İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2152 E. 2022/1476 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ açık hesap↗ kısmi itiraz↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1153 E sayılı takibe konu asıl alacağın 28.079,84 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 17,75'i geçmeyecek şekilde avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısmın % 40'ı üzerinden hesaplanan 11.231,93 TL icra inkar tazminatının davalı- birleşen davacıdan alınarak davacı- birleşen davalıya verilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Asıl davada davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından 14 faturaya dayalı olarak 111.764,49 TL alacağın tahsili talebiyle davalı aleyhine takip başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davalı, ödemeler yapıldığını, bu nedenle davacıya borcu bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bu rapor çerçevesinde karar verilmiştir. Hükme esas alınan bu raporda taraflar arasındaki tüm cari ilişki üzerinde değerlendirme yapılarak bakiye borcun hesabı hatalıdır.
Mahkemenin kabulünde olduğu üzere çeklerle yapılan ödemeler bulunmakta olup gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi fatura borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmamaktadır. Bu halde BK 102. maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve muaccel olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerekir. Dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmaktadır. Davalının açık hesap ilişkisinde borçlu görünmesi bu davada sonuca etkili değildir. Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3413 E. 2020/5411 K. Sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/428 E. 2023/7424 K.
Ortak:açık hesap ilişkisi · açık hesap · muacceliyet · fatura · avans faizi · e-defter
İncelediğiniz karardaDavalının «açık hesap ilişkisinde» borçlu görünmesi bu davada sonuca etkili değildir.
… ağın 28.079,84 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 17,75'i geçmeyecek şekilde «avans faiz» uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısmın % 40'ı üzerinden hesaplanan 11.231,93 TL «icra inkar tazminatının» davalı- birleşen davacıdan alınarak davacı- birleşen davalıya verilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine …
Mahkemece tarafların «defterleri» üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bu rapor çerçevesinde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalının «açık hesap ilişkisinde» borçlu görünmesi bu davada sonuca etkili değildir.
… Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerle yapılan ödemeler ilişkin gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi «fatura» borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmadığı, bu halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 102 nci maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve «muaccel» olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerektiği, dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiğinden asıl d …
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinden ithal Sibirya kömürü satın ve «teslim» ... davalının «fatura» bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin · ifa · yargılama gideri · çek · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu kararda… 00 TL'lik kısmının faturasız olduğunu, 10.300,00 TL'lik kısmının ise müvekkilinin eşi ... ... tarafından müvekkilinin talimatı ile davalı şirket çalışanı ... ...'ya «teslim» etmesi için eniştesi ... ...'e verilen nakit paraya ilişkin olduğunu, asıl davalı- birleşen davacının ödeme belgesi diye gösterdiği 120.000,00 TL'lik çekin asıl davalının talebi üzerine yıl sonu hesaplarını kapatmak için bankadan çekilip tekrar asıl davalıya iade edildiğini, keza asıl davalı şirket muhasebecisinin müvekkilini arayarak yıl sonu hesaplarını kapatmak için «çek» keşide edeceklerini, hesaptan geçiş yaptıktan sonra parayı kendilerine iade etmesini, yılbaşından sonra da alacağı olan miktar kadar çek vereceklerini söylemesi üzerine müvekkilinin iyi niyetle 120.000,00 TL'yi bankadan çekerek ... ...'ya aynı anda iade ettiklerini, bu hususta ... ...'ya «yemin tekliflerinin» bulunduğunu, dolayısıyla asıl davalı-birleşen davacının iddia ettiği 120.000,00 TL'nin gerçekte hiç ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davanın reddine ilişkin kararın onanarak kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» ilişkin karar verilmesi gerekirken birleşen davanın reddine karar verilmesi ve aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinden ithal Sibirya kömürü satın ve «teslim» ... davalının «fatura» bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın davalıdan işletmesi için kömür aldığını, ancak borçlarını «ifa» ederken sehven davalıya fazla ödeme yapıldığını, talebe rağmen fazla ödemenin iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15101 E. 2013/21544 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2152 E. , 2022/1476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2018 gün ve 2016/478 - 2018/1056 sayılı kararı onayan Daire'nin 25.11.2020 gün ve 2020/3413 - 2020/5411 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinden ithal Sibirya kömürü satın ve teslim alan davalının, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında uzun zamandır devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, 16.919,77 TL fazla ödemeleri olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı şirket vekili, müvekkili firmanın davalıdan işletmesi için kömür aldığını, ancak borçlarını ifa ederken sehven davalıya fazla ödeme yapıldığını, talebe rağmen fazla ödemenin iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmayıp, alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1153 E sayılı takibe konu asıl alacağın 28.079,84 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 17,75'i geçmeyecek şekilde avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısmın % 40'ı üzerinden hesaplanan 11.231,93 TL icra inkar tazminatının davalı- birleşen davacıdan alınarak davacı- birleşen davalıya verilmesine, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Asıl davada davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından 14 faturaya dayalı olarak 111.764,49 TL alacağın tahsili talebiyle davalı aleyhine takip başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davalı, ödemeler yapıldığını, bu nedenle davacıya borcu bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bu rapor çerçevesinde karar verilmiştir. Hükme esas alınan bu raporda taraflar arasındaki tüm cari ilişki üzerinde değerlendirme yapılarak bakiye borcun hesabı hatalıdır.
Mahkemenin kabulünde olduğu üzere çeklerle yapılan ödemeler bulunmakta olup gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi fatura borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmamaktadır. Bu halde BK 102. maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve muaccel olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerekir. Dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmaktadır. Davalının açık hesap ilişkisinde borçlu görünmesi bu davada sonuca etkili değildir. Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3413 E.
2020/5411 K. Sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3413 E. 2020/5411 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen asıl davada davalıya iadesine,
03/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782151600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz