6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/706 E. 2022/78 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şüpheli alacak delil niteliği kesin delil acentelik sözleşmesi tebligat kanunu m.35 ilamsız icra takibi ticari defter kayıtları kötüniyet tazminatı acentelik icra takibine itiraz kefalet kefil limited şirket ticari defter tebligat kötüniyet temerrüt ibraz kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da defter incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları ile davalı acentenin belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, tebligatın, Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki ticari defter kayıtları ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 şüpheli alacaklarda takip

edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından kesin delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

1- Dava, acentelik sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir. Davalıların imzası bulunan sözleşme içeriğinin incelenmesinde davalıların kefil sıfatlarının bulunduğu sözleşmenin imzalandığı tarihte sorumluluk miktarının 250.- YTL (250.000,000 YTL) olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacı kayıtlarının delil niteliğinde olması ve bilirkişi raporu ile davacı defterleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan 242.292,66 TL alacaklı olduğu, bu durum karşısında davalıların sorumlu olduğu 250.- YTL ve kendi temerrütleri de gözetilerek davalılardan istenecek miktar belirlenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11959 E. 2012/18541 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17198 E. 2012/20343 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5169 E. 2021/4487 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1996 E. 2022/7296 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/706 E.  ,  2022/78 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.03.2020 tarih ve 2015/887 E. - 2020/217 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Fora Sigorta Aracılık Hizmeti Ltd. Şti. arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin davalılarca müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzalandığını, tahsil edilen primlerin müvekkili şirkete aktarılmaması üzerine acentelik sözleşmesi feshedilerek davalılar ve dava dışı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı borçlularca haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000.- TL’lik kısmı için itirazın iptaline, ıslahla toplam 243.000,00 TL’ye yönelik itirazın iptali ve takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da defter incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları ile davalı acentenin belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, tebligatın, Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki ticari defter kayıtları ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 şüpheli alacaklarda takip

edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından kesin delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

1- Dava, acentelik sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir. Davalıların imzası bulunan sözleşme içeriğinin incelenmesinde davalıların kefil sıfatlarının bulunduğu sözleşmenin imzalandığı tarihte sorumluluk miktarının 250.- YTL (250.000,000 YTL) olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacı kayıtlarının delil niteliğinde olması ve bilirkişi raporu ile davacı defterleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan 242.292,66 TL alacaklı olduğu, bu durum karşısında davalıların sorumlu olduğu 250.- YTL ve kendi temerrütleri de gözetilerek davalılardan istenecek miktar belirlenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 10/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/733732600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.