Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4422 E. 2022/2406 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ ek tasfiye↗ terkin↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davanın ihyası istenen şirketin sicilden terkin edildiğini, 16/08/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davanın, TTK'nın geçici 7/15-son maddesi uyarınca sicilden terkin tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; TTK’nın geçici 7/2. maddesinde davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup, bu durumda sicilden terkin tarihinden itibaren hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği halde mahkemece yasanın bu hükmü gözden kaçırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ile şirketi Antalya 3. İş Mahkemesi'nin 2011/469 Esas sayılı dosyasında temsil etmek ve ek tasfiye için şirketin en son temsilcisi ...'ın ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalının sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, ihyası istenen şirketin ticaret sicilden terkin edildiği tarih itibarıyle şirket hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesi isabetli ise de, ihyası istenen şirketin terkin işlemi yapılırken tasfiye memuru bulunmadığı gözetilerek şirkete tasfiye memuru atanmaksızın ihyasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8783 E. 2017/5900 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · dava şartı yokluğu · derdestlik · oy yasağı · usulden reddi · haksız rekabet
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2015/469 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin «rekabet yasağına» aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, TTK’nın «haksız rekabet» hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle «derdest» bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen «derdest» olduğu gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş ise de, derdestlikten söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, davalı hakkında «haksız rekabet» iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4821 E. 2011/8678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.700 USD ve 8.469,00 YTL tutarındaki davacı alacağının davalılardan tahsiline dair verilen karar davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı banka yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4057 E. 2015/10840 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dava niteliği · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacılar vekili hükmedilecek tazminata «ticari faiz» yürütülmesini talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece davaya konu alacağın «ticari nitelikte» olduğu hususu gözden kaçırılarak «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğin …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 2.105,29 TL tazminatın 02/02/2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5710 E. 2013/4931 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaA.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın eldeki dava dosyasından «tefrikine» ve ayrı bir esasa «kaydına» karar verilmesine karşın bu husus gözden kaçırılarak adı geçen davalı hakkında da hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4422 E. , 2022/2406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/597 E- 2020/155 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.02.2021 tarih ve 2021/32 E- 2021/331 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Antalya 3. İş Mahkemesi'ne 2011/469 Esas sayılı dosyasında kurum işleminin iptali ile emekli maaşının yeniden bağlanması talepli dava açtığını, müvekkilinin işverene Nur Market İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin ...'nden 26/08/2014 tarihinde terkin edilmiş olması nedeniyle mahkemece şirketin tüzel kişiliğinin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek Nur Market İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ilgili işlemi yapmak zorunda olması nedeniyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın kabulü halinde aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemesi gerektiğini, ayrıca davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ihyası istenen şirketin terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davanın ihyası istenen şirketin sicilden terkin edildiğini, 16/08/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davanın, TTK'nın geçici 7/15-son maddesi uyarınca sicilden terkin tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; TTK’nın geçici 7/2. maddesinde davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup, bu durumda sicilden terkin tarihinden itibaren hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği halde mahkemece yasanın bu hükmü gözden kaçırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ile şirketi Antalya 3.
İş Mahkemesi'nin 2011/469 Esas sayılı dosyasında temsil etmek ve ek tasfiye için şirketin en son temsilcisi ...'ın ek tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalının sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, ihyası istenen şirketin ticaret sicilden terkin edildiği tarih itibarıyle şirket hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesi isabetli ise de, ihyası istenen şirketin terkin işlemi yapılırken tasfiye memuru bulunmadığı gözetilerek şirkete tasfiye memuru atanmaksızın ihyasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755557100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz