Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1081 E. 2022/566 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı şahıs hakkındaki davanın ise reddine dair verilen kararın davacı ve davalı şirket vekillerince temyizi üzerine mahkeme hükmü, Dairemizce davalı şirket yarına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/109 E. 2023/3596 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · cy/cy kaydı · iltibas
Benzer bu kararda… açısından markaların hitap ettiği tüketici kitlesi yönünden bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmadığı, tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının markaları ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu türden slogan niteliğindeki ibarelerin, farklı kurgular içindeki kullanımlarının ihlal teşkil etmeyeceği g …
… “yarının holdingleri”, “yarına hazır kobi”, “yarına hazırım skoru”, “yarına hazırım”, “yarına hazır” ibareli markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve «iltibasa» sebebiyet verdiğini, tüketici nezdinde müvekkili ile özdeşleşmesi sağlanan “yarına hazır” kök ibareli seri markaların, davalının tescil için başvurduğu 42 nci sını …
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markaları arasında görünüş, renk, şekil ve yazı karakterleri ile tertip tarzları açısından en küçük bir benzerliğin dahi söz konusu olmadığını, “yarın” sözcüğünü barındıran 231 «kayda» rastlandığını, bu rakamın bile anılan sözcüğün ne kadar yoğun bir kullanımının olduğunu, zayıf markaya işaret ettiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/904 E. 2015/5494 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza · limited şirket ortaklığı · ortaklar kurulu kararı · husumet ehliyeti · zamanaşımı def'i · pasif husumet · def'i · tüzel kişilik
Benzer bu kararda1- Dava, «sahte imza» ile alınan «limited şirket ortaklığı» kararının iptali istemine ilişkin olup, böyle bir davanın şirket «tüzel kişiliğine» «husumet» yöneltilerek açılması gereklidir.
2- Ayrıca, kabule göre de davalılardan ... «zamanaşımı def»'inde bulunmadığı gibi, davacı «ortaklar kurulu» kararındaki imzanın sahte olduğunu ve bu nedenle kararın batıl olduğunu iddia ederek dava açtığına göre 818 sayılı BK'nun 126/4. maddesinin somut olaya uygulanması doğru olmayıp kararın davacı yarına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, mahkemece tüm ortakların davada yer alıp almadığı, davalıların «pasif husumete» ehil olup olmadıkları incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, res'en gözetilmesi gereken «husumet ehliyeti» incelenmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle res'en bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ortaklar kurulu» kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 26/4. maddesine göre, ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davaların 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, şirket devrini içeren ortaklar kurulu kararının 26/06/2002 tarihli olması sebebiyle zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar ve …
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17269 E. 2014/1375 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşılıklılık esası · münhasırlık · ihtiyati haciz · kamu düzeni · tenfiz · haciz · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 38. maddesi gereğince yapılan incelemede, ülkemizle ilamın verildiği Almanya Cumhuriyeti arasında «karşılıklık esasına» dayanan anlaşmanın mevcut bulunduğu, ilamın Türk Mahkemeleri'nin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda olduğu, hükmün «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, karar veren mahkeme yasalarına göre usulen davalıların çağrıldığı ve davalıların yetkili kılınan hukukun uygulanmadığı şeklinde itirazlarının olmadığı, somut olayda «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile Köln Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15 0 503/10 sayılı 02.12.2011 tarihli kararının tenfizine, kararın yerine getirilmesine ve «ihtiyati haciz» kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… zamanda dava şartı niteliğinde bulunan ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini havi bulunmayan «tenfiz» dilekçesi ekindeki belgelere göre tenfiz kararı verilmesi doğru görülmemiş, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10271 E. 2013/9104 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · feragat · maddi tazminat · haksız rekabet · dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… işaretlerin aynı olmadığı, davacı markası kapsamında 29, 30 ve 32. sınıftaki mallar varken, davalının davaya konu işareti mallar için değil 43/01 sınıf ve alt gruba «dahil» "yiyecek içecek sağlanması" yani lokantacılık hizmetlerinde kullandığı, davacı markasının tescil kapsamı ile davalı kullanımının aynı olmadığı,... ibaresinin "Lokantacılık" hizmetleri yönünden de davacıya bağlanabilecek tescilsiz yoğun kullanım sonucu ayırtedicilik kazanmış bir işaret olmadığı, davalının dava tarihine kadar gerçekleşen ve ceza soruşturmasında tespit edilen kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı, aksi bir an için kabul olunsa dahi, suskun kalma suretiyle hak «kaybı» koşullarının oluştuğu, ayrıca davacının «maddi tazminat» talebinden «feragat» ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Ayrıca iş bu davada, davalı kullanımının aynı KHK'nın 12. maddesi kapsamında dürüstçe bir kullanım olarak kabulü mümkün olmayacağı gibi, davalı şirket «temsilcisinin» beyanından anılan ibareyi iki ay kullandığı ve 2009 yılında lokantacılık faaliyetine başlandığı anlaşıldığına göre bu gerekçe ile dahi ret kararı isabetsiz olup kararın temyiz eden davacı yarınına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1676 E. 2022/563 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · akdi taşıyıcı · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · sorumluluk sınırlaması · alt taşıyıcı · ağır kusur
Benzer bu karardaAncak zikredilen hükümde «alt taşıyıcının sınırlı sorumluluk» hükümleri gözetilmeksizin meydana gelen tüm zarardan sorumlu olduğu açıkça kararlaştırılmadığından bu hükme istinaden sınırlı sorumluluk hükümlerinden ayrılmayı gerektiren bir hal bulunmadığı gibi esasen zarar halinde «üst taşıyıcıdan» talep edilebilecek tazminat da CMR’nin 29. maddesinde belirtilen istisnai haller dışında sınırlı sorumluluk hükümlerine göre belirlenecek tutarı aşamayacaktır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «akdi taşıyıcı» olan davalının CMR’nin 23/3. maddesine göre «taşıyıcının sorumlu» olduğu tutarın üzerinde yaptığı ödemeyi «alt taşıyıcı» olan davacıya «rücu» edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bu hale göre, karar düzeltme istemine konu Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde, davacı CMR’nin 17/2. maddesinde belirtildiği şekilde bir «kurtuluş beyyinesi» getiremeyip zarardan sorumlu tutulsa bile «sorumluluğu sınırlı sorumluluk» hükümlerine göre belirlenen tutarı aşamayacaktır.
Davalı şirket, dava dışı bir firmaya ait emtianın Türkiye’den Belçika’ya taşınması işini üstlenmiş olup, fiili taşıma işini ise taraflar arasında akdedilen «taşıma sözleşmesine» istinaden «alt taşıyıcı» olarak davacıya vermiştir. ..., davacıya ait kamyona yüklendikten sonra taşımanın Türkiye- İtalya etabını deniz yoluyla yapmak üzere UND-Adriyatik isimli ro-ro gemisine yüklenmiş, deniz taşıması sırasında meydana gelen yangın sonucu ise emtianın tamamı yanmak suretiyle «zayi» olmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1081 E. , 2022/566 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.09.2018 gün ve 2014/645 - 2018/614 sayılı kararı bozan Daire'nin 22.09.2020 gün ve 2018/5340 - 2020/3558 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı .... tarafından, diğer davalı ... lehine 125.000 ABD Doları bedelli, 01.12.2006 vadeli senedin 22.03.2002 tarihinde tanzim ve imza edildiğini, ... tarafından tekrar babası dava dışı ...'e, baba ...'in de oğlu müvekkiline ciro ve teslim ettiğini, bononun 18.09.2008 tarihinde icra takibine konulduğunu, senet borçlusu tarafından borca ve imzaya itiraz olmadığından borcun miktarı bakımından takibin kesinleştiğini, ... A.Ş'nin anne, baba ve çocuklardan oluşan bir aile şirketi olduğunu, dava konusu senedi imzalayan ...'in şirketin kurucusu olup, o tarihteki fiilen ve hukuken tek hakimi olduğunu, müvekkilinin kardeşi olan davalı ...'in ise senedi imza sirkülerindeki yetkisi gereğince müştereken babasıyla birlikte ayrıca imzaladığını ileri sürerek, dava konusu senet karşılığı 221.337.- TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde, davalı ... yönünden husumet itirazında ve ayrıca her iki davalı yönünden derdestlik itirazında bulunmuş, davacının şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı şahıs hakkındaki davanın ise reddine dair verilen kararın davacı ve davalı şirket vekillerince temyizi üzerine mahkeme hükmü, Dairemizce davalı şirket yarına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 55,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 24/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740500000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz