Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1180 E. 2022/2926 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti takdiri↗ genel kurul kararının iptali↗ anonim şirket↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dava konusu Elit Tütün San. Tic. A.Ş.'nin 29/08/2013 tarihli Genel kurulunun 9. maddesi ile alınan kararın iptaline dair kararın 19/02/2018 tarihli Yargıtay kararı ile bozma konusu yapılmadan kesinleşmekle, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5. maddesi ile ilgili olarak alınan kararların iptaline ilişkin açılan davanın reddine karar verilip ve bu kararın 04/06/2015 tarihli Yargıtay kararı ile bozma konusu yapılmadan kesinleştiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 29.08.2013 tarihli genel kurul kararlarının 5. ve 9. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 9. madde yönünden davanın kabulüne, 5. madde yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilmeksizin davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11839 E. 2014/20345 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ığı, tecavüzün niteliği, kullanım tarzının birebir aynı emtiada gerçekleşmesi, marka korumasının ülkesel bulunması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.905,67 TL «maddi tazminatın» «ihtar» tarihi olan 23/06/2011’den işleyen faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, davalı şirket unvanında “ELİT” i …
Dava, marka hakkına vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesi ve «maddi, manevi tazminat» talebine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7266 E. 2014/14164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · ticari faiz · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ihtar · terkin · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… lının faaliyet alanının da tam olarak davacı ile aynı olduğu, davalının “ELİT” markasını lisans ya da fiili bir izin olmadan kullandığı, 14/10/2011’de tebliğ edilen «ihtara» rağmen kullanımının dava tarihine kadar sürdüğü, davalı şirketin ticaret unvanında “ELİT” ibaresinin yer aldığı ancak davalı şirketin davacı şirketten sonra, 25/08/2010 tarihinde «ticaret unvanını» sicilde tescillediği, davacı unvanının ise, 08/10/1992 tescil tarihli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının işlettiği dershanenin işletme adında, faaliyeti ile ilgili tüm tanıtım gereçlerinde, eğitim materyallerinde, internet ortamındaki tanıtımlarında “ELİT” ibaresini kullanmasının markaya tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan tüm kullanımlara «son» verilmesine, kaldırılmasına, tecavüzün giderilmesine; tecavüz oluşturan tüm tanıtım gereçlerinin toplanarak imha edilmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “ELİT” ibaresinin «terkin» edilmesine, sair unvan ibarelerinin tescilinin devamına, 22.783,56 TL «maddi tazminat» ve 5.000 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 14/10/2010’dan itibaren işleyen «ticari faizi» ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… da sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir heyetten alınacak rapor kapsamında, davalı tarafın önceki rapora itirazları da değerlendirilerek ve dosyada örneği bulunan «franchise sözleşmesindeki» rakamların rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığı üzerinde durularak, davacının talep edebileceği «maddi tazminat» tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» iddiasından kaynaklanan tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bilirkişi tarafından yapılan incelemede, davacı ile dava dışı bir başka dersane arasındaki «franchise sözleşmesine» yer verilmiş ve bu kapsamda eğitim hizmetlerine ilişkin bir kısım açıklamalar yapılmışsa da; bilirkişinin söz konusu raporu mali müşavir sıfatı ile hazırladığı ve eğitim sektörüne yönelik uzmanlığı olduğuna dair dosya kapsamında bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4944 E. 2010/1268 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · ifa yeri · yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · ifa · taraf ehliyeti · taşıyıcı · yetki
Benzer bu karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «taşıma sözleşmesinde ifa yerinin» Samsun olması nedeniyle «yetki itirazının» yerinde olmadığı, davacının gönderilen olup, aktif dava «ehliyeti» bulunduğu, TTK'nun 773 ve devam eden maddeleri uyarınca «taşıyıcının» en küçük kusurundan dahi sorumlu olduğu, gönderinin niteliği taşıyıcıya beyan edilmemiş ve bir değer de belirtilmemiş ise de, TTK'nun 785.maddesine göre böyle bir durumda aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunacağı, TTK'nun 786/1.maddesinde her hadisede halin icabına göre zararın tayin olunacağının hükme bağlandığı, davalı taşıy …
… rının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve HUMK’nun 10.maddesi gereğince davanın, akdin «ifa yeri» olan Samsun’da açılmış bulunmasına, davanın yetkili mahkemede açılmadığına dair temyiz itirazlarının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dı …
Davacı tarafından dava dışı Elit Medikal San ve Tic Ltd Şti’den 29.06.2005 tarihli «fatura» ile mal satın aldığı, bu malın 29.06.2005 tarihli kargo «teslim» makbuzu ile davalı «taşıyıcıya» teslim edildiği ancak kargonun kaybolup davacı alıcısına teslim edilmediği tartışmasızdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1180 E. , 2022/2926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.10.2020 tarih ve 2019/682 E. - 2020/476 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinde "ortakların mesuliyetini ve kişisel sorumluluklarını arttırıcı kararlar oybirliği ile alınmak zorundadır" düzenlemesi ile "şirket nev-i değiştirme, sermaye artırımı yapma, kâr dağıtımı yapma, yönetim kurulunu ibra ve azil etme, şirkete yeni ortak alma, şirket mevzuunu değiştirme, yetkili müdürlerin azli ve şirkete yeni müdür atanması ile ilgili kararlar ancak oy birliği ile alınır." hükmünün bulunduğunu, buna rağmen 29.08.2013 tarihli genel kurul toplantısının 9. maddesi ile ana sözleşmenin 10. maddesinin oy çokluğuyla değiştirildiğini, ayrıca 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ve murakıbın ibrasına karar verildiğini, müvekkili tarafından bu kararlara olumsuz oy kullanıldığı ve muhalefet şerhinin yazıldığını, genel kurulda alınan kararların müvekkilinin haklarını kısıtlar nitelikte olduğunu ileri sürerek anılan genel kurul toplantısının 5.
ve 9. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurulda ana sözleşmenin 10. maddesinin değiştirilmesinin 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesi ile 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 22. maddesi hükmüne göre zorunlu olduğunu, dava konusu genel kurulunun dört numaralı gündem maddesinde bilançoların okunduğunu ve oy birliği ile kabul edildiğini, bu madde de davacının herhangi bir olumsuz oy kullanmadığını ve muhalefet şerhi de bulunmadığını, TTK'nın 424. maddesinin açık hükmüne göre bu onaylamanın yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerinin ve denetçilerinin ibrası sonucunu doğurduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dava konusu Elit Tütün San. Tic. A.Ş.'nin 29/08/2013 tarihli Genel kurulunun 9. maddesi ile alınan kararın iptaline dair kararın 19/02/2018 tarihli Yargıtay kararı ile bozma konusu yapılmadan kesinleşmekle, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5. maddesi ile ilgili olarak alınan kararların iptaline ilişkin açılan davanın reddine karar verilip ve bu kararın 04/06/2015 tarihli Yargıtay kararı ile bozma konusu yapılmadan kesinleştiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 29.08.2013 tarihli genel kurul kararlarının 5. ve 9. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 9. madde yönünden davanın kabulüne, 5. madde yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilmeksizin davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/789951600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz