Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6171 E. 2022/2282 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ hukuki menfaat↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ hak düşürücü süre↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin TTK geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği, davacı tarafından şirkete karşı yapılan icra takibinin ve devamı işlemlerin yürütülebilmesi için ihyasının zorunlu olduğu ve geçici 7/4.a bendi gereğince şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadan terkin işleminin yapıldığı, bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işlemi neticesinde ticaret sicilden terkin olmuş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Çiftöz Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin borçlusu olduğu İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2012/19832 esas numaralı icra takip dosyası derdest iken adı geçen şirketin terkin edildiğinden bahisle ihyasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince derdest takibin hak düşürücü sürenin istisnası olacağı gerekçesiyle davanın esasına girilerek kabulüne, bölge adliye mahkemesince ise istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde, “ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir”, 2. fıkrasında ise “davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz” hükümleri amir olup, davacının talebine dayanak yaptığı menfaati, takip dosyasına dayanmakta olup anılan neden kanunda yazılı hak düşürücü sürenin istisnası değildir. Bununla birlikte, terkin sebebinin anılan kanun maddesine dayanmaması durumunda da terkinin yok hükmünde olacağı açıktır.
Somut olayda, şirketin terkin sebebinin geçici 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan bir nedene dayanıp dayanmadığının dosya kapsamından belirlenemediği de göz önüne alınarak, dava için öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, yukarıdaki kanun maddesine ve terkin edilen şirketin, terkin nedeni Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden sorularak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı müdürlüğün sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:hukuki menfaat · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · terkin · cy/cy kaydı · temsil · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin TTK geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davacı tarafından şirkete karşı yapılan icra takibinin ve devamı işlemlerin yürütülebilmesi için ihyasının zorunlu olduğu ve geçici 7/4.a bendi gereğince şirketi «temsile» yetkili kişilere ayrıca «tebligat» yapılmadan terkin işleminin yapıldığı, bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan «terkin» işlemi neticesinde ticaret «sicilden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının «son» cümlesinde, “ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir”, 2. fıkrasında ise “davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz” hükümleri amir olup, davacının talebine dayanak yaptığı menfaati, takip dosyasına dayanmakta olup anılan neden kanunda yazılı «hak düşürücü sürenin» istisnası değildir.
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · şirket müdürü · taraf ehliyeti · taşıyan
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.
Ortak:ihya · ticaret sicili · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin TTK geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davacı tarafından şirkete karşı yapılan icra takibinin ve devamı işlemlerin yürütülebilmesi için ihyasının zorunlu olduğu ve geçici 7/4.a bendi gereğince şirketi «temsile» yetkili kişilere ayrıca «tebligat» yapılmadan terkin işleminin yapıldığı, bu nedenle davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan «terkin» işlemi neticesinde ticaret «sicilden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının «son» cümlesinde, “ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir”, 2. fıkrasında ise “davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz” hükümleri amir olup, davacının talebine dayanak yaptığı menfaati, takip dosyasına dayanmakta olup anılan neden kanunda yazılı «hak düşürücü sürenin» istisnası değildir.
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Kaydı silinen şirket hakkında devam eden davalar bulunması nedeniyle şirketin, 6102 sayılı Yasa’nın Geçici 7/.... maddesi uyarınca Geçici 7. maddeye dayalı olarak bir şirketin «kaydının» silinmesi işlemi hukuka uygun olmadığından ve silinme işleminin iptali halinde şirketin varlığı devam edeceğinden davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Müdürlüğünün hukuka aykırı işleminin iptalini istemekte davacının «hukuki yararı» bulunmakla yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6171 E. , 2022/2282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2021/35 E- 2021/267 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.07.2021 tarih ve 2021/963 E- 2021/885 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Çiftöz Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketine karşı İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2012/19832 esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin 2013 yılında kesinleştiği, şirket aleyhine yapılan icra takibi bulunmasına rağmen şirketin sicilden re'sen terkin edildiğini ileri sürerek Çiftöz Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin TTK geçici 7. maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği, davacı tarafından şirkete karşı yapılan icra takibinin ve devamı işlemlerin yürütülebilmesi için ihyasının zorunlu olduğu ve geçici 7/4.a bendi gereğince şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadan terkin işleminin yapıldığı, bu nedenle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işlemi neticesinde ticaret sicilden terkin olmuş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Çiftöz Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin borçlusu olduğu İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2012/19832 esas numaralı icra takip dosyası derdest iken adı geçen şirketin terkin edildiğinden bahisle ihyasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince derdest takibin hak düşürücü sürenin istisnası olacağı gerekçesiyle davanın esasına girilerek kabulüne, bölge adliye mahkemesince ise istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde, “ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir”, 2. fıkrasında ise “davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz” hükümleri amir olup, davacının talebine dayanak yaptığı menfaati, takip dosyasına dayanmakta olup anılan neden kanunda yazılı hak düşürücü sürenin istisnası değildir. Bununla birlikte, terkin sebebinin anılan kanun maddesine dayanmaması durumunda da terkinin yok hükmünde olacağı açıktır.
Somut olayda, şirketin terkin sebebinin geçici 7. maddenin 1. fıkrasında sayılan bir nedene dayanıp dayanmadığının dosya kapsamından belirlenemediği de göz önüne alınarak, dava için öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, yukarıdaki kanun maddesine ve terkin edilen şirketin, terkin nedeni Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden sorularak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı müdürlüğün sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/750445900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz