kimlik numaralı) Necati Zoroğlu’nun «tasfiye memuru» olarak atanmasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», kararın tasfiye memuruna tebliğine, karar kesinleştiğinde Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin genel kurulunda 18.02.2010 tarihinde alınan «fesih» ve «tasfiye» kararı sonucunda yasal prosedür ve işlemler tamamlandığına dair sunulan belgelere istinaden sicilden 10.11.2011 tarihinde «terkin» edilerek 16.11.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiğini, şirket genel kurulunda alınan karar ve «tasfiye işlemlerinde» yasal eksiklik bulunmadığından Sicil Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, yeniden ihya yönünde karar verilmesi halinde, silinme işleminde usule aykırı bir işlem olmaması nedeniyle açık ve «yasal hasım» konumunda bulunan Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, davanın kabulü halinde yasal hasım olması nedeniyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı «tasfiye memuru» ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarrufun iptali davası · tüzel kişiliğin ihyası · tasarrufun iptali · ihya davası · ipoteğin paraya çevrilmesi · yasal hasım · derdestlik · fesih
Benzer bu karardaŞti. aleyhine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/103 E. sayılı dosyası ile «tasarrufun iptali davası» açıldığını ve yapılan yargılamada ...
CEVAP Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin genel kurulunda 18.02.2010 tarihinde alınan «fesih» ve «tasfiye» kararı sonucunda yasal prosedür ve işlemler tamamlandığına dair sunulan belgelere istinaden sicilden 10.11.2011 tarihinde «terkin» edilerek 16.11.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiğini, şirket genel kurulunda alınan karar ve «tasfiye işlemlerinde» yasal eksiklik bulunmadığından Sicil Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, yeniden ihya yönünde karar verilmesi halinde, silinme işleminde usule aykırı bir işlem olmaması nedeniyle açık ve «yasal hasım» konumunda bulunan Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması gerektiğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, davanın kabulü halinde yasal hasım olması nedeniyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın alacağını tahsil etmek amacıyla Denizli İcra Dairesinin 2023/33623 E., 2023/147267 E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, Denizli İcra Dairesinin 2023/16894 E. ve 2023/16895 E. sayılı dosyaları ile de «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlatıldığını, icra takip dosya borçluları ile ...
Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin taraf olduğu Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/103 E. sayılı dosyasının «derdest» olması nedeniyle «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyeceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi kapsamında açılan davada da «zamanaşımı» veya «hak düşürücü sürenin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğüne 28146/Merkez sicil numarası ile kayıtlı iken kapanışı yapılarak tasfiye sonucunda «terkin» edilen ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/636 E. , 2022/2207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.06.2021 tarih ve 2021/421 E- 2021/1021 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.11.2021 tarih ve 2021/2320 E- 2021/1875 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile ihyası istenen Kazım Berk Konf. Teks. Ltd. Şti. arasında Denizli 1. İş Mahkemesinin 2018/12 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davasının görülmekte olduğunu, davanın 2003 yılında açıldığını, Yargıtayca iki kez bozulması üzerine bu esasta halen derdest olduğunu, şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece şirketin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek 04.03.2014 tarihinde re'sen terkin edilen Kazım Berk Konf. Teks. Ltd. Şti.'nin ihyası ile ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihyası istenen şirket yetkilisi ve şirkete gönderilen ihtar yazıları ile ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilana rağmen ihyası istenen şirketin münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılmaması ve ayrıca şirketin taraf olduğu davaya ilişkin açıklama yapılmaması nedeniyle TTK'nın 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edildiğini, sicilden terkin işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olmadığını, mahkemece ihya yönünde karar verilmesi halinde sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 14851/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken 04/03/2014 tarihinde resen sicilden silinmiş olduğu, davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu, açılıp devam eden Denizli 1. İş Mahkemesi'ndeki dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Denizli 1. İş Mahkemesi'nde 2018/12 Esas numaralı hizmet tespiti davasının açılmasından sonra (dava 2003 yılında açılmıştır) 07.03.2014 tarihinde terkin edildiğinden, davacı tarafça ihyası talep edilen şirketin dava dosyasının kesinleşmediği, böylece şirketin taraf olduğu davalar var iken şirketin ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7.
maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 14851/Merkez sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen Kazım Berk Konfeksiyon Tekstil Nakış Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline tesciline, ihya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından (...TC kimlik numaralı) Necati Zoroğlu’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, kararın tasfiye memuruna tebliğine, karar kesinleştiğinde Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin 04.03.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilden terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında Denizli 1. İş Mahkemesinin bozma üzerine 2018/12 Esasında görülmekte olan davanın 2003 yılında açıldığı, ticaret sicil kayıtlarından şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca münfesih olduğu veya sayıldığına ilişkin şirkete yapılan ihtar ve 04.12.2013 tarihli 8357 sayılı ticaret sicil gazetesinde yapılan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığı gerekçesi ile 04.03.2014 tarihinde ticaret sicilden re'sen terkin edildiğine ilişkin ilanın 07.03.2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ancak ihyası istenen şirketin ortakları veya temsilcilerine ihtar yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda şirket hakkında devam eden dava varken ticaret sicil müdürlüğün tarafından yapılan terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, mahkemece aynı gerekçe ile davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere Kazım Berk Konf. Teks. Limited Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak Necati Zoroğlunun atanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarih olan 04.03.2014 tarihinde, şirketin taraf olduğu Denizli 1. İş Mahkemesi'nin 2018/12 esas sayılı davasına ilişkin yargılamanın devam ettiği anlaşılmakta olup, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." hükmü uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce yapılan sicilden terkin işleminin usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece, şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması ile ek tasfiye ile sınırlı olarak ihyası yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790055100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz