İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5344 E. 2020/3124 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taksitli ticari kredi↗ ödeme planı↗ ticari kredi↗ mutabakat↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli taksitli ticari kredinin kullandırılması sırasında proje komisyon ücretinin alındığı, sözleşmede masraf alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların mutabakata vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje komisyonlarının ve diğer masrafların miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da dahil edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre davacının komisyon ve masrafları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve miktarının da ödeme planında açıkça belirlendiği ve tarafları bağlayıcı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kredinin kullandırıldığı tarihten 8 yıl sonra açılan işbu davada yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2386 E. 2020/677 K.
Ortak:taksitli ticari kredi · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli «taksitli ticari kredinin» kullandırılması sırasında proje «komisyon» ücretinin alındığı, sözleşmede «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların «mutabakata» vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 25.02.2008 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ve diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Ayrıca, «kredi sözleşmesinin» 10.7'nci maddesinde de "işbu sözleşme uyarınca müşteriye ait olduğu/olacağı hüküm altına alınmış olsun veya olmasın her türlü ... «komisyonlar», ... «masraflar»....ın müşteriye ait olacağı" hususu kararlaştırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan «tüketici kredisi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» «masrafı» altında bedel tahsil edildiği ve söz konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, diğer bankalarca da 'proje komisyon masrafı' adı altında herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 23.809,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1360 E. 2022/3379 K.
Ortak:ödeme planı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · dahili dava · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
… ddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli «taksitli ticari kredinin» kullandırılması sırasında proje «komisyon» ücretinin alındığı, sözleşmede «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların «mutabakata» vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Kredi Geri Proje Ödeme Planı”nda, proje «komisyonlarının» ve diğer «masrafların» miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da «dahil» edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · ticari faiz · hakkaniyet · tacir · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar davalı taraf sözleşmenin 4.1 maddesinde davacıdan «komisyon bedeli» alınacağına işaret edildiğini iddia etmiş ise de; davalı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» 4.1 maddesinin bulunmadığı, sözleşmenin içeriğinde de komisyon alınacağına ve miktarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yine taraflar arasında her bir kredi için yapılan müstakil sözleşmelerde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, proje «ödeme planı» başlıklı evrakta proje komisyon oranı olarak bir rakam bulunduğunun görüldüğü, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu, ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı, Borçlar Kanunu 21-25 ve 26. maddeleri …
2 maddesine uygun olmadığı, ayrıca davacının dilekçesinde hüküm altına alınacak miktara ödeme tarihinden itibaren «ticari faiz» talebinde bulunduğu, faiz türleri ve bunların oranlarının nasıl belirleneceğinin yasada düzenlendiği, ticari faiz adı altında düzenlenmiş bir faiz türü bulunmadığı, bu hale göre davacı tarafın ticari faiz olarak dava dilekçesine yansıyan talebinin «yasal faiz» olarak değerlendirildiği, dava tarihi öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair bir evrak sunulmadığından davalının dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilerek davanın kabulü ile 4.809,00 TL'nın dava tarihinden …
Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca 07.07.2011 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin sözleşmeye dayanan bir temeli bulunmadığı, bankaların «tacir» olması nedeniyle yaptığı hizmete karşılık 6102 sayılı TTK 20. maddesi kapsamında bir ücret isteyebilecekleri düzenlemesi bulunduğu ancak bunun belgeli, zorunlu, «hakkaniyete» uygun ve makul olması gerektiği, bu durumda davacıdan tahsil edilen komisyon ücretlerinin zorunlu, belgeli ve makul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5344 E. , 2020/3124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19/07/2019 tarih ve 2017/27-2019/480 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadan iki adet kredi kullandığını, bu krediler nedeniyle kendisinden proje komisyonu adı altında 7.142,86 TL ve 33.333,33 TL olmak üzere toplam 40.476,19 kesinti yapıldığını, söz konusu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek 7.142,86 TL'nin 24/02/2006 tarihinden itibaren, 33.333,33 TL'nin 05/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 05/05/2006 tarihinde 700.000,00 TL'lik 48 ay vadeli taksitli ticari kredinin kullandırılması sırasında proje komisyon ücretinin alındığı, sözleşmede masraf alınacağına dair hüküm bulunmadığından komisyon oranının taraflar arasında belirlenmediği, ancak ödeme tablosunda masraf alınması konusunda tarafların mutabakata vardıkları, sektörde önde gelen 4 büyük bankanın 2006 yılı için uygulamaları nazara alınarak banka tarafından azami %1 oran üzerinden komisyon masrafı talep edebileceği dolayısı ile emsal oran aşınarak davalı banka tarafından komisyon ücreti alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 27.650,00 TL'nin 30/12/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca 05.05.2006 tarihinde kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu bedelin tahsil edilmesi hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmadığı ancak diğer bankalarca da proje komisyon tahsilatı adı altında bir tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin eki mahiyetinde bulunan ve taraflarca sözleşme ile birlikte imzalanan “Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı”nda; proje komisyonlarının ve diğer masrafların miktarı net olarak gösterilmiş olup, kullandırılan krediye, talep konusu meblağ da dahil edilmek suretiyle taksitlendirme yapılmış ve davacı da bu taksitlendirme planını imzalamıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre davacının komisyon ve masrafları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve miktarının da ödeme planında açıkça belirlendiği ve tarafları bağlayıcı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kredinin kullandırıldığı tarihten 8 yıl sonra açılan işbu davada yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606735100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz