Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7285 E. 2022/1942 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ denetime elverişlilik↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre dava konusu başvurunun “Luk Lubricants” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 01.sınıftaki "Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "luk şekil", "luk şekil", "lukoil şekil", "lukoil", "lukoil", "lukoil","lukoil", "lukoil", "lukoil", "lukoil", "luk" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 04, 07, 20, 35, 36, 37, 39, 40, 42.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki çekişmeli dava konusu malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadıkları, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada; başvuru markasının “Luk Lubricants” kelimelerinden oluştuğu, “Luk” kelimenin Türkçe ya da başka bir dilde bilenen bir anlamının olmadığı, “Lubricants” ise İngilizce’de “yağlar” anlamına geldiği, davacının markalarının ise “Luk” ve “Lukoil” kelimelerinden oluştuğu, “Lukoil” markalarındaki “oil” sözcüğünün İngilizce’de “sıvı yağlar” anlamına geldiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfına haiz olmaları nedeniyle markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu hali ile markaların birbirlerine yakın olmadığı, markaların telaffuzlarının sadece “luk” kelimesi açısından benzer olduğu, bu benzerliğin de düşük nitelikte olduğu, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu , 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, her ne kadar davacının itiraza mesnet markalarından “LUKOIL VE LUK” ibareli markasının TPMK nezdinde T/03211 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmişse de davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, kötüniyetli bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; başvuru kapsamındaki çekişmeli dava konusu malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadıkları, markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış marka olarak tescil edildiği ancak, davalının başvurusunun, kendisine haksız bir yarar sağlanabileceği, davacının markalarının itibarına zarar verebileceği yönünde bir ispatın olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
I-) Dava, tanınmışlık ve karıştırılma ihtimali sebebiyle YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine; davacının “LUK” ve “LUKOİL” unsurlu çok sayıda markası ile davalının “luk lubricants” başvuru markası arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, “lubricants” ibaresinin karşılığının “sınai yağlar” anlamına geldiği, bu ibarenin bazı petrol ve petrol türevi ürünler yönünden tanımlayıcı bazı ürünler yönünden ise ayırt edicilik düzeyi düşük bir ibare olduğu, “LUK” ibaresinin ise Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu sebeple de markasal ayırtedicilik düzeyinin yüksek olduğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, bir markanın birden fazla ayırtedici unsurunun bulunması halinde her bir unsurunun karıştırılma ihtimali yönünden ayrı ayrı karşılaştırılması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda taraf markaları arasında “LUK” asıl unsurunun aynı olması nedeniyle aynı veya ilişkilendirilecek türden mal/hizmet yönünden markaların karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü gerekirken mahkemece markanın görsel ve sescil olarak benzer olmadıkları gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
II-) Kabul şekline göre de; mahkemece davacı “LUK” ve “LUKOİL” markalarının petrol ve kimyasal ürünler endüstrisi sektöründe tanınmış marka olduğunun tespit edildiği ve davalının “LUK” unsurlu marka başvurusuna yine petrol endüstrisi sektöründe kullanılan ve “sınai yağlar” anlamına gelen “lubricant” ibaresini eklemiş olduğu, davalı tarafın marka başvurusu kapsamında kalan “sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” mallarının petrol ve kimyasal ürünler sektörüyle ilişkilendirilebilecek nitelikte mallar olduğu, bu nedenle mahkemece, başvuru markasının tescilinin 6769 sayılı SMK. 6/5'inci maddesi uyarınca davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp sağlamayacağı ile davacı markalarının ayırtediciliğine zarar verip vermeyeceği hususlarında denetime elverişli ek rapor veya yeni bir rapor alınması gerekirken hatalı tespit içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7179 E. 2023/6625 K.
Ortak:denetime elverişlilik · kötüniyet · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… e “Luk” ve “Lukoil” kelimelerinden oluştuğu, “Lukoil” markalarındaki “oil” sözcüğünün İngilizce’de “sıvı yağlar” anlamına geldiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde «ayırt edicilik» vasfına haiz olmaları nedeniyle markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu hali ile markaların birbirlerine yakın olmadığı, markaların telaffuzlarının sadece “luk” kelimesi açısından benzer olduğu, bu benzerliğin de düşük nitelikte olduğu, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu , 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, her ne kadar davacının itiraza mesnet markalarından “LUKOIL VE LUK” ibareli markasının TPMK nezdinde T/03211 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmişse de davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, «kötüniyetli» bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… lubricants” ibaresinin karşılığının “sınai yağlar” anlamına geldiği, bu ibarenin bazı petrol ve petrol türevi ürünler yönünden tanımlayıcı bazı ürünler yönünden ise «ayırt edicilik» düzeyi düşük bir ibare olduğu, “LUK” ibaresinin ise Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu sebeple de markasal ayırtedicilik düzeyinin yüksek olduğu, Dair …
6/5'inci maddesi uyarınca davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp sağlamayacağı ile davacı markalarının ayırtediciliğine zarar verip vermeyeceği hususlarında «denetime elverişli» ek rapor veya yeni bir rapor alınması gerekirken hatalı tespit içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nın ise “...” ve “...” kelimelerinden oluştuğu, “...” markalarındaki “oil” sözcüğünün İngilizce’de “sıvı yağlar” anlamına geldiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde «ayırt edicilik» vasfına haiz olmaları nedeniyle markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu hali ile markaların birbirlerine yakın olmadığı, markaların telaffu …
… nda 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, «kötüniyetli» bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… duğu, “...” ibaresinin karşılığının “sınai yağlar” anlamına geldiği, bu ibarenin bazı petrol ve petrol türevi ürünler yönünden tanımlayıcı bazı ürünler yönünden ise «ayırt edicilik» düzeyi düşük bir ibare olduğu, “...” ibaresinin ise Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu sebeple de markasal ayırtedicilik düzeyinin yüksek olduğu, Dair …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ka olarak tescil ettirmek üzere davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) başvuruda bulunduğunu, 2017/05202 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden in …
… receği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nun 2018-M-1803 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1333 E. 2024/4393 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının korunması · ticaret unvanı · kâr dağıtımı · ilan · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda2.Davalı şirket cevap dilekçesinde; taraf markalarının birebir aynı olduğunu, her iki işaretin görsel, işitsel ve kavramsal anlamda tüketici nezdinde «iltibas» olasılığı yaratacağını, markaların 01. sınıf yönünden aynı mal sınıfı ve 05. sınıf yönünden benzer/ilişkili alt sınıfları kapsadığını, başvurudaki “a” harfinin müvekkilinin markası ile olan aynılığı geri plana itmekte yetersiz kaldığını, davacının seri marka iddiasına dayanak gösterdiği markalarının esas unsurlarının davaya konu “ASTRA” ibaresinden tamamen farklı olduğunu, davacının marka başvurusunun müvekkilinin yan unsuru değiştirilmiş seri markası olarak algılanacağını ve müvekkilinin tanınmışlık düzeyi yüksek markasına yanaşacağını, davacının «ticaret unvanının» tescil tarihinin 25.11.2010 olduğunu, müvekkilinin markasının tescil başvurusunun ise 05.06.2009 olduğunu, önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği ilkesi uyarınca müvekkilinin markası karşısında davacının markasının ya da «ticaret unvanının korunmasının» mümkün olmadığını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… ekkilinin marka başvurusu ile davalının markasının benzer olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının aynı zamanda «ticaret unvanını» içerdiğini, yapılan değerlendirmede müvekkiline ait markanın parçalara ayrılarak incelendiğini, kelime unsurları üzerinden değerlendirme yapıldığını, müvekkili markasında ön planda olan unsurun siyah renk ile çerçevelenmiş küçük “a” harfinden oluştuğunu, alıcıların ne almak istediğini bilen tüketici grubu olduğunu, müvekkilinin “astra” ibareli markasının seri marka olduğunu, müvekkilinin 05. sınıfta 2010/72559 no.lu “ASTRANOVA”, 2010/72576 no.lu "ASTRANOVA", 2011/55311 no.lu "ASTRADEX", 2013/00069 no.lu "ASTRANOVA", 2014/62209 nolu “ASTRAN”, 2014/62220 no.lu “ASTRANUR”, 2014/62229 no.lu “AVASTRA”, 2014/62240 no.lu “BORASTRA” 2014/62242 no.lu "CASTRA", 2014/71738 no.lu "ASTRALİSTO", 2016/15518 no.lu "ASTRA SHOW", 2016/15524 no.lu "ASTRACAP", 2016/66915 no.lu "ASTRADYN", 2017/02427 no.lu "ASTRAGİL", 2018/65307 no.lu "ASTRAVAX", 05 ve 35. sınıfta 2018/73259 no.lu "ASTRAXONİL", 2018/73250 no.lu "ASTRALOT", 2018/6566 no.lu "ASTRACOP", 2018/65348 no.lu “ASTRAKON”, 2018/65307 no.lu "ASTRAVAX" ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu, buna rağmen 05. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” emtialarının başvurudan çıkartıldığını, bununla bağlantılı olan 1. sınıfta “Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtialarının da reddedildiğini, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden müvekkili markasının tescil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin "ASTRANOVA" ibareli ticaret unvanının 25.11.2010 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde «ilan» edildiğini, YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 07.11.2019 tarih ve 2019-M-9634 numaralı kararının iptaline, 2018/100499 başvuru …
… işaretleri arasında bütünsel açıdan benzerlik bulunduğu, davacının başvurusundan farklı olan ve kısmi redde mesnet alınan davalı şirket markasından sonraki tarihli «ticaret unvanı» nedeniyle kısmi tescil engelinin ortadan kalkmasının söz konusu olamayacağı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2019-M-9634 sayılı kararının davacının …
… nin aynı dikkat seviyesine sahip olduklarını, söz konusu mal gruplarının işlenmesi, ham madde, mamul madde ilişkisi, pazarlama koşulları, amaçları, müşteri kitlesi, «dağıtım» kanallarının aynı olduğunu, marka başvurusunda yer alan 05. sınıftaki "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, ilaç ihtiva eden kozmetikler" ile müvekkile ait marka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2750 E. 2021/3943 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7285 E. , 2022/1942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.12.2018 tarih ve 2018/173 E- 2018/446 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.06.2020 tarih ve 2019/184 E- 2020/552 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 98 003727, 200618, 197558, 194287, 201593, 2008 67956, 2009 25198, 200829, 2009 25192, 2011 20848, 2011 20829, 2011 20838 sayılı "luk şekil", "luk şekil", "lukoil şekil", "lukoil", "lukoil", "lukoil","lukoil", "lukoil", "lukoil", "lukoil", "luk" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Luk Lubricants” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2017/05202 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 1998 yılından beri Lukoil olarak Türkiye pazarında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili adına tescilli tanınmış “Luk” ve “Lukoil” markaları ve davalının “Luk Lubricants” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve Luk Lubricants markasının müvekkili markaları ile seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte bulunduğunu, davalı markasında yer alan “Lubricant” ibaresinin Türkçe’de yağ/gres yağı anlamına geldiğini ve markada tanımlayıcı unsur olarak yer aldığını, dolayısıyla markaların benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, davalı tarafa ait Luk Lubricants markasının 6769 sayılı SMK’nın 5/f maddesi gereği kapsadığı ürünler açısından yanıltıcı marka niteliğinde olduğunu ve tescile uygun olmadığını, müvekkile ait Luk ve Lukoil markalarının 6769 sayılı SMK’nın 6/5 inci maddesi uyarınca tanınmış marka olduğunu, TPMK nezdinde T/03211 numara ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde müvekkili şirketin emek ve zaman harcayarak itibar edindiği Luk ve Lukoil markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, dava konusu markanın seçiminde davalı tarafın iyi niyetle hareket etmediğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2018-M-1803 sayılı YİDK’nın iptali ile, davalı şirket adına tescil edilen 2017/05202 sayılı “luk lubricants” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre dava konusu başvurunun “Luk Lubricants” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 01.sınıftaki "Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "luk şekil", "luk şekil", "lukoil şekil", "lukoil", "lukoil", "lukoil","lukoil", "lukoil", "lukoil", "lukoil", "luk" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 04, 07, 20, 35, 36, 37, 39, 40, 42.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki çekişmeli dava konusu malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadıkları, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada;
başvuru markasının “Luk Lubricants” kelimelerinden oluştuğu, “Luk” kelimenin Türkçe ya da başka bir dilde bilenen bir anlamının olmadığı, “Lubricants” ise İngilizce’de “yağlar” anlamına geldiği, davacının markalarının ise “Luk” ve “Lukoil” kelimelerinden oluştuğu, “Lukoil” markalarındaki “oil” sözcüğünün İngilizce’de “sıvı yağlar” anlamına geldiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde ayırt edicilik vasfına haiz olmaları nedeniyle markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu hali ile markaların birbirlerine yakın olmadığı, markaların telaffuzlarının sadece “luk” kelimesi açısından benzer olduğu, bu benzerliğin de düşük nitelikte olduğu, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu , 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, her ne kadar davacının itiraza mesnet markalarından “LUKOIL VE LUK” ibareli markasının TPMK nezdinde T/03211 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmişse de davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, kötüniyetli bir başvurudan bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; başvuru kapsamındaki çekişmeli dava konusu malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadıkları, markaların fonetik olarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının başvuru markası ile redde gerekçe gösterilen davacı markaları arasında bu anlamda farklılaşacak unsurların mevcut olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış marka olarak tescil edildiği ancak, davalının başvurusunun, kendisine haksız bir yarar sağlanabileceği, davacının markalarının itibarına zarar verebileceği yönünde bir ispatın olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
I-) Dava, tanınmışlık ve karıştırılma ihtimali sebebiyle YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine; davacının “LUK” ve “LUKOİL” unsurlu çok sayıda markası ile davalının “luk lubricants” başvuru markası arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, “lubricants” ibaresinin karşılığının “sınai yağlar” anlamına geldiği, bu ibarenin bazı petrol ve petrol türevi ürünler yönünden tanımlayıcı bazı ürünler yönünden ise ayırt edicilik düzeyi düşük bir ibare olduğu, “LUK” ibaresinin ise Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu sebeple de markasal ayırtedicilik düzeyinin yüksek olduğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, bir markanın birden fazla ayırtedici unsurunun bulunması halinde her bir unsurunun karıştırılma ihtimali yönünden ayrı ayrı karşılaştırılması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda taraf markaları arasında “LUK” asıl unsurunun aynı olması nedeniyle aynı veya ilişkilendirilecek türden mal/hizmet yönünden markaların karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü gerekirken mahkemece markanın görsel ve sescil olarak benzer olmadıkları gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
II-) Kabul şekline göre de; mahkemece davacı “LUK” ve “LUKOİL” markalarının petrol ve kimyasal ürünler endüstrisi sektöründe tanınmış marka olduğunun tespit edildiği ve davalının “LUK” unsurlu marka başvurusuna yine petrol endüstrisi sektöründe kullanılan ve “sınai yağlar” anlamına gelen “lubricant” ibaresini eklemiş olduğu, davalı tarafın marka başvurusu kapsamında kalan “sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” mallarının petrol ve kimyasal ürünler sektörüyle ilişkilendirilebilecek nitelikte mallar olduğu, bu nedenle mahkemece, başvuru markasının tescilinin 6769 sayılı SMK. 6/5'inci maddesi uyarınca davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp sağlamayacağı ile davacı markalarının ayırtediciliğine zarar verip vermeyeceği hususlarında denetime elverişli ek rapor veya yeni bir rapor alınması gerekirken hatalı tespit içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz taleplerinin kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782156600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz