Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3782 E. 2021/2870 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli tıp kurumu raporu↗ kira ilişkisi↗ yazılı delille ispat↗ tahrifat↗ kıymetli evrak↗ sahtecilik↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ çek↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibine konu edilen bir adet senet ve bir adet çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiği, delil olarak tarafların imzasını taşıyan yazılı bir belge sunduğu, dava konusu kıymetli evrakın davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasına dayanak olarak sunduğu belgedeki, "...'a verilmek üzere" ibaresinin belge metnine sonradan ilave edildiğinin Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, dava konusu senetlerdeki bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatı gerektiği, davacının delil olarak sunduğu belge ile iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından davalıya verilen senetlerin anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafından kullanıldığı ve takibe konulduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Dava konusu kambiyo senetlerinin taraflar arasındaki 23.05.2012 tarihli belgeye istinaden verildiği anlaşılmaktadır. Belge üzerinde yapılan sahtecilik incelemesi neticesinde, “Mal sahibi ...’a verilmek üzere” kısmının sonradan ilave edildiği anlaşılmış ise de tahrifat öncesi duruma gidildiğinde senetlerin yine kira ilişkisine mahsuben verildiği görülmektedir. Davacı ile davalı arasında geçerli bir kira ilişkisi olduğuna dair usulüne uygun delillerle ispatlanmış bir sözleşme bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16640 E. 2015/4584 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen karar «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gerekçe ilave edilerek onanmıştır.
Bu kez davalı banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «borcu üstlenen» ... vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3782 E. , 2021/2870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.07.2019 tarih ve 2017/13- 2019/420 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970.-TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı otel sahibi ...’a verilmek üzere davalıya belge tanzim etmek suretiyle verdiği senetlerden birini davalının kendi nam ve hesabına kullandığını, diğerini de icra takibine koyduğunu belirterek, bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çekin iadesine, Kocaeli 2012/12409 sayılı dosyasına ödenen 6.697,36 TL’nin yasal faizi ile geri alınmasına ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, davalının, davacının ortağının hisselerini devraldığını, dava konusu kıymetli evrakın, kira bedeli adı altında iki sezon işletme geliri hakkına karşılık davalıya verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibine konu edilen bir adet senet ve bir adet çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiği, delil olarak tarafların imzasını taşıyan yazılı bir belge sunduğu, dava konusu kıymetli evrakın davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasına dayanak olarak sunduğu belgedeki, "...'a verilmek üzere" ibaresinin belge metnine sonradan ilave edildiğinin Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, dava konusu senetlerdeki bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatı gerektiği, davacının delil olarak sunduğu belge ile iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından davalıya verilen senetlerin anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafından kullanıldığı ve takibe konulduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Dava konusu kambiyo senetlerinin taraflar arasındaki 23.05.2012 tarihli belgeye istinaden verildiği anlaşılmaktadır. Belge üzerinde yapılan sahtecilik incelemesi neticesinde, “Mal sahibi ...’a verilmek üzere” kısmının sonradan ilave edildiği anlaşılmış ise de tahrifat öncesi duruma gidildiğinde senetlerin yine kira ilişkisine mahsuben verildiği görülmektedir. Davacı ile davalı arasında geçerli bir kira ilişkisi olduğuna dair usulüne uygun delillerle ispatlanmış bir sözleşme bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665625200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz