Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11060 E. 2018/2999 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı adına kayıtlı 2004/15261 tescil numaralı "..." ibareli markasının davalı tarafından 35 ve 37. sınıflar yönünden markanın tescilinden itibaren 5 yıl içinde ciddi bir kullanımın olmadığı, 9. sınıfta belirtilen mal ve hizmetler yönünden yoğun kullanım olduğu, davalı markasının 35 ve 37. sınıflar yönünden hükümsüzlüğü gerektiği, ancak 9. sınıf yönünden hükümsüzlük şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı 2004/15261 sayılı "..." markasının 35. ve 37. sınıflarda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 9. sınıf yönünden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi gereğince markanın kullanmayan emtialar bakımından iptaline karar verilmiştir. Ancak, ....07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 esas ve 2014/75 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 42/1-c maddesinin iptaline; karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14...2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu markanın temyize konu sadece 35. sınıf yönünden Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/30 E. 2022/1684 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · münhasırlık · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
3-Davada davalı safında hükümsüzlüğü talep edilen marka sahibi sıfatıyla sadece bir gerçek kişinin varlığına rağmen karar başlığında aynı isimde iki ayrı kişinin isminin zikredilmesi, buna bağlı olarak «yargılama giderlerinin» dağılımında müteselsil tahsil hükmü kurulması da doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/30 E. 2022/1684 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · münhasırlık · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
3-Davada davalı safında hükümsüzlüğü talep edilen marka sahibi sıfatıyla sadece bir gerçek kişinin varlığına rağmen karar başlığında aynı isimde iki ayrı kişinin isminin zikredilmesi, buna bağlı olarak «yargılama giderlerinin» dağılımında müteselsil tahsil hükmü kurulması da doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/30 E. 2022/1684 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · münhasırlık · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ümsüzlük talebine ilişkin davanın reddedilmesi doğru olmayıp Dairemizin yerleşik kararları da gözetilerek iptal kararı nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, «yargılama giderlerinin» «münhasıran» 35. sınıf yönünden davanın bidayetindeki haklılık durumuna, diğer sınıflar bakımından ise kurulacak yeni hükmün niteliğine göre ilgili tarafa yahut taraflara tahmi …
… a önce verilen kararların bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bahisle belirtilen sınıflara ilişkin hükümsüzlük istemiyle ilgili olarak yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiş ise de, Dairemizin 2016/11060 E., 2018/2999 K. sayılı ilamında anılan sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talepler bakımından kurulan hüküm, temyiz edenlerin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine dayalı olarak bozma kapsamı dışında bırakılmış ise de bu sınıflara yönelik istemler bakımından verilen hüküm onanmış olmadığından bu yön ancak ilgili taraf yararına usuli «müktesep hak» teşkil edecek niteliktedir.
Bu durumda, davalıya ait markanın 9. ve 37. sınıf mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak, Dairemizin önceki ilamında bozma kapsamı dışında bırakılarak taraflar yararına oluşan «müktesep hak» gözetilmek suretiyle esastan yeni bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
3-Davada davalı safında hükümsüzlüğü talep edilen marka sahibi sıfatıyla sadece bir gerçek kişinin varlığına rağmen karar başlığında aynı isimde iki ayrı kişinin isminin zikredilmesi, buna bağlı olarak «yargılama giderlerinin» dağılımında müteselsil tahsil hükmü kurulması da doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10681 E. 2018/3595 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada taraf markalarının benzer ve 556 sayılı KHK m 8/1-b anlamında «iltibas» riski taşıdığı, karşı davada ise davacı karşı-davalının markayı ciddi olarak kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5912 E. 2018/136 K.
Ortak:Markanın hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka kısmen iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5911 E. 2018/117 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14157 E. 2018/7131 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu karardaBankası A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.02.2016 tarih ve 2015/15261 Esas- 2016/1662 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, «vekalet ücreti» yönünden ise mümeyyiz davalı banka yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11060 E. , 2018/2999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2013/843-2016/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici .../.... maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin..., ...,...., ..., ... ve ... markaları ile ... içinde ve ... dışında satış yaptığını, davalı firmanın "..." ibareli markayı 9.
35. ve 37. sınıflarında tescil ettiğini, dava firmanın markanın bu hizmetlere ilişkin hiçbir hizmeti kullanmayarak markayı kullanma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalının "..." ibareli markanın tescil edilmesinden önce de sonra da herhangi bir ticari faaliyette bulunduğunun tespit edilemediğini iddia ederek davalı adına kayıtlı 2004/15261 tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanmama sebebi ile hükümsüzlüğüne ve 9.
35. ve 37. sınıf yönünden sicilden silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2004/15261 nolu marka tescil belgesinin ‘...’ markasının ciddi kullanımının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı adına kayıtlı 2004/15261 tescil numaralı "..." ibareli markasının davalı tarafından 35 ve 37. sınıflar yönünden markanın tescilinden itibaren 5 yıl içinde ciddi bir kullanımın olmadığı, 9. sınıfta belirtilen mal ve hizmetler yönünden yoğun kullanım olduğu, davalı markasının 35 ve 37. sınıflar yönünden hükümsüzlüğü gerektiği, ancak 9. sınıf yönünden hükümsüzlük şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı 2004/15261 sayılı "..." markasının 35. ve 37. sınıflarda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 9. sınıf yönünden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi gereğince markanın kullanmayan emtialar bakımından iptaline karar verilmiştir. Ancak, ....07.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147 esas ve 2014/75 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 42/1-c maddesinin iptaline; karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14...2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, dava konusu markanın temyize konu sadece 35.
sınıf yönünden Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421032700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz