6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye sonrası terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/506 E. 2025/566 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Yargılama gideri ve vekalet ücretine itiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket hakkında, başka bir mahkemede görülmekte olan davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla TTK 547. madde kapsamında ek tasfiye için yeniden tescil (ihya) talep edilebilir; bu davada terkin edilen şirketin söz konusu davada taraf/itiraz sahibi olduğunun anlaşılması halinde davacının hukuki yararı mevcuttur. Tasfiyenin eksiksiz tamamlanmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, ihya davasında haksız çıkan tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi ve kendisine ayrıca vekalet ücreti takdir edilmemesi hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar ve ihya koşulları → ret

İddia: Davalı vekili, ihyası talep olunan şirketin Ankara 2. FSHH Mahkemesindeki davada taraf sıfatı bulunmadığını, ihya için mehil veren ara kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri ve mahkemenin istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Terkin edilen şirketin başka bir mahkemede görülen dava dosyasında davalı taraf olduğu, terkin edilen şirket hakkındaki davada taraf teşkilinin tamamlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin verdiği dilekçe ile davada ihbar olunan taraf olarak bildirilen şirketin ilk itiraz sahibi olduğundan davalı olarak dosyaya eklenmesi talebi üzerine itiraz sahibi şirketin davalı olarak eklenerek ihya için mehil verildiği, bilirkişi raporunda da tasfiye halindeki şirket tarafından kuruma itiraz edildiğinin belirlendiği, ara kararda maddi hata bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun yargı giderinden sorumluluğu ve vekalet ücreti takdiri → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkili lehine hiçbir ücret takdiri yapılmaması ve yargı giderinin müvekkiline yükletilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 326(1) maddesi gereğince kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde, terkinden evvel tasfiye memuru olan davalıya ayrıca ücret takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilen şirketin başka bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla TTK 547 kapsamında ihyasının koşulları ile ihya davasında haksız çıkan tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumluluğuna ilişkin değerlendirmeler açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Terkin edilen şirketin ihyası talebinde hukuki yarar bulunması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası tüzel kişiliğin ihyası tasfiye memuru hukuki yarar yargı gideri taraf teşkili

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/506

KARAR NO 2025/566

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/11/2024

NUMARASI 2024/289 Esas - 2024/839 Karar

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin Tas. Hal. ...San. ve Tic. A.Ş, Türk Patent Ve Marka Kurumu ve ...'in hasım göstererek Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2023/227 E.sayılı dosya ile marka ile ilgili kurum kararlarının iptali davası açtığını, ancak taraflardan Tasf. Hal. ...San. ve Tic. A.Ş'nin ticaret sicilden terkin edildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesince davayı açmak üzere taraflarına süre verildiğini, Tasf. Hal. ... San. ve Tic. A.ş. adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin Şişli/İST olduğunu, şirketin ticaret sicilinden 05.10.2021 tarihinde terkin edildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Tasf.

Hal. ... San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Asıl davada Ticaret Sicili Müdürlüğü; TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargı gideri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Birleşen davada davalı ... vekili davanın reddine savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; terkin edilen şirket hakkında Ankara 2. FSHH Mahkemesinin 2023/227 esas sayılı dava açıldığı,davacının fikri haklardan kaynaklanan haklarını alamadığını iddia ettiği ve bu duruma ihyası talep olunan şirketin yol açtığını ileri sürdüğü, asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl ve birleşen davada ihyası talep olunan şirketin Ankara 2. FSHH Mahkemesinin 2023/227 Esas sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin ve işlemlerinin sağlanması" açısından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 797950 sicil numarasında kayıtlı "Tasfiye Halinde Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi"nin tüzel kişiliğinin ihyasına,son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili;... A.Şnin, 2018 senesinden itibaren ... adlı bir konferans düzenlemeye başladığını, bu bağlamda "...", "..." ve "..." isimli markalar da, farklı ... sınıflarında müvekkili adına tescil edildiği, davacı ..., esasen müvekkiline ait olan bu markaların kendi adına tescil edilmesi için Türkiye Marka ve Patent Kurumu nezdinde başvurular yaptığını, işbu başvurular müvekkilinin "önceki hak sahibi" olması gereği reddedildiğini, görülen dava, davacı tarafın müvekkili ... adına tescilli bulunan markasını, benzer faaliyetleri konu alan başka bir marka sınıfında kendi adına tescil edilmesi talebiyle TMPK'ya yaptığı tescil başvurusunun reddine ilişkin kararın iptali istemiyle açıldığını, dava dilekçesinde"İhbar Olunan" olarak belirtilen ancak UYAP üzerinde "Davalı" olarak kaydedilen ...

A.Ş'nin görülen dava ile ilgisi olmadığını, dava konusu markanın, halihazırda müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu, 22.04.2024 tarihli hatalı ara karar ile taraf teşkilini sağlamak adına ihya edilmesi için dava açmak üzere davacıya süre verdiğini, davalı sıfatını haiz olmayan ... A.Ş bakımından bu şartların yerine geldiğini ifade etmenin de isabetli olmayacağını, müvekkili lehine hiçbir ücret takdiri yapılmaması ve yargı giderinin müvekkiline yükletilmesi sebepleriyle incelenerek kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Ticaret Sicil kayıtlarında Tafiye Halinde ... San. ve Tic. AŞ'nin tasfiyesinin sona erdiği 05/10/2021 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülen 2023/227 esas sayılı dava dosyasında davalı taraf olduğu; terkin edilen şirket hakkındaki davada taraf teşkili tamamlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili ihyası talep olunan şirketin anılan davada taraf sıfatı bulunmadığını ,ihya için mehil veren ara kararın hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de davacı vekili tarafından verilen 08.05.2023 tarihli dilekçe ile davada ihbar olunan taraf olarak bildirilen Tasf. Hal. ...

San. Ve Tic. AŞnin İlk itiraz sahibi olduğundan davalı olarak dosyaya eklenmesi talebi üzerine itiraz sahibi şirketin davalı olarak taraf olarak eklenerek ihya için mehil verildiği,bilirkişi raporunda da tasfiye halindeki şirket tarafından kuruma itiraz edildiğinin belirlendiği ,ara kararda maddi hata bulunmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde ,terkinden evvel tasfiye memuru olan davalıya ayrıca ücret takdir edilmemesinde isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Birleşen davada davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafça yapılan 240-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/7404 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.