Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3187 E. 2022/1229 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş bölümü↗ infaz↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile 77.604,61 TL asıl alacak ile asıl alacağa 08/09/1999 tarihinden itibaren işletilecek %128 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’in sorumluluğunun asıl alacağın 11.221,00 TL’lik bölümü ile sınırlandırılmasına, 11/08/2014 tarihinde yapılan 788,98 TL ile 04/05/2007 tarihinde yapılan 87.023,00 TL'lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili, ... vekili, ... vekilince temyizi ve ek kararın davalı ... vekilince temyizi üzerine ek karar Dairemizce onanmış, karar davalı ... davalı ... yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5349 E. 2020/3756 K.
Ortak:iş bölümü · infaz · temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile 77.604,61 TL «asıl alacak» ile asıl alacağa 08/09/1999 tarihinden itibaren işletilecek %128 «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’in sorumluluğunun asıl alacağın 11.221,00 TL’lik «bölümü» ile sınırlandırılmasına, 11/08/2014 tarihinde yapılan 788,98 TL ile 04/05/2007 tarihinde yapılan 87.023,00 TL'lik ödemenin «infaz» sırasında nazara alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili, ... vekili, ... vekilince temyizi ve ek karar …
Benzer bu kararda… nlenen müfettiş raporunun genel müdürlüğe arz tarihinin 07.06.2002 olup davanın ise 07.08.2002 tarihinde açıldığı ve 6762 sayılı TTK' nın 309. maddesinde belirtilen «öğrenme tarihi» ile ilgili 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, zararı doğuran fiilin vukuu tarihi açısından «zamanaşımı başlangıcının» kredi açılması ve kredi limitlerinin sürekli olarak yükseltilmesi nedeniyle zararlandırıcı eylemin devam ettiği gözönüne alınarak «son» olarak kredi limitinin yükseltildiği 1998 tarihi olarak kabulünün gerektiği söz konusu tarih ile dava tarihi arasında 6762 sayılı TTK'nın 309. maddedeki 5 yıllık sürenin de dolmadığı ve davanın zamanaşımına uğramadığı, sorumluluk davasına konu banka zararının Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere sadece «hesap kat» ihtarında belirtilen miktar kadar olmayıp, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle oluşan faiz ve diğer «masrafları» da kapsadığının kabulünün gerektiği ve bu kabul doğrultusunda davacı tarafça «kredi sözleşmesindeki» «temerrüt faizinin» talep edilebileceği, banka zararının dava dilekçesinde belirtilen 08.09.1999 tarihi itibariyle 77.604,61 TL tutarında bulunduğu ve davalılar ..., ... ve ...'ın bu zararın tümünden davalı ... 'in de dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 11.221,00 TL'lik bölümünden sorumlu olduğu, davanın açılmasından sonra TMSF ile RCT Varlık A.Ş. arasında kredi borcundan kaynaklanan alacak hakkında 21.02.2006 tarihinde «temlik sözleşmesi» yapıldığı, bilirkişi kurulu raporunda 87.023,00 TL olarak belirtilen «temlik bedelinin» belirlenen zarar tutarından düşülmesinin gerektiği ayrıca kredi alacağı ile ilgili 11.08.2014 tarihinde 787,98 TL'lik tahsilat yapıldığı söz konusu tahsilatın da belirlenen zarar tutarından düşülmesinin gerektiği ancak temlik ve tahsilat davadan sonra yapıldığından söz konusu «mahsup» işleminin kararın «infazı» sırasında yapılabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 77.604,61 TL «asıl alacak» ile asıl alacağı 08/09/1999 tarihinden itibaren işletilecek % 128 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ...'in sorumluluğunun asıl alacağın 11.221,00 TL'lik «bölümü» ile sınırlandırılmasına,11.08.2014 tarihinde yapılan 788,98.-TL ile 04.05.2007 tarihinde yapılan 87.023,00 TL' lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına karar …
Taraflar arasında konuya ilişkin bir sözleşme ilişkisinin ve buna bağlı olarak kararlaştırılan bir akdi «temerrüt faizinin» bulunmadığı, işin davacı açısından da tica iş olduğu gözetilerek, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin ilkeler çerçevesinde davalının «avans faizi» ile sorumlu tutulması gerekirken, «kredi sözleşmesi» hükümleri uyarınca kredi faizi oranları üzerinden hesaplanan temerrüt faizi ile davalının sorumluluğuna karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden daval …
5-Dava sırasında yapılan ödemelerin davayı konusuz bırakacağı gözetilmeden, ödemelerin «infazda» nazara alınmasına karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden dahi ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik bedeli · karşı edim · öğrenme tarihi · harçtan muafiyet · temlik sözleşmesi · zamanaşımı başlangıcı · hesap kat · haksız fiil sorumluluğu
Benzer bu kararda… nlenen müfettiş raporunun genel müdürlüğe arz tarihinin 07.06.2002 olup davanın ise 07.08.2002 tarihinde açıldığı ve 6762 sayılı TTK' nın 309. maddesinde belirtilen «öğrenme tarihi» ile ilgili 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, zararı doğuran fiilin vukuu tarihi açısından «zamanaşımı başlangıcının» kredi açılması ve kredi limitlerinin sürekli olarak yükseltilmesi nedeniyle zararlandırıcı eylemin devam ettiği gözönüne alınarak «son» olarak kredi limitinin yükseltildiği 1998 tarihi olarak kabulünün gerektiği söz konusu tarih ile dava tarihi arasında 6762 sayılı TTK'nın 309. maddedeki 5 yıllık sürenin de dolmadığı ve davanın zamanaşımına uğramadığı, sorumluluk davasına konu banka zararının Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere sadece «hesap kat» ihtarında belirtilen miktar kadar olmayıp, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle oluşan faiz ve diğer «masrafları» da kapsadığının kabulünün gerektiği ve bu kabul doğrultusunda davacı tarafça «kredi sözleşmesindeki» «temerrüt faizinin» talep edilebileceği, banka zararının dava dilekçesinde belirtilen 08.09.1999 tarihi itibariyle 77.604,61 TL tutarında bulunduğu ve davalılar ..., ... ve ...'ın bu zararın tümünden davalı ... 'in de dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 11.221,00 TL'lik bölümünden sorumlu olduğu, davanın açılmasından sonra TMSF ile RCT Varlık A.Ş. arasında kredi borcundan kaynaklanan alacak hakkında 21.02.2006 tarihinde «temlik sözleşmesi» yapıldığı, bilirkişi kurulu raporunda 87.023,00 TL olarak belirtilen «temlik bedelinin» belirlenen zarar tutarından düşülmesinin gerektiği ayrıca kredi alacağı ile ilgili 11.08.2014 tarihinde 787,98 TL'lik tahsilat yapıldığı söz konusu tahsilatın da belirlenen zarar tutarından düşülmesinin gerektiği ancak temlik ve tahsilat davadan sonra yapıldığından söz konusu «mahsup» işleminin kararın «infazı» sırasında yapılabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 77.604,61 TL «asıl alacak» ile asıl alacağı 08/09/1999 tarihinden itibaren işletilecek % 128 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ...'in sorumluluğunun asıl alacağın 11.221,00 TL'lik «bölümü» ile sınırlandırılmasına,11.08.2014 tarihinde yapılan 788,98.-TL ile 04.05.2007 tarihinde yapılan 87.023,00 TL' lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına karar …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 5411 sayılı Yasa'nın 140. maddesinde TMSF’nin «harçtan muafiyetinin» düzenlenmiş bulunmasına göre, davalı ... vekilinin mahkemenin 15.11.2018 tarihli ek kararına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde, davalılardan ...'in bankada «görevli» genel müdür iken dava dışı Mo-Gi Giyim Ltd Şti 'nin bankaya «karşı edimlerini» yerine getirmediği kayıtlara geçmiş olduğu halde, anılan firma adına gelen ihracat bedelini firmanın kullanımına «terk» edilmesini şifahi talimatı ile sağlamak suretiyle bankayı zarara uğrattığı iddia edilmiştir.
Taraflar arasında konuya ilişkin bir sözleşme ilişkisinin ve buna bağlı olarak kararlaştırılan bir akdi «temerrüt faizinin» bulunmadığı, işin davacı açısından da tica iş olduğu gözetilerek, «haksız fiil sorumluluğuna» ilişkin ilkeler çerçevesinde davalının «avans faizi» ile sorumlu tutulması gerekirken, «kredi sözleşmesi» hükümleri uyarınca kredi faizi oranları üzerinden hesaplanan temerrüt faizi ile davalının sorumluluğuna karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6448 E. 2011/17129 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile 77.604,61 TL «asıl alacak» ile asıl alacağa 08/09/1999 tarihinden itibaren işletilecek %128 «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’in sorumluluğunun asıl alacağın 11.221,00 TL’lik «bölümü» ile sınırlandırılmasına, 11/08/2014 tarihinde yapılan 788,98 TL ile 04/05/2007 tarihinde yapılan 87.023,00 TL'lik ödemenin «infaz» sırasında nazara alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili, ... vekili, ... vekilince temyizi ve ek karar …
Benzer bu karardaAncak, dava konusu olayın aynı zamanda «haksız eylem» teşkil etmesi sebebiyle olay tarihinden itibaren «temerrüt faizi» istenebilmesi mümkün olup, davacılar vekili de dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren «reeskont faizi» talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · reeskont faizi · husumet
Benzer bu karardaAncak, dava konusu olayın aynı zamanda «haksız eylem» teşkil etmesi sebebiyle olay tarihinden itibaren «temerrüt faizi» istenebilmesi mümkün olup, davacılar vekili de dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren «reeskont faizi» talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ...’na karşı açılan davanın «husumet» nedeni ile reddine, davalı ...
Müdürlüğüne karşı açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 11.604,75-TL maddi, 15.000,00-TL manevi, davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi 28/12/2007’den itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3187 E. , 2022/1229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.04.2018 gün ve 2016/35 - 2018/324 sayılı kararı bozan Daire'nin 01.10.2020 gün ve 2018/5349 - 2020/3756 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı Milli Aydın Bankası TAŞ, Tarişbank Denetim kurulu üyeleri ..., ...Adalı ile Milli Aydın Bankası TAŞ Tarişbank vekili, davalılardan ... ve ...'in yönetim kurulu üyesi, ... ve ...'in genel müdür, dava dışı Fuat Gündüz'ün ise şube müdürü olarak müvekkili bankada görev yaptıkları sırada bankanın kredi müşterilerinden Mo-Gi Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye kullandırılan usulsüz ve mevzuata aykırı krediler nedeniyle bankanın büyük miktarda zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, 393.920.899.578,00 TL ana para banka zararının üzerinden ve 08.09.1999 tarihinden itibaren %195 faizi ile birlikte davalılardan yargılama sırasında tespit edilecek sorumlulukları oranında müteselsilen tahsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ... vekilleri ile davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile 77.604,61 TL asıl alacak ile asıl alacağa 08/09/1999 tarihinden itibaren işletilecek %128 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’in sorumluluğunun asıl alacağın 11.221,00 TL’lik bölümü ile sınırlandırılmasına, 11/08/2014 tarihinde yapılan 788,98 TL ile 04/05/2007 tarihinde yapılan 87.023,00 TL'lik ödemenin infaz sırasında nazara alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili, ... vekili, ... vekilince temyizi ve ek kararın davalı ... vekilince temyizi üzerine ek karar Dairemizce onanmış, karar davalı ... davalı ...
yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 44,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılar ... ve ...'tan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 24/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/748697200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz