Hakimin takdir yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2351 E. 2017/1598 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakimin takdir yetkisi↗ tbk 445↗ karşı edim↗ tbk 444↗ çalışma özgürlüğü↗ müşteri çevresi↗ haklı nedenle fesih↗ fiil ehliyeti↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ fesih↗ taraf ehliyeti↗ yetki↗ geçersizlik↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli hizmet sözleşmesinin "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların temsilcileri, acenteleri, ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen rekabet yasağının işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime yetki verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin geçersiz olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Dairemizce onanmıştır
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağına ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli rekabet yasağı hükmü 07.09.2009 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, mahkemece, iş akdinin sona erdiği 06.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi yerinde olmuştur.
TBK 444 maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.
Her ne kadar mahkemenin, rekabet yasağının tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de karşı edim yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir. TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece hakime takdir yetkisi verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KABULÜYLE, mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemizin 05.11.2015 gün 2015/474-11615 ilamın kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaTBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · taahhütname · cy/cy kaydı · haksız rekabet · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaTBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · sözleşmeye aykırılık · şirket zararı · dava sebebi · cy/cy kaydı · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli «rekabet yasağı» hükmü 07.09.2009 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, mahkemece, iş akdinin sona erdiği 06.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi yerinde olmuştur.
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
5 benzer karar daha
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli «rekabet yasağı» hükmü 07.09.2009 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, mahkemece, iş akdinin sona erdiği 06.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi yerinde olmuştur.
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaTBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · sözleşmeye aykırılık · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11576 E. 2018/3841 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · hakkaniyet · oy yasağı · fesih · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
Somut olayda, davalı işçilerin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bu …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «haksız rekabete» dayalı tazminat ve haksız rekabetin tespiti istemiyle dava açtığı, ancak davalıların iş akitlerini haklı nedenle feshettikleri, davacı işverenin yeterli iş koşullarını sağlayamadığı ve işçi haklarının zamanında ödenmesini temin edemediği, ...İş Mahkemesinin «bozma sonrası» 2013/247-859 sayılı ve 26/12/2013 tarihli kararı ile davalı işçi ...'ın iş akdini haklı olarak feshettiğinin tesbitine karar verildiği, işbu kararın onama ile kesinleştiği, buna göre dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 352/2 maddesi uyarınca haksız rekabet için aranın «haksız fesih» şartının gerçekleşmediği, davacının zararının varlığını da ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · haksız fesih · işçilik alacakları · bozma sonrası karar · ibraname · cy/cy kaydı · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «haksız rekabete» dayalı tazminat ve haksız rekabetin tespiti istemiyle dava açtığı, ancak davalıların iş akitlerini haklı nedenle feshettikleri, davacı işverenin yeterli iş koşullarını sağlayamadığı ve işçi haklarının zamanında ödenmesini temin edemediği, ...İş Mahkemesinin «bozma sonrası» 2013/247-859 sayılı ve 26/12/2013 tarihli kararı ile davalı işçi ...'ın iş akdini haklı olarak feshettiğinin tesbitine karar verildiği, işbu kararın onama ile kesinleştiği, buna göre dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 352/2 maddesi uyarınca haksız rekabet için aranın «haksız fesih» şartının gerçekleşmediği, davacının zararının varlığını da ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; ... dışındaki diğer davalıların davacı işverene karşı «işçilik alacakları» için açtıkları iş davası bulunmadığı ve «ibraname» imzalayarak işten ayrıldıkları anlaşılmıştır.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
Somut olayda, davalı işçilerin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
… enüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli «rekabet yasağı» hükmü 07.09.2009 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, mahkemece, iş akdinin sona erdiği 06.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi yerinde olmuştur.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir «kısıtlama» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · üretim sırları · sözleşmeye aykırılık · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
A.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2351 E. , 2017/1598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 gün ve 2013/472-2014/194 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/11/2015 gün ve 2015/474-2015/11615 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde kalite kontrol müdürü ve işveren vekili sıfatıyla çalışan davalının yasa ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle iş akdinin 2013 yılı Haziran ayında feshedildiğini, davalının talimatı ile 03.06.2013 tarihinde, davalının arkadaşı olan dava dışı ... ve şirket çalışanı ...'in müvekkiline ait olan, ancak neler olduğu tam tespit edilemeyen birçok resmi ve özel belge, numune ürün ve çizimleri kolileri ve delil bırakmamak için kamera kayıtları ve kayıt sistemini de sökerek beraberinde götürdüklerini, iş akdinin feshi sonrasında davalının müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı ... Tekst. A.Ş'nin tüm hisselerini arkadaşıyla birlikte devir aldığını, davalının müvekkili şirketteki statüsü nedeniyle iş çevresine, sırlarına vs.
hususlara vakıf olduğunu, davalının müvekkili ile davalı arasında iş akdinin başlangıcında imzalanan 01/09/2009 tarihli Sözleşmenin 9. maddesinde öngörülen rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek, sözleşmede öngörülen aylık 15.000 EURO brüt maaşa bağlı olarak 1 yıllık maaş tutarı olan 180.000 EURO cezai şartın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulmasına, ihlale son verilmesine, davalı yedindeki evrak ve eşyaların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 9. maddesinde öngörülen rekabet yasağının müvekkilinin kariyerine yönelik ağır sonuçlar içermesinden dolayı hükümsüz olduğunu, çalışma özgürlüğü yönünden Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğini, iş akdinin haksız feshi nedeniyle müvekkilince açılan iş davasının derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli hizmet sözleşmesinin "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların temsilcileri, acenteleri, ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen rekabet yasağının işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime yetki verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin geçersiz olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Dairemizce onanmıştır
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağına ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli rekabet yasağı hükmü 07.09.2009 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, mahkemece, iş akdinin sona erdiği 06.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi yerinde olmuştur.
TBK 444 maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.
Her ne kadar mahkemenin, rekabet yasağının tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de karşı edim yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir. TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece hakime takdir yetkisi verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KABULÜYLE, mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemizin 05.11.2015 gün 2015/474-11615 ilamın kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Davacı vekilinin KARAR DÜZELTME talebinin KABULÜ ile, yerel mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin Dairemizin 05.11.2015 gün 2015/474-11615 sayılı ilamının, yukarıda anılan gerekçelerle tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılarak, mahkeme hükmünün davacı taraf yararına BOZULMASINA, talep halinde temyiz ve karar düzeltme harcının davacı tarafa iadesine, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356993000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz