Ihbar olunan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4821 E. 2011/8678 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar olunan↗ tmsf↗ ihbar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.700 USD ve 8.469,00 YTL tutarındaki davacı alacağının davalılardan tahsiline dair verilen karar davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı banka yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili ile davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8783 E. 2017/5900 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · dava şartı yokluğu · derdestlik · oy yasağı · usulden reddi · haksız rekabet
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2015/469 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin «rekabet yasağına» aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, TTK’nın «haksız rekabet» hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle «derdest» bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen «derdest» olduğu gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «derdestlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş ise de, derdestlikten söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, davalı hakkında «haksız rekabet» iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12939 E. 2018/6972 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 14.700 TL'nin 20.09.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil ... vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce faiz yönünden bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10994 E. 2018/5846 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 700.000 TL «cezai şartın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4821 E. , 2011/8678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2008 gün ve 2000/1435 - 2008/500 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.10.2010 gün ve 2010/8873 - 2011/12947 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çalışanı olan davalı ...’in davalı banka nezdinde açılmış bulunan müvekkiline ait TL ve döviz hesaplarından 05.10.1999 ile 10.07.2000 tarihleri arasında kendisine yetki verilmediği halde bankanın kusurlu davranışlarından istifade ederek şahsi çıkarları doğrultusunda para çekmek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili tarafından davalı bankaya verilen talimatta davalı ...’in sadece 10210502 numaralı hesaptan para çekebileceğinin bildirilmiş olmasına rağmen davalı çalışanın müvekkili şirketin bilgi ve onayı dışında şirketin davalı bankada mevcut diğer hesaplarından para çekerek kendisine aktardığını, davalıların müşterek eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 2.700 USD asıl alacak ile 9.519.384.136 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işlemiş faizleri ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının 10210502 numaralı hesap için diğer davalıya verdiği para çekme yetkisinin bu hesabın devamı olan ve aynı işlemler için açılan yeni hesap ve işlemler için de vermiş olduğunun kabulü gerektiğini, davacının davalı ...’in hesaplarda yaptığı tüm işlemleri bildiği halde itiraz etmediğini, bu şekilde yapılan işlemleri zımnen onayladığını, davacının 9 ay gibi uzun bir süre boyunca hesaplarının durumunu bilmediğine ilişkin iddiasının MK’nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, davaya konu olayın tamamen davacının kendi kusur ve ihmali ile meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, ihbar olunan davada sıfatlarının olmadığını bildirerek, husumet itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.700 USD ve 8.469,00 YTL tutarındaki davacı alacağının davalılardan tahsiline dair verilen karar davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı banka yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili ile davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00'şer TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030174500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz