6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi alacağının tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8271 E. 2022/1351 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap imzaya itiraz akdi faiz temerrüt faizi tebligat kredi sözleşmesi ihtarname temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 15/10/1998 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesi ile davalıya kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiği, davalının adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, davalıya tebligatın 14/06/2010 tarihinde bizzat kendisine yapıldığı, duruşmaya katılmadığı, savunma yapmadığı, imza itirazında bulunmadığı, dava tarihi itibariyle toplam 48.088,19 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin rapora itirazı yerinde görülmeyerek bilirkişinin temerrüt tarihinden 4822 sayılı hükmü olan 14/06/2003 tarihinde kadar sözleşme temerrüt faizi bu tarihten sonra dava tarihine kadar yasa hükmü gereği akdi faizin %30 fazlası üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edildiği gerekçesiyle 48.088,19 TL’nin davalıdan tahsiline, 3.783,20 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren sözleşmede kararlaştırılan akdi faizin %30 fazlası olan %111,80 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacının dayanağı belge adi yazılı niteliktedir. Davaya cevap vermeyen davalının söz konusu belge ile ilgili herhangi bir cevap sunmadığı gözetildiğinde inkar kapsamında isticvabı yapılıp belgeye karşı diyecekleri sorulmadan yargılama yapılamaz. Bu durumda öncelikle bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10604 E. 2010/11214 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11866 E. 2013/17461 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kar Kaybı Alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6734 E. 2022/195 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/8271 E.  ,  2022/1351 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 14.12.2011 tarih ve 2009/568 E. - 2011/1135 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine davalıya İstanbul 12. İcra Noterliği'nden 05/12/2000 gün, 27891 yevmiye sayısı ile ihtarname gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkın saklı kalmak kaydıyla 68.122,52 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %153 oranında faizi ve BSMV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 15/10/1998 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesi ile davalıya kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiği, davalının adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, davalıya tebligatın 14/06/2010 tarihinde bizzat kendisine yapıldığı, duruşmaya katılmadığı, savunma yapmadığı, imza itirazında bulunmadığı, dava tarihi itibariyle toplam 48.088,19 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin rapora itirazı yerinde görülmeyerek bilirkişinin temerrüt tarihinden 4822 sayılı hükmü olan 14/06/2003 tarihinde kadar sözleşme temerrüt faizi bu tarihten sonra dava tarihine kadar yasa hükmü gereği akdi faizin %30 fazlası üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edildiği gerekçesiyle 48.088,19 TL’nin davalıdan tahsiline, 3.783,20 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren sözleşmede kararlaştırılan akdi faizin %30 fazlası olan %111,80 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacının dayanağı belge adi yazılı niteliktedir. Davaya cevap vermeyen davalının söz konusu belge ile ilgili herhangi bir cevap sunmadığı gözetildiğinde inkar kapsamında isticvabı yapılıp belgeye karşı diyecekleri sorulmadan yargılama yapılamaz. Bu durumda öncelikle bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/749634400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.