6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka Teminat Mektubunun İadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2616 E. 2013/20129 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade davası kıdem tazminatı teminat mektubu tazminat davası ifa taahhütname teminat kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 434

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler ifa edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade davalarının ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin şirkete sunulduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile paraya çevrilen dava konusu teminat mekuplarının bedeli olan 96.500 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davaya konu teminat mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, kıdem tazminatları taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının teminat mektubunu iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır. Somut uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde tartışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı davalarının neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince, temyizin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13894 E. 2012/17398 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iade davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11295 E. 2018/3586 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2616 E.  ,  2013/20129 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2012 tarih ve 2010/138-2012/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, davalının açtığı ihaleyi kazanması sonucu, 12/11/2007 ve 31/12/2009 tarihleri arasında müvekkilinin davalı şirkette özel güvenlik hizmeti verdiğini, sözleşmeye konu hizmeti tam, eksiksiz yerine getiren müvekkilinin sözleşme gereği verilen teminat tutarının davalının iade etmekten kaçındığını, müvekkili şirketin davaya konu teminat mektubunu bankaya iade edemediğini, bu nedenle komisyon ödediğini, davalının bu haksız uygulaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek Bank ...Şubesi'nden alınan ...nolu 78.000 TL tutarında, ... nolu 9.415 TL tutarında ve 373071 nolu 8.736 TL tutarında üç adet teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler ifa edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade davalarının ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin şirkete sunulduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile paraya çevrilen dava konusu teminat mekuplarının bedeli olan 96.500 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Davaya konu teminat mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, kıdem tazminatları taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının teminat mektubunu iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır. Somut uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde tartışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı davalarının neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince, temyizin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731832900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.