Resmi belgede sahtecilik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7543 E. 2022/1621 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belgede sahtecilik↗ tahrifat↗ sahtecilik↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ bono↗ geçersizlik↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; tahrif edilen senedin yasal zorunlu unsurlarından olan bedel unsuru ve senet 6102 sayılı TTK’nın 671/1-b ve 672/1.m. gereğince hukuken geçersiz olup geçerli şekilde davacı aleyhine borç doğurmasının mümkün olmayacağı, dava konusu bononun davacı tarafından davalıya 10.000,00 TL olarak keşide edilerek verilmesinden sonra dosyanın davalısı ile diğer sanıklar tarafından resmi belgede sahtecilik suretiyle senedin miktarının tahrif edilerek 110.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü gerekçesiyle haklılığı kanıtlanan davanın kabulü ile dava konusu takibe dayanak senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sahtecilik eylemi sonucunda oluşturulan senedi resmi belgede sahtecilik eylemini gerçekleştirerek senede dayalı icra takibi başlattığı anlaşılan davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu sabit olmakla; İİK 72/5.m. gereğince davalı alehine % 20 oranında 22.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, başlangıçta 10.000.- TL bedel yazılarak düzenlenip kendisine imzalattırılan bononun daha sonra miktar kısmının başına 1 rakamı ilave edilmek suretiyle bedelinin 110.000.- (yüzbin) TL'ye çıkarıldığını, bononun 100.000 TL'lik kısmının tahrifat nedeniyle ve 10.000.- TL'lik kısmının da bedelsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ceza dosyası kapsamından bedel kısmına 10.000.- TL yazılarak düzenlenen bononun daha sonra bedelinde tahrifat yapılarak 110.000,00 TL’ye çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle öncelikle bono 100.000.- TL kısım bakımından tespit olunan tahrifat nedeniyle geçersizdir. Ancak ilk düzenlenme miktarı olan 10.000.- TL'lik kısım yönünden ise; bu kısmın neden bedelsiz olduğunun gerekçesi belirtilmeksizin 10.000.- TL yönünden de bononun iptaline karar verilmesi doğru olmamış anılan nedenle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/977 E. 2023/7373 K.
Ortak:resmi belgede sahtecilik · tahrifat · sahtecilik · bedelsizlik · bono · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «tahrif» edilen senedin yasal zorunlu unsurlarından olan bedel unsuru ve senet 6102 sayılı TTK’nın 671/1-b ve 672/1.m. gereğince hukuken «geçersiz» olup geçerli şekilde davacı aleyhine borç doğurmasının mümkün olmayacağı, dava konusu «bononun» davacı tarafından davalıya 10.000,00 TL olarak keşide edilerek verilmesinden sonra dosyanın davalısı ile diğer sanıklar tarafından «resmi belgede sahtecilik» suretiyle senedin miktarının tahrif edilerek 110.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü gerekçesiyle haklılığı kanıtlanan davanın kabulü ile dava konusu takibe dayanak senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sahtecilik eylemi sonucunda oluşturulan senedi resmi belgede sahtecilik eylemini gerçekleştirerek senede dayalı icra takibi başlattığı anlaşılan davalının takibinde haksız ve «kötüniyetli» olduğu sabit olmakla; İİK 72/5.m. gereğince davalı alehine % 20 oranında 22.000,00 TL «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacı, başlangıçta 10.000.- TL bedel yazılarak düzenlenip kendisine imzalattırılan «bononun» daha sonra miktar kısmının başına 1 rakamı ilave edilmek suretiyle bedelinin 110.000.- (yüzbin) TL'ye çıkarıldığını, bononun 100.000 TL'lik kısmının «tahrifat» nedeniyle ve 10.000.- TL'lik kısmının da «bedelsizlik» nedeniyle «geçersiz» olduğunu ileri sürerek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Bu nedenle öncelikle «bono» 100.000.- TL kısım bakımından tespit olunan «tahrifat» nedeniyle «geçersizdir».
Benzer bu karardaMahkemece 19.12.2019 tarih, 2015/192 E. ve 2019/946 K. sayılı kararı ile «tahrif» edilen senedin yasal zorunlu unsurlarından olan bedel unsuru «geçersiz» olup geçerli şekilde davacı aleyhine borç doğurmasının mümkün olmayacağı, dava konusu «bononun» davacı tarafından davalıya 10.000,00 TL olarak keşide edilerek verilmesinden sonra dosyanın davalısı ile diğer sanıklar tarafından «resmi belgede sahtecilik» suretiyle senedin miktarının tahrif edilerek 110.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 08.03.2022 tarih, 2020/7543 E. ve 2022/1621 K. sayılı kararıyla ceza dosyası kapsamından bedel kısmına 10.000,00 TL yazılarak düzenlenen «bononun» daha sonra bedelinde «tahrifat» yapılarak 110.000,00 TL’ye çıkarıldığının anlaşıldığı, bononun 100.000,00 TL'lik kısmının tespit olunan tahrifat nedeniyle «geçersiz» olduğu, ancak ilk düzenlenme miktarı olan 10.000,00 TL'lik kısım yönünden neden «bedelsiz» olduğunun gerekçesi belirtilmeksizin 10.000,00 TL yönünden de bononun iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
İcra Müdürlüğü'nün 2006/12781 E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak «bono» nedeni 100.000,00 TL kısım bakımından tespit olunan «tahrifat» nedeniyle «geçersiz» olduğu, 10.000,00TL’lik kısım yönünden ise davacının iddasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dava konusu Ankara 18.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin delili · yemin · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın 10.000,00 TL’lik kısım yönünden «bedelsizlik» iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu ancak davacının bu iddiasına ilişkin delil sunamadığı, «yemin delili» hatırlatılmasına rağmen davacı vekili tarafından «yemin deliline dayanmayacaklarını» beyan ettikleri, Ankara 18.
İcra Müdürlüğünün 2006/12781 E. sayılı takip dosyasında takibe dayanak «bono» nedeni ile davacının davalıya 100.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin kabulü ile %40 oranında 40.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «bono» altındaki imzanın davacıya ait olduğunu, müvekkili aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3782 E. 2021/2870 K.
Ortak:tahrifat · sahtecilik · kötüniyet tazminatı · bedelsizlik · kötüniyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «tahrif» edilen senedin yasal zorunlu unsurlarından olan bedel unsuru ve senet 6102 sayılı TTK’nın 671/1-b ve 672/1.m. gereğince hukuken «geçersiz» olup geçerli şekilde davacı aleyhine borç doğurmasının mümkün olmayacağı, dava konusu «bononun» davacı tarafından davalıya 10.000,00 TL olarak keşide edilerek verilmesinden sonra dosyanın davalısı ile diğer sanıklar tarafından «resmi belgede sahtecilik» suretiyle senedin miktarının tahrif edilerek 110.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü gerekçesiyle haklılığı kanıtlanan davanın kabulü ile dava konusu takibe dayanak senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sahtecilik eylemi sonucunda oluşturulan senedi resmi belgede sahtecilik eylemini gerçekleştirerek senede dayalı icra takibi başlattığı anlaşılan davalının takibinde haksız ve «kötüniyetli» olduğu sabit olmakla; İİK 72/5.m. gereğince davalı alehine % 20 oranında 22.000,00 TL «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacı, başlangıçta 10.000.- TL bedel yazılarak düzenlenip kendisine imzalattırılan «bononun» daha sonra miktar kısmının başına 1 rakamı ilave edilmek suretiyle bedelinin 110.000.- (yüzbin) TL'ye çıkarıldığını, bononun 100.000 TL'lik kısmının «tahrifat» nedeniyle ve 10.000.- TL'lik kısmının da «bedelsizlik» nedeniyle «geçersiz» olduğunu ileri sürerek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
2-Davacı vekilinin «kötüniyet tazminatına» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibine konu edilen bir adet senet ve bir adet «çek» nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiği, delil olarak tarafların imzasını «taşıyan» yazılı bir belge sunduğu, dava konusu «kıymetli evrakın» davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasına dayanak olarak sunduğu belgedeki, "...'a verilmek üzere" ibaresinin belge metnine sonradan ilave edildiğinin Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, dava konusu senetlerdeki «bedelsizlik» iddiasının «yazılı delille ispatı» gerektiği, davacının delil olarak sunduğu belge ile iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Belge üzerinde yapılan «sahtecilik» incelemesi neticesinde, “Mal sahibi ...’a verilmek üzere” kısmının sonradan ilave edildiği anlaşılmış ise de «tahrifat» öncesi duruma gidildiğinde senetlerin yine «kira ilişkisine» mahsuben verildiği görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · yazılı delille ispat · kıymetli evrak · çek · taşıyan · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibine konu edilen bir adet senet ve bir adet «çek» nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiği, delil olarak tarafların imzasını «taşıyan» yazılı bir belge sunduğu, dava konusu «kıymetli evrakın» davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasına dayanak olarak sunduğu belgedeki, "...'a verilmek üzere" ibaresinin belge metnine sonradan ilave edildiğinin Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, dava konusu senetlerdeki «bedelsizlik» iddiasının «yazılı delille ispatı» gerektiği, davacının delil olarak sunduğu belge ile iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından davalıya verilen senetlerin anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafından kullanıldığı ve takibe konulduğu iddiasına dayalı «menfi tespit» davasıdır.
Belge üzerinde yapılan «sahtecilik» incelemesi neticesinde, “Mal sahibi ...’a verilmek üzere” kısmının sonradan ilave edildiği anlaşılmış ise de «tahrifat» öncesi duruma gidildiğinde senetlerin yine «kira ilişkisine» mahsuben verildiği görülmektedir.
Davacı ile davalı arasında geçerli bir «kira ilişkisi» olduğuna dair usulüne uygun delillerle ispatlanmış bir sözleşme bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7543 E. , 2022/1621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2015/192 E. - 2019/946 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ankara Gölbaşı’ndaki giyim mağazasına devren satılık tabelası astığını, 28/10/2006 tarihinde dava dışı ... ve ... ile dükkanın devri konusunda anlaştıklarını, tarafların devren satış işlemi için aynı tarihte aralarında protokol düzenlediklerini, protokol gereğince dükkanın 100.000,00 TL bedel ile satışının kararlaştırıldığını, sözkonusu miktarın 10.000,00 TL’sinin müvekkiline peşin olarak ödenmesinin ve bakiye satış bedeli yönünden ise; 15/11/2006 vade tarihli ve 10.000,00 TL bedelli ve 10/12/2006 vade tarihli, 80.000,00 TL bedelli bonoların tanzim edilerek müvekkiline verilmesinin protokolde öngörüldüğünü, müvekkilinin dükkanını 29/10/2006 tarihinde dava dışı anılan alıcılara devrederek dükkan ile ilişiğini fiilen kestiğini, söz konusu bonolardan 10.000,00 TL bedelli bononun 5.000,00 TL’sinin müvekkiline, kalan miktarının ise;
dükkanın kira borcu nedeni ile dükkanın malikine ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak alıcılar tarafından malike 3.000,00 TL ödeme yapıldığını ve kalan 2.000,00 TL’lik kısmı ise daha sonra ödeyeceklerinin bildirildiğini, daha sonra alıcıların müvekkilinden ödeme nedeni ile bono talep ettiklerini, bankadaki bonoların geri alındığında iade edileceğini belirtmesi üzerine 10.000,00 TL bedelli bono tanzim ederek verdiğini, ancak davalının müvekkilinin isim ve adresini içeren bono üzerinde oynama yapmak ve sahtecilik sureti ile senedi 110.00,00 TL bedelli senede dönüştürdüğü ve haksız yere takip başlattığını ileri sürerek takip dosyasında takibe dayanak senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; tahrif edilen senedin yasal zorunlu unsurlarından olan bedel unsuru ve senet 6102 sayılı TTK’nın 671/1-b ve 672/1.m. gereğince hukuken geçersiz olup geçerli şekilde davacı aleyhine borç doğurmasının mümkün olmayacağı, dava konusu bononun davacı tarafından davalıya 10.000,00 TL olarak keşide edilerek verilmesinden sonra dosyanın davalısı ile diğer sanıklar tarafından resmi belgede sahtecilik suretiyle senedin miktarının tahrif edilerek 110.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü gerekçesiyle haklılığı kanıtlanan davanın kabulü ile dava konusu takibe dayanak senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, sahtecilik eylemi sonucunda oluşturulan senedi resmi belgede sahtecilik eylemini gerçekleştirerek senede dayalı icra takibi başlattığı anlaşılan davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu sabit olmakla;
İİK 72/5.m. gereğince davalı alehine % 20 oranında 22.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, başlangıçta 10.000.- TL bedel yazılarak düzenlenip kendisine imzalattırılan bononun daha sonra miktar kısmının başına 1 rakamı ilave edilmek suretiyle bedelinin 110.000.- (yüzbin) TL'ye çıkarıldığını, bononun 100.000 TL'lik kısmının tahrifat nedeniyle ve 10.000.- TL'lik kısmının da bedelsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ceza dosyası kapsamından bedel kısmına 10.000.- TL yazılarak düzenlenen bononun daha sonra bedelinde tahrifat yapılarak 110.000,00 TL’ye çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle öncelikle bono 100.000.- TL kısım bakımından tespit olunan tahrifat nedeniyle geçersizdir.
Ancak ilk düzenlenme miktarı olan 10.000.- TL'lik kısım yönünden ise; bu kısmın neden bedelsiz olduğunun gerekçesi belirtilmeksizin 10.000.- TL yönünden de bononun iptaline karar verilmesi doğru olmamış anılan nedenle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA ve (2) numaralı bentte açılanan nedenlerle davalı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/769228200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz