İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1360 E. 2022/3379 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
komisyon bedeli↗ ödeme planı↗ ticari faiz↗ hakkaniyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan komisyon bedeli alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje ödeme planı başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların tacir olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, hakkaniyete uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri gereğince sözleşme taraflarının kararlaştırılacak miktarları ve oranlarının asgari ve azami hadlerinin açıkça belirlenmesi gerektiği; ancak iş bu davaya konu sözleşmede bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edilen geri ödeme planındaki bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. 2 maddesine uygun olmadığı, ayrıca davacının dilekçesinde hüküm altına alınacak miktara ödeme tarihinden itibaren ticari faiz talebinde bulunduğu, faiz türleri ve bunların oranlarının nasıl belirleneceğinin yasada düzenlendiği, ticari faiz adı altında düzenlenmiş bir faiz türü bulunmadığı, bu hale göre davacı tarafın ticari faiz olarak dava dilekçesine yansıyan talebinin yasal faiz olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesi davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmadığından davalının dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilerek davanın kabulü ile 4.809,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların tacir olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, hakkaniyete uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje komisyonlarının ve diğer masrafların miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da dahil edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre davacının komisyon ve masrafları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve miktarının da ödeme planında açıkça belirlendiği ve tarafları bağlayıcı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2386 E. 2020/677 K.
Ortak:ödeme planı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · yasal faiz · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 25.02.2008 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5344 E. 2020/3124 K.
Ortak:ödeme planı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli «taksitli ticari kredinin» kullandırılması sırasında proje «komisyon» ücretinin alındığı, sözleşmede «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların «mutabakata» vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taksitli ticari kredi · ticari kredi · mutabakat · avans faizi
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli «taksitli ticari kredinin» kullandırılması sırasında proje «komisyon» ücretinin alındığı, sözleşmede «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların «mutabakata» vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1379 E. 2018/7074 K.
Ortak:ödeme planı · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının «ödeme planı» gereğince %2 oranında «komisyon» talep edebileceği, davalının tahsil ettiği miktarın makul olduğu belirtilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ticari dava niteliği
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Dava, kredi kullanımı nedeniyle proje operasyon «masrafı» ve kurumsal «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1360 E. , 2022/3379 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2020 tarih ve 2020/838 E. - 2020/240 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan krediler kullandığını ve krediden kaynaklı olarak davalı banka tarafından müvekkilinden toplamda 4.809,00 TL masraf ve komisyon tahsilatı adı altında kesinti yapıldığını, yapılan kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 4.809,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmış olduğu kredinin ticari kredi olduğunu, davalı bankanın katılım bankası olarak faaliyet gösterdiğini, diğer bankalardan farklı olarak operasyonel süreçleri olduğunu, kredi müşterisinin kredi konusu emtiayı seçip satıcısı ile fiyat ve teslim şartları konusunda mutabakat sağlandıktan sonra kredi için kendilerine müracaat edildiğini, gerekli prosedürler tamamlandıktan sonra kredi tutarının doğrudan satıcıya ödendiğini, bu işlemler için büyük yatırımlar yapıldığını, müşteriyle mutabık kalınarak talep edilen dosya masrafının operasyonel işlemler kapsamında başvurunun en başından borcun kapanmasına kadarki süreçte operasyonel yatırımlara istinaden talep edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan komisyon bedeli alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje ödeme planı başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların tacir olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20.
maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, hakkaniyete uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri gereğince sözleşme taraflarının kararlaştırılacak miktarları ve oranlarının asgari ve azami hadlerinin açıkça belirlenmesi gerektiği; ancak iş bu davaya konu sözleşmede bu hususların açıkça belirlenmediği, matbu olarak tanzim edilen geri ödeme planındaki bu durumun kredi kullanan aleyhine ve MK. 2 maddesine uygun olmadığı, ayrıca davacının dilekçesinde hüküm altına alınacak miktara ödeme tarihinden itibaren ticari faiz talebinde bulunduğu, faiz türleri ve bunların oranlarının nasıl belirleneceğinin yasada düzenlendiği, ticari faiz adı altında düzenlenmiş bir faiz türü bulunmadığı, bu hale göre davacı tarafın ticari faiz olarak dava dilekçesine yansıyan talebinin yasal faiz olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesi davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmadığından davalının dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilerek davanın kabulü ile 4.809,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların tacir olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, hakkaniyete uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje komisyonlarının ve diğer masrafların miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da dahil edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre davacının komisyon ve masrafları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve miktarının da ödeme planında açıkça belirlendiği ve tarafları bağlayıcı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/771025800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz