Kilit altında bulundurma şartına uyulmaması nedeniyle hırsızlık teminatının kapsam dışı kalması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1600 E. 2025/1586 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sigorta poliçesinde belirli kıymetlerin (örn. iş makinesi parçaları) hırsızlığa karşı teminat kapsamında sayılması, poliçe özel şartında öngörülen muhafaza/kilit altında bulundurma yükümlülüğüne uyulmasına bağlıdır; bu yükümlülüğe aykırı davranıldığının tespiti halinde sigortacı tazminat ödemekten kaçınabilir. Sigortacının TTK 1423 uyarınca aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülse de, sigorta ettiren sözleşmenin kurulmasından itibaren 14 gün içinde itiraz etmemişse poliçe, içerdiği özel şartlarla geçerli kabul edilir; bu süre geçtikten sonra aydınlatma eksikliğine dayanılamaz.
Ele alınan sorunlar
Poliçedeki 'kilit altında bulundurma' özel şartına uyulup uyulmadığı ve rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, çalınan ağırlıkların büyüklüğü ve niteliği gereği kilit altında bulundurulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sözleşme öncesinde bu durumu bildiğini ve kilit şartının değiştirilemeyeceğini söylediğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Poliçe özel şartında iş makinelerinin değiştirilebilir parçalarının çalınması halinde bu parçaların kilit altında bulundurulması şartı arandığı, davacının dava konusu ağırlığı kilit altında bulundurmadığının kendi beyanlarıyla sabit olduğu, davacının bu şartı bildiği ancak ağırlığın niteliği gereği kilit altına alınamayacağını ileri sürdüğü; ancak aynı ağırlığın hırsızlığa konu olup taşınarak götürülebildiğinin görülmesi karşısında taşınamayacağı iddiasının yerinde olmadığı, ağırlıkların kilitli bir yerde muhafaza edilebileceği ve davacının gerekli önlemleri almayarak poliçe özel şartındaki yükümlülüğe aykırı davrandığı sonucuna varılmıştır. Rizikonun teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi tespitinde hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Aydınlatma yükümlülüğüne (TTK 1423) aykırılık iddiası ve 14 günlük itiraz süresinin sonuçları → ret
İddia: Davacı, kilit altına alınma şartı hakkında kendisine aydınlatıcı bir metin/form imzalatılmadığını, usulüne uygun bilgilendirilmediğini, bu nedenle ilgili klozdan sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 1423/1 uyarınca sigortacının sözleşme öncesinde sigorta ettirene yazılı aydınlatma yapması gerektiği, ancak maddenin 2. fıkrasına göre aydınlatma açıklaması verilmemişse sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılacağı; somut olayda poliçenin 11.10.2019 tarihinde düzenlendiği, zararın 28.02.2020 tarihinde meydana geldiği ve davacı tarafından bu süre içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmekle, poliçenin mevcut haliyle geçerli olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca TTK 1425/2 uyarınca poliçe eklerinin teklifnameden farklı ve sigortalı aleyhine olan hükümlerinin geçersiz sayılabileceği ileri sürülmüşse de, davacının poliçedeki özel şartların müvekkili ile müzakere edilmeden düzenlendiği iddiasını kanıtlayamadığı belirlenmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sigorta poliçesindeki özel şart niteliğindeki muhafaza/kilit altında bulundurma yükümlülüğüne uyulmamasının teminatı ortadan kaldırdığına ve TTK 1423/2'deki 14 günlük itiraz süresinin geçirilmesi halinde aydınlatma eksikliğine dayanılamayacağına ilişkin tespitleri açısından bölgesel olarak ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makine kırılması sigortası↗ hırsızlık sigortası genel şartları↗ poliçe özel şartı↗ kilit altında bulundurma yükümlülüğü↗ aydınlatma yükümlülüğü (TTK 1423)↗ 14 günlük itiraz süresi↗ teminat kapsamı↗ riziko↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1600
KARAR NO 2025/1586
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/12/2021
NUMARASI 2020/451 Esas 2021/1231 Karar
DAVA
Tazminat ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 30/09/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı şirkete ait Bilecik Merkez Kuyubaşı Ören Köyünde faaliyet gösteren ...Santralleri 5-7 no.lu tribün bölgesinde 1 adet yaklaşık 9 ton, 2 adet yaklaşık 6 ton olmak üzere 2 adet vinç ağırlığının çalındığını, davalı ile davacı şirket arasında iş makinelerine yönelik Makine Kırılması Sigorta Poliçesi bulunduğunu, davalı tarafından, çalınan ağırlıkların kilit altında bulundurulmamış olması nedeni ile zararın karşılanamayacağının belirtildiğini, söz konusu ağırlıkların tonajlarının 8-9 ton olması nedeni ile kilit altında bulundurulmasının mümkün olmadığını, söz konusu ağırlıkların çalınması ile davacı şirketin kullandığı vincin kapasitesinin 180 tona düşmüş olması nedeni ile günlük 20.000-TL zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işletilecek faizi ile birlikte şimdilik 1.000-TL'nin tahsil edilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 26.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 1.000-TLden 190.722,21-TLye çıkarmıştır.
CEVAP
Davalı vekili; davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu olaya ilişkin eksper görevlendirildiğini, yapılan ekspertizde söz konusu ağırlıkların vince takılı olmadığının, açık sahada depolandığının ve kilit altında olmadığının, ayrıca olay bölgesinde 2 adet bekçi bulunduğunun tespit edildiğini, poliçe şartlarında çalınan ağırlıkların kilit altında bulundurulma şartı bulunduğunu, ayrıca davacı tarafın, kilit altında bulundurulma klozunun kaldırılmasına yönelik talebi bulunmadığını, mevcut klozun hilafına davranılamayacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu iş makinasının poliçe teminat kapsamında olması için kilit altında bulundurulması şartına tabi tutulduğu, dava konusu iş makinasının (vincin) kilitli ya da muhafaza altında olmadığı, bu hususun davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ile ikrar edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile dava konusu rizikolara ilişkin davalı tarafından bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olabileceği ve rizikonun bu sebeple teminat dahilinde olabileceği belirtilmiş ise de; davacı tarafından sunulan dava dilekçesi dikkate alındığında davacının vinç ağırlığının poliçe teminatına dahil olması için kilit altında bulundurması gerektiği hususunu bildiği, davacı tarafından aşamalardaki beyanlarında dava konusu iş makinasının (vincin) niteliği gereği kilit altına alınmasının mümkün olmadığı ve muhafaza altına alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu açıkça beyan ettiği nazara alındığında davacının dava konusu iş makinasının (vincin) teminat kapsamında olması için kilit ve muhafaza altında olması gerektiği hususundan haberdar olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki bilirkişi raporu tespitinin dosya kapsamına uygun olmadığı, davacı tarafından, dava konusu iş makinasının (vincin) ağırlığı ve niteliği gereği kilit altına alınması mümkün olmadığı beyan edilmiş ise de;
dava konusu iş makinasının (vincin) çevrili ve muhafaza altına alınmış bir depo vb. yerlerde bulundurabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ;davalı sigorta şirketi tarafından sözleşme öncesinde davacı şirket ile yapılan görüşmelerde söz konusu parçaların incelenmesi aşamasında bu parçaların kilit altında bulundurulmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, kilit altında bulundurulması yönünde bir açıklama yapılmadığını, poliçede yer verilen parçaların kilit altında bulundurulması şartı değiştirilemeyecek olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin sözüne güvenilerek poliçenin imzalandığını, poliçede yer verilen kilit altına alınma hususunun, parçaların büyüklüğü ve ağırlığı bakımından hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirkete kilit altına alınma ile ilgili aydınlatma formu veya bu konuda bilgilendirici, açıklayıcı bir metin imzalatılmadığını, usule uygun şekilde bilgilendirilmeyen davacı şirketin ilgili klozdan sorumluluğu da bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketince makine sigorta poliçesi ile sigortalanan davacıya ait vinç ağırlıklarının çalındığı iddiasına dayalı zararın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıya ait vincin davalı tarafından düzenlenen makine kırılma sigorta sigorta poliçesi ile 11.10.2019-10.10.2020 tarihleri arasında sigortalandığı, geniş kasko teminatı adı altında hırsızlığın da teminat kapsamına alındığı,poliçenin makine kırılma sigortaları genel şartları ve hırsızlık sigortaları genel şartları mucibince akdedildiği, sigortalanan vince ait ağırlıkların 8/02/2020 tarihinde çalındığı iddiası ile Bilecik C. Başsavcılığına şikayet dilekçesi verildiği, davalı şirket tarafından düzenlettirilen eksper raporunda;
davaya konu hırsızlık olayının 5 No'lu Rüzgar Santral sahasında meydana geldiği, çalınan ağırlığın 8685 kg ağırlığındaki ağırlık olduğu, olay yerinde gündüz hariç iki bekçi bulunduğu tespit edilmiştir. Poliçede Geniş Kasko Teminatı ile hırsızlık rizikosu da teminata dahil edilmiştir. Poliçe özel şartı ile ''iş makinelerinin değiştirilebilir parçalarının çalınması ve/veya çalınmaya teşebbüs edilmesi halinde, kilit altında bulundurulmaları şartı aranacaktır''şartı yer almaktadır.Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın... A.2.maddesi " Sigorta Bedelinin Kapsamı başlıklı maddesi gereğince sigortalı yerlerde bulunan sigorta konusu kıymetler; hırsızlık eylemini gerçekleştirmek amacıyla sigortalı kıymetlerin bulunduğu yerlere girilmesi veya bu yerlerin açılması esnasında verilecek tahribat da sigorta teminatı kapsamındadır.
Sigorta sözleşmesine, teminat altına alınacak kıymetlerin muhafazası için özel hükümler konabilir. Bu takdirde sigortacı, sözkonusu kıymetlerin sigorta sözleşmesinde öngörülen şekillerde saklanmadığını ispat etmedikçe tazminat ödemekten kaçınamaz."hükmünü haizdir.Somut olayda davacının dava konusu ağırlığı kilit altında bulundurmadığı dosya kapsamındaki beyanları ile sabittir. Dava konusu iş makinesinin teminat kapsamında olması için kilit altında bulundurması gerektiği hususunu bildiği, çalındığını iddia ettiği ağırlığın niteliği gereği kilit altına alınmasının mümkün olmadığını beyan etmiş ise de; aynı ağırlığın hırsızlığa konu olması ve taşınarak götürülebildiği düşünüldüğünde davacının ağırlıkların taşınamadığı iddisının yerinde olmadığı ;
ağırlıkların davacı tarafından kilitli yerde muhafaza edebileceği, davacının gerekli önlemleri almadığı ve poliçe özel şartlarındaki yükümlülüklere aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 1423/1 maddesinde; sigortacı ve acentesinin, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği, ayrıca poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklayacağı belirtilmiş olup, maddenin 2.
fıkrasında ise aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde sigorta ettirenin, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemişse, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatının ise sigortacıya ait olduğu altına alınmıştır. Somut olayda sigorta poliçesi 11.10.2019 tarihinde düzenlenmiş, davaya konu zarar ise 28.02.2020 tarihinde meydana gelmiştir. TTK'nın 1423/2 maddesinde belirtildiği üzere aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz etmesi mümkün olup, bu süre içerisinde itraz edilmemesi halinde ise sözleşmenin poliçede yazılan şartlarla yapıldığı kabul edilecektir. Somut olayda ise davacı tarafından sigorta sözleşmesine 14 günlük yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Bu nedenle poliçe mevcut haliyle geçerli durumdadır.Yine TTK'nın 1425/2 maddesine göre; poliçenin ve zeyilnamenin eklerinin içeriğinin teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde, anılan belgelerde yer alıp teklifnameden değişik olan ve sigorta ettirenin, sigortalının ve lehtarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümlerin geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafça bu hükme dayalı olarak poliçedeki özel şartların müvekkili ile müzakere edilmeden, düzenlendiği ileri sürülmüşse de, bu husus da kanıtlanamamıştır.Davaya konu rizikonun teminat kapsamı dışında olduğuna yönelik mahkeme kararında hukuk aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; poliçede ki muhafaza için öngörülen özel şarta uyulmadığından davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir,
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73269 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi