Imzaların istiklali prensibi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7430 E. 2022/132 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaların istiklali prensibi↗ ciro silsilesi↗ sahtelik↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi nedeniyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, başkasının imzalarının sahte olmasının imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, çeklerin dış görüşünde ciro silsilesinde bir kopukluk mevcut olmadığı gibi, davalı ... tarafından imzasının sahteliğinin de ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekler nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup dava konusu çeklerin keşidecisi olan davacı, her iki çekteki davalı ...' ün imzalarının sahte olduğunu iddia etmektedir. Davalı ... ise davacının çekleri düzenlendiğini ancak kendisine teslim etmeden çaldırdığını ve çek bedellerini davalıdan tahsil ettiğini bildirmiştir. Davalı ... ise çeklere ciro yolu ile hamil olmuştur. Dava konusu çeklerdeki ciro silsilelerinde dış görünüş itibari ile bir kopukluk görülmemektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi göndermesi ile 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği kambiyo senetlerindeki her imza sahibi, kendi imzasından sorumludur. Bu durum karşısında bir imzanın sahte olması imzasını inkar etmeyen diğer imza sahiplerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı da göz önüne alınarak davalı ...'ın beyanına göre hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken bozma ilamının yanlış değerlendirilmesi sonucu tüm davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7457 E. 2023/105 K.
Ortak:imzaların istiklali prensibi · ciro silsilesi · sahtelik · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda… bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 677. maddesi uyarınca «imzaların istiklali prensibi» nedeniyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, başkasının imzalarının sahte olmasının imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, çeklerin dış görüşünde «ciro silsilesinde» bir kopukluk mevcut olmadığı gibi, davalı ... tarafından imzasının «sahteliğinin» de ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... ise çeklere «ciro» yolu ile «hamil» olmuştur.
Dava konusu çeklerdeki «ciro silsilelerinde» dış görünüş itibari ile bir kopukluk görülmemektedir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacağı», imzaların istiklali ilkesinin, «ciro zincirinde» bulunan imzalardan birinin veya bazılarının «sahteliğine» dayanılarak «menfi tespit davası» açılmasına olanak tanımayacağı, geçersiz bir imza sahibini bağlamamasına karşın ciro zincirini de koparmayacağı, somut olayda davacı «keşideci», dava konusu çekteki kendi imzasını inkar etmediği, bu durumda «imzaların istiklali prensibi» gözetilerek davacı keşidecinin, dava dışı «çek» «lehtarının» çekteki ciro imzasının sahteliğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin incelenmesinde «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk olmadığının anlaşıldığı, davanın tarafları ile cirosu bulunanlar arasında taraf «ticari defterlerine» göre herhangi bir ticari ilişki bulunmaması, davalı tarafın çeki kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olduğu anlamına gelmeyeceği, «lehtarın» ciro imzasının sahte olduğu alınan bilirkişi raporu ile sabit ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 677 nci maddesinde, «imzaların istiklali prensibi» benimsenmiş olduğu, ciro imzalarından biri sahte bile olsa da düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap edenin, çeki iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ayrıca kanıtlanması gerektiği, davalının çekin çalınması olayına ilişkin ceza yargılamasının tarafı olmadığı, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre tazminatına hükmedebilmek için borçlunun mahkemeden «ihtiyati tedbir» kararı alarak «takibi durdurması» ve bu kararın tatbiki nedeniyle davalının alacağını geç almış olması gerektiği, somut olayda ise icra takibi neticesinde davacı tarafça ödeme yapıldığından ve alac …
… arafından icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çekin davacı tarafından dava dışı ...’ye keşide edildiğini, çekin kargo ile gönderilmesi sırasında çalındığını, «ciro silsilesindeki» ilk imza olan «lehdar» ...’nin imzasının sahte olduğunu, «ciro zincirinde» kopukluk bulunduğunu, davacı şirketin adresinde «ihtiyati haciz» kararına istinaden fiili haciz yapılması nedeniyle davalıya 79.«257»,00 TL ödendiğini ileri sürerek takibin iptalini, ödenen tutarın «istirdadını» ve «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · şahsi def'i · kötü niyetli iktisap · takibin durdurulması · sorumluluktan kurtulma · bekletici mesele · lehdar · menfi tespit davası
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının «geçersiz» olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacağı», imzaların istiklali ilkesinin, «ciro zincirinde» bulunan imzalardan birinin veya bazılarının «sahteliğine» dayanılarak «menfi tespit davası» açılmasına olanak tanımayacağı, geçersiz bir imza sahibini bağlamamasına karşın ciro zincirini de koparmayacağı, somut olayda davacı «keşideci», dava konusu çekteki kendi imzasını inkar etmediği, bu durumda «imzaların istiklali prensibi» gözetilerek davacı keşidecinin, dava dışı «çek» «lehtarının» çekteki ciro imzasının sahteliğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda imzasını inkar etmeyen «keşideci» davacının, «lehdar» ile arasındaki «şahsi def»'ilerin «hamile» karşı ileri sürülebilmesi dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yollaması ile aynı Kanun'un 687 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğinin kanıtlanması koşuluna bağlıdır.
… arafından icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak çekin davacı tarafından dava dışı ...’ye keşide edildiğini, çekin kargo ile gönderilmesi sırasında çalındığını, «ciro silsilesindeki» ilk imza olan «lehdar» ...’nin imzasının sahte olduğunu, «ciro zincirinde» kopukluk bulunduğunu, davacı şirketin adresinde «ihtiyati haciz» kararına istinaden fiili haciz yapılması nedeniyle davalıya 79.«257»,00 TL ödendiğini ileri sürerek takibin iptalini, ödenen tutarın «istirdadını» ve «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «lehdarın» imzasının sahte olması nedeniyle «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin davalının «kötü niyetini» ispata dair delillerini dikkate almadan karar verdiğini ve bu delillerin gerekçeli kararda tartışılmadığını, dava konusu çeke ilişkin olarak «hırsızlık» iddiasıyla davacının yaptığı «şikayetin» kovuşturmasının devam ettiğini, ceza soruşturmasının «bekletici mesele» yapılmadığını, davalı şirket yetkilisinin dava dışı bir başka çeke ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7430 E. , 2022/132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/183 E. - 2019/503 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in davacı aleyhine her biri 10.000 TL bedelli iki adet çek nedeniyle takip başlattığını, bu çeklerin diğer davalı ...’e verilmek suretiyle keşide edildiğini, ...’e verilmeden bu çeklerin çalındığını ve ... adına sahte imzayla ciro edildiğini ileri sürerek, bu çeklerden ve yapılan icra takiplerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, çeklerin davacı tarafından ... lehine keşide edildiğini, lehtarın cirosu ile düzgün bir ciro silsilesinin olduğunu, davalının iyiniyetli olduğunu savunarak, imzaların istiklali ilkesi gereğince davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi nedeniyle kambiyo senetlerindeki her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğu, başkasının imzalarının sahte olmasının imzasını inkar etmeyenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, çeklerin dış görüşünde ciro silsilesinde bir kopukluk mevcut olmadığı gibi, davalı ... tarafından imzasının sahteliğinin de ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekler nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup dava konusu çeklerin keşidecisi olan davacı, her iki çekteki davalı ...' ün imzalarının sahte olduğunu iddia etmektedir. Davalı ... ise davacının çekleri düzenlendiğini ancak kendisine teslim etmeden çaldırdığını ve çek bedellerini davalıdan tahsil ettiğini bildirmiştir. Davalı ... ise çeklere ciro yolu ile hamil olmuştur. Dava konusu çeklerdeki ciro silsilelerinde dış görünüş itibari ile bir kopukluk görülmemektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi göndermesi ile 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği kambiyo senetlerindeki her imza sahibi, kendi imzasından sorumludur.
Bu durum karşısında bir imzanın sahte olması imzasını inkar etmeyen diğer imza sahiplerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamı da göz önüne alınarak davalı ...'ın beyanına göre hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken bozma ilamının yanlış değerlendirilmesi sonucu tüm davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/745758600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz