Yönetim kayyumu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5498 E. 2013/20675 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyumu↗ çağrısız genel kurul↗ organsızlık↗ yoklukla malul karar↗ yemin deliline dayanma↗ yemin teklifi↗ yokluk↗ yemin delili↗ yemin↗ kâr payı↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 100 payı bulunduğu, dava konusu edilen çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370. maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği ve maddede yazılı bu iki şartın gerçekleşmeden yapılan genel kurul toplantılarının hukuken yok olup alınan kararların da yoklukla malul olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen birleşen davanın tamamen kabulü ile davacının davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malül olduklarının tespitine, davacı vekilinin asıl dosyadaki yönetim kayyumu tayinine yönelik talebinin davalı şirketin organsız olmadığı ve kesin hükümle elde edilecek sonucun tedbir kararı ile sağlanamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olmasına rağmen, davalı tarafa, davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9466 E. 2014/17995 K.
Ortak:yönetim kayyumu · organsızlık · yoklukla malul karar · yokluk · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 100 «payı» bulunduğu, dava konusu edilen «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370. maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği ve maddede yazılı bu iki şartın gerçekleşmeden yapılan genel kurul toplantılarının hukuken yok olup alınan kararların da «yoklukla malul» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen birleşen davanın tamamen kabulü ile davacının davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malül olduklarının tespitine, davacı vekilinin asıl dosyadaki «yönetim kayyumu» tayinine yönelik talebinin davalı şirketin «organsız» olmadığı ve «kesin» hükümle elde edilecek sonucun tedbir kararı ile sağlanamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ın davalısı şirket ve davanın konusunun davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle 01/10/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamını «yoklukla malul» olduklarının tespiti ve iptaline, genel kurul toplantısında alınan kararların «yürütmesinin durdurulmasına» ve bu hususun mevcut dava süreçleri ve davalı şirketin kötü niyetli tutumları da dikkate alınarak tensiple birlikte karar altına alınmasına, «organsız» kalan ve kötü niyetli şekilde «yetkisiz» kişiler tarafından yönetilmeye devam olunan şirkete «yönetim kayyumu atanması» istemine ilişkin olduğu, işbu davanın konusunun da şirketin kötü idaresi nedeniyle şirkete yönetim kayyumu atanması istemine ilişkin olduğu, İstanbul 33.
… /2 Esas sayılı dava dosyasında davacı, davalı şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle 01.10.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının «yoklukla malul» olduklarının tespiti ve ayrıca kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı aykırı olduğu gerekçesi ile iptali, anılan toplantıda alınan kararların «yürütmesinin durdurulması», «organsız» kalan ve kötü niyetli şekilde «yetkisiz» kişiler tarafından yönetilmeye devam olunan şirkete «yönetim kayyumu atanması» istemine ilişkin olup, her iki davada da şirkete kayyum atanması talebi mevcut ise de davaların hukuki sebeplerinin dayanılan maddi vakıaların farklı olduğu hususu …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2 Esas sayılı dosyasındaki «yönetim kayyumu atanmasına» ilişkin davayla mahkememizin bu dava dosyasındaki istemlerin «davanın konusu», tarafları ve «sebebi» itibariyle birbirinin aynı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin «derdestlik» itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yürütmenin durdurulması · kayyum atanması · temsil yetkisi · davanın konusu · derdestlik · yetkisizlik kararı · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2 Esas sayılı dosyasındaki «yönetim kayyumu atanmasına» ilişkin davayla mahkememizin bu dava dosyasındaki istemlerin «davanın konusu», tarafları ve «sebebi» itibariyle birbirinin aynı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin «derdestlik» itirazının kabulüne karar verilmiştir.
… ın davalısı şirket ve davanın konusunun davalı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle 01/10/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamını «yoklukla malul» olduklarının tespiti ve iptaline, genel kurul toplantısında alınan kararların «yürütmesinin durdurulmasına» ve bu hususun mevcut dava süreçleri ve davalı şirketin kötü niyetli tutumları da dikkate alınarak tensiple birlikte karar altına alınmasına, «organsız» kalan ve kötü niyetli şekilde «yetkisiz» kişiler tarafından yönetilmeye devam olunan şirkete «yönetim kayyumu atanması» istemine ilişkin olduğu, işbu davanın konusunun da şirketin kötü idaresi nedeniyle şirkete yönetim kayyumu atanması istemine ilişkin olduğu, İstanbul 33.
Dava, davalı şirket yöneticilerinin yönetim ve «temsil yetkilerinin» kaldırılarak şirkete «kayyum atanması» talebine ilişkindir.
… /2 Esas sayılı dava dosyasında davacı, davalı şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle 01.10.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının «yoklukla malul» olduklarının tespiti ve ayrıca kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı aykırı olduğu gerekçesi ile iptali, anılan toplantıda alınan kararların «yürütmesinin durdurulması», «organsız» kalan ve kötü niyetli şekilde «yetkisiz» kişiler tarafından yönetilmeye devam olunan şirkete «yönetim kayyumu atanması» istemine ilişkin olup, her iki davada da şirkete kayyum atanması talebi mevcut ise de davaların hukuki sebeplerinin dayanılan maddi vakıaların farklı olduğu hususu …
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 100 «payı» bulunduğu, dava konusu edilen «çağrısız genel kurul» toplantılarında TTK 370. maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği ve maddede yazılı bu iki şartın gerçekleşmeden yapılan genel kurul toplantılarının hukuken yok olup alınan kararların da «yoklukla malul» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen birleşen davanın tamamen kabulü ile davacının davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malül olduklarının tespitine, davacı vekilinin asıl dosyadaki «yönetim kayyumu» tayinine yönelik talebinin davalı şirketin «organsız» olmadığı ve «kesin» hükümle elde edilecek sonucun tedbir kararı ile sağlanamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5498 E. , 2013/20675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/266-2012/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı şirkette beheri 1 kuruş nominal bedelli 100 payına sahip ortak olduğunu, son olarak 01/05/2007 tarihinde yapılan genel kurula şahsen katıldığını, kendisine ait hisseyi devretmemesine rağmen 2008 ve 2009 yıllarına ait 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihinde yapılan çağrısız genel kurul toplantılarına çağrılmadığından katılamadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine ve hükmün pay defterine yazılmasına, 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malul olduklarının tespitine ve şirkete TMK'nın 427/4. bendi uyarınca yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin hakim ortağı ... tarafından anonim şirketin asgari ortak sayısını tamamlamak üzere davacıya sembolik olarak hisse verildiğini, hissenin inançlı işlem ile devredildiğini, davacının şirketten ayrılırken aldığı payı gerçek sahibine geri verdiğini, hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğunu bu nedenle davacının ortaklığını söz konusu hamiline yazılı hisse senetlerini ibraz ederek ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 100 payı bulunduğu, dava konusu edilen çağrısız genel kurul toplantılarında TTK 370. maddesine göre tüm ortakların asaleten veya vekaleten hazır bulunması ve toplantıya itiraz edilmemiş olması şartının gerçekleşmediği ve maddede yazılı bu iki şartın gerçekleşmeden yapılan genel kurul toplantılarının hukuken yok olup alınan kararların da yoklukla malul olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen birleşen davanın tamamen kabulü ile davacının davalı şirkette 100 payı olduğunun tespitine, davalı şirketin 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantılarının yoklukla malül olduklarının tespitine, davacı vekilinin asıl dosyadaki yönetim kayyumu tayinine yönelik talebinin davalı şirketin organsız olmadığı ve kesin hükümle elde edilecek sonucun tedbir kararı ile sağlanamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf vekilinin cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olmasına rağmen, davalı tarafa, davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731880100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz