Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3139 E. 2022/1404 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisiz temsil↗ istinaf başvurusunun reddi↗ davanın konusu↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ sebepsiz zenginleşme↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ hukuki yarar↗ havale↗ yönetim kurulu kararı↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı ... bakımından davanın 35.000,00 TL'lık miktar bakımından kabulü ile davacının 35.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı ... bakımından ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; kararın gerekçesinde her ne kadar, davalı ...'in çek keşide etme yetkisinin genel kurul kararı ile kendisine verildiği yazılmış ise de bu tespitin hataen yazıldığı, davalı ...'e çek hesabı açma ve çek keşide etme yetkisinin verilmediği sabit olup, davalı ...'in yönetim hesabına gönderdiği 75.000,00 TL'nın, yönetimin harcaması için yada yönetime olan borcu nedeniyle gönderilmediği, ... ile olan şahsi para ilişkisi nedeniyle gönderdiği, o dönemde yönetici olan ...'in ise ileri tarihli olarak yönetim hesabından aynı miktarlı çek keşide ederek, ...'den aldığı borcu ödemek amacıyla hareket ettiği, davalı ...'in, davaya konu çeki keşide eden yönetici olduğu, yetkisiz temsilcisi olarak yönetimi borç altına sokacak bir tasarrufta bulunmuş olması nedeniyle, ...'in davacıya karşı hukuken sorumlu olmasına karşın, davacının kendisini ...'e borçlu olmadığını ispat çabası içinde olduğu, çekin ...'in kendi çek hesabından değil, yönetim adına açılmış çek hesabından keşide edildiği, davacı yönetimin ...'e borçlu olmadığının tespiti talebinde hukuki yararının bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK m. 72. kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı ..., davacı ...'nin yöneticisi olduğu dönemde yetkisi olmadığı halde çek hesabı açtırmış ve davacı adına davalı ... lehine 110.000.-TL bedelli çek keşide etmiştir. Davalı ... tarafından davacı ... hesabına farklı tarihlerde toplamda 75.000,00TL havale yapılmış ise de, istek halinde davalı tarafça davacı aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümlerine gidebilebilecek olup, işbu davanın konusu değildir. İşbu davada uyuşmazlık konusu davalı ...'in yetkisinin kapsamıdır. Davacı ...'nun 14.09.2009 tarihli kararına göre davalı ...'in toplanan paraların bankaya yatırılması, hesap açılması, bedellerin tahsili için çek kullanma ve bizzat para çekme hususlarında yetkili kılındığı, ancak İş Merkezi Yönetim Kurulu adına borçlanma ve çek keşide etme yetkisi olmadığından düzenlediği çekler sebebiyle davacının borçlu olmadığının kabulü ile davanın tamamen kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12136 E. 2014/13931 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaDavalı ... tarafından davacı ... hesabına farklı tarihlerde toplamda 75.000,00TL «havale» yapılmış ise de, istek halinde davalı tarafça davacı aleyhine «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine gidebilebilecek olup, işbu «davanın konusu» değildir.
Benzer bu karardaDavacı davada, davalının hesabına hataen para gönderdiğini bu nedenle davalının «sebepsiz zenginleştiğini» iddia etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 4/f uyarınca «mutlak ticari» davalardan olup «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık «sebepsiz zenginleşmeden» kaynaklanıp 6102 sayılı TTK'nın 4/f. maddesi kapsamında «mutlak ticari» davalardan değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9269 E. 2013/23238 K.
Ortak:husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı ... bakımından davanın 35.000,00 TL'lık miktar bakımından kabulü ile davacının 35.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı ... bakımından ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, fazla ödemenin şirket yetkilisinin kredi kartının hesabından çekildiği, fazla ödemenin iadesinin adı geçen yetkili tarafından istenebileceği gerekçesiyle, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · ek prim · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, fazla ödemenin şirket yetkilisinin kredi kartının hesabından çekildiği, fazla ödemenin iadesinin adı geçen yetkili tarafından istenebileceği gerekçesiyle, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı ... tarafından yapılan fazla «prim» tahsilatlarının «istirdatı» için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Davacı şirketin sigortalı konumunda olduğu poliçenin «prim» tahsilatlarının, poliçenin iptali öncesi ve sonrasında dava dışı şirket yetkilisinin kredi kartı hesabından yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3139 E. , 2022/1404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.10.2018 tarih ve 2017/492 E- 2018/392 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2019/578 E- 2019/797 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı ...'in iş merkezinin eski yöneticisi olduğunu, çek hesabı açma ve çek keşide etme yetkisi olmamasına rağmen iş merkezi yönetimi adına çek hesabı açıp çek keşide ettiğinin sonradan öğrenildiğini, davalı ...'in elinde Sinanpaşa İş Merkezi Yöneticiliği adıyla keşide edilmiş 30/11/2011 tarihli 110.000,00 TL miktarlı bir çek bulunduğu, bu çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; çekteki imza ve kaşeye bir itiraz olmadığını, çekin yönetici tarafından keşide edildiğini, yöneticinin iş merkezi genel kurul kararı ile çek keşide etme yetkisinin bulunduğunu, buna dair imza sirküleri de olduğunu, müvekkilinin, davacı yönetimin banka hesabına 19/08/2011 tarihinde 48.430,00 TL ve 26.600,00 TL toplam 75.030,00 TL para yatırmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davayı kabul ettiklerini, ... ile müvekkili arasında şahsi bir ilişki bulunması nedeniyle ...'in yönetim hesabına 75.000,00 TL para yatırdığını ve davaya konu çekin de bu nedenle keşide edildiğini, site yönetiminin müvekkiline borcu olmadığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı ... bakımından davanın 35.000,00 TL'lık miktar bakımından kabulü ile davacının 35.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı ... bakımından ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; kararın gerekçesinde her ne kadar, davalı ...'in çek keşide etme yetkisinin genel kurul kararı ile kendisine verildiği yazılmış ise de bu tespitin hataen yazıldığı, davalı ...'e çek hesabı açma ve çek keşide etme yetkisinin verilmediği sabit olup, davalı ...'in yönetim hesabına gönderdiği 75.000,00 TL'nın, yönetimin harcaması için yada yönetime olan borcu nedeniyle gönderilmediği, ... ile olan şahsi para ilişkisi nedeniyle gönderdiği, o dönemde yönetici olan ...'in ise ileri tarihli olarak yönetim hesabından aynı miktarlı çek keşide ederek, ...'den aldığı borcu ödemek amacıyla hareket ettiği, davalı ...'in, davaya konu çeki keşide eden yönetici olduğu, yetkisiz temsilcisi olarak yönetimi borç altına sokacak bir tasarrufta bulunmuş olması nedeniyle, ...'in davacıya karşı hukuken sorumlu olmasına karşın, davacının kendisini ...'e borçlu olmadığını ispat çabası içinde olduğu, çekin ...'in kendi çek hesabından değil, yönetim adına açılmış çek hesabından keşide edildiği, davacı yönetimin ...'e borçlu olmadığının tespiti talebinde hukuki yararının bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK m.
72. kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı ..., davacı ...'nin yöneticisi olduğu dönemde yetkisi olmadığı halde çek hesabı açtırmış ve davacı adına davalı ... lehine 110.000.-TL bedelli çek keşide etmiştir. Davalı ... tarafından davacı ... hesabına farklı tarihlerde toplamda 75.000,00TL havale yapılmış ise de, istek halinde davalı tarafça davacı aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümlerine gidebilebilecek olup, işbu davanın konusu değildir. İşbu davada uyuşmazlık konusu davalı ...'in yetkisinin kapsamıdır. Davacı ...'nun 14.09.2009 tarihli kararına göre davalı ...'in toplanan paraların bankaya yatırılması, hesap açılması, bedellerin tahsili için çek kullanma ve bizzat para çekme hususlarında yetkili kılındığı, ancak İş Merkezi Yönetim Kurulu adına borçlanma ve çek keşide etme yetkisi olmadığından düzenlediği çekler sebebiyle davacının borçlu olmadığının kabulü ile davanın tamamen kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755592000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz