6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/428 E. 2023/7424 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi açık hesap kısmi itiraz yemin teklifi icra inkâr tazminatı vekâlet ücreti yemin muacceliyet icra takibine itiraz ifa yargılama gideri fatura karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi çek eksik inceleme yükleten (shipper) avans faizi karar verilmesine yer olmadığına teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · TBK — TBK 102 · HMK · BK — BK 102

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinden ithal Sibirya kömürü satın ve teslim ... davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın davalıdan işletmesi için kömür aldığını, ancak borçlarını ifa ederken sehven davalıya fazla ödeme yapıldığını, talebe rağmen fazla ödemenin iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı cevap dilekçesinde;taraflar arasında ... zamandır devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, 16.919,77 TL fazla ödemeleri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde: müvekkilinin toplam alacağının 207.703,23 TL olduğunu, bu alacağın 195.103,23 TL'lik kısmının faturalı, 1.800,00 TL'lik kısmının faturasız olduğunu, 10.300,00 TL'lik kısmının ise müvekkilinin eşi ... ... tarafından müvekkilinin talimatı ile davalı şirket çalışanı ... ...'ya teslim etmesi için eniştesi ... ...'e verilen nakit paraya ilişkin olduğunu, asıl davalı- birleşen davacının ödeme belgesi diye gösterdiği 120.000,00 TL'lik çekin asıl davalının talebi üzerine yıl sonu hesaplarını kapatmak için bankadan çekilip tekrar asıl davalıya iade edildiğini, keza asıl davalı şirket muhasebecisinin müvekkilini arayarak yıl sonu hesaplarını kapatmak için çek keşide edeceklerini, hesaptan geçiş yaptıktan sonra parayı kendilerine iade etmesini, yılbaşından sonra da alacağı olan miktar kadar çek vereceklerini söylemesi üzerine müvekkilinin iyi niyetle 120.000,00 TL'yi bankadan çekerek ... ...'ya aynı anda iade ettiklerini, bu hususta ... ...'ya yemin tekliflerinin bulunduğunu, dolayısıyla asıl davalı-birleşen davacının iddia ettiği 120.000,00 TL'nin gerçekte hiç ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2018 tarih, 2016/478E. ve 2018/1056K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1153 E sayılı takibe konu asıl alacağın 28.079,84 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %17,75'i geçmeyecek şekilde avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısmın %40'ı üzerinden hesaplanan 11.231,93 TL icra inkâr tazminatının davalı- birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Onama Kararı

Dairemizin 25.11.2020 tarih, 2020/3413E. ve 2020/5411K. sayılı kararı ile“.. mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, taraf vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerektiği ..” gerekçesiyle karar onanmıştır. Asıl davada davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

C. Karar Düzeltme Kararı

Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2021/2152E. ve 2022/1476K. sayılı kararı ile ''..Davacı tarafından 14 faturaya dayalı olarak 111.764,49 TL alacağın tahsili talebiyle davalı aleyhine takip başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davalı, ödemeler yapıldığını, bu nedenle davacıya borcu bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bu rapor çerçevesinde karar verilmiştir. Hükme esas alınan bu raporda taraflar arasındaki tüm cari ilişki üzerinde değerlendirme yapılarak bakiye borcun hesabı hatalıdır.

Mahkemenin kabulünde olduğu üzere çeklerle yapılan ödemeler bulunmakta olup gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi fatura borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmamaktadır. Bu halde BK 102 nci maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve muaccel olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerekir. Dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmaktadır. Davalının açık hesap ilişkisinde borçlu görünmesi bu davada sonuca etkili değildir. Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Dairemizin 25.11.2020 tarih, 2020/3413 E. ve 2020/5411 K. Sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerektiği..'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerle yapılan ödemeler ilişkin gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi fatura borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmadığı, bu halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 102 nci maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve muaccel olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerektiği, dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiğinden asıl davanın reddine, davalı/ birleşen davacının yaptığı fazla ödeme de olmadığından birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ve birleşen davada davacı vekilince ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu almadan talepleri göz ardı edilerek eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davanın reddine ilişkin kararın onanarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken birleşen davanın reddine karar verilmesi ve aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,

3.Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2152 E. 2022/1476 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/392 E. 2022/2708 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13611 E. 2013/20814 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/428 E.  ,  2023/7424 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/588 Esas, 2022/909 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

BİRLEŞEN DAVA

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2012/389 E., 2012/384 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davada davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinden ithal Sibirya kömürü satın ve teslim ... davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın davalıdan işletmesi için kömür aldığını, ancak borçlarını ifa ederken sehven davalıya fazla ödeme yapıldığını, talebe rağmen fazla ödemenin iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı cevap dilekçesinde;taraflar arasında ... zamandır devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, 16.919,77 TL fazla ödemeleri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde: müvekkilinin toplam alacağının 207.703,23 TL olduğunu, bu alacağın 195.103,23 TL'lik kısmının faturalı, 1.800,00 TL'lik kısmının faturasız olduğunu, 10.300,00 TL'lik kısmının ise müvekkilinin eşi ... ... tarafından müvekkilinin talimatı ile davalı şirket çalışanı ... ...'ya teslim etmesi için eniştesi ... ...'e verilen nakit paraya ilişkin olduğunu, asıl davalı- birleşen davacının ödeme belgesi diye gösterdiği 120.000,00 TL'lik çekin asıl davalının talebi üzerine yıl sonu hesaplarını kapatmak için bankadan çekilip tekrar asıl davalıya iade edildiğini, keza asıl davalı şirket muhasebecisinin müvekkilini arayarak yıl sonu hesaplarını kapatmak için çek keşide edeceklerini, hesaptan geçiş yaptıktan sonra parayı kendilerine iade etmesini, yılbaşından sonra da alacağı olan miktar kadar çek vereceklerini söylemesi üzerine müvekkilinin iyi niyetle 120.000,00 TL'yi bankadan çekerek ...

...'ya aynı anda iade ettiklerini, bu hususta ... ...'ya yemin tekliflerinin bulunduğunu, dolayısıyla asıl davalı-birleşen davacının iddia ettiği 120.000,00 TL'nin gerçekte hiç ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2018 tarih, 2016/478E. ve 2018/1056K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1153 E sayılı takibe konu asıl alacağın 28.079,84 TL'lik kısmına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %17,75'i geçmeyecek şekilde avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısmın %40'ı üzerinden hesaplanan 11.231,93 TL icra inkâr tazminatının davalı- birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Onama Kararı

Dairemizin 25.11.2020 tarih, 2020/3413E. ve 2020/5411K. sayılı kararı ile“.. mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, taraf vekillerinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerektiği ..” gerekçesiyle karar onanmıştır. Asıl davada davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

C. Karar Düzeltme Kararı

Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2021/2152E. ve 2022/1476K. sayılı kararı ile ''..Davacı tarafından 14 faturaya dayalı olarak 111.764,49 TL alacağın tahsili talebiyle davalı aleyhine takip başlatılmıştır. Davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davalı, ödemeler yapıldığını, bu nedenle davacıya borcu bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bu rapor çerçevesinde karar verilmiştir. Hükme esas alınan bu raporda taraflar arasındaki tüm cari ilişki üzerinde değerlendirme yapılarak bakiye borcun hesabı hatalıdır.

Mahkemenin kabulünde olduğu üzere çeklerle yapılan ödemeler bulunmakta olup gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi fatura borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmamaktadır. Bu halde BK 102 nci maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve muaccel olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerekir. Dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmaktadır. Davalının açık hesap ilişkisinde borçlu görünmesi bu davada sonuca etkili değildir. Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Dairemizin 25.11.2020 tarih, 2020/3413 E.

ve 2020/5411 K. Sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerektiği..'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerle yapılan ödemeler ilişkin gerek davacının gerek davalının bu çeklerin hangi fatura borcu için verildiğine ilişkin beyanları bulunmadığı, bu halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 102 nci maddesi uyarınca davalının yaptığı ödemelerin daha önceki tarihli faturalardan kaynaklanan ve muaccel olmuş borçlar için yapıldığının kabulü gerektiği, dava ve takibe konu faturalardan kaynaklanan alacağın davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiğinden asıl davanın reddine, davalı/ birleşen davacının yaptığı fazla ödeme de olmadığından birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ve birleşen davada davacı vekilince ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu almadan talepleri göz ardı edilerek eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davanın reddine ilişkin kararın onanarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken birleşen davanın reddine karar verilmesi ve aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,

3.Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990138800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.