Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/30 E. 2022/1684 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anayasa mahkemesi iptal kararı↗ re'sen gözetilme↗ müktesep hak↗ münhasırlık↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu EUROCELL markasının 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmayan emtialar bakımından iptaline karar verildiği, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği somut olayda davalı tarafından temyiz konusu yapılan 35. sınıf yönünden karar tarihinden sonra 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiğinden davacının 35. sınıf yönünden talebinin reddine, önceki hükmün diğer kısımları Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği için hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalının 2004/15261 tescil numaralı markası bakımından 9. 35. ve 37. sınıflardaki mal ve hizmetlerin kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1-Mahkemece, davalıya ait 2004/15261 tescil numaralı markanın 9. ve 37. sınıflar bakımından hükümsüzlüğü istemiyle ilgili olarak daha önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli müktesep hak teşkil edecek niteliktedir. Dairemizin mezkur ilamı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra ve bu karar esas alınarak verilmiş bir karar niteliğinde olduğundan usuli müktesep hakkın istisnası bir durum söz konusu değildir. Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan müktesep hak gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle Dairemizce bozmaya konu edilen 35. sınıf açısından hükümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yargılama giderlerinin münhasıran 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp re’sen de gözetilmesi gereken bu yöne ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın nedenle de bozulması gerekmiştir.
3-Davada davalı safında hükümsüzlüğü talep edilen marka sahibi sıfatıyla sadece bir gerçek kişinin varlığına rağmen karar başlığında aynı isimde iki ayrı kişinin isminin zikredilmesi, buna bağlı olarak yargılama giderlerinin dağılımında müteselsil tahsil hükmü kurulması da doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin markanın 9. sınıf bakımından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/30 E. 2022/1684 K.
Ortak:müktesep hak · münhasırlık · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/30 E. 2022/1684 K.
Ortak:müktesep hak · münhasırlık · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11060 E. 2018/2999 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5184 E. 2024/2204 K.
Ortak:müktesep hak · münhasırlık · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… t markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, önceki bozma ilamı kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bozmaya konu edilen 35. sınıf açısından hükümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Daire yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… e bozma ilamı doğrultusunda davalı adına tescilli 2004/15261 tescil numaralı "Eurocell" markasının 37. sınıfta belirtilen mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini», 9.sınıfta belirtilen mal ve hizmetler yönünden davanın reddi, 35. sınıfta belirtilen mal ve hizmetler yönünden davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2004/15261 tescil numaralı "Eurocell " markasının 37. sınıfta …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · fatura · terkin
Benzer bu kararda… e bozma ilamı doğrultusunda davalı adına tescilli 2004/15261 tescil numaralı "Eurocell" markasının 37. sınıfta belirtilen mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini», 9.sınıfta belirtilen mal ve hizmetler yönünden davanın reddi, 35. sınıfta belirtilen mal ve hizmetler yönünden davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2004/15261 tescil numaralı "Eurocell " markasının 37. sınıfta …
… ndiğini, bu iki firma ile davalının ilgisinin bulunduğunun ispatlanamadığını, davalı tarafça dosyaya bu hususa ilişkin delil de sunulmadığını, bilirkişilerce 4 adet «fatura» nedeniyle davalı kullanımının var olduğunun kabulünün yerinde olmadığını, davalının markayı ciddi bir kullanımının olmadığının açık olduğunu, faturaların hiçbirind …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14157 E. 2018/7131 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu karardaBankası A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.02.2016 tarih ve 2015/15261 Esas- 2016/1662 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, «vekalet ücreti» yönünden ise mümeyyiz davalı banka yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/30 E. , 2022/1684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.09.2020 tarih ve 2020/67 E. - 2020/252 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Yiğit Akü, Platin Akü, Tunç Akü, Mac Power, Knj ve Helden markaları ile yurt içinde ve yurt dışında satış yaptığını, davalı firmanın "Eurocell" ibareli markayı 9.
35. ve 37. sınıflarında tescil ettirdiğini, ancak davalı firmanın markanın kapsamındaki hiçbir hizmeti kullanmadığını, davalının "eurocell" ibareli markanın tescil edilmesinden önce de sonra da herhangi bir ticari faaliyette bulunduğunun tespit edilemediğini iddia ederek davalı adına kayıtlı 2004/15261 tescil numaralı "Eurocell" ibareli markanın kullanmama sebebi ile hükümsüzlüğüne ve 9.
35. ve 37. sınıf yönünden sicilden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalıların 2004/15261 nolu marka tescil belgesinin ‘Eurocell’ markasının ciddi kullanımının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu EUROCELL markasının 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanmayan emtialar bakımından iptaline karar verildiği, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği somut olayda davalı tarafından temyiz konusu yapılan 35. sınıf yönünden karar tarihinden sonra 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiğinden davacının 35. sınıf yönünden talebinin reddine, önceki hükmün diğer kısımları Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği için hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalının 2004/15261 tescil numaralı markası bakımından 9.
35. ve 37. sınıflardaki mal ve hizmetlerin kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1-Mahkemece, davalıya ait 2004/15261 tescil numaralı markanın 9. ve 37. sınıflar bakımından hükümsüzlüğü istemiyle ilgili olarak daha önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli müktesep hak teşkil edecek niteliktedir.
Dairemizin mezkur ilamı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra ve bu karar esas alınarak verilmiş bir karar niteliğinde olduğundan usuli müktesep hakkın istisnası bir durum söz konusu değildir. Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan müktesep hak gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle Dairemizce bozmaya konu edilen 35. sınıf açısından hükümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yargılama giderlerinin münhasıran 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp re’sen de gözetilmesi gereken bu yöne ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın nedenle de bozulması gerekmiştir.
3-Davada davalı safında hükümsüzlüğü talep edilen marka sahibi sıfatıyla sadece bir gerçek kişinin varlığına rağmen karar başlığında aynı isimde iki ayrı kişinin isminin zikredilmesi, buna bağlı olarak yargılama giderlerinin dağılımında müteselsil tahsil hükmü kurulması da doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin markanın 9. sınıf bakımından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ila (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 9. sınıf bakımından kurulan hükme yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 09.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/756008500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz