İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/706 E. 2022/78 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şüpheli alacak↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ acentelik sözleşmesi↗ tebligat kanunu m.35↗ ilamsız icra takibi↗ ticari defter kayıtları↗ kötüniyet tazminatı↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ kefil↗ limited şirket↗ ticari defter↗ tebligat↗ kötüniyet↗ temerrüt↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da defter incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları ile davalı acentenin belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, tebligatın, Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki ticari defter kayıtları ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 şüpheli alacaklarda takip
edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından kesin delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava, acentelik sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir. Davalıların imzası bulunan sözleşme içeriğinin incelenmesinde davalıların kefil sıfatlarının bulunduğu sözleşmenin imzalandığı tarihte sorumluluk miktarının 250.- YTL (250.000,000 YTL) olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacı kayıtlarının delil niteliğinde olması ve bilirkişi raporu ile davacı defterleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan 242.292,66 TL alacaklı olduğu, bu durum karşısında davalıların sorumlu olduğu 250.- YTL ve kendi temerrütleri de gözetilerek davalılardan istenecek miktar belirlenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11959 E. 2012/18541 K.
Ortak:ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da «defter» incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin «ticari defter» ve kayıtları ile davalı «acentenin» belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, «tebligatın», Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin «ibraz» edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki «ticari defter kayıtları» ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 «şüpheli alacaklarda» takip edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından «kesin delil» olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmede davacı kayıtlarının «delil niteliğinde» olması ve bilirkişi raporu ile davacı «defterleri» birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan 242.292,66 TL alacaklı olduğu, bu durum karşısında davalıların sorumlu olduğu 250.- YTL ve kendi «temerrütleri» de gözetilerek davalılardan istenecek miktar belirlenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflara delillerini «ibraz» etmek üzere süre verilip «delilleri toplanmak», davacı tarafından «ticari defterlere» de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın «cari hesap alacağının» doğduğu yıllara ilişkin olarak «ticari defterleri ibraz» ettirmek, bundan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği …
Somut olayda davacı tarafından delil olarak «ibraz» edilen «cari hesap ekstresi» davalı yanca imzalanmamıştır.
Davacının icra takibinde talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerekmekte olup, davacının «ibraz» ettiği «cari hesap ekstresi», bu hususun ispatı için tek başına yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · ticari defter ibrazı · cari hesap alacağı · delillerin toplanmaması · cari hesap · bilirkişi incelemesi · inkar tazminatı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece taraflara delillerini «ibraz» etmek üzere süre verilip «delilleri toplanmak», davacı tarafından «ticari defterlere» de delil olarak dayanıldığı gözönüne alınarak, her iki yanın «cari hesap alacağının» doğduğu yıllara ilişkin olarak «ticari defterleri ibraz» ettirmek, bundan sonra «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde borçlu olmadığını davalının kanıtlaması gerektiği …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm kanıtlara göre, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre davacının davalıdan 28.339.48 TL alacağının bulunduğu, davalının aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 «inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «cari hesap alacağına» dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece, dosyaya sunulan «cari hesap ekstresine» göre, davalının, cari hesap ekstresindeki alacağın aksini kanıtlamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından delil olarak «ibraz» edilen «cari hesap ekstresi» davalı yanca imzalanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17198 E. 2012/20343 K.
Ortak:kefalet · kefil
İncelediğiniz kararda1- Dava, «acentelik sözleşmesine» «kefaletten» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir.
Davalıların imzası bulunan sözleşme içeriğinin incelenmesinde davalıların «kefil» sıfatlarının bulunduğu sözleşmenin imzalandığı tarihte sorumluluk miktarının 250.- YTL (250.000,000 YTL) olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTemyiz olunan karar «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup her ne kadar sözleşmede «garantör» ibaresine yer verilmişse de, mahkemece de kabul edildiği üzere aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilen ... sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzalamıştır.
İmzalanan sözleşmede ise «kefalet limiti» mevcut değildir.
Bu durumda «kefaletin» «geçersiz» olduğu nazara alınarak İİK'nun «265» nci maddesi uyarınca dayandığı sebepler kapsamında «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar vermek gerekirken, hesap ekstresinin miktar içerdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · kefalet limiti · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · cari hesap · garantörlük · ihtiyati haciz · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar itiraz eden miktar belli olmadığı ve sözleşmenin «geçersiz» olduğunu belirterek «ihtiyati haciz» kararına itiraz etmiş ise de «cari hesap ekstrelerine» göre miktarın belli olduğu, sözleşme ve hesap ekstreleri ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları birarada değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu sözleşmenin geçersizliği yönündeki itirazın ise İİK'nun «265». maddesi kapsamındaki itirazlardan olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Temyiz olunan karar «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup her ne kadar sözleşmede «garantör» ibaresine yer verilmişse de, mahkemece de kabul edildiği üzere aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilen ... sözleşmeyi «kefil» sıfatıyla imzalamıştır.
Bu durumda «kefaletin» «geçersiz» olduğu nazara alınarak İİK'nun «265» nci maddesi uyarınca dayandığı sebepler kapsamında «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar vermek gerekirken, hesap ekstresinin miktar içerdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
İmzalanan sözleşmede ise «kefalet limiti» mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5169 E. 2021/4487 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da «defter» incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin «ticari defter» ve kayıtları ile davalı «acentenin» belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, «tebligatın», Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin «ibraz» edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki «ticari defter kayıtları» ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 «şüpheli alacaklarda» takip edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından «kesin delil» olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, dava «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece ilk kararında «ispat yükünün» davacıda olduğu ve davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, tarafların temyizi üzerine Yargıtay tarafından ispat yükünün davalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda davalının delillerinin sorulduğu, davalı tarafından bozma ilamında belirttiği gibi, davacıya borç para verdiğine yönelik herhangi bir delil «ibraz» etmediği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · ispat yükü · bono
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, dava «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece ilk kararında «ispat yükünün» davacıda olduğu ve davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, tarafların temyizi üzerine Yargıtay tarafından ispat yükünün davalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda davalının delillerinin sorulduğu, davalı tarafından bozma ilamında belirttiği gibi, davacıya borç para verdiğine yönelik herhangi bir delil «ibraz» etmediği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1996 E. 2022/7296 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da «defter» incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin «ticari defter» ve kayıtları ile davalı «acentenin» belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, «tebligatın», Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin «ibraz» edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki «ticari defter kayıtları» ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 «şüpheli alacaklarda» takip edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından «kesin delil» olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 01.03.2019 tarihli ek karar ile kararın miktar itibariyle «kesin» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Davalı vekilin mahkemenin 13.02.2019 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde «zamanaşımı def»’inin açıkça ileri sürelmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/706 E. , 2022/78 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.03.2020 tarih ve 2015/887 E. - 2020/217 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Fora Sigorta Aracılık Hizmeti Ltd. Şti. arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin davalılarca müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzalandığını, tahsil edilen primlerin müvekkili şirkete aktarılmaması üzerine acentelik sözleşmesi feshedilerek davalılar ve dava dışı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı borçlularca haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000.- TL’lik kısmı için itirazın iptaline, ıslahla toplam 243.000,00 TL’ye yönelik itirazın iptali ve takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece dava dosyasındaki davalılar ... ve ... ile birlikte, dava dışı şirket hakkında da defter incelemesi yapılması gerektiğinden, dava konusu Fora Sigorta Aracılık Limited Şirketi'ne 2003-2012 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları ile davalı acentenin belgelerinin bulunduğu yerin istenildiği, tebligatın, Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapıldığı, herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davacı şirket vekili tarafından 2013-2012 yılları arasındaki ticari defter kayıtları ve davalı acentenin bu yıllara ait alt hesap ekstreleri ve şirketin muhasebe sistem değişikliği nedeniyle görüntüleyemediği ve temin edilemediğinin beyan edildiği, sadece 2012 yılı sonrası için 2015 yılına kadar 128 şüpheli alacaklarda takip
edilen hesap ekstresinin ibraz edilerek hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, taraf vekillerinden ilgili belgelerin bulunabileceği kurum ve kuruluşlar ile vergi dairesinden bulunup bulunmayacağı sorulduğunda, taraf vekilleri ilgili tarih itibariyle, belgelerin, herhangi bir kurum ve kuruluşta bulunamayacağı, ayrıca vergi dairesine de 2003-2012 yılları olması nedeniyle bulunabilmesinin mümkün olmadığını belirttikleri,davacı defterlerinin eksiksiz ve tam olarak TTK ve VUK uyarınca alınan bilirkişi raporu mevcut olmadığından, bilirkişi heyetinin açıkça davacı şirket defterlerinde eksiklik bulunduğunu belirttiği, davacı defterleri bu şekilde usulüne uygun tutulmuş olarak, davanın ispatı açısından kesin delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalılar vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava, acentelik sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir. Davalıların imzası bulunan sözleşme içeriğinin incelenmesinde davalıların kefil sıfatlarının bulunduğu sözleşmenin imzalandığı tarihte sorumluluk miktarının 250.- YTL (250.000,000 YTL) olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacı kayıtlarının delil niteliğinde olması ve bilirkişi raporu ile davacı defterleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan 242.292,66 TL alacaklı olduğu, bu durum karşısında davalıların sorumlu olduğu 250.- YTL ve kendi temerrütleri de gözetilerek davalılardan istenecek miktar belirlenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 10/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/733732600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz