Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7263 E. 2022/362 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ sözleşmeye aykırılık↗ fatura↗ maddi tazminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafça teslim tesellüm belgelerinin dosyaya sunulmadığı, dosya kapsamında önceki heyet bilirkişileri tarafından hesaplanan %24,95 tolerans oranı gereği toplam zarardan bu orana göre tenzilin yapılması gerektiği, davalının tanzim ettiği fatura bedelinin %24,95’ine tekabül eden kısmın üzerinde kalan 6.237,01 TL’nin davacının borçlu olmadığı tutar olduğu, davacının fatura bedelinin 17.075,07 TL’sinden borçlu olacağı, davacının % 24,95 oranı dışında kalan maddi zararının 33.928,19 TL olduğu, maddi tazminat yönünden hükme esas alınan tolerans miktarı neticesinde hesaplanan miktarlara göre davalının edimini gereği gibi yerine getirmediği sabit olduğundan davacı firmanın müşterileri nezdindeki ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 01/03/2012 tarihli faturadan dolayı davalıya 6.237,01 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 33.928,19 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalının sözleşmeye aykırı hareketiyle manevi zarara uğradığını iddia etmişse de bu iddiasını ispatlayamamıştır. Varlığı ileri sürülen olgular ise davacının manevi kişiliğini ızrar edecek nitelikte olmadığından sözleşmeye aykırılığın sabit olduğu, bu nedenle de davacı şirketin müşterileri nezdinde ticari itibarının sarsıldığı gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14146 E. 2012/19946 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «defterlerine» göre davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 14.928,01 TL alacaklı olduğu, davalı taraf yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle ödeme definde bulunduğu halde ödemeye ilişkin delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinin 14.928,01 TL'lık «kısmına itirazının» iptali ile takibin 14.928,01 TL'nın tahsili yönünden devamına karar verilmiştir.
2) Davalı, yargılamada icra dosyasında bulunan itiraz dilekçesine ekli vekaletnamede ismi bulunan vekille «temsil» edilmiş ve hakkındaki dava kısmen reddedilmiş olmasına rağmen, davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.
Davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3094 E. 2019/2636 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 21.237,43 TL asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1830 E. 2019/1206 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · organik bağ · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin
Benzer bu kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların «ticaret unvanı» yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında «organik bağ» bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve «ticaret unvanına tecavüz», «terkin» taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7263 E. , 2022/362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.06.2020 tarih ve 2014/1442 E. - 2020/281 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 20.01.2012 tarihli sözleşme kapsamında davacıya ait 25.000 adet seyahat ve kültür dergisinin, tur tanıtım programlarının, yurt dışı kültür gezilerine ait broşürlerin ve 2012 yılı takviminin müşterilerine dağıtımı işini üstlendiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak edimini eksik ve ayıplı ifa ettiğini, bir kısım dağıtımı yapmadığı halde yapmış gibi gösterdiğini, bir kısım dağıtımların ise hiç yapılmadığını, sözleşmenin 10. maddesine göre “NAME- imzalı kanıtlı dağıtım yapılması” ve “verilen adrese 7 iş günü içerisinde üç kez uğranılması” yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, sahte imzalar ile teslimatların yapılmış gibi gösterildiğini, yine davalının teslimat yaptığını iddia ettiği kişileri davacının tanımadığını, bu nedenle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, (23.312,08) TL faturadan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitini, (69.483.-) TL maddi ve (30.000.-) TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teslimata konu malın 3652 adetinin eksik-yanlış adres gibi sebeblerle dağıtımının yapılmadığını ve iade edildiğini, bir kısmının hava şartları sebebiyle dağıtımının geciktiğini, 21043 adetinin sözleşmeye uygun dağıtıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafça teslim tesellüm belgelerinin dosyaya sunulmadığı, dosya kapsamında önceki heyet bilirkişileri tarafından hesaplanan %24,95 tolerans oranı gereği toplam zarardan bu orana göre tenzilin yapılması gerektiği, davalının tanzim ettiği fatura bedelinin %24,95’ine tekabül eden kısmın üzerinde kalan 6.237,01 TL’nin davacının borçlu olmadığı tutar olduğu, davacının fatura bedelinin 17.075,07 TL’sinden borçlu olacağı, davacının % 24,95 oranı dışında kalan maddi zararının 33.928,19 TL olduğu, maddi tazminat yönünden hükme esas alınan tolerans miktarı neticesinde hesaplanan miktarlara göre davalının edimini gereği gibi yerine getirmediği sabit olduğundan davacı firmanın müşterileri nezdindeki ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 01/03/2012 tarihli faturadan dolayı davalıya 6.237,01 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 33.928,19 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.000.- TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalının sözleşmeye aykırı hareketiyle manevi zarara uğradığını iddia etmişse de bu iddiasını ispatlayamamıştır. Varlığı ileri sürülen olgular ise davacının manevi kişiliğini ızrar edecek nitelikte olmadığından sözleşmeye aykırılığın sabit olduğu, bu nedenle de davacı şirketin müşterileri nezdinde ticari itibarının sarsıldığı gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/750186100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz