Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13610 E. 2013/19852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının YUMOŞ ibaresini 1986 yılında, davalının ise aynı ibareyi 1990 ve 2000 yıllarında marka olarak tescil ettirdiği, 1990 yılı itibariyle davacı markasının tanınmış olmadığı, 2006 yılı öncesinde davalının markalarını kullanmadığı, davacı markası bilinir hale geldikten sonra, yani onun tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla ürünlerini piyasaya sürdüğü, bundan sonra ticaret hacmini de önemli derecede artırdığı, davalının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13300 E. 2013/11168 K.
Ortak:kötüniyet · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… eldikten sonra, yani onun tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla ürünlerini piyasaya sürdüğü, bundan sonra ticaret hacmini de önemli derecede artırdığı, davalının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2013 tarihli …
Benzer bu kararda… eldikten sonra, yani onun tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla ürünlerini piyasaya sürdüğü, bundan sonra ticaret hacmini de önemli derecede artırdığı, davalının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Dava, markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece 1990/121378 ve 2000/03975 sayılı YUMOŞ ibareli markaların tescili sırasında davalının «kötüniyetli» olmadığı, ancak 2000 yılından sonra davacı markasının tanınmış hale gelmesi üzerine davalının 2006 yılına kadar kullanmadığı YUMOŞ markalı ürünleri piyasaya sürmesinin kötüniyetli davranış oluşturduğu gerekçesiyle, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmayacağından bahisle, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Ancak, «kötüniyetin» varlığı halinde ise hükümsüzlük davası her zaman açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemenin kabulünde bahsi geçen kullanım ise, şeklinin koşulları oluştuğu takdirde ancak 556 sayılı KHK'nın 61 vd. maddeleri uyarınca «marka hakkına tecavüz» ya da uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nun 56 vd. maddelerinde bahsi geçen «haksız rekabet» hükümlerine göre değerlendirme yapılabilecek olup, anılan hususunda işbu davada tartışma yeri bulunmamaktadır.
Dava, markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece 1990/121378 ve 2000/03975 sayılı YUMOŞ ibareli markaların tescili sırasında davalının «kötüniyetli» olmadığı, ancak 2000 yılından sonra davacı markasının tanınmış hale gelmesi üzerine davalının 2006 yılına kadar kullanmadığı YUMOŞ markalı ürünleri piyasaya sürmesinin kötüniyetli davranış oluşturduğu gerekçesiyle, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmayacağından bahisle, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Aynı KHK'nın 42/1-a bendine göre de 5 yıllık «hak düşürücü süreye» bağlı olmadan hükümsüzlük davasının dinlenebilmesi için markanın tescili anında «kötüniyetin» varlığının ispatlanması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10058 E. 2016/4878 K.
Ortak:Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · ibraz
Benzer bu kararda2- Dava, davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı sair iddialarının yanında davalının, dava konusu markayı kullanmadığını da ileri sürmüş, davalı ise markayı kullandığını savunarak buna ilişkin bir kısım deliller «ibraz» etmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalının sunduğu «deliller değerlendirilerek» 556 sayılı KHK'nın 14'üncü maddesi kapsamında dava konusu markayı kullanıp kullanmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının markayı 9. sınıfta tescil ettirdiği 31.08.2006 tarihinden itibaren kullandığı şeklindeki soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12406 E. 2016/5987 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · maddi tazminat · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de, davacı şirketin iş hacmi, ekonomik yapısı, borca aykırılık sonucu «ticari itibarının zedelenmesi» hususları gözetilerek 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» talebi hakkında ise karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13610 E. , 2013/19852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 gün ve 2008/161-2012/73 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.05.2013 gün ve 2012/13300-2013/11168 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin YUMOŞ ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının da aynı ibareyi adına marka olarak tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesi olduğunu, tanınmışlıklarından haksız yarar sağlandığını, tescilin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı markalarının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka tescillerinin üzerinden 5 yıllık sürenin geçtiğini, davacı markasının tescil tarihinde tanınmış olmadığını, iyiniyetli olarak tescil ettirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının YUMOŞ ibaresini 1986 yılında, davalının ise aynı ibareyi 1990 ve 2000 yıllarında marka olarak tescil ettirdiği, 1990 yılı itibariyle davacı markasının tanınmış olmadığı, 2006 yılı öncesinde davalının markalarını kullanmadığı, davacı markası bilinir hale geldikten sonra, yani onun tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla ürünlerini piyasaya sürdüğü, bundan sonra ticaret hacmini de önemli derecede artırdığı, davalının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731185100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz