İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1303 E. 2022/715 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ infazda tereddüt↗ maddi hata↗ cezai şart↗ hisse devir sözleşmesi↗ infaz↗ limited şirket↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, davalının Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hükümde maddi hata olduğu değerlendirilerek hüküm tashihi yapılmak suretiyle davalı tarafın Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak, 100.000,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 1.100.00,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzeriden devamına, hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devir bedeli ve hisse devir sözleşmesinde öngörülen cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece 20.12.2019 tarihli celsede davanın kısmen kabulüne karar verilmiş 04.02.2020 tarihinde de hükmün tashihi cihetine gidilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda mahkemece, gerekçede “… -Davalı tarafın Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak, 100.000,00-TL cezai şart, toplam 1.100.00,00-TL yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE,...” şeklinde hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında “Davalı tarafın Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece 04.02.2020 tarihinde yapılan tashih işlemi 1086 sayılı HUMK md 455. maddesine uygun olmadığı gibi hükümden sonra ve fakat temyiz incelemesinden önce yürürlüğe giren HMK 305/A maddesinde belirlenen usule de uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3619 E. 2022/5194 K.
Ortak:tashih · maddi hata · cezai şart · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hükümde «maddi hata» olduğu değerlendirilerek hüküm «tashihi» yapılmak suretiyle davalı tarafın Bodrum 1.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak», 100.000,00 TL «cezai şart» olmak üzere toplam 1.100.00,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzeriden devamına, hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak», 100.000,00-TL «cezai şart», toplam 1.100.00,00-TL yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE,...” şeklinde hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında “Davalı tarafın Bodrum 1.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hükümde «maddi hata» olduğu değerlendirilerek hüküm «tashihi» yapılmak suretiyle davalı tarafın Bodrum 1.
İcra Müdürlüğü'nün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak», 100.000,00 TL «cezai şart» olmak üzere toplam 1.100.00,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzeriden devamına, hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce gerekçe hüküm çelişkisinden bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · rücu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Kısa kararda «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu hükme yer verilmemiş olması karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçe karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.
Ortak:infaz · asıl alacak
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hükümde «maddi hata» olduğu değerlendirilerek hüküm «tashihi» yapılmak suretiyle davalı tarafın Bodrum 1.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak», 100.000,00 TL «cezai şart» olmak üzere toplam 1.100.00,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzeriden devamına, hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · bono · kefil · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
Şirketine 5.000,00 TL borcunun kaldığı ilgili icra dosyasında davacının yapacağı ödemenin 80.000,00 TL tutarına isabet eden icra «masraf» ve faizleri ile Umt Şirketinin davacıya ödemesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3619 E. 2017/2493 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL «asıl alacak» yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · terkin · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaTicaret Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine,....Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen «maddi tazminat» talebi yönünden hesaplanan 2.200,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak kendisini vekille «temsil» ettiren davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen manevi tazminat talebi yönünden hes …
Mahkemece, marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli asıl davanın ve markanın iptali ve sicilden terkini talepli birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini, durdurulmasını, davalı markasının «terkin» ve iptalini, ayrıca 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Şti. tarafından davalı ... aleyhine açılan Marka İptali ve Marka hakkına tecavüzün önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine'' karar verilmiş, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise ''Davacı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1303 E. , 2022/715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.12.2019 tarih ve 2019/153 E. - 2019/277 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bodrum Yarımada Özel Sağlık Ambulans Hiz. Ltd. Şti.'deki hissesini davalı borçluya devrettiğini, hisse devir bedelinin 1.000.000.-TL'sinin ödendiğini, bakiye 1.000.000.-TL'nin 25.07.2013 tarihinde müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin aradaki anlaşma gereği iki adet ambulans ile iki adet ticari aracı şirkete devrettiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının bakiye hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının hisse devri sırasında gerçekleri gizleyerek müvekkilini aldattığını, noter huzurunda resmi sözleşme niteliğine dönüştürülen sözleşmede cezai şart yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, davalının Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hükümde maddi hata olduğu değerlendirilerek hüküm tashihi yapılmak suretiyle davalı tarafın Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak, 100.000,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 1.100.00,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzeriden devamına, hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devir bedeli ve hisse devir sözleşmesinde öngörülen cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece 20.12.2019 tarihli celsede davanın kısmen kabulüne karar verilmiş 04.02.2020 tarihinde de hükmün tashihi cihetine gidilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2.
maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda mahkemece, gerekçede “… -Davalı tarafın Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak, 100.000,00-TL cezai şart, toplam 1.100.00,00-TL yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.100.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE,...” şeklinde hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında “Davalı tarafın Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4833 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ İLE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan 1.000.000,00 TL alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
3- Kabule göre de, mahkemece 04.02.2020 tarihinde yapılan tashih işlemi 1086 sayılı HUMK md 455. maddesine uygun olmadığı gibi hükümden sonra ve fakat temyiz incelemesinden önce yürürlüğe giren HMK 305/A maddesinde belirlenen usule de uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine,
27/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743029800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz