Eski çalışanın müşterilerle iletişime geçmesi haksız rekabet teşkil etmez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/511 E. 2025/298 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı durumda, eski bir çalışanın işten ayrıldıktan sonra eski işvereninin müşterileriyle iletişime geçip iş teklif etmesi, tek başına haksız rekabet teşkil etmez; haksız rekabetin varlığı için ayrıca davacıyı zarara uğratma kastıyla yapılan haksız fiyat kırması gibi somut eylemlerin ispatlanması gerekir. İddia edilen yazışmaların içeriğinde TTK'nın haksız rekabet fiillerini düzenleyen hükümleri kapsamında bir ifade bulunmuyorsa ve bu iddiaya ilişkin ceza soruşturmasında takipsizlik kararı kesinleşmişse, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi doğru olur.
Ele alınan sorunlar
Davalının eski çalışan sıfatıyla müşterilerle iletişime geçmesinin haksız rekabet teşkil edip etmediği → ret
İddia: Davacı vekili, davalının işten ayrıldıktan sonra whatsapp üzerinden müvekkilinin müşterileriyle iletişime geçerek onları ikna etmeye çalıştığını, bu müşterilerin davalının davacı bünyesinde çalışırken tanıştığı kişiler olduğunu, davalının yazışmaları inkar etmesinin yanı sıra yazışmaların haksız rekabet olmadığını da belirterek tevilli ikrarda bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin isticvap gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 56. maddesi haksız rekabetten zarar görenlere tespit, men, tazminat gibi talep haklarını tanımakta, TTK 55. maddesindeki haksız rekabet fiilleri sayımı sınırlı sayıda değildir. Ayrıca Anayasa'nın çalışma ve sözleşme hürriyetine ilişkin hükümleri gözetilmelidir. Taraflar arasında bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı hakkında haksız rekabet suçu iddiasıyla yapılan şikayette takipsizlik kararı verilmiş ve bu karara itiraz da reddedilerek kesinleşmiştir. Davacının delil olarak sunduğu whatsapp yazışmalarının davalıya ait olduğu kabul edilse dahi, içeriğinde TTK 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet eylemi teşkil edecek bir ifade bulunmamaktadır. Davalının, dava dışı kişiler davacının müşterisi olsa da bunlara iş teklifinde bulunması haksız rekabet oluşturmaz; haksız rekabet için davacıyı zarara uğratma amacıyla örneğin haksız şekilde fiyat kırması gibi eylemlerin varlığı gerekir. Davacı bu yönde delil sunmadığı gibi tanık beyanlarında da eylemin sübutuna ilişkin bilgi bulunmamaktadır. Buna göre, davalı hakkında kesinleşmiş takipsizlik kararı bulunması ve dosya kapsamının bütünü gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Rekabet yasağı sözleşmesi bulunmayan hallerde, eski çalışanın önceki işverenin müşterileriyle iletişime geçip iş teklif etmesinin haksız rekabet teşkil etmeyeceğine, haksız rekabetin varlığı için davacıyı zarara uğratma kastıyla somut haksız eylemlerin (örn. haksız fiyat kırması) ispatlanması gerektiğine ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ isticvap↗ takipsizlik kararı↗ ispat yükü↗ manevi tazminat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/511
KARAR NO 2025/298
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/07/2021
NUMARASI 2019/286 Esas - 2021/644 Karar
DAVA
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin hurda ve kağıt atıkları tedarikçilerden, matbaalardan kendi araçlarıyla topladığını, türlerine ayırıp depolama ve satma alanında faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili şirkette 02/04/2018-25/01/2019 tarihleri arasında genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davalının iş sözleşmesinin 25/01/2019 tarihinde ikaleyle sona erdiğini; fesihten sonra davalının, müvekkilinin müşterilerine whatsapp üzerinden ulaşarak kendisiyle iş yapmaları için teklifler götürdüğünü, bir kısım iş sırlarını bu şekilde kullandığını; davalının müvekkili sayesinde tanıştığı kişileri etkileyerek kendisine haksız fayda sağladığını ve müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, davalının haksız rekabet teşkil eden eyleminin tespitine, men-i'ne ve 10.000-TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının belirttiği müşterileri müvekkilinin davacıya kazandırdığını, davacının sunduğu whatsapp yazışmalarını kabul etmediklerini, yazışmaların kim tarafından hangi numara üzerinden yapıldığının belli olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere yazışma içeriklerinden haksız rekabet delil teşkil edecek bir eylem bulunmadığını, yazışmalardaki firmaların müşteri değil her firmayla çalışan aracı komisyoncular olduğunu, bu firmalar herkesçe bilindiğinden ticari sır olmadığını ve onların davacıyla irtibatını müvekkilinin sağladığını; yazışmalardaki ... isimli kişinin plastik atık, davacının ise atık kağıt alanında faaliyet gösterdiğini; iş sözleşmesinde rekabet yasağı hükmü bulunmadığını, haksız fiil şartlarının ispatlanamadığını,davacının bir zararının olmadığını ve manevi zararın ispat edilemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının tanıklarının beyanlarında davalının haksız rekabet sayılabilecek bir davranışta bulunduğuna yönelik somut bir hususun bulunmadığını, davacı tarafından telefon numaraları gözükmeyen ve dosyaya sunulan whatsapp yazışmaları konusunda davalının isticvaben dinlenildiği ve yazışmaların kabul edilmediği; davalı tarafından yapıldığı kabul edilse dahi yazışmaların haksız rekabet teşkil edecek nitelikte olmadığı; konusu suç teşkil eden bir konunun yeminle ispatı mümkün olmadığı ve davacı tarafından davalının haksız rekabet kabul edilebilecek bir davranışta bulunduğuna yönelik iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, tanıklarla ispat edildiği üzere davalının daha önceden müvekkilinin iş kolunda çalışmadığını, yazışmalardaki firmaların müvekkilinin eski müşterileri olduğunu ve davalının o firmaları müvekkili bünyesinde çalışmaya başladıktan sonra tanıştığını; işten ayrıldıktan sonra bu firmaların kendisiyle iş yapmaları için ikna ederek bu müşterileri müvekkilinden çalmaya çalıştığını; davalının telefonundaki yazışmaları inkar ettiğini, hatta yazışmaların haksız rekabet olmadığını belirterek tevilli ikrarda bulunduğunu ve mahkemenin isticvab gerekçesinin doğru olmadığını belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının eski çalışanı olan davalının haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen eylemlerinin tespiti, men'i ve 10.000-TL manevi tazminat istemine ilişkindir.TTK'nın 56. maddesinde; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58.
maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.TTK'nın 55. maddesinde de özel olarak haksız rekabet fiillerine yer verilmiş olup, buradaki sayım sınırlı sayıda değildir. Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu belirtilmiştir.Davalı, davacı şirkette 02/04/2018-25/01/2019 tarihleri arasında genel müdür yardımcısı olarak çalışmış olup, iş akdi ikale ile sonlanmıştır.Davacı şirket eski çalışanı olan davalı aleyhinde TTK'nın 62. maddesine göre haksız rekabet suçunu işlediğinden bahisle şikayetçi olmuş ise de ;soruşturma yapılan Büyükçekmece ...
sayılı soruşturma dosyasında 24/05/2019 tarihli takipsizlik kararı verilmiş, davacı-şikayetçinin bu karara itirazı 11/06/2021 tarihinde reddedilerek kesinleşmiştir.Taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, davalının işten ayrıldıktan sonra beraber çalıştığı müşterileriyle iş yapmak hususunda iletişime geçerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu ileri sürmüştür. Davacı bu iddiasına ilişkin olarak, dava dilekçesinin ekinde sunduğu İngilizce dilindeki whatsapp yazışmalarının davalıya ait olduğunu iddia etmiş, yazışmalarda haksız rekabet eyleminin açıkça göründüğü belirtmiştir. Yazışmalarda özetle, selamlaşmalardan sonra karşı taraftaki yabancı kişinin, davalı olduğu iddia edilen kişiye yardıma ihtiyacı olursa davalıyla irtibata geçeceğini, bulunduğu yerde (yurtdışında) plastik şişe alıcıları olduğunu ve bu konuda davalının yardım edip edemeyeceğini sorduğu, davalı olduğu iddia edilen kişinin bir yol bulacağını ve plastik şişe alıcılarının olduğunu söylediği;
başka bir görüşmede davalı olduğu iddia edilen kişinin, karşıdaki kişiye elinde plastik şişeler olduğunu, elinde alıcı bulunup bulunmadığını sorduğunu, fiyat, fotoğraf ve miktar bilgisi istediği, karşı taraftaki kişinin de söz konusu bilgileri gönderdiği; diğer bir görüşmede davalı olduğu iddia edilen kişinin karşı taraf gönderdiği mesajda, ...'tan ayrıldığını, kısa bir zaman sonra atık kağıt işine başlayacağını, yakın gelecekte yeni işbirliği fırsatları için temas halinde olabileceklerini, karşı tarafın da kendisiyle her zaman arayabileceğini söylediği, sonrasında karşı tarafa occ, oinp ve ofis kağıdı bulup bulamayacağını sorduğunu, kendisinin pek çok ülkede bağlantıları olduğunu ve yaptığı işten komisyon alacağını söylediği görülmüştür.Davalı, HMK169 ve devamındaki isticvap hükümlerine göre 15/09/2020 tarihli duruşmada dinlenilmiş ve söz konusu yazışmaların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Söz konusu yazışmaların davacıya ait olduğu kabule dilse dahi, TTK'nın 54 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş haksız rekabet eylemi teşkil edecek bir ifade bulunmamaktadır. Davalının dava dışı kişiler davacının müşterisi olsa da iş teklifinde bulunması haksız rekabet teşkil etmez.Haksız rekabet teşkil edebilecek davacıyı zarara uğratma amacıyla örneğin haksız şekilde fiyat kırması vs eylemlerin bulunması gerekir. Davacının bu yolda delil sunmadığı gibi, tanık delillerinde de eylemin sübutuna ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Buna göre davaya konu edilmiş eylemler kapsamında davalı hakkında kesinleşmiş takipsizlik kararı verildiği ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 171-TL harcın mahsubu ile kalan 444,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74686 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi