Özel denetçi tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/910 E. 2010/4553 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi tayini↗ özel denetçi↗ genel kurul kararının iptali↗ depo kararı↗ rehin↗ hak düşürücü süre↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp özel denetçi tayininin reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, genel kurul kararlarının iptali için açılacak davanın 3 aylık hak düşürücü süreye tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da rehin etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya depo etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilmemesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2534 E. 2017/1568 K.
Ortak:özel denetçi
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp «özel denetçi tayininin» reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak davanın 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da «rehin» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya «depo» etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilm …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebi ile «özel denetçi» atanması yönündeki talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebi ile «özel denetçi» atanması yönündeki talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/910 E. , 2010/4553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.04.2008 gün ve 2008/37-2008/183 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.11.2009 gün ve 2008/7291-2009/11574 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 pay oranıyla azlık haklarına sahip ortağı olduğunu, 31.05.2007 tarihli genel kurula katıldığını, TTK'nun 337 nci maddesi uyarınca bilanço görüşmelerinin bir ay süreyle ertelenmesini ve bu süre zarfında talep etmiş olduğu açıklamaların da yapılmasını istediğini, ayrıca azınlık hakkını kullanarak özel denetçi tayinini istediğini, genel kurulun erteleme talebini kabul ettiğini, ancak TTK'nun 348 nci maddesi uyarınca yapılan özel denetçi talebini ise red ettiğini, çoğunluk hisselerine sahip olanların ortaklık menfaati gerektirmediği halde yetkilerini kötüye kullanarak azlığın ve münferit ortakların meşru menfaatlerini zedeleyici kararlar aldıklarını, bunun da objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirkete TTK'nun 348 nci maddesi uyarınca geriye dönük 2 yılın denetlenmesi için özel denetçi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp özel denetçi tayininin reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, genel kurul kararlarının iptali için açılacak davanın 3 aylık hak düşürücü süreye tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da rehin etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya depo etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilmemesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016807700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz