Gayri faal şirket
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8247 E. 2022/1130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri faal şirket↗ temsil kayyımı↗ ttk 636/3↗ yönetim kayyımı↗ organsızlık↗ kayyım atanması↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirketin feshi↗ kayyım↗ ihbar olunan↗ tasfiye memuru atanması↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ihbar↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ... Çelik ... Ltd. Şti.’nin feshine ilişkin kararın kesinleştiği, davalı şirket ortaklarından ...’in yargılama esnasında vefat ettiği, mirasçılarının, şirkete hisselerini tescil ettirmedikleri, ...’in müdür olması sebebiyle ölümüyle şirketin organsız kaldığı, faaliyetinin olmadığı, hatta mirasçılarından ...’in bu sebeple yönetim kayyımı atanması talebinde bulunduğu, şirketin sicil kayıtlarına bakıldığında son tescilin 2010 yılında yapıldığı, son on yıldır şirkette hiç bir karar alınmadığı, tescil yapılmadığı, şirketin gayri faal olduğu, şirketin amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığı, ortakların bir araya gelme imkan ve ihtimallerinin kalmadığı, ... mirasçılarının şirket hissedarı olarak şirketi ayağa kaldırma, ticari faaliyete devam etme gibi bir niyet ve girişimlerinin olmadığı, bu durumda fesih kararından başka bir çözüm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicili Müdürülüğü'nde 141493 no ile sicile kayıtlı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nın 636/3 md. uyarınca fesih ve tasfiyesine, temsil kayyımı olarak atanan mali müşavir ...’nin kararın kesinleşmesi ile tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. kayyımı temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 636/2. maddesine göre açılmış Limited Şirketin haklı nedenlerle feshi istemine ilişkindir. Mahkemece şirketin feshine dair verilen ilk karar Dairemizin 2015/14106 Esas 2016/4145 Karar sayılı bozma ilamında da gösterildiği üzere 6103 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereği 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinin somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunduğu feshin son çare olduğu, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya uygun düşebilecek diğer bir çözüme hükmedilebileceği belirtilerek bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemece buna rağmen, davacı tarafın fesih talebinin uygun görülmemesi halinde kendisinin çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin beyanları bulunmasına, ihbar olunan müteveffa ortak mirasçısı ...’in de şirketin feshi yerine davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin talebi olmasına rağmen, hiçbir delil de gösterilmeden yeni ortaklık yapısına göre ortakların bir araya gelemeyeceğinden bahisle yeniden şirketin feshine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin fesih, tasfiyesi ve kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8828 E. 2016/4521 K.
Ortak:kayyım atanması · kayyım · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti.’nin feshine ilişkin kararın kesinleştiği, davalı şirket ortaklarından ...’in yargılama esnasında vefat ettiği, «mirasçılarının», şirkete hisselerini tescil ettirmedikleri, ...’in müdür olması sebebiyle ölümüyle şirketin «organsız» kaldığı, faaliyetinin olmadığı, hatta mirasçılarından ...’in bu sebeple «yönetim kayyımı atanması» talebinde bulunduğu, şirketin sicil kayıtlarına bakıldığında «son» tescilin 2010 yılında yapıldığı, son on yıldır şirkette hiç bir karar alınmadığı, tescil yapılmadığı, şirketin gayri faal olduğu, şirketin amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığı, ortakların bir araya gelme imkan ve ihtimallerinin kalmadığı, ... mirasçılarının şirket hissedarı olarak şirketi ayağa kaldırma, ticari faaliyete devam etme gibi bir niyet ve girişimlerinin olmadığı, bu durumda «fesih» kararından başka bir çözüm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicili Müdürülüğü'nde 141493 no ile sicile kayıtlı ...
Şti.'nin TTK'nın 636/3 md. uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, «temsil kayyımı» olarak atanan mali müşavir ...’nin kararın kesinleşmesi ile «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Şti. «kayyımı» temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin «fesih», tasfiyesi ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa veya ortaklara «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, şirketin faal olmadığı gibi faal olmasının da mümkün bulunmadığı, tarafların bir araya dahi gelemediği, «fesih» ve «tasfiye» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · husumet
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa veya ortaklara «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Bu durum karşısında, mahkemece, temyiz eden ortaklara yönelik davanın «husumet» nedeniyle reddine yönelik hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz edenler yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti.'nin TTK'nın 636/3 md. uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, «temsil kayyımı» olarak atanan mali müşavir ...’nin kararın kesinleşmesi ile «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Şti.’nin feshine ilişkin kararın kesinleştiği, davalı şirket ortaklarından ...’in yargılama esnasında vefat ettiği, «mirasçılarının», şirkete hisselerini tescil ettirmedikleri, ...’in müdür olması sebebiyle ölümüyle şirketin «organsız» kaldığı, faaliyetinin olmadığı, hatta mirasçılarından ...’in bu sebeple «yönetim kayyımı atanması» talebinde bulunduğu, şirketin sicil kayıtlarına bakıldığında «son» tescilin 2010 yılında yapıldığı, son on yıldır şirkette hiç bir karar alınmadığı, tescil yapılmadığı, şirketin gayri faal olduğu, şirketin amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığı, ortakların bir araya gelme imkan ve ihtimallerinin kalmadığı, ... mirasçılarının şirket hissedarı olarak şirketi ayağa kaldırma, ticari faaliyete devam etme gibi bir niyet ve girişimlerinin olmadığı, bu durumda «fesih» kararından başka bir çözüm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicili Müdürülüğü'nde 141493 no ile sicile kayıtlı ...
Mahkemece buna rağmen, davacı tarafın «fesih» talebinin uygun görülmemesi halinde kendisinin çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin beyanları bulunmasına, «ihbar olunan» müteveffa ortak «mirasçısı» ...’in de «şirketin feshi» yerine davacı ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin talebi olmasına rağmen, hiçbir delil de gösterilmeden yeni ortaklık yapısına göre ortakların bir araya gelemeyeceğinden bahisle yeniden şirketin feshine ka …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tüzel kişilik · husumet
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti.'nin TTK'nın 636/3 md. uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, «temsil kayyımı» olarak atanan mali müşavir ...’nin kararın kesinleşmesi ile «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece buna rağmen, davacı tarafın «fesih» talebinin uygun görülmemesi halinde kendisinin çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin beyanları bulunmasına, «ihbar olunan» müteveffa ortak «mirasçısı» ...’in de «şirketin feshi» yerine davacı ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin talebi olmasına rağmen, hiçbir delil de gösterilmeden yeni ortaklık yapısına göre ortakların bir araya gelemeyeceğinden bahisle yeniden şirketin feshine ka …
Şti.’nin feshine ilişkin kararın kesinleştiği, davalı şirket ortaklarından ...’in yargılama esnasında vefat ettiği, «mirasçılarının», şirkete hisselerini tescil ettirmedikleri, ...’in müdür olması sebebiyle ölümüyle şirketin «organsız» kaldığı, faaliyetinin olmadığı, hatta mirasçılarından ...’in bu sebeple «yönetim kayyımı atanması» talebinde bulunduğu, şirketin sicil kayıtlarına bakıldığında «son» tescilin 2010 yılında yapıldığı, son on yıldır şirkette hiç bir karar alınmadığı, tescil yapılmadığı, şirketin gayri faal olduğu, şirketin amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığı, ortakların bir araya gelme imkan ve ihtimallerinin kalmadığı, ... mirasçılarının şirket hissedarı olarak şirketi ayağa kaldırma, ticari faaliyete devam etme gibi bir niyet ve girişimlerinin olmadığı, bu durumda «fesih» kararından başka bir çözüm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicili Müdürülüğü'nde 141493 no ile sicile kayıtlı ...
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · kâr payı · husumet
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece temyiz eden davalı aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı K..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8247 E. , 2022/1130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.07.2020 tarih ve 2017/69 E. - 2020/493 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. kayyımı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... ile birlikte davalı şirketlerin %50 hisseli ortağı bulunduğunu, 2009 yılının 6. ayından itibaren diğer ortak ...'in davalı şirketler ile ilgilenmeyi tamamen terk ettiğini, davalı limited şirketlerdeki idari yetkilerini oğlu ...'e bıraktığını, ...'in 1 numaralı davalı şirket adına habersiz ve izinsiz bir şekilde 80.000,00 USD kredi kullandığını, şirkete ait taşınmazı sattığını ancak bedelini şirket kasasına koymadığını, şirketlerin zarar etmeye başladığını, aynı alanda faaliyet gösteren başka şirketlerle ... ve oğlu ...'in ilginç ve gizli ilişkilerinin müvekkilinin güvenin daha da sarstığını, karşılıklı olarak açtıkları davalar ve devam eden soruşturmalar bulunduğunu, bu haliyle şirketlerin devamının katlanılmaz olduğunu ileri sürerek davalılar ...
.... Ltd. Şti. ve Alpine Çelik.... Ltd. Şti.'nin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının sermaye payının karşılığını alarak şirketten ayrılması mümkünken şirketin feshini isteyemeyeceğini, davacının aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren başka bir şirketi olduğunu ve davalı şirketleri feshettirerek pazardaki tüm müşterileri kendi şirketine çekmeyi amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ... Çelik ... Ltd. Şti.’nin feshine ilişkin kararın kesinleştiği, davalı şirket ortaklarından ...’in yargılama esnasında vefat ettiği, mirasçılarının, şirkete hisselerini tescil ettirmedikleri, ...’in müdür olması sebebiyle ölümüyle şirketin organsız kaldığı, faaliyetinin olmadığı, hatta mirasçılarından ...’in bu sebeple yönetim kayyımı atanması talebinde bulunduğu, şirketin sicil kayıtlarına bakıldığında son tescilin 2010 yılında yapıldığı, son on yıldır şirkette hiç bir karar alınmadığı, tescil yapılmadığı, şirketin gayri faal olduğu, şirketin amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığı, ortakların bir araya gelme imkan ve ihtimallerinin kalmadığı, ...
mirasçılarının şirket hissedarı olarak şirketi ayağa kaldırma, ticari faaliyete devam etme gibi bir niyet ve girişimlerinin olmadığı, bu durumda fesih kararından başka bir çözüm olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicili Müdürülüğü'nde 141493 no ile sicile kayıtlı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nın 636/3 md. uyarınca fesih ve tasfiyesine, temsil kayyımı olarak atanan mali müşavir ...’nin kararın kesinleşmesi ile tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. kayyımı temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 636/2. maddesine göre açılmış Limited Şirketin haklı nedenlerle feshi istemine ilişkindir. Mahkemece şirketin feshine dair verilen ilk karar Dairemizin 2015/14106 Esas 2016/4145 Karar sayılı bozma ilamında da gösterildiği üzere 6103 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereği 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinin somut olayda uygulanma kabiliyeti bulunduğu feshin son çare olduğu, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya uygun düşebilecek diğer bir çözüme hükmedilebileceği belirtilerek bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Mahkemece buna rağmen, davacı tarafın fesih talebinin uygun görülmemesi halinde kendisinin çıkarılmasına karar verilmesine ilişkin beyanları bulunmasına, ihbar olunan müteveffa ortak mirasçısı ...’in de şirketin feshi yerine davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin talebi olmasına rağmen, hiçbir delil de gösterilmeden yeni ortaklık yapısına göre ortakların bir araya gelemeyeceğinden bahisle yeniden şirketin feshine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. kayyımının temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 15/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/748881200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz