Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2392 E. 2013/20700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ kişilik haklarına saldırı↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ kişilik hakları↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ kusur↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temsil↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra teslim edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, sınırlı sorumluluğunu kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı ... yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması sebebi ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında kişilik haklarına saldırı olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve temsil durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile maddi tazminatın kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek avans faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıya ait bavuldan bir kısım eşyalar eksildiğine ve davalı tarafın da bu eksilmenin kabul edilebilir gerekçelerini ileri sürüp kanıtlayamadığına göre davalı eyleminin ağır kusur olduğunun kabulü gerekirdi. Bu itibarla, mahkemece davacının maddi tazminat talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, sınırlı sorumluluğa göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının kaybı nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11359 E. 2012/17432 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · maddi tazminat · dava sebebi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra «teslim» edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, «sınırlı sorumluluğunu» kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı ... yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde «görevli» olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması «sebebi» ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında «kişilik haklarına saldırı» olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve «temsil» durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının «maddi tazminat» talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, «sınırlı sorumluluğa» göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının «kaybı» nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSözleşmeye aykırı olarak «bagajın kaybı», tek başına manevi tazminat «sebebi» sayılamayacağından, bu konuda istemin reddi yerine talebin kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
… una göre sorumluluğun üst sınırının eksik bagajın kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, sorumluluğun üst sınırı olarak 17.040 TL kabul edilmesi gerektiği, dosyaya «ibraz» edilen faturlardan eşyaların değerinin, dava tarihi itibari ile 4.783,02 TL olduğu, bununla birlikte bu eşyaların tamamının kaybolan bagaj içinde olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı,ayrıca bu eşyaların tümünün bagaj içerisinde olmasının, bagajın boyutları da dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bununla birlikte davalı tarafın bagaj ve içindeki malzemelerin azami değerinin kg başına 20 USD olduğu yönündeki kurala göre karar verilmesinin adil olmayacağı, davacının maddi zararını karşılayamayacağı, davalının bagajın kaybında kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun olmadığı ve davalının bagajının kaybolması nedeniyle üzüntü yaşamış olduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 2.391,51 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın, 21.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Mahkemece, yazılı gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmiştir;ancak davacı yan manevi tazminat «sebebi» olarak kaybolan bagajda manevi değeri olan eşyaları olduğunu iddia etmiş ise de; toplanan delillerle bunu ispat edememiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · yasal faiz · ibraz
Benzer bu kararda… una göre sorumluluğun üst sınırının eksik bagajın kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, sorumluluğun üst sınırı olarak 17.040 TL kabul edilmesi gerektiği, dosyaya «ibraz» edilen faturlardan eşyaların değerinin, dava tarihi itibari ile 4.783,02 TL olduğu, bununla birlikte bu eşyaların tamamının kaybolan bagaj içinde olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı,ayrıca bu eşyaların tümünün bagaj içerisinde olmasının, bagajın boyutları da dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bununla birlikte davalı tarafın bagaj ve içindeki malzemelerin azami değerinin kg başına 20 USD olduğu yönündeki kurala göre karar verilmesinin adil olmayacağı, davacının maddi zararını karşılayamayacağı, davalının bagajın kaybında kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun olmadığı ve davalının bagajının kaybolması nedeniyle üzüntü yaşamış olduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 2.391,51 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın, 21.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sözleşmeye aykırı olarak «bagajın kaybı», tek başına manevi tazminat «sebebi» sayılamayacağından, bu konuda istemin reddi yerine talebin kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra «teslim» edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, «sınırlı sorumluluğunu» kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı ... yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde «görevli» olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması «sebebi» ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında «kişilik haklarına saldırı» olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve «temsil» durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının «maddi tazminat» talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, «sınırlı sorumluluğa» göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının «kaybı» nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ı bulunduğuna ve ek bir ücret ödendiğine dair belge bulunmadığı, Varşova Konvansiyonu Lahey Protokolü ve onu değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü uyarınca davalının «sınırlı sorumlu» olduğu,buna göre 770,54 YTL maddi ve 2.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ve …
Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu' nda bagajın ziyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması
Benzer bu kararda2-Dava «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra «teslim» edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, «sınırlı sorumluluğunu» kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı ... yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde «görevli» olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması «sebebi» ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında «kişilik haklarına saldırı» olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve «temsil» durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının «maddi tazminat» talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, «sınırlı sorumluluğa» göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının «kaybı» nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · yasal faiz
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14276 E. 2013/11858 K.
Ortak:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra «teslim» edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, «sınırlı sorumluluğunu» kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı ... yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde «görevli» olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması «sebebi» ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında «kişilik haklarına saldırı» olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve «temsil» durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek «avans faiz» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının «maddi tazminat» talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, «sınırlı sorumluluğa» göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının «kaybı» nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, sadece «bagajın kaybı» nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamaz.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu hükümleri doğrultusunda davalının tazmin yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle 3.775,00 TL «maddi tazminat» ile davacının kaybettiği eşyaları nedeni ile bu eşyalarla arasındaki manevi bağ ortadan kalktığından duyduğu üzüntü ve sıkıntılar gerekçesiyle 1.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · kişilik haklarının ihlali · sözleşmeye aykırılık · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, sadece «bagajın kaybı» nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği sonucuna varılamaz.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2392 E. , 2013/20700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.10.2012 tarih ve 2011/116-2012/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220,00 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TSK Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkez Komutanlığı'nda binbaşı rütbesiyle çalıştığını, davalıya ait uçakla 8 günlük resmi bir görev için Astana'ya gittiğini, Astana'ya vardığında bagajına ulaşamadığını, ancak 17 gün sonra hasarlı bir şekilde bagajına ulaştığını, ancak bazı eşyalarının da eksik çıktığını, seyahati boyunca bagajında bulunan kişisel eşyalarını ve üniformalarını kullanamadığını, %43 gibi işitme kaybı olan müvekkilinin bagajında bulunan işitme cihazının da kaybolması ve bu cihazı kullanamamasından dolayı eğitimlerde zorluk yaşadığını ve vereceği brifinge sırf bu sebeple izin verilmediğini, yaşanan bu aksilikler nedeniyle hizmet için eğitimi ve vereceği diğer eğitimlerin sekteye uğradığını ve bu durumun müvekkilinin onurunu zedelediğini, yaşanan bu olayların davalının kusuru sonucu ortaya çıktığını ileri sürerek, bagajının içinden çıkmayan eşyaların değeri olan 9.700 TL maddi ve 10.000 manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bagajının 17 gün sonra teslim edildiği ve bagajın içindeki bazı eşyaların eksik çıktığı, sınırlı sorumluluğunu kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğu, 20 kg'lık bagajın davalı ... yolu şirketine teslim edildiği, daha sonra bir kısım eşyaların davacıya iade edildiği, kaybolduğu belirtilen eşyaların 5 kg olduğu, buna göre davacı tarafın alacağının 4.557,55 TL olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli olması, askeri rütbesi ve özellikle yurt dışında görevli olarak bulunması sırasında hava yolu şirketi tarafından orada kullanacağı eşyaların kaybedilmiş olması sebebi ile davacının kullanmak üzere aldığı eşyaları kullanamaması sebebi ile BK anlamında kişilik haklarına saldırı olduğu, manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, bunun miktarı itibari ile davacının kişiliği, mesleği ve temsil durumu dikkate alınarak 10.000 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak Varşova konvansiyonunda tazminatların maddi ve manevi tazminat olarak ayrımının yapılmadığı, belirlenen tazminatların konvansiyonca belirlenen sınır dahilinde verileceği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının davalı taraftan talep edebileceği Varşova konvansiyonu uyarınca toplam tazminat miktarının, 4.557.55 TL olması sebebi ile davacının manevi tazminat hak etmesine rağmen tazminat üst sınır itibari ile hüküm altına alınamadığı, gerekçesi ile maddi tazminatın kısmen kabulü ile 4.557,55 TL'nin olay tarihi olan 25/09/2010 tarihi itibari ile işleyecek avans faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat davasının verilecek üst limit dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıya ait bavuldan bir kısım eşyalar eksildiğine ve davalı tarafın da bu eksilmenin kabul edilebilir gerekçelerini ileri sürüp kanıtlayamadığına göre davalı eyleminin ağır kusur olduğunun kabulü gerekirdi. Bu itibarla, mahkemece davacının maddi tazminat talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, sınırlı sorumluluğa göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, davacının bir kısım eşyalarının kaybı nedeni ile sempozyumda sunum yapamaması ve kendisi için özellik arz eden işitme cihazının kaybolması karşısında manevi tazminat da isteyebileceği nazara alınarak uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 243,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731958300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz