Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5264 E. 2022/2055 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi ilişkinin ispatı↗ mahrum kalınan kâr↗ ticari satım sözleşmesi↗ ticari satım↗ kâr mahrumiyeti↗ satım sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı ile davalı arasında sözleşmenin kurulması için gerekli öneri ve kabul unsurlarının mevcut bulunmadığı, taraflar arasındaki görüşmelerin sözleşme öncesi teklif süreci aşamasında kaldığı, netice itibariyle de tarafların sözleşmeyi kuracak nitelikte irade uyuşmaları meydana gelmediğinden ilgili satım sözleşmesinin kurulmadığı, davacının, tazminini istediği zararlarının temelinde ilgili sözleşme bulunmakla birlikte davacı yanın ilgili iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı fiili ve mahrum kalınan kârdan ibaret zararın giderimi istemine ilişkindir.
Davacı yan, telefaks yoluyla davalıya gönderilen 18.06.2013 tarihli sözleşmenin, davalı tarafça imzalanarak 19.06.2013 tarihinde telefaks yoluyla kendisine gönderildiğini ve bu şekilde sözleşmenin kurulduğunu, hatta sözleşmenin renkli ve imzalı örneğinin davalı tarafından kendisine mail olarak da gönderildiğini, daha sonraki yazışmalarda sözleşmenin tali unsurları üzerinde görüşmeler yapıldığını iddia etmekte; davalı ise şirket kaşesinin üzerindeki imzanın kendi yetkilisine ait olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin kurulmadığını, yine daha sonraki yazışmaların da sözleşmenin kurulmadığının ispatı olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafından dosyaya sunulan davalının sözleşmeye onay verdiğine ilişkin 19.03.2013 tarihli mukabil faks belgesinin bilirkişi marifetiyle incelenip, davalı şirket adına kayıtlı veya davalı şirket adına kayıtlı olmamakla birlikte, davalı şirket tarafından kullanıldığı belirlenen faks numarasından gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi; yine davalı tarafça davacıya mail yolu ile gönderildiği iddia olunan renkli ve imzalı sözleşme bakımından, elektronik posta adreslerinin davalıdan sorularak bir değerlendirme yapılması ve akdi ilişkinin ispatı halinde işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2288 E. 2010/4014 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin devri · ihtarname
Benzer bu kararda… rici sebeplere, şirket hisse devir bedelinin 08.11.2005 tarihli sözleşmede nakit olarak kararlaştırılıp bedelin peşin ödendiği belirtilmiş ise de 14.11.2005 tarihli «sözleşmede devrin», bilöbedel yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve tarafların devir esnasında yaptıkları yazışmalar ile karşılıklı olarak gönderdikleri «ihtarnameler» kapsamına göre davacının bedeli ödediğinin mevcut delillerle ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ih …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1461 E. 2011/11634 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… acıya mail yolu ile gönderildiği iddia olunan renkli ve imzalı sözleşme bakımından, elektronik posta adreslerinin davalıdan sorularak bir değerlendirme yapılması ve «akdi ilişkinin ispatı» halinde işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… bulunan paraların ne şekilde kullanıldığı, gerçekten paravan bir hesap olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturularak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faks talimatı · bankacılık işlemi · takipsizlik kararı
Benzer bu karardaDava, sahte «faks talimatıyla» banka hesabından çekilen paranın tazmini istemine ilişkin olup; mahkemece davalı bankanın faks talimatı sonrası ıslak imzalı belge asıllarını istemediği, objektif özen borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda davalı ...’nın faks talimatıyla hesabına geçirdiği paralarla ilgili olarak inceleme yapılmış, fakat dava konusu işlemler dışında, davalı banka ile davacıların «bankacılık işlemlerinin» ne şekilde yapıldığı, mutat uygulamanın faksla yapılan talimat sonrası, ıslak imzalı belgelerin gönderilmemesi şeklinde mi olduğu hususu açıklığa kavuşturulmamıştı …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın «faks talimatı» sonrası ıslak imzalı belge asıllarını istemediği, bankaların objektif özen borçlarının bulunduğu, zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 TL’nın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Yine, davalı ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/119447 numaralı soruşturma dosyası getirtilip, davalı hakkında hangi gerekçeyle «takipsizlik» kararı verildiği de belirlenmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5264 E. , 2022/2055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.02.2020 tarih ve 2016/170 E. - 2020/37 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında telefon görüşmeleri sonucunda buğday satımı konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin bunun üzerine dava dışı Honrel isimli aracı firma vasıtasıyla dava dışı Grainbow isimli firmayla buğday alımı konusunda anlaşma yaptığını, daha sonra satım sözleşmesinin davalı tarafından imzalandığını, ancak davalının satımdan vazgeçerek buğdayı almaması nedeniyle müvekkilinin dava dışı şirketlere tazminat ve komisyon ödemek zorunda kaldığını, ayrıca kar mahrumiyetinin olduğunu belirterek 80.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında tam mutabakat sağlanamadığını, sözleşme imzalanmadığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı ile davalı arasında sözleşmenin kurulması için gerekli öneri ve kabul unsurlarının mevcut bulunmadığı, taraflar arasındaki görüşmelerin sözleşme öncesi teklif süreci aşamasında kaldığı, netice itibariyle de tarafların sözleşmeyi kuracak nitelikte irade uyuşmaları meydana gelmediğinden ilgili satım sözleşmesinin kurulmadığı, davacının, tazminini istediği zararlarının temelinde ilgili sözleşme bulunmakla birlikte davacı yanın ilgili iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı fiili ve mahrum kalınan kârdan ibaret zararın giderimi istemine ilişkindir.
Davacı yan, telefaks yoluyla davalıya gönderilen 18.06.2013 tarihli sözleşmenin, davalı tarafça imzalanarak 19.06.2013 tarihinde telefaks yoluyla kendisine gönderildiğini ve bu şekilde sözleşmenin kurulduğunu, hatta sözleşmenin renkli ve imzalı örneğinin davalı tarafından kendisine mail olarak da gönderildiğini, daha sonraki yazışmalarda sözleşmenin tali unsurları üzerinde görüşmeler yapıldığını iddia etmekte; davalı ise şirket kaşesinin üzerindeki imzanın kendi yetkilisine ait olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin kurulmadığını, yine daha sonraki yazışmaların da sözleşmenin kurulmadığının ispatı olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafından dosyaya sunulan davalının sözleşmeye onay verdiğine ilişkin 19.03.2013 tarihli mukabil faks belgesinin bilirkişi marifetiyle incelenip, davalı şirket adına kayıtlı veya davalı şirket adına kayıtlı olmamakla birlikte, davalı şirket tarafından kullanıldığı belirlenen faks numarasından gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi; yine davalı tarafça davacıya mail yolu ile gönderildiği iddia olunan renkli ve imzalı sözleşme bakımından, elektronik posta adreslerinin davalıdan sorularak bir değerlendirme yapılması ve akdi ilişkinin ispatı halinde işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755162300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz