Özel denetçi tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12781 E. 2013/15132 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi tayini↗ ttk 23. madde↗ rehin sözleşmesi↗ özel denetçi↗ kayyım atanması↗ ek mehil↗ kayyım↗ davanın konusu↗ rehin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, özel denetçi tayinine ilişkin talep yönünden davanın sübuta erdiği; kayyım atanmasına ilişkin ve sair tedbir talepleri yönünden ise davanın sübuta ermediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile TTK madde 348 düzenlemesi çerçevesinde ve 29/06/2009 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süreyi kapsayacak şekilde davalı şirkete hususi murakıp (özel denetçi) atanmasına, diğer bütün talepler yönünden ve bu arada TTK madde 435 düzenlemesi çerçevesinde kayyım atanması bu davanın konusu olabilecek bir talep olmadığı gerekçesiyle bu yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) 6762 sayılı TTK'nın 348/2. maddesi uyarınca, pay senetlerinin muteber bir bankaya tevdii edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar, dosya içeriğinden davalı şirketin henüz pay senedi çıkartmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece TMK'nun 955/3. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, davacıya rehin sözleşmesi yaptırması hususunda mehil verilmesi ve buna nazaran uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, bu koşul yerine getirilmeden özel denetçi tayini talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13150 E. 2012/3814 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «özel denetçi tayinine» ilişkin talep yönünden davanın sübuta erdiği; «kayyım atanmasına» ilişkin ve sair tedbir talepleri yönünden ise davanın sübuta ermediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile TTK madde 348 düzenlemesi çerçevesinde ve 29/06/2009 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süreyi kapsayacak şekilde davalı şirkete hususi murakıp (özel denetçi) atanmasına, diğer bütün talepler yönünden ve bu arada TTK madde 435 düzenlemesi çerçevesinde kayyım atanması bu «davanın konusu» olabilecek bir talep olmadığı gerekçesiyle bu yönden reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, dosya içeriğinden davalı şirketin henüz pay senedi çıkartmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece TMK'nun 955/3. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, davacıya «rehin sözleşmesi» yaptırması hususunda «mehil» verilmesi ve buna nazaran uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, bu koşul yerine getirilmeden «özel denetçi tayini» talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, TTK'nun 348/1 maddesi uyarınca açılmış bulunan «özel denetçi tayinine» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/910 E. 2010/4553 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi · rehin
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, dosya içeriğinden davalı şirketin henüz pay senedi çıkartmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece TMK'nun 955/3. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, davacıya «rehin sözleşmesi» yaptırması hususunda «mehil» verilmesi ve buna nazaran uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, bu koşul yerine getirilmeden «özel denetçi tayini» talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «özel denetçi tayinine» ilişkin talep yönünden davanın sübuta erdiği; «kayyım atanmasına» ilişkin ve sair tedbir talepleri yönünden ise davanın sübuta ermediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile TTK madde 348 düzenlemesi çerçevesinde ve 29/06/2009 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süreyi kapsayacak şekilde davalı şirkete hususi murakıp (özel denetçi) atanmasına, diğer bütün talepler yönünden ve bu arada TTK madde 435 düzenlemesi çerçevesinde kayyım atanması bu «davanın konusu» olabilecek bir talep olmadığı gerekçesiyle bu yönden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp «özel denetçi tayininin» reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak davanın 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da «rehin» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya «depo» etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · depo kararı · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp «özel denetçi tayininin» reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak davanın 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da «rehin» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya «depo» etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11789 E. 2011/4558 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «özel denetçi tayinine» ilişkin talep yönünden davanın sübuta erdiği; «kayyım atanmasına» ilişkin ve sair tedbir talepleri yönünden ise davanın sübuta ermediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile TTK madde 348 düzenlemesi çerçevesinde ve 29/06/2009 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süreyi kapsayacak şekilde davalı şirkete hususi murakıp (özel denetçi) atanmasına, diğer bütün talepler yönünden ve bu arada TTK madde 435 düzenlemesi çerçevesinde kayyım atanması bu «davanın konusu» olabilecek bir talep olmadığı gerekçesiyle bu yönden reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, dosya içeriğinden davalı şirketin henüz pay senedi çıkartmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece TMK'nun 955/3. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, davacıya «rehin sözleşmesi» yaptırması hususunda «mehil» verilmesi ve buna nazaran uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, bu koşul yerine getirilmeden «özel denetçi tayini» talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, TTK.'nın 348. maddesine dayalı olarak «özel denetçi tayinine» dair 1/10 paya sahip ortağın talebinin genel kurulca reddedilmesi üzerine özel denetçi tayininin mahkemece yapılmasına ilişkindir.
348. maddesine göre, «özel denetçi» atanmasını istemek için genel kurul toplantı tarihinden en az 6 ay önceden beri esas sermayenin 1/10'ine sahip olunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · hisse senedi · ara karar · kesin süre · kâr payı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın görülebilirlik şartının hisse senetlerini bankaya tevdii edilmesi olduğu, eğer basılı «hisse senedi» yok ise bunun nasıl yapılacağı ve bankaya tevdii usulünün belirli olduğu, davacı tarafın bunun gereklerini verilen «kesin sürelerde» yerine getirmediği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya TMK 955 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde «payının» tevdiini veya rehnini gerçekleştirmesi konusunda süre verilerek, verilen sürede «ara» kararın gereğinin yerine getirilmemesinin müeyyidesi belirtilip gerekli «ihtarat» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacının «kesin süreye» rağmen hisse senetlerini milli bir bankaya tevdi etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan mahkemece, 05.12.2008 tarihli duruşmada payın milli bir bankaya tevdi edilmesi hususunda davacıya «kesin süre» verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12781 E. , 2013/15132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2009/454-2012/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete TTK madde 348 çerçevesinde geriye dönük 2 yıllın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesi ve dilekçede belirtilen sair tedbirlerle birlikte tedbir niteliğinde şirket yönetimine kayyum atanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, özel denetçi tayinine ilişkin talep yönünden davanın sübuta erdiği; kayyım atanmasına ilişkin ve sair tedbir talepleri yönünden ise davanın sübuta ermediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile TTK madde 348 düzenlemesi çerçevesinde ve 29/06/2009 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süreyi kapsayacak şekilde davalı şirkete hususi murakıp (özel denetçi) atanmasına, diğer bütün talepler yönünden ve bu arada TTK madde 435 düzenlemesi çerçevesinde kayyım atanması bu davanın konusu olabilecek bir talep olmadığı gerekçesiyle bu yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) 6762 sayılı TTK'nın 348/2. maddesi uyarınca, pay senetlerinin muteber bir bankaya tevdii edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar, dosya içeriğinden davalı şirketin henüz pay senedi çıkartmadığı anlaşılmakta ise de, mahkemece TMK'nun 955/3. maddesi hükmü de göz önünde bulundurularak, davacıya rehin sözleşmesi yaptırması hususunda mehil verilmesi ve buna nazaran uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, bu koşul yerine getirilmeden özel denetçi tayini talebinin kabulü bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731184900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz