Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11839 E. 2014/20345 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının eğitim hizmetleri sınıfında tescilli 99/023756 nolu “ELİT” markasının sahibi oluduğu, davalı firmanın aynı sektörde ve aynı emtia alanında “ELİT” ibaresini markasal biçimde kullandığı, tecavüzün niteliği, kullanım tarzının birebir aynı emtiada gerçekleşmesi, marka korumasının ülkesel bulunması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.905,67 TL maddi tazminatın ihtar tarihi olan 23/06/2011’den işleyen faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, davalı şirket unvanında “ELİT” ibaresi yer almadığından bu konudaki istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesi ve maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir. Davalı tarafça unvan değişikliği suretiyle sicile tescilli olan şimdiki ticaret ünvanının tescil edildiği şekilde kullanıldığı ve bu kullanımın dışında davalının davacı tescilli markasını oluşturan ELİT ibaresini de markasal anlamda kullandığı hususu kanıtlanamadığı halde, bu durum 556 sayılı KHK 9 ve 61. maddelerine aykırılık oluşturmamasına rağmen mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1180 E. 2022/2926 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Buna göre mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilmeksizin davalı vekili lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7266 E. 2014/14164 K.
Ortak:ihtar · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… ığı, tecavüzün niteliği, kullanım tarzının birebir aynı emtiada gerçekleşmesi, marka korumasının ülkesel bulunması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.905,67 TL «maddi tazminatın» «ihtar» tarihi olan 23/06/2011’den işleyen faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, davalı şirket unvanında “ELİT” i …
Dava, marka hakkına vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesi ve «maddi, manevi tazminat» talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lının faaliyet alanının da tam olarak davacı ile aynı olduğu, davalının “ELİT” markasını lisans ya da fiili bir izin olmadan kullandığı, 14/10/2011’de tebliğ edilen «ihtara» rağmen kullanımının dava tarihine kadar sürdüğü, davalı şirketin ticaret unvanında “ELİT” ibaresinin yer aldığı ancak davalı şirketin davacı şirketten sonra, 25/08/2010 tarihinde «ticaret unvanını» sicilde tescillediği, davacı unvanının ise, 08/10/1992 tescil tarihli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının işlettiği dershanenin işletme adında, faaliyeti ile ilgili tüm tanıtım gereçlerinde, eğitim materyallerinde, internet ortamındaki tanıtımlarında “ELİT” ibaresini kullanmasının markaya tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan tüm kullanımlara «son» verilmesine, kaldırılmasına, tecavüzün giderilmesine; tecavüz oluşturan tüm tanıtım gereçlerinin toplanarak imha edilmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “ELİT” ibaresinin «terkin» edilmesine, sair unvan ibarelerinin tescilinin devamına, 22.783,56 TL «maddi tazminat» ve 5.000 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 14/10/2010’dan itibaren işleyen «ticari faizi» ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… da sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir heyetten alınacak rapor kapsamında, davalı tarafın önceki rapora itirazları da değerlendirilerek ve dosyada örneği bulunan «franchise sözleşmesindeki» rakamların rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığı üzerinde durularak, davacının talep edebileceği «maddi tazminat» tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · ticari faiz · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · eksik inceleme · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lının faaliyet alanının da tam olarak davacı ile aynı olduğu, davalının “ELİT” markasını lisans ya da fiili bir izin olmadan kullandığı, 14/10/2011’de tebliğ edilen «ihtara» rağmen kullanımının dava tarihine kadar sürdüğü, davalı şirketin ticaret unvanında “ELİT” ibaresinin yer aldığı ancak davalı şirketin davacı şirketten sonra, 25/08/2010 tarihinde «ticaret unvanını» sicilde tescillediği, davacı unvanının ise, 08/10/1992 tescil tarihli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının işlettiği dershanenin işletme adında, faaliyeti ile ilgili tüm tanıtım gereçlerinde, eğitim materyallerinde, internet ortamındaki tanıtımlarında “ELİT” ibaresini kullanmasının markaya tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüz oluşturan tüm kullanımlara «son» verilmesine, kaldırılmasına, tecavüzün giderilmesine; tecavüz oluşturan tüm tanıtım gereçlerinin toplanarak imha edilmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “ELİT” ibaresinin «terkin» edilmesine, sair unvan ibarelerinin tescilinin devamına, 22.783,56 TL «maddi tazminat» ve 5.000 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 14/10/2010’dan itibaren işleyen «ticari faizi» ile davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… da sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir heyetten alınacak rapor kapsamında, davalı tarafın önceki rapora itirazları da değerlendirilerek ve dosyada örneği bulunan «franchise sözleşmesindeki» rakamların rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığı üzerinde durularak, davacının talep edebileceği «maddi tazminat» tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «temsilcisinin» aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4944 E. 2010/1268 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · ifa yeri · yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · ifa · taraf ehliyeti · taşıyıcı · yetki
Benzer bu karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «taşıma sözleşmesinde ifa yerinin» Samsun olması nedeniyle «yetki itirazının» yerinde olmadığı, davacının gönderilen olup, aktif dava «ehliyeti» bulunduğu, TTK'nun 773 ve devam eden maddeleri uyarınca «taşıyıcının» en küçük kusurundan dahi sorumlu olduğu, gönderinin niteliği taşıyıcıya beyan edilmemiş ve bir değer de belirtilmemiş ise de, TTK'nun 785.maddesine göre böyle bir durumda aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunacağı, TTK'nun 786/1.maddesinde her hadisede halin icabına göre zararın tayin olunacağının hükme bağlandığı, davalı taşıy …
… rının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve HUMK’nun 10.maddesi gereğince davanın, akdin «ifa yeri» olan Samsun’da açılmış bulunmasına, davanın yetkili mahkemede açılmadığına dair temyiz itirazlarının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dı …
Davacı tarafından dava dışı Elit Medikal San ve Tic Ltd Şti’den 29.06.2005 tarihli «fatura» ile mal satın aldığı, bu malın 29.06.2005 tarihli kargo «teslim» makbuzu ile davalı «taşıyıcıya» teslim edildiği ancak kargonun kaybolup davacı alıcısına teslim edilmediği tartışmasızdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12137 E. 2012/16604 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · kötüniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… icaret unvanından haberdar olmadığını iddia etmesinin mümkün olmadığı, davalının kötü niyetli olduğunu kabul etmeyi sağlayacak delilin bulunmadığı, yine başlangıçta «kötüniyetli» olmasına rağmen, «haksız rekabete» uğrayan kimse uzun süre sessiz kalarak diğer taraf için değerli bir ekonomik durumun oluşumuna yol açmışsa, haksız rekabette bulunan kimse öbürünün davranışından onun buna razı olduğu böylece kendi eyleminin caiz bulunduğu sonucunu çıkartmakta haklıysa, haksız rekabette sessiz kalma hak «kaybına» yol açar ilkesi uygulama alanı bulacağı, davacının markayı 2008 yılında devir almasının bu sürenin kesilmesine ya da uzamasına bir etkisinin bulunmadığı gerekçesi …
1-Dava dosyası, içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tescilli markanın hükümsüz kılıncaya kadar kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmeyecek olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, «kötüniyet» halinde 5 yıllık «hak düşürücü süre» uygulanmaz ise de hükümsüzlük davasının açıldığı tarih itibariyle söz konusu 5 yıllık sürenin geçmesinden sonra uzunca bir süre sessiz kalındığının anlaşılması ve koşulların varlığı halinde MK 2. maddesi uyarınca hükümsüzlük davasını açma dava hakkının yitirilip yitirilmediğinin mahkemece re'sen dikkate alınması mümkün olabilecektir.
… tarafından 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddelerine dayalı bir davanın açılması halinde tescilsiz kullanım süresi bakımından dikkate alınacak olan MK 2. maddesinin; «uyuşmazlık konusu» markanın davalı tarafından tescil ettirilmesinden sonra ve süresinde açılmış olan işbu 556 Sayılı KHK'nin 42. maddesine dayalı hükümsüzlük davası bakımından da önceki tescilsiz kullanıma karşı sessiz kalındığından bahisle hak «kaybı» oluşturacağı şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11839 E. , 2014/20345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/03/2013
NUMARASI 2012/41-2013/34
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/03/2013 tarih ve 2012/41-2013/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ELİT marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde .. Elit Dershanesi adı ile ticari işletme işleten davalının, markaya tecavüzünün tespitini, önlenmesini, sonuçlarının giderilmesini, belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve davalı ticaret unvanının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili dershanenin 2006’da yetkili kurumların verdiği ruhsat ile dava dışı bir şirket tarafından kurulduğunu ve faaliyetine devam ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, 7 yıldır aynı adla işletilen dershaneden haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının eğitim hizmetleri sınıfında tescilli 99/023756 nolu “ELİT” markasının sahibi oluduğu, davalı firmanın aynı sektörde ve aynı emtia alanında “ELİT” ibaresini markasal biçimde kullandığı, tecavüzün niteliği, kullanım tarzının birebir aynı emtiada gerçekleşmesi, marka korumasının ülkesel bulunması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.905,67 TL maddi tazminatın ihtar tarihi olan 23/06/2011’den işleyen faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, davalı şirket unvanında “ELİT” ibaresi yer almadığından bu konudaki istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına vaki tecavüzün tespiti ile önlenmesi ve maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir. Davalı tarafça unvan değişikliği suretiyle sicile tescilli olan şimdiki ticaret ünvanının tescil edildiği şekilde kullanıldığı ve bu kullanımın dışında davalının davacı tescilli markasını oluşturan ELİT ibaresini de markasal anlamda kullandığı hususu kanıtlanamadığı halde, bu durum 556 sayılı KHK 9 ve 61. maddelerine aykırılık oluşturmamasına rağmen mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102549600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz