Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17167 E. 2013/15151 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35↗ bloke↗ limited şirket↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 12/02/2010 tarih 2010-M-246 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2008/30804 kod numaralı GÜNE GÜNAYDIN+Şekil markasının tescilli olduğu 29. sınıf ve tüm alt gruplar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nun 73. (6100 Sayılı HMK. 27) ve Anayasa’nın 36. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında yanları dinlemeden onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden, hükmünü veremez. Hükmü temyiz eden davalı vekili, dava dilekçesinin ve bilirkişi raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi, davalı şirkete, “ Kuru Gıda Sitesi ... Blok ...Eyüp İstanbul” adresinden tebliğ edilememiş, daha sonra ticaret sicil kaydına ilişkin müzekkere cevabında davalının adresi yanında, yeni unvanı “Günaydın Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olarak bildirilmiş ancak mahkemece, davalının ticaret sicil memurluğu tarafından bildirilen yeni adresine, davalı şirketin eski unvanı ile Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı şirketin, yeni unvanı bildirildiği halde eski unvanına göre TK.35. Maddesine göre tebligat yapılması hatalı olup dava dilekçesinin bu şekilde tebliği geçersiz olduğundan, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı şirket vekili ile davalı TPE vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5330 E. 2010/11290 K.
Ortak:limited şirket · tebligat
İncelediğiniz karardaBlok ...Eyüp İstanbul” adresinden tebliğ edilememiş, daha sonra «ticaret sicil» «kaydına» ilişkin müzekkere cevabında davalının adresi yanında, yeni unvanı “Günaydın Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olarak bildirilmiş ancak mahkemece, davalının ticaret sicil memurluğu tarafından bildirilen yeni adresine, davalı şirketin eski unvanı ile Tebligat Kanunu 35. maddesine göre «tebligat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Maddesine göre «tebligat» yapılması hatalı olup dava dilekçesinin bu şekilde tebliği «geçersiz» olduğundan, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki Samsun ...'nun yazısınd, “şirketin yeniden açılması işlemlerinin Memurluğumuzda tescili hususunda, davalı bulunan ...'na «tebligat» yapılmıştır” ibareleri yazılı ise de, bu yazı «dahili» davalı Samsun ...' nun yaptığı işlemlere yönelik açıklama mahiyetinde olup, dava «dilekçesinin tebliğ» edildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı sonucuna ulaşılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · dava dilekçesinin tebliği · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · ek tasfiye · terkin · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının «ihyası» istenen şirketten «tasfiye» öncesine dayalı alacağının olduğu ve bu alacak dikkate alınmaksızın «tasfiye işlemleri» yapılarak «sicilden terkin» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki Samsun ...'nun yazısınd, “şirketin yeniden açılması işlemlerinin Memurluğumuzda tescili hususunda, davalı bulunan ...'na «tebligat» yapılmıştır” ibareleri yazılı ise de, bu yazı «dahili» davalı Samsun ...' nun yaptığı işlemlere yönelik açıklama mahiyetinde olup, dava «dilekçesinin tebliğ» edildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı sonucuna ulaşılamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14459 E. 2011/6866 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaBlok ...Eyüp İstanbul” adresinden tebliğ edilememiş, daha sonra «ticaret sicil» «kaydına» ilişkin müzekkere cevabında davalının adresi yanında, yeni unvanı “Günaydın Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olarak bildirilmiş ancak mahkemece, davalının ticaret sicil memurluğu tarafından bildirilen yeni adresine, davalı şirketin eski unvanı ile Tebligat Kanunu 35. maddesine göre «tebligat» yapıldığı anlaşılmıştır.
Maddesine göre «tebligat» yapılması hatalı olup dava dilekçesinin bu şekilde tebliği «geçersiz» olduğundan, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı adına çıkarılan ve dava dilekçesi içeren «tebligat» iade edildiği halde, davalıya yeniden tebligat yapılmadan ve bu şekilde taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · depo kararı · hamil · hukuki yarar · çek · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, «çek» yapraklarının karşılıksız çıkması halinde yapılacak işlemin 3167 sayılı yasada gösterildiği, henüz «ibraz» edilmeyen ve davacı tarafından «çek hamillerine» ödeme yapılmayan bedelin «depo» edilmesinin olanaklı olmadığı, ihtimale dayalı ödeme iddiası ve depo edilme isteminin mümkün olmadığı, davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı elinde olduğu iddia edilen 20 adet «çek» yaprağının iadesi veya müvekkili bankanın sorumlu olduğu miktar olan 8.700,00 TL'nin vadesiz hesaba «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17167 E. , 2013/15151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2010/79-2011/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketler ve ortaklarının hizmet verdikleri alanlarda kullanılmak üzere “ Günaydın, Günaydın Horoz Güneş Şekli ve Horoz Güneş Şekli ” isim ve şekillerini marka olarak seçerek 30 yıla yakın bir zamandır fiilen ve söz konusu markaları, 30.06.1995 tarihinden bu yana da tescilli olarak kullanmakta olduğunu, bahse konu marka ve unvanlar altında TPE’nin 29, 30, 35, 40 ve 42. sınıflara dahil mallar/hizmetler üzerinde giderek artan üretim, satış, reklam, tanıtım ve benzeri harcamaları ile söz konusu markaları için müktesep hak sahibi olduklarını, müvekkili şirketler adına tescilli “Günaydın” markasının, davaya konu başvurunun çok daha öncesinden tescilli olduğunu, hak sahibi olarak müvekkili şirketlerin kendi sektörleri itibariyle tanınmışlıkları ve bilinirliklerinin suiistimal edilmemesi adına eskiye dayalı yasal müktesep haklarının korunması gerektiğini, müvekkili şirketlerin adına tescilli marka örnekleri üzerinde esas unsur olarak yer alan Günaydın markaları ile davalının tescilini talep ettiği davaya konu “Güne Günaydın” ibareli marka başvurusunun birbirleriyle her yönden aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesi ve benzerlik bulunduğunu, iki işletme arasında irtibat kurulması ihtimalini doğuracağını ve haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 12.02.2010 tarih ve 2010-M-246 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına başvurusu yapılan “Güne Günaydın+Şekil “ ibareli marka başvurusunun tescil talebinin reddine ve tescil işlemlerinin durdurulmasına, davalıya ait markanın tesciline karar verilmesi durumunda markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile TPE YİDK’nın 12/02/2010 tarih 2010-M-246 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2008/30804 kod numaralı GÜNE GÜNAYDIN+Şekil markasının tescilli olduğu 29. sınıf ve tüm alt gruplar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nun 73. (6100 Sayılı HMK.
27) ve Anayasa’nın 36. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında yanları dinlemeden onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden, hükmünü veremez. Hükmü temyiz eden davalı vekili, dava dilekçesinin ve bilirkişi raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi, davalı şirkete, “ Kuru Gıda Sitesi ... Blok ...Eyüp İstanbul” adresinden tebliğ edilememiş, daha sonra ticaret sicil kaydına ilişkin müzekkere cevabında davalının adresi yanında, yeni unvanı “Günaydın Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” olarak bildirilmiş ancak mahkemece, davalının ticaret sicil memurluğu tarafından bildirilen yeni adresine, davalı şirketin eski unvanı ile Tebligat Kanunu 35.
maddesine göre tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı şirketin, yeni unvanı bildirildiği halde eski unvanına göre TK.35. Maddesine göre tebligat yapılması hatalı olup dava dilekçesinin bu şekilde tebliği geçersiz olduğundan, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı şirket vekili ile davalı TPE vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekili ile davalı TPE vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731280800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz