6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yalın kiralanan teknenin çalınması: sigorta teminatı kapsamı dışı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/672 E. 2025/128 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Kurtarma ve Yardımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yat sigorta poliçesinde, teknenin yalın (personelsiz) olarak kiraya verilmesi veya kiracı/personeli tarafından teknenin zapt/el konulması gibi hallerin özel şartlarla veya klozlarla teminat dışı bırakılmış olması halinde, gerçekleşen riziko hırsızlık niteliğinde değil emniyeti suistimal niteliğinde ise teminat kapsamı dışında kalır. Sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülse de, sigorta ettiren TTK 1423/2 uyarınca sözleşmenin kurulmasından itibaren 14 gün içinde itiraz etmemişse sözleşme poliçede yazılı şartlarla kurulmuş sayılır. Poliçe hükümlerinin teklifnameden farklı ve müzakere edilmeden düzenlendiği iddiası da ispatlanmadıkça TTK 1425/2 kapsamında geçersizlik sonucu doğmaz.

Ele alınan sorunlar

Rizikonun sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı (yalın kiralama ve emniyeti suistimal) → ret

İddia: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve taraflı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Poliçede atıf yapılan Enstitü Yat Klozlarının 9.2.1.4 maddesine göre geminin tamamen çalınması teminat dahilindeyken, 21.2. maddesine göre sigortalı veya kiracının yedinde iken zorla tutma, zapt, el koyma, engelleme ve bunların sonuçları teminat dışıdır. Olayda hırsızlık söz konusu olmayıp teknenin kiracının personeli tarafından kaçırıldığı iddia edildiğinden riziko teminat dışında kalmaktadır. Ayrıca poliçenin özel şartlarında teknenin yalın (personelsiz) olarak kiraya verilmesi teminat dışı tutulmuş olup, teknenin davacı tarafından yalın olarak kiraya verildiği sabittir. Bu nedenle riziko sigorta teminatı kapsamında değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve 14 günlük itiraz süresi (TTK 1423) → ret

İddia: Davacı vekili, TTK'nın 1423. maddesinde düzenlenen 14 günlük itiraz süresinin, aydınlatma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini öğrendiği tarihten itibaren başlaması gerektiğini, müvekkilinin davalı tarafça gereği gibi aydınlatılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 1423/1 maddesi uyarınca sigortacı ve acentesinin sigorta sözleşmesine ilişkin bilgileri, sigortalının haklarını, özel olarak dikkat edilmesi gereken hükümleri ve bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirmesi gerekir; maddenin 2. fıkrasına göre aydınlatma açıklaması verilmemişse sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemesi halinde sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılır ve aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. Somut olayda poliçe 23.05.2017 tarihinde düzenlenmiş, hasar 11.09.2017 tarihinde meydana gelmiştir; davacı tarafından sigorta sözleşmesine 14 günlük yasal süre içinde itirazda bulunulmadığından, poliçe mevcut haliyle geçerlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Poliçe özel şartlarının teklifnameden/kararlaştırılan hükümlerden farklı olması iddiası (TTK 1425/2) → ret

İddia: Davacı vekili, TTK'nın 1425. maddesi gereğince poliçede yer alan hükümlerin sözleşmenin müzakeresi sırasında üzerinde anlaşılan koşullardan farklı olması halinde bu hükümlerin geçersiz sayılması gerektiğini, özel şartların müvekkili ile müzakere edilmeden konulduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 1425/2 maddesine göre poliçenin ve eklerinin içeriğinin teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde, sigorta ettirenin aleyhine öngörülmüş ve teklifnameden değişik hükümler geçersiz sayılır. Davacı tarafça poliçedeki özel şartların müvekkili ile müzakere edilmeden, anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ileri sürülmüşse de, bu husus kanıtlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yalın (personelsiz) kiralanan teknenin kiracının personeli tarafından kaçırılması halinin hırsızlık değil emniyeti suistimal niteliğinde olduğu ve bu halin sigorta teminatı dışında kaldığı yönündeki değerlendirme ile TTK 1423'teki 14 günlük itiraz süresinin geçirilmesinin poliçe şartlarını bağlayıcı kılacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK'nın 1423/2 maddesi uyarınca, sigortacının aydınlatma açıklamasını vermemesi halinde sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmesi gerekir; bu süre içinde itiraz edilmemesi halinde sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yat sigortası Enstitü Yat Klozları hırsızlık rizikosu emniyeti suistimal aydınlatma yükümlülüğü itirazın iptali genel işlem koşulları poliçe özel şartları

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1423/1TTK 1423/2TTK 1425/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/672

KARAR NO 2025/128

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/01/2022

NUMARASI 2020/245Esas - 2022/24 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Kurtarma ve Yardımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/01/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... isimli servis motorunun sahibi olduğunu, teknenin 04/05/2017 tarihinde Kartal ... Noterliği'nin kira sözleşmesiyle ....-...'a kiraya verilip işleten sıfatıyla teslim edildiğini, sonrasında kiracı ile teknenin satışı konusunda anlaştıklarını,fakat para ödemesi gerçekleşmeden kiracının teknenin kayıp olduğunu, çalınmış olabileceğini müvekkiline ve savcılığa bildirdiğini, teknenin davalı tarafından yat sigorta poliçesiyle sigortalandığını, müvekkilinin 05/10/2017 tarihinde davalı ... şirketine hasar ihbarı yaparak zararını talep ettiğini, davalı ... şirketinin ise 23/10/2017 tarihli yazısıyla müvekkilinin tazminat talebini reddettiğini, akabinde davalı aleyhine Kocaeli ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, teknenin yalın olarak kiraya verildiği ve satışının gerçekleştiği gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, ancak davalının TTK'nın 1423/1 maddesi gereğince teminat dışı kalan hususlarda müvekkilini aydınlatmadığını, teknenin yalın olarak kiraya verilmesinin teminat dışı olduğuna dair ibarenin genel işlem koşulları gereğince yazılmamış sayılması gerektiğini, davalının iddiasının aksine teknenin satışının gerçekleşmediğini, resmi satışın yapılmadığını belirterek, davalının itirazının şimdilik 10.000-TL üzerinden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; sigorta poliçesinin özel şartlar bölümünde, teknenin yalın olarak kiraya verilmesinin teminat kapsamı dışında olduğunun açık olarak belirtildiğini, ayrıca poliçeye ek Enstitü Yat Klozunun 8.1 maddesinde de teknenin satılması ve yeni sahibine devredilmesi durumunda, sigortacı tarafından sigortanın devamı yazılı olarak kararlaştırılmadıkça satış, devir veya değişiklik tarihinden itibaren sigortanın geçersiz olacağının belirtildiğini, taraflar teknenin satışı konusunda anlaşmış ve fatura dahi düzenlenmiş olup, fiilen de yeni maliki elinde bulunduğundan teminatın sona erdiğini, resmi olarak satış işleminin tamamlanmamış olmasının sonuca etkili olmadığını, kaldı ki teknenin kiracı/işleteni ve yeni maliki olan ...'ın soruşturma dosyasında müşteki sıfatı ile vermiş olduğu ifadesinde, tekneye kaptan ve bekçi işe aldığını, bunların tekneyi kaçırdıklarını düşündüğünü belirttiğini, bu beyandan da anlaşılacağı üzere hadisede bir hırsızlık söz konusu olmayıp rızaen teslim ve buna dayalı emniyeti suistimal iddiasının bulunduğunu, emniyeti suistimal şeklindeki hasarın ise sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;23/05/2017 tarihli poliçenin başlangıç tarihinin 11/05/2017 olduğu, poliçe düzenlendiği tarihte teknenin davacı yedinde bulunmadığı, Kartal ... Noterliğinin 04.05.2017 tarihli kira sözleşmesi ile 6 ay süre ile ... isimli şahsa personelsiz kiralandığı,durumun poliçe tanzimi sırasında sigorta şirketine beyan edilmediği, teknenin kiracıda bulunduğu sırada 11/09/2017 tarihinde çalındığı iddiası ile İstanbul Anadolu C. Başsavcılığına şikayet dilekçesi verildiği, tekneyi çalan kişilerin, işleten tarafından kaptan ve bekçi olarak işe alınan kişiler olduğunun iddia edildiği, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,teknenin çıplak (yalın) olarak kiraya verildiği,teknenin kira süresi boyunca ...

tarafından personel dahil işletildiği, dosyada tekne satışına yönelik 29.08.2017 tarihli 250.000-TL bedelli tekne satış faturası olmakla birlikte, ...'ın 15.09.2017 tarihli savcılık ifadesinde tekneyi 29.08.2017 tarihinde satın aldığını, fakat adına tescil yaptırmadığını belirttiği,teknenin 11/05/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı tarafından sigortalandığı,poliçe özel şartlarında teknenin ancak personeli ile kiralanması haline teminat verildiği, Enstitü Yat Klozunun 9.2. maddesi kapsamında hırsızlık rizikosunun gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, kiracının beyanına göre teknenin personeli tarafından kaçırıldığı, bu halde emniyeti suistimalden bahsedileceği, TTKnın 1423 madde hükmüne göre sigortacının, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını,özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmeye 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşmenin poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olacağı, davacı sigortalının bu hususta itirazı bulunmadığı sabit olduğundan, poliçede yer alan özel şartların davacı bakımından bağlayıcı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve taraflı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, TTK'nın 1423 maddesinde düzenlenen 14 günlük itiraz süresinin, müvekkilinin aydınlatma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini öğrendiği tarihten itibaren başlaması gerektiğini, yine TTK'nın 1425. maddesi gereğince poliçede yer alan hükümlerin sözleşmenin müzakeresi sırasında üzerinde anlaşılan koşullardan farklı olması halinde, bu hükümlerin geçersiz sayılacağını, bu nedenle müvekkili ile müzakere edilmeden konulan özel şartların geçersiz sayılması gerektiğini, müvekkilinin davalı tarafça gereği gibi aydınlatılmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı ... şirketince yat sigorta poliçesiyle sigortalanmış olan davacıya ait teknenin çalındığı iddiasına dayalı olarak sigorta tazminatının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıya ait teknenin davalı tarafından düzenlenen yat sigorta poliçesi ile 11.05.2018-2018 tarihleri arasında sigortalandığı, teknenin poliçe tanziminden önce tekne maliki davacı tarafından Kartal ... Noterliğinin 04.05.2017 tarihli kira sözleşmesi ile 6 ay süre ile ...'a yalın olarak (personelsiz) kiralandığı, teknenin kiracı yedinde bulunduğu sırada, 11/09/2017 tarihinde çalındığı iddiası ile kiracı tarafından İstanbul Anadolu C. Başsavcılığına şikayet dilekçesi verildiği, kiracının şikayet dilekçesi ve alınan ifadesinde, tekneyi çalan kişilerin kaptan ve bekçi olarak işe aldığı kişiler olduğunu iddia ettiği, tekneyi 29.08.2017 tarihinde satın aldığını ancak tescil işlemlerini henüz yaptırmadığını beyan ettiği, güveni kötüye kullanma suçundan yapılan ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere teknenin çıplak (yalın) olarak kiraya verildiği ve kira süresi boyunca dava dışı kiracı tarafından personel dahil işletildiği, dosyaya tekne satış bedeline ilişkin fatura sunulmuş olsa da satış ve tescil işlemlerinin gerçekleştirilmediği, davacının da hasardosyasındaki el yazılı beyanında satış bedeli olarak kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.Tekne Poliçesi Genel Şartlarında sigorta teminatının rizikolar bakımından kapsamı hakkında düzenleme bulunmamakta olup A3.

maddesinde, teminata dahil ve istisna edilen rizikoların poliçeye eklenen özel şartlarla belirleneceği öngörülmüştür. Poliçede atıf yapılan Enstitü Yat Klozlarının 9.2.1.4 maddesinde; "ziya veya hasarın sigortalı, gemi sahibi ve idarecilerinin gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanmaması koşulu ile bu sigortanın; gemi veya botlarının tamamen çalınması ya da bilinen yöntemlere ek olarak hırsızlığı önleyici aygıt ile gemi yahut botlara kilitlenmesi koşulu ile dıştan takma motorların çalınması yahut gemiye, depo veya onarım yerine zorla girilerek makinenin (dıştan takma motorlar dahil) aygıt veya donanımın çalınması sonucu oluşan ziya ve hasarı kapsadığı" düzenlenmiştir.Enstitü Yat Klozları 9.2.1.4.

maddesine göre hırsızlık teminat dahilinde olmakla birlikte, 21.2. maddesine göre sigortalı veya kiracının yedinde iken zorla tutma, zapt, el koyma, tutuklama, engelleme ve bunların sonuçları veya bunlara teşebbüs teminat dışıdır. Somut olayda da hırsızlık söz konusu olmayıp teknenin kiracının personeli tarafından kaçırıldığı iddia edilmesine göre riziko teminat dışıdır.Ayrıca, poliçenin özel şartlarında, teknenin yalın olarak kiraya verilmesinin teminat dışı olduğu belirtilmiş olup,teknenin davacı tarafından yalın olarak kiraya verildiği sabittir. 6102 sayılı TTK'nın 1423/1 maddesinde; sigortacı ve acentesinin, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği, ayrıca poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklayacağı belirtilmiş olup, maddenin 2.

fıkrasında ise aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde sigorta ettirenin, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemişse, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatının ise sigortacıya ait olduğu belirtilmiştir.Somut olayda sigorta poliçesi 23.05.2017 tarihinde düzenlenmiş, davaya konu hasar ise 11.09.2017 tarihinde meydana gelmiştir.TTK'nın 1423/2 maddesinde belirtildiği üzere aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz etmesi mümkün olup, bu süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde ise sözleşmenin poliçede yazılan şartlarla yapıldığı kabul edilecektir. Davacı tarafından sigorta sözleşmesine 14 günlük yasal süresi içinde itirazda bulunulmamıştır.

Bu nedenle poliçe mevcut haliyle geçerlidir.Yine TTK'nın 1425/2 maddesine göre; poliçenin ve zeyilnamenin eklerinin içeriğinin teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde, anılan belgelerde yer alıp teklifnameden değişik olan ve sigorta ettirenin, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümlerin geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafça bu hükme dayalı olarak poliçedeki özel şartların müvekkili ile müzakere edilmeden, anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ileri sürülmüşse de, bu husus da kanıtlanamamıştır. Sonuç olarak davaya konu riziko sigorta teminatı kapsamında bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74660 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.