Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının geçerliliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1141 E. 2024/1984 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Taşıma konişmentosunun arka sayfasında yer alan ve yabancı mahkemeyi yetkili kılan kloz, münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu olmadığı sürece MÖHUK 47/1 ve HMK 17-18/2 hükümleri gereğince geçerlidir ve genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırır; sigortalıyı bağlayan bu yetki şartı, halefiyet yoluyla rücu davası açan sigorta şirketini de bağlar. Ticari hayatta yaygın kullanılan taşıma şart ve koşullarının, taşıyıcı tarafça öğrenilmesine imkân sağlanmadığı ileri sürülemeyeceğinden, bu koşullar haksız şart olarak nitelendirilemez. Davanın acenteye izafeten değil doğrudan yabancı şirkete karşı açıldığı ve acentenin taşıma akdini yaptığına veya buna aracılık ettiğine dair delil bulunmadığı hallerde TTK 105/2 hükmü uygulanmaz.
Ele alınan sorunlar
Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının (milletlerarası yetki itirazının) geçerliliği → ret
İddia: Davacı vekili, konişmentoda her iki tarafın imzası bulunmadığından yetki şartının geçersiz olduğunu, yetki klozunun TBK 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem koşulu niteliğinde olup bu nedenle geçersiz bulunduğunu, acentenin özel yetkisi olmadan yetki anlaşması yapamayacağını ve davalının TMK 2'ye aykırı davrandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1); navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır (TTK 1237/2). MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı, halefiyet sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK 40. maddesi uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir; yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir. HMK 18/2 kapsamında ve MÖHUK 47/1'e göre yetkili mahkeme geçerli şekilde belirlenmiştir; HMK 17 gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırır, bu nedenle yetki sözleşmesiyle kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede (somut olayda Türk mahkemelerinde) dava açılamaz. Konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıma şart ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ihracat işiyle uğraşan sigortalının taşıyanın taşıma şart ve koşullarını incelemiş olması gerekir; taşıyıcı tarafından bu şart ve koşulların içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşıma bu şart ve koşullar altında yaptırıldığından, sözleşmenin haksız şart içerdiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Acente aracılığıyla açılan dava iddiasına ve TTK 105/2 uygulanabilirliğine ilişkin itiraz → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirketin vergi numarası sorgulamasında adresinin Ümraniye/İstanbul olarak göründüğünü, bu nedenle davalının kendini Türk mahkemelerinde daha iyi savunabileceğini ve milletlerarası yetki itirazında bulunmasının TMK 2'ye aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava Ümraniye adresi bildirilerek açılmış olmakla birlikte, davanın doğrudan yabancı şirkete karşı açıldığı, acenteye izafeten açılmadığı anlaşılmaktadır. Sunulan vekaletnameden davalının yabancı uyruklu şirket olduğu görülmekte olup İstanbul'da yerleşik acentenin taşıma akdini yaptığını veya yapılmasına aracılık ettiğini kabule yeter delil sunulmamıştır. Bu nedenle somut olayda TTK 105/2 hükmünün uygulama yeri bulunmadığından davalı vekilinin süresinde ileri sürdüğü milletlerarası yetki itirazı haklı bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının geçerliliği, bu şartın halefiyet yoluyla sigorta şirketini bağlaması ve acente aracılığıyla açılmayan davada TTK 105/2'nin uygulanmayacağı hususlarında BAM'ın kendi muhakemesiyle vardığı sonuçlar, benzer gemi ve yük alacaklılığı davalarında yol gösterici niteliktedir; bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu olmadığı hallerde, taraflarca konişmentoda kararlaştırılan yabancı mahkeme yetki şartı geçerlidir ve MÖHUK 47/1 ile HMK 17-18/2 hükümleri gereğince genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırarak yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaz. Sigortalıyı bağlayan bu yetki şartı, halefiyet sıfatıyla rücu davası açan sigorta şirketini de bağlar.
- Dava şartı
- milletlerarası yetki
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki↗ konişmento↗ yetki şartı↗ MÖHUK 47↗ halefiyet↗ acente↗ TTK 105/2↗ haksız şart/genel işlem koşulu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1141
KARAR NO 2024/1984
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/02/2022
NUMARASI 2021/321 Esas 2022/43 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024
Milletlerarası yetkisizliğe ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ...Ltd. Şti.'ye ait makarna emtiasının ... numaralı konişmento tahtında ... gemisi ile Türkiye'den Kamerun'a taşındığını, 2 adet konteyner içindeki emtianın ıslanarak hasarlandığını, davalının fiili taşıyan olduğunu, hasara ilişkin olarak alıcı tarafından iade faturası düzenlendiğini, müvekkili tarafından sigortalının zararının tazmin edildiğini, zarardan davalının sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen bedelin rücusu için İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;taşımanın müvekkili ... numaralı konişmento tahtında yapıldığını, taşıma kapsamında çıkacak uyuşmazlıklar halinde Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, bu nedenle milletlerarası yetki itirazları bulunduğunu, sigortalının mal bedelini tam olarak tahsil ettiğini, iddia edilen ıslaklığın nev'ine göre yağmur suyundan ileri gelen hasarların sigorta kuvertürü dışında olduğunu, iddia edilen hasarın da ne zaman ve ne şekilde meydana geldiğinin açık ve belli olmadığını, süresinde yapılmış yasal ihbar olmadığını, buna göre yükün konişmentoda yazıldığı şekilde taşındığının kabul edildiğini,mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespit bulunmadığını beyanla öncelikle milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine;
sigortalının mal bedelini tahsil etmesi sebebiyle davacının aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine ve sonuç olarak davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; sigortalının ihraç ettiği makarna emtiasının davacı nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, taşımanın ... Limanından ... Limanına taşımasının daval...'a ait ... numaralı konişmento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ...Line AS tarafından imzalandığı, ... AS'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı; konişmentonun 26. maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve yetkili mahkemenin ise Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yeni tarihli kararlarına göre davalının taraf olduğu dosyada bulunan konişmentodaki yetki şartının geçersiz olduğu ve uyuşmazlığınçözümünde Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verildiği, davalının vergi numarasından yapılan sorgulamada adresinin Ümraniye/İstanbul olduğu dolayısıyla kendini Türk mahkemelerinde daha iyi savunma imkanına sahip olan davalının milletlerarası yetki itirazında bulunmasının TMK nın 2 maddesine aykırılık teşkil ettiğini,yetki klozunun bulunduğu konişmentoda her iki tarafın imzası bulunmadığından yetki şartının geçersiz olduğunu, Konişmentoda bulunan yetki klozunun TBK'nın 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem koşulu hüviyetini haiz olduğu bu nedenle de söz konusu şartın geçersiz bulunduğunu,acentenin tahkim/yetki anlaşması yapabilmesi için özel yetkisinin bulunması gerektiği aksi halde şartın geçersiz olacağını,belirterek kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taşımanın ... Limanı'ndan ...Limanına taşımasının davalı...'a ait... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ... AS tarafından imzalandığı Konişmentonun arka sayfasında yer alan 26. maddesinde, "İş bu konişmento İngiliz yasalarına tabidir. Ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından, herhangi bir başka ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak üzere karara bağlanacaktır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). 1237/2 madde hükmünde ise taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin, navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte ayrıca navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır.MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir.Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40.
maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır.Konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ihracat işiyle uğraşan sigortalının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" incelemiş olması gerekir.
Taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar ile yapılan taşıma da sözleşmenin haksız şart içerdiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davacı vekili, davalı şirketin adresinin Ümraniye/İstanbul olduğu ileri sürülmüş ise davanın Ümraniye adresi bildirilerek açıldığı anlaşılmakta ise de davalının doğrudan yabancı şirkete karşı açıldığı acenteye izafeten açılmadığı, sunulan vekaletnameden de ... nın yabancı uyruklu şirket olduğu, İstanbul'da yerleşik acentenin taşıma akdini yaptığı veya yapılmasına aracılık ettiğini kabule yeter delil sunulmadığından, somut olayda TTK 105/2 hükmünün uygulama yeri olmadığından davalı vekilinin süresinde verdiği cevap dilekçesinde ileri sürdüğü milletlerarası yetki itirazı haklı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75876 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi