Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2616 E. 2013/20129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade davası↗ kıdem tazminatı↗ teminat mektubu↗ tazminat davası↗ ifa↗ taahhütname↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler ifa edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade davalarının ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin şirkete sunulduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile paraya çevrilen dava konusu teminat mekuplarının bedeli olan 96.500 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davaya konu teminat mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, kıdem tazminatları taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının teminat mektubunu iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır. Somut uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde tartışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı davalarının neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince, temyizin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13894 E. 2012/17398 K.
Ortak:iade davası · kıdem tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler «ifa» edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe «iade davalarının» ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı» v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'da …
1- Davaya konu «teminat» mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, «kıdem tazminatları» taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının «teminat mektubunu» iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır.
… artışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı davalarının» neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Tacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet alım sözleşmesi · muvazaa · ihbar · tacir
Benzer bu karardaTacir olan tarafların imzaladıkları sözleşme ile işçilere ödenecek «ihbar» ve «kıdem tazminatlarından» davalının sorumlu olacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece «tacirler» arasında imzalanan bu sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı işçi ile davacı arasında öngörülen davadaki gerekçenin bu davada ret gerekçesi olamayacağı gözetilmeden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ankara İş Mahkemelerine açılan işe «iade davalarının» yapılan yargılamaları neticesinde mahkemelerin davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi hukuka uygun bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi olarak kabul etmedikleri, ilişkinin «muvazaalı» olduğunu kabul ederek dava açan işçileri çalışmaya başladıkları tarihten itibaren davacının işçisi olarak kabul ettikleri, ayrıca verilen bu kararların Yargıtay'ın …
Dava, taraflar arasındaki «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11295 E. 2018/3586 K.
Ortak:iade davası · kıdem tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler «ifa» edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe «iade davalarının» ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı» v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'da …
1- Davaya konu «teminat» mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, «kıdem tazminatları» taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının «teminat mektubunu» iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır.
… artışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı davalarının» neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece dava dışı işçilerin işe başlamak için başvurduğu tarih itibariyle «görevleri» sona ermiş yöneticilerin sadece işe «iade davası» ile hükmedilen 4 aylık ücretten ve bu yargılamaya ilişkin sair giderden sorumlu tutulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, yıllık izin ücreti ve «kıdem tazminatından» davacı konumundaki işveren sorumlu olup, bu miktardan davalının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yargılama giderlerinden sorumluluk · yönetici sorumluluğu · yargılama giderleri · fesih · ihbar · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı işçiler arasındaki iş akitlerinin feshedildiği, bu «fesih» işlemine karşı işçiler tarafından açılan davalarda verilen işe iade kararlarının kesinleştiği, davalılar ... ve ...’nun hem işçilerin çıkarılması sırasında, hem de işe iade edildikleri dönemde yönetici olmaları nedeniyle işçilerin işten çıkarılması sırasında haksız işlem yaparak işçilere kıdem ve «ihbar tazminatı» ile 4 aylık ücret ve işçinin sendikal nedenlerle iş akdinin feshi nedeniyle 1 yıllık ücret tutarında iş güvencesi tazminatının ödenmesi yanında zamanında ödenmeyen yıllık izin ücreti ile «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaları gerektiği, haksız feshin yapıldığı dönemde yönetici olan davalılardan ...’in işten ayrıldığı, işe iade kararının uygulanmamasından sorumluluğunun bulun …
2- Dava, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» ilişkindir.
Davacı şirketin dava dışı işçileri işe başlatmaması üzerine işçilerce açılan davada 1 yıllık brüt ücret, «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücretlerine hükmedilmiştir.
O halde davacı şirket tarafından dava dışı işçiler işe başlatılmamış olup, bundan doğan sonuçlardan önceki «yöneticiler sorumlu» tutulamazlar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.
Ortak:kıdem tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler «ifa» edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe «iade davalarının» ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı» v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'da …
1- Davaya konu «teminat» mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, «kıdem tazminatları» taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının «teminat mektubunu» iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır.
… artışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı davalarının» neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
İşçilerin çalıştığı süreye göre ödenen «kıdem tazminatından» her bir alt işveren kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısmı ile sorumlu olup, başka alt işverenlerin sürelerine isabet eden kıdem tazminatı miktarından ise sorumlu değildir.
Bu durumda somut olayda, davacının işçilere ödediği «kıdem tazminatı» tutarından davalı alt işverenin kendi çalıştırdığı süreye isabet eden miktardan sorumlu olduğu dikkate alınarak davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kıdem taz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · hizmet sözleşmesi · ihbar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
… davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, «hizmet sözleşmesinin» feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte daval …
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalının davacı tarafından açılan hizmet ihalesini alması sonucu davacıya ait işyerinde alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bir kısım işçinin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.
Ortak:kıdem tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler «ifa» edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe «iade davalarının» ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı» v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'da …
1- Davaya konu «teminat» mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, «kıdem tazminatları» taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının «teminat mektubunu» iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır.
… artışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı davalarının» neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · yargılama giderleri · ihbar · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Davalıların 01.02.1998 - 10.03.1999 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.
Ortak:kıdem tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler «ifa» edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe «iade davalarının» ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı» v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'da …
1- Davaya konu «teminat» mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, «kıdem tazminatları» taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının «teminat mektubunu» iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır.
… artışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan «kıdem tazminatı davalarının» neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının «kesin» «teminat» ile temin edilen «taahhütler» kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
İşçilerin çalıştığı süreye göre ödenen «kıdem tazminatından» her bir alt işveren kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısmı ile sorumludur.
Başka alt işverenlerin sürelerine isabet eden «kıdem tazminatı» miktarından ise sorumlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · ihbar · tacir · vekalet ücreti · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «tacir» olan taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanmasına 818 Sayılı BK'nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık «zamanaşımına» tabi olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Ltd. yanında 06.02.1999-12.01.2004 tarihleri arasında, diğer davalı ... yanında 13.01.2004-31.12.2004 arasında çalışmış olup, mümeyyiz davalı «son» alt işverendir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2616 E. , 2013/20129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2012 tarih ve 2010/138-2012/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının açtığı ihaleyi kazanması sonucu, 12/11/2007 ve 31/12/2009 tarihleri arasında müvekkilinin davalı şirkette özel güvenlik hizmeti verdiğini, sözleşmeye konu hizmeti tam, eksiksiz yerine getiren müvekkilinin sözleşme gereği verilen teminat tutarının davalının iade etmekten kaçındığını, müvekkili şirketin davaya konu teminat mektubunu bankaya iade edemediğini, bu nedenle komisyon ödediğini, davalının bu haksız uygulaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek Bank ...Şubesi'nden alınan ...nolu 78.000 TL tutarında, ... nolu 9.415 TL tutarında ve 373071 nolu 8.736 TL tutarında üç adet teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre Sözleşmedeki edimler ifa edilerek, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade davalarının ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı v.s. davaların neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının 31/12/2009 tarihinde sona eren sözleşme kapsamında kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sunulması taahhüdünün sözleşme ve ihale dökümanına uygun şekilde yerine getirildiği, SGK'dan alınan ilişiksiz belgesinin şirkete sunulduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile paraya çevrilen dava konusu teminat mekuplarının bedeli olan 96.500 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davaya konu teminat mektupları taraflar arasındaki sözleşme uyarınca verilmiş olup, işçilerin hizmet akitlerinin feshi sözleşme sonrasında ise de, kıdem tazminatları taraflar arasındaki sözleşme süresini de kapsadığından, bu süreler bakımından üst işveren sıfatıyla işçilere karşı kanuni sorumluluğu bulunan davalının teminat mektubunu iade etmeme ve nakte çevirme hakkı bulunmaktadır. Somut uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde tartışılarak sonuçlandırılması gerekirken, sözleşme sona erdikten sonra iş akidleri feshedilen işçiler tarafından açılan işe iade ve devamında açılması muhtemel olan kıdem tazminatı davalarının neticesinde ortaya çıkabilecek tazminat tutarlarının kesin teminat ile temin edilen taahhütler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince, temyizin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731832900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz