Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6410 E. 2022/697 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
coğrafi sınırlama↗ tbk 444↗ müşteri çevresi↗ ticari sır↗ hizmet akdi↗ fiil ehliyeti↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ rekabet yasağı↗ kanun yolu↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ taraf ehliyeti↗ görevsizlik kararı↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebine ilişkin olduğu, hizmet akdinin rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde coğrafi sınırlama getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hükmün süre ve kapsam itibariyle sınırlandırılması
gerektiği, rekabet yasağını iki yıl için ve ayrıca davacı firmanın faaliyet gösterdiği Adana Bölgesi için geçerli saymak gerektiği, davalının, davacı firmadan ayrılmasından sonra iki yıllık süre içinde, davacı firma ile aynı alanda ve bölgede faaliyet gösteren rakip firmada çalıştığının toplanan delillerden anlaşıldığı, her ne kadar SGK kayıtlarına göre; davalının Yamaç Mimarlık Ltd. Şti.'de işe girişi ile hizmet dökümü bulunuyor ve davalının tanıkları savunmayı doğrulamış ise de, davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu maddi deliller davacının tanığının beyanlarını doğruladığı, diğer taraftan davalı, davacı firmada proje müdürü olup, fuarların düzenlenmesi, pazarlanması, organizasyonu gibi işlerle uğraşmakta, idari işlere destek olduğu, davacı firmanın tüm ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, davalının Elka Fuarcılık Ltd. Şti. bünyesinde yapmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak ticari sır niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı davranıldığı ve cezai şartın istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, hakkaniyet ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının davacı firma nezninde çalıştığı ve davalının iş akdinin emeklilik nedeniyle sonlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 03.01.2003 tarihli hizmet sözleşmenin 6.17. maddesinde rekabet yasağının düzenlendiği, iş sözleşmesi içeriği incelendiğinde işveren aleyhine hiç bir cezai şarta yer verilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2018 tarih ve 2016/850 Esas, 2018/351 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3/2 maddesi “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği” hükmünü haizdir. Dava başlangıçta İş Mahkemesine açılmış olup Adana 3. İş Mahkemesi’nin 2015/469 Esas, 2015/660 sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararına karşı davacı vekilince temyize başvurulması üzerine karar, Dairemizin 18.01.2016 gün, 2015/15714 Esas -2016/429 Karar sayılı ilamıyla onanmış, yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen karar bölge adliye mahkemesinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmekle birlikte daha önce İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararı Dairemizce incelenerek karar verildiğinden kanun yolu incelemesi temyiz kanun yoluna tabi olup bölge adliye mahkemesinin kanun yolu inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Bu husus göz ardı edilerek bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bölge adliye mahkemesinin kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle davalı vekilinin kanun yolu inceleme talebinin Dairece yapılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Dava, rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki rekabet yasağı hükmünü içeren iş akdi 03.01.2003 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 vd. devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Madde açık hükmünden de anlaşıldığı üzere, rekabet yasağı ihlalinin gerçekleşebilmesi için, davalı işgörenin eylemleri ile davacı işverene önemli ölçüde zarar verilmesi veya bu zarar ihtimalinin bulunması şarttır.
Somut uyuşmazlık yönünden, davanın kabulüne ilişkin gerekçeli kararda işverenin ne şekilde önemli ölçüde zarar gördüğü veya bu ihtimalin bulunduğu tartışılıp değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
4- Taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD cezai şart öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, hakkaniyet ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa harçlandırılan dava değeri 25.000,00 TL olup, cezai şarttan indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerekirken dava konusu olmayan ve harcı da yatırılmayan sözleşme değeri üzerinden indirim yapılması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, «hizmet akdinin» rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde «coğrafi sınırlama» getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hü …
… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, «hizmet akdinin» rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde «coğrafi sınırlama» getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hü …
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · çalışma özgürlüğü · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · geçersizlik
Benzer bu kararda… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir «kısıtlama» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · Cezai şart
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · yetki · geçersizlik · taahhütname · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hakime tanınan bu «yetkinin» gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · Cezai şart
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 01.03.2012 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 01.10.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · şirket zararı · yetki · geçersizlik · dava sebebi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, «hizmet akdinin» rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde «coğrafi sınırlama» getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hü …
… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · üretim sırları · sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaDava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
A.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… pmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak «ticari sır» niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı ve «cezai şartın» istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, «hakkaniyet» ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… Mahkemesince, davalının davacı firma nezninde çalıştığı ve davalının iş akdinin emeklilik nedeniyle sonlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 03.01.2003 tarihli «hizmet sözleşmenin» 6.17. maddesinde «rekabet yasağının» düzenlendiği, iş sözleşmesi içeriği incelendiğinde işveren aleyhine hiç bir «cezai şarta» yer verilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Adana 2.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · karşı edim · çalışma özgürlüğü · haklı nedenle fesih · acentelik · fesih · yetki · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, «hizmet akdinin» rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde «coğrafi sınırlama» getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hü …
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda4- Taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinin» 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD «cezai şart» öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması «kaydı» ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, «hakkaniyet» ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, «hizmet akdinin» rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde «coğrafi sınırlama» getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hü …
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6410 E. , 2022/697 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.04.2018 tarih ve 2016/850 E. - 2018/351 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.02.2020 tarih ve 2018/1815 E. - 2020/114 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının iş sözleşmesi ile TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.'de çalışmaya başladığını, davalının iş akdinin feshedilmesinden sonra daha önce müvekkili şirketin çalışanı olan dava dışı ...'la birlikte ve onun şirketi olan Elka Fuarcılık Ltd. Şti.'de çalışarak haksız rekabet yaptıklarını, sadakat yükümlülüğüne uymadıklarını, iş sözleşmesi şartlarını ihlal ettiklerini ileri sürerek, davalının tasarlayarak ve kusurlu olarak gerçekleştirdiği haksız rekabet eylemleri dolayısı ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin haksız rekabet eylemi içinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,davanın rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebine ilişkin olduğu, hizmet akdinin rekabet yasağına ilişkin 6.17'nci maddesinde coğrafi sınırlama getirilmediği ayrıca yasada belirtilen iki yıllık süre aşılarak 3 yıl için rekabet yasağının öngörüldüğü, sözleşmedeki hükmün bu şekli ile kanuna aykırı olduğu, hükmün süre ve kapsam itibariyle sınırlandırılması
gerektiği, rekabet yasağını iki yıl için ve ayrıca davacı firmanın faaliyet gösterdiği Adana Bölgesi için geçerli saymak gerektiği, davalının, davacı firmadan ayrılmasından sonra iki yıllık süre içinde, davacı firma ile aynı alanda ve bölgede faaliyet gösteren rakip firmada çalıştığının toplanan delillerden anlaşıldığı, her ne kadar SGK kayıtlarına göre; davalının Yamaç Mimarlık Ltd. Şti.'de işe girişi ile hizmet dökümü bulunuyor ve davalının tanıkları savunmayı doğrulamış ise de, davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu maddi deliller davacının tanığının beyanlarını doğruladığı, diğer taraftan davalı, davacı firmada proje müdürü olup, fuarların düzenlenmesi, pazarlanması, organizasyonu gibi işlerle uğraşmakta, idari işlere destek olduğu, davacı firmanın tüm ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, davalının Elka Fuarcılık Ltd.
Şti. bünyesinde yapmış olduğu iş ve bulunduğu pozisyonun bu sırların kullanılmasına uygun olduğu, davacının somut bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi davalının da somut olarak ticari sır niteliğindeki bilgilere sahip olması ve bu bilgileri davacı aleyhine kullanmasının da gerekmediği, davalı işçinin bu bilgilere ulaşabilme ve davacı işverene zarar verebilme ihtimal ve riskinin mevcut olmasının yeterli olduğu, sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı davranıldığı ve cezai şartın istenebileceği, ancak sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD fahiş olup işçinin mahvına sebep olacak düzeyde olduğu, hakkaniyet ilkesi gözetilerek indirim yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle cezanın 25.000,00 TL'ye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.000.- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının davacı firma nezninde çalıştığı ve davalının iş akdinin emeklilik nedeniyle sonlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 03.01.2003 tarihli hizmet sözleşmenin 6.17. maddesinde rekabet yasağının düzenlendiği, iş sözleşmesi içeriği incelendiğinde işveren aleyhine hiç bir cezai şarta yer verilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2018 tarih ve 2016/850 Esas, 2018/351 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3/2 maddesi “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği” hükmünü haizdir. Dava başlangıçta İş Mahkemesine açılmış olup Adana 3. İş Mahkemesi’nin 2015/469 Esas, 2015/660 sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararına karşı davacı vekilince temyize başvurulması üzerine karar, Dairemizin 18.01.2016 gün, 2015/15714 Esas -2016/429 Karar sayılı ilamıyla onanmış, yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karar bölge adliye mahkemesinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmekle birlikte daha önce İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararı Dairemizce incelenerek karar verildiğinden kanun yolu incelemesi temyiz kanun yoluna tabi olup bölge adliye mahkemesinin kanun yolu inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Bu husus göz ardı edilerek bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bölge adliye mahkemesinin kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle davalı vekilinin kanun yolu inceleme talebinin Dairece yapılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Dava, rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki rekabet yasağı hükmünü içeren iş akdi 03.01.2003 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 vd. devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Madde açık hükmünden de anlaşıldığı üzere, rekabet yasağı ihlalinin gerçekleşebilmesi için, davalı işgörenin eylemleri ile davacı işverene önemli ölçüde zarar verilmesi veya bu zarar ihtimalinin bulunması şarttır.
Somut uyuşmazlık yönünden, davanın kabulüne ilişkin gerekçeli kararda işverenin ne şekilde önemli ölçüde zarar gördüğü veya bu ihtimalin bulunduğu tartışılıp değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
4- Taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin 6/17 maddesinde, davalı işgörenin rekabet yasağını ihlali halinde 200.000 USD cezai şart öngörülmüş olup dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 25.000,00 TL’nin tahsili istemi ile açılmış, yerel mahkemece sözleşmede kararlaştırılan 200.000 USD’nin davalının mahvına sebebiyet vereceği, hakkaniyet ilkesi gereği indirim yapılmasının zorunlu olduğu, cezanın 25.000,00 TL’ye indirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa harçlandırılan dava değeri 25.000,00 TL olup, cezai şarttan indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerekirken dava konusu olmayan ve harcı da yatırılmayan sözleşme değeri üzerinden indirim yapılması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 2018/1815 Esas-2020/114 Karar sayılı ilamının resen KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararına karşı davalı vekilinin kanun yolu isteminin temyiz yolu olarak değerlendirilmesi suretiyle Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/850 Esas-2018/351 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743019100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz